İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8737 K.2025/10289

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/8737Karar2025/10289Tarih23 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.505 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8737 E., 2025/10289 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2120 E., 2025/1366 K.
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 5. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/674 E., 2020/176 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.505 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.04.2004 tarihinden 26.07.2018 tarihine kadar davalıya ait yatta gemiadamı ve kaptan olarak, en son net 3.500,00 TL ücretle çalıştığını, ücretinin elden ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, devamsızlık nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, yıllık ücretli izin alacağına yönelik taleplerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve tatil günlerinde çalışma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 10.03.2006-26.07.2018 tarihleri arası 12... ay 16 gün yat kaptanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu,

davacının ıslah dilekçesi ile bazı kalem alacaklar yönünden daha önceden yapılan talep miktarı fazla olması nedeniyle bunların diğerlerine mahsup edilmek kaydı ile her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ıslah miktarı belirtilerek harç ödenmesi gerekli iken davacı vekili tarafından buna riayet edilmeyerek toplam tutar üzerinden bakiye kısım gösterilmek kaydı ile artırım yapıldığı ve bunun üzerinden harç ödendiği,

bu miktarın tüm alacak miktarlarını karşılamadığının tespit edildiği bu nedenle Mahkemece resen, artırılan miktarın alacak kalemlerine orantılanmak suretiyle hesaplama yapılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Taraflarınca yatırılan ıslah harcının eksik olduğu öne sürülerek ıslah taleplerinin reddedildiğini, yazı işleri müdürünce harcın hesaplanarak düzenlenen tahakkuk fişi neticesinde ıslah harcının yatırıldığını, yazı işleri müdürünün görevini yerine getirirken düştüğü hata nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğramasının kabul edilemeyeceğini,

b. Islah harcının taraflarınca eksik yatırılmış olması ihtimalinde dahi harcın tamamlanması için taraflarına süre verilmesi gerektiğini, harcın tamamlanması için süre verilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

a. Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını,

b. Davacının devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,

c. Davacının uzun yıllar izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

d. Fazla çalışma yapılmadığını ve tatil günlerinde çalışma olmadığını,

e. İş sözleşmesinin feshi sebebiyle davacıya zor duruma düşmemesi adına ödeme yapıldığını,

f. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında davacının çalışmalarının belli olduğunu, Şirketlerdeki çalışmalardan ortak olsun veya olmasın davalının sorumluluğu olmayacağını,

g. Tanık beyanına göre fazla çalışmaya esas çalışma süresi ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin hatalı tespit edildiğini,

h. Fesih tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini ayrıca harç, yargılama giderleri, avukatlık ücretleri gibi fer'î hükümler yönünden de kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava türü, davacının iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hizmet süresi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.

1.Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176. maddesine göre, taraflardan herbiri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, yine aynı Kanun'un 177. maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 177. maddesinde ıslahın zamanı ve şekli düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1. fıkrasına göre kısmen ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

Bilindiği gibi kısmen ıslah işleminin dilekçe ile veya duruşma sırasında yapılması zorunlu değildir. Bununla birlikte duruşma sırasında ıslah hakkını kullanan veya daha önce dilekçe ile ıslah hakkını kullanan taraf açısından ıslaha ilişkin usul işleminin tamamlanması, örneğin harcın ödenmesi bakımından 181. maddede öngörülen bir haftalık kesin süre verilebilir.

Çünkü bu aşamada ıslah hakkı kullanılmış olup ıslaha ilişkin usul işleminin yapılması 181. maddedeki kesin süreye tâbidir. Ancak henüz ıslah hakkının kullanılmadığı, ıslah hakkının kullanılması için süre talep edildiği bir anda, 181. maddenin uygulanmasından söz edilmesi de mümkün değildir.

Belirtilen nedenlerle, duruşma sırasında ıslah hakkının kullanımı veya ıslah dilekçesi sunulması için Mahkemeden süre talep edilmesi hâlinde, 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda ıslah hakkının 6100 sayılı Kanun'un 177. maddesi gereğince tahkikat bitimine kadar kullanılabileceği dikkate alınmalı, bu hüküm çerçevesinde sonuca gidilmelidir.

Dairemizin yerleşik hâle gelen uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.10.2023 tarihli ve 2023/9686 Esas, 2023/15843 Karar sayılı ilâmı).

Somut uyuşmazlıkta dava, belirsiz alacak davası olarak açılmış olup talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi mümkündür. İlk Derece Mahkemesince 21.02.2020 tarihli celsede, davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilerek davacı vekiline ıslah dilekçesini sunması ve harç ikmali yapması için bir haftalık kesin süre verilmiştir. Oysa ıslah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir.

Tasarruf ilkesi gözetildiğinde, Mahkemece davacıya ıslah hakkını kullanması için resen kesin süre verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece ıslah dilekçesi sunulması ve harç ikmali için resen verilen bir haftalık kesin süre usulüne uygun olmadığından, bu süre içerisinde eksik yapılan işlemin külfeti davacıya yüklenemez.

Bu nedenle Mahkemece ıslah dilekçesi içeriğine göre bir kısım alacak miktarları yönünden eksik yatırılan harcın, 6100 sayılı Kanun'un 181. maddesi uyarınca bir haftalık kesin sürede tamamlatılması yerine yatırılan harç nispetinde alacak kalemlerinin orantılanmak suretiyle hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.

4. Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının ispat ve hesaplanması da uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde; hâkimin, davayı aydınlatma ödevi gereği uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde, anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.

Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işe başladığı tarihten itibaren sadece 2017 yılında 10 günlük yıllık ücretli izin kullandığını iddia etmiştir. Mahkemece, 12 yılı aşan çalışma süresi boyunca davacının sadece 2017 yılında 10 gün izin kullandığının kabulü ile 200 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu husus hayatın olağan akışına aykırı olduğundan Mahkemece; 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, kullanmadığı ücretli izin süresinin kaç gün olduğu konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.

5. 6100 sayılı Kanun’un taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile dava dilekçesinde hatalı olarak 07.04.2004 tarihinin işe giriş olarak belirtildiği, davacının işe giriş tarihinin 07.04.2006 olduğunun açıklanması karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi belirlenirken işe giriş tarihinin 10.03.2006 olduğunun tespit edilmesi taleple bağlılık kuralına aykırı olduğundan ayrıca bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8737, K. 2025/10289, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8737
Karar No
2025/10289
Tarih
23 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8738 K.2025/9595
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/8739 K.2025/16728
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8739 K.2025/9596
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8742 K.2025/8105
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/8743 K.2025/16453
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8743 K.2025/10285

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.