İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/145 K.2009/214

Ceza Genel Kurulu 2009/8-145 E. , 2009/214 K.

Esas2009/145Karar2009/214Tarih29 Eylül 2009Okuma6 dk · 1.249 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/145
Karar No
2009/214
Karar tarihi
29 Eylül 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.249 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/8-145 E. , 2009/214 K.

"İçtihat Metni" İtirazname : 2009/18903 Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : BAĞCILAR 6. Asliye Ceza Günü : 03.05.2007 Sayısı : 643-170

Hükümlü T D..’in, ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1.maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin, Bağcılar 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.05.2007 gün ve 643-170 sayılı hüküm temyiz edilmek¬sizin kesinleş¬miştir.

Adalet Bakanlığınca, “…hükmedilen cezanın, suç tarihi olan 26.12.2005 tarihi itibarıyla, yürürlükte olmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmediği” gerekçesiyle yasa yararına bozma yasa yoluna başvurul¬ması üzerine, dos¬yayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 16.04.2009 gün ve 1819-6096 sayı ile;

“Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 25.11.2008 gün ve 1332 sayılı yazılarına atfen Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma talebini içeren 29.01.2009 tarih ve 18903 sayılı ihbarname içeriği yerinde görülmekle Bağcılar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2007 tarih ve 2006/643 esas ve 2007/170 sayılı kararının CMK’nun 309.maddesi gereğince aleyhe etki yapmamak üzere (bozulmasına), bozma nedenine göre karar verilmesi mümkün olmakla hükümden ‘647.

Yasanın 6. mad...’ ile başlayan paragraf cümlesinin çıkartılmasına ve hüküm fıkrasına hükmün takdiri de nazara alınarak ‘5237 sayılı TCK’nun 51/1. madde ve fıkrası uyarınca suçu işledikten sonra, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyece¬ği konusunda mahkemede oluşan kanaat uyarınca hapis cezasının ertelenmesine’ ibaresinin eklenmesine, adli para cezasının infaz edilmemesine,” karar verilmiştir.

Yargıtay C. Başsavcılığı ise 15.06.2009 gün ve 18903 sayı ile;

“…Somut olayda, suç tarihi 26.12.2005'dir. Suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK ile 647 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış durumdadır. Dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında uygulanacak norm 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'dur. Bu bağlamda, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca ertelen¬mesi yerine, hapis ve adli para cezasının yürürlükte olmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelen¬me¬sine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Ancak, bu hukuka aykırılık sanığın lehine bulunmaktadır. Kanun yararına bozma istemi bu hukuka aykırılığa dayanmakta ve hükümlü aleyhine bir nitelik taşımaktadır.

Yasa yararına bozma yoluna başvurulması halinde söz konusu olabilecek bozma neden¬leri ve sayılan bozma nedenlerinin varlığı durumunda, bozma kararı verildikten sonra izlenmesi gereken yol 5271 sayılı Yasanın 309. maddenin 4. fıkrasında dört bent halinde, gösterilmiştir.

Söz konusu hukuka aykırılık, mahkûmiyet hükmünün esasına dâhil olan bir hususla ilgilidir ve bu aykırılığın 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinin 4. fıkrasında sayılan dört halden birisi içeri¬sinde mütalaa edilebilmesi mümkün değildir. Bu halde.

5271 sayılı Yasanın 309. maddesinin 4. fıkrasındaki kararlardan birisi verilemeyeceğinden, 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ‘hükmün aleyhe sonuç doğurmayacak biçimde bozulması’ ile yetinilmesi gerekmektedir...” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire yasa yararına bozma kararının kaldırılmasına, Yerel mahkeme hükmünün aleyhe sonuç doğurmamak üzere; bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunul¬muştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değer¬lendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümü gereken uyuşmazlık; 01 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenen bir suçla ilgili olarak hükmedilen cezanın, 647 sayılı Yasanın 6.maddesine göre ertelenmiş olması halinde, kesinleşen bu hükmün, Özel Dairece aleyhe sonuç doğurmamak üzere yasa yararına bozulması ile yetinilmesi gerekirken, yerel mahkeme hükmünden 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uygulamasının çıkartılıp yerine 5237 sayılı Yasanın 51/1. maddesinin eklenmesinin olanaklı olup olmadığına ilişkindir. İncelenen dosya içeriğine göre;

Hükümlünün, 26.12.2005 tarihinde işlediği ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair temyiz edilmeksizin kesinleşen hükme karşı, “suç tarihinde yürürlükte olmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteleme kararı verilemeyeceği” görüşüyle yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması üzerine, Özel Dairece isteminin kabulü ile hükmün aleyhe tesir etmeyecek biçimde yasa yararına bozulmasına karar verildikten sonra,

kesinleşen hükümden 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasıyla ilgili kısmın çıkartılıp yerine 5237 sayılı TCY’nın 51/1. maddesi uygulamasının ve adli para cezasının infaz edilmemesine ilişkin ibarenin eklenmesine karar verilmiştir.

