İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/120 K.2004/154

Ceza Genel Kurulu 2004/6-120 E., 2004/154 K.

Esas2004/120Karar2004/154Tarih29 Haziran 2004Okuma6 dk · 1.105 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2004/120
Karar No
2004/154
Karar tarihi
29 Haziran 2004
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.105 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2004/6-120 E., 2004/154 K.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

SAVUNMA HAKKI

"İçtihat Metni"

Hırsızlık suçundan sanık Erdinç'in TCY'nın 492/1, 522, 523, 59/2, 2253 sayılı Yasanın 12/2 ve 38/1. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 156.602.160 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ilişkin (Cide Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 8.11.2001 gün ve 39-113 sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay Altıncı Ceza Dairesince 2.3.2004 gün ve 22781-2191 sayı ile;

"Duruşmanın sona erdiği tefhim olunmadan hüküm kurulması suretiyle CMUK.nun 253/1. maddesine aykırı davranılması", isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.

Yargıtay C. Başsavcılığı bu karara karşı 2.6.2004 gün ve 10232 sayı ile;

"CMUK.nun 253/1. maddesinde duruşmanın sona erdiği tefhim olunduktan sonra hüküm verileceği belirtilmiş ise de kanunun bu ifadesi aynı zamanda duruşmanın hükmün açıklanması ile biteceği anlamını da içermektedir.

Temyiz davasına konu davada; yaşı küçük olan sanığın duruşması gizli yapılıp, farik ve mümeyyiz olduğuna dair rapor aldırılmış, müdafiinin huzurunda sorgusu yapılmış, olay yerinde suçun delillerinin tespiti açısından keşif yapılıp bilirkişinin görüşüne başvurulmuş, tüm kanıtlar toplanmıştır. Hükmün kurulduğu son oturuma sanık katılmamış fakat müdafii hazır bulunup müdafiye Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunması için söz verilip, son savunması alınmıştır.

Bütün deliller toplanmış ve sanık müdafiinin de esas hakkındaki son savunması alınmış olduğundan, duruşmanın ertelenmesini gerektiren bir neden kalmamıştır.

Duruşmanın bittiğinin açıkça bildirilmesinde sanığın herhangi bir hak kaybı yoktur. Zira söz hakkı sanık müdafiine verildiğinde lehe olan hükümlerin uygulanması talep edilmiş ve bu talep karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde değerlendirilmiştir.

Anayasamızın 141. maddesi; "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir." diyerek yargılamanın en az giderle yapılması ve süratle bitirilmesi gerektiğini temel kural olarak belirtmiştir.

Yine Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrası ile herkesin, mahkemenin davaları makul bir süre içerisinde, hakkaniyete uygun bir biçimde karar vermesini isteme hakkına sahip olduğunu hükme bağlamıştır.

izah edildiği üzere duruşmanın ertelenmesini gerektiren bir neden kalmayınca mahkemenin nihai kararını vermesi zorunluluğu vardır. Aksi halde yargılamanın en kısa sürede ve en az masrafla bitirilmesi ilkesi zedelenmiş olacaktır. Hüküm tefhim olunmakla CMUK.nun 253/1. maddesi hükmünün eylemli olarak yerine getirildiğini ve bu nedenle de duruşmanın sona erdiğinin kabulü gerekmektedir." görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

Sanığın hırsızlık sucundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığının görüşleri arasında oluşan hukuki uyuşmazlık, duruşmanın sona erdiği tefhim olunmadan hüküm kurulması suretiyle, CYUY.nın 253/1. maddesine aykırı davranılıp davranılmadığı ve bu hususun bozma nedeni sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.

Ceza yargılamasının amacı, maddi gerçeğin, Yargılama Yasasının öngördüğü usuller çerçevesinde saptanmasıdır. Yargılama Yasamız ise, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılmasını amaçlamaktadır. O halde, yargılama usulüne ilişkin kurallar Yasanın bu amacına uygun olarak yorumlanmalı, amaçlanan hususların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve yargılama usulüne ilişkin kuralların uygulanmasındaki yanılgıların savunma hakkının özünü ihlal edip etmediği değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmalıdır.

CYUY.nın 253. maddesinin 1. fıkrasındaki, "Duruşma hükmün tefhimiyle biter" şeklindeki düzenleme 5.3.1973 gün ve 1696 saydı Yasanın 37. maddesi ile; "duruşmanın sona erdiği tefhim olunduktan sonra hüküm verilir." şeklinde değiştirilmiştir. Madde gerekçesinde bu değişikliğin amacı; "maddenin hatalı olan 1. fıkrası, duruşma biter bitmez ve nihayet bir hafta içinde hükmün tefhim olunacağını bildiren 261. maddeye uygun şekilde düzeltilmiştir." denilerek açıklanmıştır.

Bu hükümden ve madde gerekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, önceki yasal düzenlemeye göre duruşmanın bittiğinin bildirilmesi zorunluluğu bulunmadığı halde, sonraki yasal düzenlemede bu bildirim zorunlu hale getirilmiştir. Ancak, bu değişikliğin amacı, Usulün 261. maddesinin, hükmün tefhimini duruşmanın bitirilmesine, 253. maddenin ise duruşmanın bitmesini hükmün tefhimine bağlayan çelişkili düzenlemenin giderilmesidir.

