İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/85 K.2009/242

Ceza Genel Kurulu 2009/1-85 E. , 2009/242 K.

Esas2009/85Karar2009/242Tarih20 Ekim 2009Okuma6 dk · 1.112 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/85
Karar No
2009/242
Karar tarihi
20 Ekim 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.112 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/1-85 E. , 2009/242 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2008/72588 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi : SİİRT Ağır Ceza Günü : 06.11.2008 Sayısı : 165-214

İnsan öldürmek suçundan sanık İ.O..’ın, 5237 sayılı TCY’nın 81/1. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında 53. maddenin uygulanmasına, bu suça katılmaktan sanıklar S. O..ve M. O..’ın beraatlerine ilişkin Siirt Ağır Ceza Mahkemesince 29.03.2007 gün ve 178-84 sayı ile verilen ve sanıklardan İ. yönünden kendiliğinden temyize tabi olan hükmün, katılanlar vekili ile sanık İ..müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.07.2008 gün ve 1581-5819 sayı ile;

“Sanıklar İ., S..ve M..müdafiileri olan Av. R. Ö.. ile Av. A. G..'in kasten öldürme suçunun sanıklar S..ve M..tarafından işlenmediği, fiilin yasal savunma şartları içerisinde sanık İ.. tarafından işlendiği yönündeki savunmaları karşısında sanıklar S.. ve M.. ile İ.. arasında menfaat çatışması oluştuğundan sanık İ..'in savunmasının başka müdafii tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulma¬sına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 06.11.2008 gün ve 165-214 sayı ile

“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 152/1. maddesinde yararları birbirine uygun olan birden fazla sanığın savunmasının aynı müdafie verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bunun koşulu, (5237 sayılı Türk Ceza Yasasının Adalet Komisyonu Raporuna göre madde metninin ayrılmaz bir parçası olan) yasa maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere sanıkların savunulmasındaki yararlarının çelişkili olmamasıdır. Yine Avukatlık Yasasının 38. maddesinin (b) bendinde de avukatın ‘aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş olursa’ işi reddetmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu yasa maddeleri savunma hakkının kısıtlanmasını engellemek ve ceza davasının hakkaniyete uygun bir tarzda adil yargılanma ilkesi gereğince yürütülüp sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla konulmuştur.

Olayımızda sanık İ..’in savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülemez. Zira sanık İ.. aşamalarda kararlılık gösteren savunmalarında maktülü kendisinin öldürdüğünü, kardeşleri olan diğer sanıklar M.. ve S..’in olayla ilgilerinin bulunmadığını belirtmiştir. Sanıklar M.. ve S.. de atılı suçu işlemediklerini söylemişler buna karşın suçu, diğer sanık İ..’in işlediği yönünde herhangi bir sav ve savunmada da bulunmamışlardır.

Her üç sanığın da müdafileri sanık İbrahim’in savunması doğrultusunda savunma yapmışlar sanık İ..’in eylemi meşru savunma kapsamında işlediğini diğer sanıkların olayla ilgilerinin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.

Dolayısıyla sanık İ..’in savunması doğrultusunda savunma yapan ve sanık İbrahim’in, meşru savunma kapsamında eylemi işlemek zorunda kaldığını bu nedenle sanık İbrahim’e 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 25/1. maddesi uyarınca ceza verilmemesini isteyen müdafilerin, sırf diğer sanıkların da müdafii oldukları bu nedenle menfaat çatışması bulunduğu dolayısıyla sanık İ..’in savunma hakkının kısıtlandığı hususunun ileri sürülmesi usul, yasa ve dosya içeriğine uygun değildir.

Yargılanan sanıklar suçu birbirlerinin üzerine atıyor veya sanıklardan birisi için yapılacak savunma, diğerleri için suçlama niteliğini taşıyorsa bu taktirde sanıklar arasında çıkar çatışması var demektir. Olayımızda sanıklar M.. ve S..’in, mahkumiyet alan sanık İ..’e; sanık İ..’in de bu sanıklara suç atması söz konusu olmadığı gibi sanıklar M.. ve S.. için yapılan savunma da sanık İ.. için suçlama niteliğini taşımamaktadır.

Öte yandan bozma ilamında adı geçen her iki müdafii de sanık İ.. tarafından tevkil edilmiş müdafilerdir. Kovuşturma evresinde sanık İ.., müdafilerinin savunmasına yönelik herhangi bir itirazı da söz konusu değildir. Kaldı ki sanık İ..’in savunması ile müdafilerinin savunması hiçbir şekilde çelişmemiş ve bütünlük arz etmiştir.

