İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/144 K.2007/269

Ceza Genel Kurulu 2007/17.HD-144 E., 2007/269 K.

Esas2007/144Karar2007/269Tarih11 Aralık 2007Okuma6 dk · 1.149 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/144
Karar No
2007/269
Karar tarihi
11 Aralık 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.149 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2007/17.HD-144 E., 2007/269 K.

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 289 ]

"İçtihat Metni"

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık H.... Ö.....'nün beraatine ilişkin olarak Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2006 gün ve 2239-50 sayılı hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Hukuk Dairesince 16.11.2006 gün ve 3980-8442 sayı ile;

"1-) 5358 sayılı Kanunun 23. maddesiyle İİK'da yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçunun düzenlendiği 336/a maddesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan suçun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 289. maddesinde düzenlendiği ve suç olmaktan çıkarılmadığı gözetilmeden yazılı biçimde sanığın beraatine hükmolunması,

2-) 5358 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan İİK.nun 336/a maddesinde düzenlenen yedieminlik görevini suiistimal suçu için öngörülen hafif hapis cezası yaptırımının, anılan kanun maddesinin yürürlük tarihi itibariyle kapsamında kalan fiiller için, 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca idari para cezasına dönüştürüldüğü gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel Mahkeme bu kez 30.01.2007 gün ve 2306-75 sayı ile;

"…

….. Şikayetçi alacaklı tarafından borçlu P..... Alüminyum Limited Şirketi aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinin yapıldığı, şirket adresinde 12.05.2005 tarihinde taşınır haczi gerçekleştirildiği, taşınırların şirket çalışanı olan sanığa yediemin olarak teslim edildiği, 14.10.2005 tarihinde aynı adrese gidildiğinde işyerinin boş olduğu anlaşılmaktadır.

5358 sayılı Kanunun 23. maddesiyle yürürlükten kalkan İİK.nun 336/a maddesindeki düzenleme ile haciz veya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malların icra dairesinin tebliğine rağmen icra dairesine teslim etmemenin yaptırıma bağlandığı ve yedieminlik görevini kötüye kullanma suçunun özel bir hali olduğu, bu nedenle de İİK.nun 336/a maddesinin TCY'nın 276. maddesini yürürlükten kaldırmadığı, 765 sayılı TCK'nun 276. maddesi ve bu madde karşılığı olan 5237 sayılı TCY'nın 289. maddesinde yaptırıma bağlanan eylemlerin ise farklı olduğu,

TCY'nın 289. maddesinde, muhafaza edilmek üzere kendisine teslim olunan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmanın yaptırıma bağlandığı, somut olayda işyerinin taşınmış olması nedeniyle haciz mahallinde taşınırların bulunmamasının, yürürlükten kalkan İİY'nın 336/a maddesinde yaptırıma bağlanan suç tipine uymadığı gibi, işyerinin taşınmasının 5237 sayılı TCY'nın 289. maddesinde yer alan tasarrufta bulunma anlamında da olmadığı, başka bir anlatımla şikayet olunan eylemin bu madde kapsamında da olmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "hükmün bozulması" görüşünü içeren 01.06.2007 gün ve 74421 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Şikayetçi vekili İcra Ceza mahkemesine hitaben yazdığı 25.10.2005 havale tarihli dilekçe ile; haczedilen malların borçlu yediemin olarak şirket çalışanı H.... Ö.....'ye teslim edildiğini, borç ödenmeyince 14.10.2005 tarihinde muhafaza için gidildiğinde, işyerinin boş olduğunu, yediemine teslim edilen malların da yerinde olmadığını belirterek H.... Ö.....'nün yedieminlik görevini kötüye kullanma suçundan dolayı İİY'nın 336. maddesi uyarınca cezalandırılmasını istemiştir.

Yerel Mahkeme, İİY'nın 336. maddesinin yürürlükten kaldırıldığını, eylemin 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 289. maddesindeki muhafaza görevini ihmal suçunu da oluşturmadığını belirterek beraat kararı vermiş, bu hüküm Özel Dairece, İcra ve İflas Yasasının yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçunu düzenleyen 336/a maddesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan suçun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 289. maddesinde düzenlendiği ve suç olmaktan çıkarılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, Yerel Mahkeme önceki hükmünde direnmiştir.

Çözümü gereken uyuşmazlık, İcra Ceza Mahkemelerinde görülen bir kısım davalar bakımından dava açan belge niteliğindeki şikayet dilekçesinde tarif edilen eylemin kapsamı, somut ifadeyle, sanığın haczedilerek kendisine yediemin olarak teslim edilen malda, teslim edilme amacı dışında tasarrufta bulunduğu yolundaki iddianın hangi suça yöneldiği, saptanacak nitelendirmeye göre bu eylemin yargılamasının İcra Ceza Mahkemesinde yapılıp yapılamayacağı, yapılamayacaksa İcra Ceza Mahkemesinin ne karar vermesi gerektiği hususuna ilişkindir.

Muhafaza edilmek üzere resmen teslim olunan malları saklama, sahibine veya başkalarına verme, tebdil ve lazım gelenlere teslimden kaçınma eylemleri 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 276. maddesinde genel nitelikte bir suç olarak düzenlenip yaptırıma bağlanmıştı.

