İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/194 K.2011/228

Ceza Genel Kurulu 2011/3-194 E. , 2011/228 K.

Esas2011/194Karar2011/228Tarih15 Kasım 2011Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/194
Karar No
2011/228
Karar tarihi
15 Kasım 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/3-194 E. , 2011/228 K.

"İçtihat Metni" İtirazname : 2008/260655 Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi : ANKARA 21. Asliye Ceza Günü : 14.05.2008 Sayısı : 439-389

Kasten yaralama suçundan sanık A.N.T.’ın 5237 sayılı TCY’nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.05.2008 gün ve 439-389 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 13.06.2011 gün ve 611-8244 sayı ile;

“5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafii görevlendirilmesi gerektiği ve sanığın üzerine atılı TCK'nın 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddesinde düzenlenen suçun da bu kapsamda olduğu, buna göre zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.07.2011 gün ve 260655 sayı ile;

“5271 sayılı CMK nun 'Müdafiin görevlendirilmesi' başlıklı 150. maddesinde,

‘(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.

(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir’ hükmüyle 'zorunlu müdafilik' kurumunun koşulları belirlenmiştir.

Buna göre, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, şüpheli ya da sanığın istemine bakılmaksızın müdafi atanması zorunludur.

5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ilk halinde, üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada isteme bakılmadan müdafii atanması zorunlu iken uygulamada yaşanan sorunlardan, bir çok soruşturma ve kovuşturma işleminde müdafi atanmasının maliyeti ve güçlüğü nedeniyle 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yasa maddesi bugünkü halini almıştır.

Yasal düzenlemeye göre, somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında bıçakla, yaşamı tehlikeye sokmak suçundan TCK.nun 86/1, 3-e, 87/1-d maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmış, sanığın 03.10.2007 tarihinde yapılan sorgusu sırasında müdafi talep etmediği belirlenmiş ve re'sen müdafi atanmadan yapılan yargılama neticesinde, TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 62. maddelerinin uygulanması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği olayda, uygulanması gereken 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-e,

87/1-d-son cümle uyarınca asgari 'beş' yıl hapis cezası öngörüldüğü için ve CMK.nun 150/2. maddesinde sayılan hallerden herhangi biride mevcut olmadığından, talep olmaksızın müdafi atanması mecburi değildir. Bu durumda müdafi atanmadan yargılamaya devam edilmesi de savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmaz.

Yasa koyucunun, 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesi gereğince müdafi atanmasının gerekmesi için yasada öngörülen cezanın 'beş yıldan fazla' (en az beş yıl bir gün) olması gerektiğini kastettiği aynı Yasanın 196/2. maddesindeki düzenlemeden de anlaşılmaktadır.

Bu madde de, ‘Sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir...’ hükmünde yasa koyucu istinabe suretiyle sorgusu yapılamayacak suçları belirlerken açıkça 'beş yıl' ve 'daha fazla hapis cezasını gerektiren' şeklinde ayrıma gitmiştir. Aynı düşüncenin egemen olması halinde CMK.nun 150/3. maddesinde de bu husus paralel bir düzenlemeyle belirtilirdi.

CMK.nun 150/3. maddesinin mevcut haliyle asgari 'beş' yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafii atanmasının zorunlu olduğunun kabul edilmemesi gerekir.

Bu nedenle, Yüksek Dairenin 5237 sayılı TCK.nun 86/1, 86/3-¬e, 87/1-d-son maddesi kapsamında kalan suçta, CMK.nun 150/3. maddesi gereğince sanığın isteğine bakılmaksızın müdafi atanması gerektiğine dair düşüncesinde isabet görülmemiştir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Yargıtay C.Başsavcılığı ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, alt sınırı beş yıl hapis cezası olan suçlarda CYY’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanması gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCY’nın 86/1, 86/3-e, 87/d ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,

Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, katılanın kesici ve delici nitelikte aletle yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı,

Sanığa 03.10.2007 tarihli oturumda yasal haklarının hatırlatıldığı, müdafi istemediğini ifade eden sanığın sorgusunun yapıldığı, diğer oturumlarda da sanığın müdafii isteminde bulunmadığı,

Anlaşılmaktadır.

01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY’nın 150. maddesinin 3. fıkrasının ilk hali; “Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde iken, 06.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile; “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” olarak değiştirilmiştir.

Anılan yasa maddesinde açıkça “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda” müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmış, alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır.

Bununla birlikte aynı Yasanın 196. maddesinin 2. fıkrasındaki; “sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis”, istinafa ilişkin 272/1. maddesindeki; “onbeş yıl ve daha fazla hapis”, temyize ilişkin 286. maddenin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki; “beş yıl veya daha az hapis”, aynı fıkranın (f) bendindeki; “on yıl veya daha az hapis”, temyizde duruşmaya ilişkin 299. maddedeki; “on yıl veya daha fazla hapis” şeklindeki ifadeler göz önüne alındığında, yasa koyucunun bu ifade tarzını, bilinçli olarak tercih ettiği ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçları zorunlu müdafilik kapsamına almadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığa atılı silahla kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kasten yaralama suçuna öngörülen ceza miktarının 5237 sayılı TCY’nın 87/1-son maddesi uyarınca “beş yıldan az olamaz” şeklinde belirlendiği göz önüne alındığında, CYY'nın 150/3. maddesi kapsamında müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 gün ve 182-204 sayılı kararı ile de aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazın kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.06.2011 gün ve 611-8244 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, esastan incelenmesi amacıyla Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2011 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/194, K. 2011/228, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/194
Karar No
2011/228
Tarih
15 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/210 K.2011/6806
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/211 K.2011/6794
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/212 K.2011/6795
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/213 K.2011/227
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/220 K.2011/2900
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/221 K.2011/21325

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.