İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/82 K.2009/231

Ceza Genel Kurulu 2009/6-82 E. , 2009/231 K.

Esas2009/82Karar2009/231Tarih13 Ekim 2009Okuma5 dk · 1.004 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/82
Karar No
2009/231
Karar tarihi
13 Ekim 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.004 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/6-82 E. , 2009/231 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname :2009/69817 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi : BAKIRKÖY 3. Çocuk Günü : 20.11.2008 Sayısı : 475-1386

Hırsızlığa teşebbüs suçundan sanık Y. P..’ın, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 35/2 ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince verilen hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 28.04.2008 gün ve 10675-10066 sayı ile; 5237 sayılı TCY’nın 141/1. maddesi yerine, 142/1-b maddesinden hüküm kurulması ve Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin değerlendirilmemiş olması isabetsizliklerinden bozulmuş, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince de 20.11.2008 gün ve 475-1386 sayı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesi ile ilgili bozmaya uyulmuş, suç niteliğine ilişkin bozma nedenine karşı ise direnilmiştir.

Bu hükmün de sanık ve yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istekli 28.03.2009 gün ve 69817 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, müşteki A. Y..’nın, arabasına yüklemek üzere geçici olarak kaldırıma bıraktığı tekstil malzemesi dolu kolinin sanık tarafından çalınması eyleminin, 5237 sayılı TCY’nın 141/1. maddesindeki suçu mu, yoksa aynı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu mu, oluşturduğuna ilişkin ise de; “hükmün yerel mahkemece karıştırılıp karıştırılmadığı” ve “açık yapılması gereken duruşmanın gizli yapılmasının yasaya aykırı olup olmadığı” konularının Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak öncelikle görüşülmesi gerekmiştir.

1- Hükmün karıştırılması sorunu:

İncelenen dosya kapsamından; sanık Y. P.. hakkında, 13.04.2006 tarihinde A. Y.. tarafından arabaya yüklenmek üzere geçici olarak kaldırıma bırakılmış olan bir adet tekstil eşyası dolu koliyi bulunduğu yerden alıp otomobile yükleyerek çalmaya teşebbüs etme suçundan dava açıldığı, buna karşın, bu olayda kullanılan otomobilin de aynı sanık tarafından bir başka yerden çalınmış olmasının anılan davaya konu edilmediği,

Ancak bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, yerel mahkemece verilen direnme hükmünün gerekçesinde;

“….Mahkememizce yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Kanunun 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, Y.6.C.D. 2007/10675 Esas, 2008/10066 Karar sayılı ilamıyla, fiilin TCK. 142/1-b maddesine uyduğu düşüncesiyle bozulduğu,

Her ne kadar mahkememiz kararı bozulmuşsa da; TCK. madde gerekçelerinde 142/1-b maddesi için ‘Bina veya etrafı çevrili eklentilerinde yapılan hırsızlığın cezası artırılırken bu gibi yerlere giriş şekline önem verilmemiştir. Tarlada tarım araçlarının korunması için yapılan kulübelerde işlenen hırsızlığın da madde hükmüne girmesi sağlanmıştır. Ancak bina tanımına girmeyen bir yerde, örneğin otomobilde bulunan eşya hakkında muhafaza altına alınma koşulu aranmış; böylece kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmamış bir otomobildeki eşyanın çalınması halinde nitelikli hırsızlık kabul edilmemiştir’ dendiği;

Aynı maddenin 2/d bendi gerekçesindeyse ‘Fıkranın (d) bendinde, hırsızlık suçunun haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenmesi, bir nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu nitelikli hal için önemli olan, hırsızlık suçunun kilit açmak suretiyle işlenmesidir. Kilit, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle açılmış olabilir.

Anahtar, hırsızlık veya yağma suretiyle de elde edilmiş olabilir. Bu durumda iki suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Kilidin, hırsızlığı işlemek veya çalınmış malı başka yere nakletmek amacı ile açılmış olması gerekir. Kilidin muhkem olması şart değildir. Anahtar veya diğer aletlerin, vasıtasız olarak açılması mümkün olmayan bir kilidi açmak için kullanılması lazımdır. Kilidi kırmadan açmaya yarayan her türlü araç, alet sayılır.