Ancak, icra dairelerinin istemine rağmen bu malları teslime yanaşmayan yedieminlere verilen cezaların çoğu kere uygulamada tecil edilmesi ve paraya çevrilmesi karşısında, yasakoyucu, kendisine teslim edilen malları icra dairesinin istemine rağmen yedi gün içinde teslim etmeyen yedieminlerin bu eylemlerini İcra ve İflas Yasasına 17.07.2003 gün ve 4949 sayılı Yasa ile eklediği 336/a maddesinde, yedieminlik görevini kötüye kullanma suçundan bağımsız biçimde ve kabahat olarak düzenlemiştir.

Bu düzenlemeyle, İcra ve İflas Yasası uyarınca, muhafaza edilmek üzere kendisine rehin, haciz veya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malları icra dairesinin talebine rağmen yedi gün içinde icra dairesine teslim etmeyen kimsenin, alacaklının şikayeti üzerine tetkik merciince cezalandırılacağı hükme bağlanmıştı.

Böylelikle, genel nitelikteki yedieminlik görevini kötüye kullanma suçundan farklı unsurlar içeren bu kabahati gerçekleştirenlerin İcra ve İflas Yasasında öngörülen yöntemle icra ceza mahkemelerinde yargılanmaları sağlanmış, cezalarının paraya çevrilmesi ve ertelenmesi önlenmiştir.

Ancak, 01.06.2005 tarihinde 765 sayılı Türk Ceza Yasası yürürlükten kaldırılmış, muhafaza görevini kötüye kullanma suçu da, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 289. maddesinde; "muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişinin ....... cezalandırılacağı" belirtilerek, genel bir suç olarak düzenlenmiştir. Öte yandan, İcra ve İflas Yasası'nın 336/a maddesi ise yine aynı tarihte yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasanın 7. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, böylelikle başlangıçtaki sisteme dönülmüştür.

İcra Ceza Mahkemeleri sadece İcra ve İflas Yasasında suç ve kabahat olarak düzenlenmiş bulunan bir kısım eylemleri, Yasanın 349. vd. maddelerinde düzenlenen yöntemle yargılayan mahkemelerdir. Ayrıca, bu mahkemelerin bakacağı davalar, diğer mahkemelerin görevine giren davalarla birleştirilemez. İcra ceza mahkemesinde görülen davanın konusu ise, dava açan belgede belirtilen fiilden ibarettir.

Hiç kuşku yoktur ki, mahkeme bu fiili takdirde serbesttir ve belgede gösterilen uygulama maddeleri ile bağlı değildir. O nedenle, icra ceza mahkemesine dava açar nitelikte bir belge sunulduğunda, bu belgede belirtilen eylemin İcra ve İflas Yasasında düzenlenen suç tiplerinden birini oluşturup oluşturmadığı öncelikle değerlendirilmeli, davanın görülebilmesi için gerekli yargılama ve görev koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmalıdır.

Somut olayda şikayetçi vekili icra ceza mahkemesine verdiği dilekçede, 14.10.2005 tarihinde muhafaza için işyerine gidildiğinde, evvelce borçlu şirket çalışanı H.... Ö.....'ye yediemin olarak teslim edilen malların yerinde olmadığını, böylelikle adıgeçenin yedieminlik görevini kötüye kullandığını belirterek şikayetçi olmuştur. Dilekçede tanımlanan ve dolayısıyla davanın konusunu oluşturan eylem, suç tarihi de dikkate alındığında, 5237 sayılı TCY'nın 289. maddesindeki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkindir. Bu suçla ilgili yargılama görevi sulh ceza mahkemesine ait olduğu gibi, sözü edilen davanın da iddianame ile açılması gerekir. Dolayısıyla, olayda gerek yargılama gerekse görev koşulları gerçekleşmemiştir.

Ancak, icra ceza mahkemesinin görev koşuluna öncelik verip dosyayı görevsizlik kararıyla sulh ceza mahkemesine göndermesi halinde, bu mahkemenin de yargılama koşulu gerçekleşmediği için yargılamanın durmasına karar verip, ardından da iddianame ile dava açılması için dosyayı Cumhuriyet Savcılığına göndereceği, bundan dolayı bir gecikme yaşanacağı, bu durumun da Anayasa'nın 141/son maddesi ile mahkemelere bir görev olarak yüklenmiş bulunan "davaların mümkün olan süratle" sonuçlandırılması yolundaki ilkeye ve usul ekonomisinin gereklerine aykırılık oluşturacağı açıktır.

O halde, yargılama koşuluna öncelik vermeli ve bu koşul gerçekleşmediği için yargılamanın durmasını kararlaştırmalı, usulünce soruşturma yapılıp gerektiğinde iddianame ile dava açılmak üzere dosyayı Cumhuriyet Savcılığına göndermelidir.

Bu itibarla, yerinde görülmeyen direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.12.2007 günü oybirliği ile tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/144, K. 2007/269, 11 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Görevi Kötüye Kullanma
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/144
Karar No
2007/269
Tarih
11 Aralık 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/145 K.2007/17427
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/146 K.2007/8184
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/146 K.2007/17492
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/147 K.2007/8185
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/147 K.2007/17439
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/149 K.2007/7735

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.