Sonuç olarak olayda menfaat çatışması koşullarının gerçekleşmesi ve dolayısıyla sanık İ..’in savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından bozma ilamına konu önceki hükmümüz usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olduğu (ve) bu nedenle de esastan incelenmesi gerektiğinden bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. (Nitekim Yargıtay C. Başsavcılığının 27.01.2008 tarih 2007/197516 nolu ‘onama isteyen’ tebliğnamesi de kararımızın usul yönünden doğruluğunu teyit etmiştir.)

Şu hususa da değinmek gerekir. Bozma ilamından sonra sanık İ..’i Av. N. D.. de savunmuştur. Bu durum bozma ilamına eylemli uyma olarak sayılamaz. Çünkü sanığa yeni bir müdafii atanması hususunda mahkememizin herhangi bir işlemi söz konusu olmadığı gibi sanığın önceki müdafilerinden Av. R.Ö..diğer iki sanıkla birlikte sanık İ.. de savunmaya devam etmiş ve adı geçen avukat bozma ilamına karşı direnil¬mesini istemiştir. Dolayısıyla yargılamamızda eylemli uymanın koşulları da gerçekleş¬memiştir” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanıklardan İ.. yönünden kendiliğinden temyize tabi olması ve katılanlar vekili ile sanık İ.müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının “bozma” istekli 03.04.2009 gün ve 72588 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık İ.. müdafileri Av. R..Ö..ve Av. N. D..tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması isteminde bulunulmuş olup, Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılacağına ilişkin bir yasa kuralı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 318. maddesi uyarınca bu istemin reddine karar verilerek, dosya üzerinde yapılan temyiz incelemesinde;

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında çözülmesi gereken uyuşmazlık, adam öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık İ. ile aynı suçtan beraatlarına karar verilen diğer sanıklar S.. ve M.. arasında menfaat çatışması bulunup bulunmadığının, buna bağlı olarak da aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.

5271 sayılı CYY’nın, “Şüpheli veya sanığın birden fazla olması halinde savunma” başlığını taşıyan 152. maddesi, “Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir” hükmünü taşımaktadır.

Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca avukatın, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa vekalet etmesi halinde, gelen işi reddetmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Yine Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen avukatlık meslek kurallarının 35. maddesinde de, “Avukat aynı davada birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul edemez” kuralına yer verilmiştir.

Bütün bu hükümlerden de anlaşılacağı gibi, menfaat zıtlığını dar anlamda yorum¬lamamak gerekir. Burada, önemli olan, savunmanın hiçbir şekilde zafiyete uğramamasıdır. Nitekim öğretide de aynı görüş benimsenmiş, şüpheli veya sanıklardan birisinin savunulması ancak diğer sanığın suçlanmasıyla sağlanabiliyorsa, çıkarların çatıştığını ve müdafilerinin değişik kişiler olması gerektiği belirtilmiştir. (Prof. Dr. Nur Centel – Doç. Dr. Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 6. Bası sh. 170)

Somut olayda, sanıkların birlikte suç işledikleri iddia edilmiş olup, suçun yalnızca bu sanıklardan birisi tarafından üstlenilmiş olması karşısında, diğer sanıkların bu suçu işlemediklerinin savunulmasının gerektiği ve bu durumun, suçu işlediğini ikrar eden sanık yönünden savunmada zafiyet yaratacağı açıktır. Zira, diğer sanıkların savunmalarını güçlendirmek adına, suçu işleyen sanığın bu işi tek başına gerçekleştirdiğinin ileri sürülmesi söz konusudur.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin, sanıklar arasında menfaat çatışması bulunmadığı görüşüne dayalı direnme gerekçesi, yukarıda açıklanan yasa ve meslek kurallarına aykırı olup, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyeleri ise, Yerel Mahkemenin direnme gerekçelerinin isabetli olduğu, bu nedenle de hükmün onanması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2008 gün ve 165-214 sayılı direnme hükmünün, saptanan usul yanılgısı nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2009 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme uygun olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/85, K. 2009/242, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/85
Karar No
2009/242
Tarih
20 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/88 K.2009/8993
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/89 K.2009/8994
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/89 K.2009/243
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/92 K.2009/8995
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/93 K.2009/8996
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/95 K.2009/8997

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.