Hükmolunan cezanın, 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 122. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ve bu nedenle suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilemeyeceği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İtiraz, yasa yararına bozma kararı veren Özel Dairenin, “hükmün aleyhe sonuç doğur¬mayacak biçimde bozulmasına” karar verdikten sonra, bununla yetinmeyip aleyhe sonuç doğuracak biçimde başka bir karar vermemesi gereğine ilişkindir.

647 sayılı Yasanın 6. maddesinde düzenlenen erteleme kurumu ile 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumu arasında uygulanma koşulları ve hukuksal sonuç¬ları bakımından, oldukça büyük farklılıklar bulunmakta olup;

Hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, “sanığın hüküm tarihinden itibaren 5 yıl içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmaması halinde, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış”,

Buna karşın 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın ertelenmesi halinde ise; erteleme süresinin suç işlemeden geçirilmiş olması durumunda ceza infaz edilmiş, sayılacaktır. Görüldüğü gibi 647 sayılı Yasanın 6. maddesi, doğurduğu hukuksal sonuçlar bakımından 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumundan tamamen farklı ve açıkça sanık lehinedir.

Uyuşmazlığın çözümü açısından yasa yararına bozma kurumu üzerinde de durulması gerekmektedir.

Olağanüstü bir yasa yolu olan yasa yararına bozma kurumu, temyiz ve istinaf incele¬mesinden geçmeksizin kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için kabul edilmiştir.

5271 sayılı CYY’nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal neden¬lerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da hük¬mün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

CYY’nın 309. maddesinin 3. fıkrasında, “Yargıtay’ın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse hükmü kanun yararına bozar” denilmektedir. Madde metninde aleyhe bozma yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir açıklık yoktur. Yargıtay Ceza Genel Kuru¬lunun 14.06.2005 gün ve 55-64; 04.07.2006 gün ve 185-175; 21.11.2006 gün ve 246-261 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; sanık aleyhine yasa yararına bozma yasa yoluna başvurula¬bilmesi olanaklı olmakla birlikte bu durumda hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozul¬ması ile yetinilmesi gerekmektedir.

Yasa yararına bozma yoluna başvurulması halinde söz konusu olabilecek bozma neden¬leri ve sayılan bozma nedenlerinin varlığı durumunda, bozma kararı verildikten sonra izlenmesi gereken yol anılan maddenin 4. fıkrasında dört bent halinde gösterilmiştir.

Olayımızda; yasa yararına bozmaya konu edilen hukuka aykırılık, mahkûmiyet hükmü¬nün esasına dahil olan bir hususla ilgilidir. Dolayısıyla, söz konusu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinin 4. fıkrasında sayılan dört halden birisi içerisinde mütalaa edile¬bilmesi olanaklı değildir. Bu durumda, CYY’nın 309. maddesinin 4. fıkrasındaki karar¬lardan birisi verilemeyeceğine göre, Özel Daire tarafından hükmün, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, “hükmolunan cezanın suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi isabetsizliğinden aleyhe sonuç doğurmayacak biçimde bozulması” ile yetinilmesi ve başkaca bir karar verilmemesi gerekirken, hükümde aleyhe sonuç doğuracak biçimde düzeltme yapılmış olmasında isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Dairenin yasa yararına bozma kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 5271 sayılı CYY’nın 309/3. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere yasa yararına bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.04.2009 gün ve 1819-6096 sayılı yasa yararına bozma kararının kaldırılmasına, “Bağcılar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2007 tarih ve 2006/643 esas ve 2007/170 sayılı kararının CYY’nın 309/3. maddesi gereğince aleyhe etki yapmamak üzere” BOZULMASINA, 3- Dosyanın mahalline iade edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2009 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/145, K. 2009/214, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/145
Karar No
2009/214
Tarih
29 Eylül 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/151 K.2009/8662
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/159 K.2009/206
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/173 K.2009/209
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/177 K.2009/210
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/181 K.2009/7166
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/188 K.2009/205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.