Öte yandan, 261. maddenin o tarihteki düzenleniş biçimi, duruşmanın bitirilmesinden bir hafta sonra dahi hükmün tefhimine olanak sağlamaktaydı. Oysa, hakimin hükmü sonradan tefhim etmek üzere duruşmanın bittiğini açıklamaması halinde, duruşma bitmiş sayılmayacağı için hükmün tefhimine kadar geçecek süre içinde yeniden kanıt toplanması ve kanıtların tartışılması mümkün olacaktır.

Bu ise, yargılamanın bittiği ve yargılama makamının işten el çekip çekmediği hususunda tereddüt doğuracaktır. 253. maddede yapılan değişikliğin bir diğer amacı da bu tereddüdü gidermektir.

Ancak Usul Yasamızın 261. maddesinde sonradan 21.5.1985 gün ve 3206 sayılı Yasanın 54. maddesiyle değişiklik yapılmış ve madde bugünkü şeklini almıştır. Buna göre; "Hükmün tefhimi duruşma sonunda, en az 268. maddede belirtilen hüküm fıkrasının duruşma tutanağına geçirilerek okunması ve gerekçenin başlıca noktalarının sözlü olarak bildirilmesi suretiyle olur"

Görüldüğü gibi, 261. maddede yapılan değişiklik sonrasında artık duruşmanın bittiğinin bildirilmesi ile birlikte hüküm de tefhim edilecektir ki, taraflarca yargılamanın devamını gerektirecek nitelikte bir istemde bulunulmadığı takdirde, uygulamada eş zamanlı yapılan bu iki işlemden sadece hükmün tefhiminin gerçekleştirilmesi dahi, taraflara duruşmanın bittiğini bildirme konusunda çoğu kez yeterli olacaktır."

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Yerel Mahkemece, ilk durumda sanığın sorgusunun yapıldığı, sanığın katılmayıp müdafiinin hazır bulunduğu diğer yedi oturumda ise sanığın nüfus ve adli sicil kaydının getirtildiği, Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldığı, keşif yapıldığı, teknik bilirkişinin rapor ve krokisini ibraz ettiği, 8.11.2001 günlü son oturumda da önceki tutanakların okunup, bilirkişi raporundan bir suretin hazır bulunan sanık müdafiine tebliğ edildiği, ayrıca Türk Ceza Yasasının 523. maddesinin uygulanması olasılığına karşılık ek savunma hakkı verildiği,

sanık müdafiinin bir diyeceği bulunmadığını, ek savunma için süre istemediğini belirttiği, takiben C.Savcısının esas hakkında görüşünü bildirmesinden sonra sanık müdafiinden mütalaaya karşı diyecekleri ve esas hakkındaki savunmasının sorulması üzerine, mütalaaya karşı bir diyeceğinin olmadığını bildirip, eski savunmalarını tekrarla, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını istediği, ardından Mahkemece, dosyanın incelendiği, gereğinin düşünüldüğü belirtilip, gerekçenin ekli kararda açıklanacağı ifade edilerek hükmün tefhim olunduğu,

sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde başka nedenler zikredilmişse de duruşmanın bittiğinin açıklanmamasının temyiz nedeni olarak belirtilmediği anlaşılmaktadır.

Görüleceği üzere, CYUY'nın 251. maddesinde öngörülen biçimde sürdürüldüğü anlaşılan kanıtların tartışılması aşaması, maddedeki sıralamaya uygun olarak sonlandırılmıştır. Yargılamaya katılanların duruşmanın devamını gerektiren bir istemleri bulunmamaktadır.

Mahkemece, hükmün gerekçesinin eklenecek kararda açıklanacağı ifade edilmek suretiyle, artık araştırılacak bir konunun kalmadığı ve duruşmanın devamı niteliğinde herhangi bir yargılama işlemi yapılmayacağı ortaya konulup hemen ardından da hüküm tefhim edilmiştir.

Duruşmanın bitirileceği, maddede geçen sözcüklerin yinelenmesi suretiyle açıkça bildirilmemiş olsa dahi, Yerel Mahkemenin mevcut uygulamasının, savunma hakkının ihlali sonucunu doğurmadığı ve Usul Yasamızın 261. maddesinin hükmün sonradan tefhim edilmesine olanak sağladığı dönemde duruşmanın bittiğinin taraflarca bilinmesini sağlamak amacıyla yasalaştırılmış bulunan CYUY'nın 253/1 maddesine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilmelidir.

Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüyle, Özel Daire bozma kararının kaldırılarak, diğer yönleri incelenmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul Üyesi; "Özel Daire kararının haklı nedenlere dayandığını belirterek itirazın reddi gerektiği yolunda karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç : Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2.3.2004 gün ve 22781-2191 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, dosyanın diğer yönlerinin incelenmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 22.6.2004 günlü birinci müzakerede karar için gerekli oy çoğunluğunun sağlanamaması nedeniyle 29.6.2004 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2004/120, K. 2004/154, 29 Haziran 2004 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Delillerin Değerlendirilmesi
  4. Savunma Hakkı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2004/120
Karar No
2004/154
Tarih
29 Haziran 2004

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/122 K.2004/143
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/123 K.2004/147
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/124 K.2004/155
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/126 K.2004/146
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/129 K.2004/150
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/131 K.2004/152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.