Sahibinin kilidin üzerinde unuttuğu anahtar çevrilerek kilidin açılması suretiyle hırsızlığın işlenmesi ve çalınacak şeyin herhangi bir aletle yerinden sökülmesi hallerinde bu bent uygulanmayacaktır’ dendiği;

Madde metinlerindeki bu açıklama karşısında, sanık ve arkadaşlarının, müştekinin araç bagaj kilit göbeğini alet kullanarak sökmesi ve hırsızlık işlemesi olayında, TCK. 142/2-d maddesinin uygulanması gerektiği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan, bu husustaki bozmaya karşı direnildiği; ancak 5395 SK. 23. maddesinin değerlendirilmemiş olması konusundaki bozmaya uyulduğu” şeklinde, dava konusu olayla ilgili olmayan başka bir olaydan bahsedildiği, buna karşılık sonuç kısmında hükmün dava konusu edilen olayla ilgili olarak kurulduğu görülmektedir.

Ceza Genel Kurulunun 25.04.2000 gün ve 83-89 sayılı kararında gösterilen ilkeler, 5271 sayılı CYY’nın 230 ve 232. maddeleriyle birlikte değerlendirildiğinde; hükmün; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre; “başlık” ve “sorun” bölümlerinden sonra, "gerekçe" kısmında mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirtilmeli ve delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmı ise gerekçe ile uyumlu olmalıdır.

Somut olayda, “gerekçe” bölümünde, dava konusu olmayan başka bir olayla ilgili açıklamalara yer verildikten sonra, “sonuç (hüküm)” bölümünde, gerekçe ile de uyumlu düşmeyecek biçimde, davaya konu edilen olayla ilgili olarak hüküm kurulmak suretiyle, hükmün karıştırılması 5271 sayılı CYY’nın 230 ve 232. maddelerine aykırıdır.

2- Açık yapılması gereken oturumun gizli yapılmış olması sorunu:

Dosya incelendiğinde; sanık Y..P..’ın 21.12.1989 doğumlu, son duruşma tarihinin ise 20.11.2008 olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek 1412 sayılı CYUY’nın, 5320 sayılı CYY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 308. maddesinin 6. fıkrasında, gerekse 5271 sayılı CYY’nın 289. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; “duruşmada açıklık kuralının ihlal edilmesi” hukuka kesin aykırılık hali olarak düzenlenmiştir.

Bununla birlikte, 5271 sayılı CYY’nın 182/2. maddesinde “duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir”, 3. fıkrasında da, “Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır” 185. maddesinde ise; “Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır” hükümlerine yer verilmiştir.

Somut olayda; oturum tarihinden önce, 21.12.2007 tarihinde 18 yaşını doldurduğu ve hakkında 5271 sayılı CYY’nın 182, 184 ve 186. maddeleri uyarınca verilmiş ayrı bir “kapalılık kararı” da bulunmadığı anlaşılan sanık hakkındaki duruşmanın, 5271 sayılı CYY’nın 182. maddesi uyarınca “açık” yapılması ve hükmün de “açık yapılan duruşma sırasında” tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, hükmün tutanak sonunda kapalı yapıldığı belirtilen duruşma sırasında gizlice tefhim edilmesi suretiyle “aleniyet kuralı” ihlal edilmiştir.

Bu itibarla, sanık ve yerel Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin, öncelikle saptanan her iki usule aykırılık nedeniyle bozulmasına ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 20.11.2008 gün ve 475-1386 sayılı direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin, saptanan usule aykırılıklar nedeniyle BOZULMASINA, 2- Dosyanın; mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2009 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/82, K. 2009/231, 13 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/82
Karar No
2009/231
Tarih
13 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/83 K.2009/8992
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/85 K.2009/17664
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/85 K.2009/242
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/88 K.2009/8993
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/89 K.2009/8994
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/89 K.2009/243

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.