İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/481 K.2012/26

Ceza Genel Kurulu 2011/10-481 E. , 2012/26 K.

Esas2011/481Karar2012/26Tarih7 Şubat 2012Okuma8 dk · 1.599 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/481
Karar No
2012/26
Karar tarihi
7 Şubat 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.599 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/10-481 E. , 2012/26 K.

UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMAK SUÇU

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ SUÇU

ETKİN PİŞMANLIK

KUŞKUDAN SANIK YARARLANIR İLKESİ

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 192

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 191

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 188

"İçtihat Metni" Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık R. V.’nin, 5237 sayılı TCY’nın 188/3-4, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve zoralıma ilişkin, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.02.2008 gün ve 486-28 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 31.03.2009 gün ve 13288-5863 sayı ile;

“Hakkında verilen beraat kararı temyize konu olmayan diğer sanık A. G.’nin üzerinde yakalanan eroini sanıktan aldığını bildirmesi üzerine, sanığın evinde ele geçirilen 0,2 gram eroini savunmasının aksine, kullanma dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ve diğer sanığa uyuşturucu madde verdiğine ilişkin, A.'nın soyut beyanı dışında şüpheden uzak, yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde uyuşturucu madde satma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 27.10.2009 gün ve 153-320 sayı ile;

“…Her ne kadar sanık R. V., diğer sanığın uyuşturucu maddeyi kendisinden aldığını söyleyerek iftira attığını savunmuş ise de, sanık A.’nın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir neden olmadığı, ayrıca sanık R. V.’den eroin maddesinin de ele geçirildiği, sanık A. G.’nin savunması da bu şekilde doğrulandığından, sanığın bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği” gerekçesiyle ilk hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının “onama” istemli 16.11.2011 gün ve 166107 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık R. V.hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın sübuta eren eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

27.05.2007 günü saat 15.40 sıralarında emniyete yapılan ihbar ile, Orta Mahallesi Adalet Sokakta bulunan Hayırseverler Cami'nin yanında A. isimli bir şahsın uyuşturucu madde sattığının bildirilmesi üzerine verilen adreste A.

G.'nin yakalandığı, pantolon arka sol cebinden naylon poşet içerisinde 10 adet satışa hazır, at yarışı kupon kağıdına sarılı pakette, top-lam 15 gram ağırlığında eroin maddesi olduğu tahmin edilen toz madde bulunduğu, mahkeme kararı ile adı geçen kişinin evinde aynı gün saat 17.30 da yapılan aramada sandalyenin oturma kısmının altında gizlenmiş vaziyette naylon poşete sarılı şekilde 11 gram esrar maddesi olduğu tahmin edilen toz; vitrin içerisinde naylon poşete sarılı ot şeklinde 1 gram, yine naylon poşete sarılı şekilde 1 gram esrar maddesi olduğu tahmin edilen toz elde edildiği,

Yakalanan A. G.'nin, bu maddeyi R. V. isimli kişiden satın aldığını söylemesi üzerine, sanık R. V.'nın saat 22.00 sıralarında adresinde yakalandığı,

28.05.2007 günü, mahkeme kararı ile gündüz saat 14.00 sıralarında sanık R. V.'nin evinde arama yapıldığı, çek-yat üzerinde bulunan üst eşofmanın sağ cebinden kağıda sarılı yaklaşık bir kullanımlık eroin olduğu tahmin edilen maddenin ele geçirildiği,

29.05.2007 tarihli Emniyet Kriminal Ekspertiz Raporunda;

1- A. G.'in üst aramasından ve ikametinden elde edildiği belirtilerek gönderilen,

a) Net ağırlığı 0. 6 gr (daralı 1.2 gr) gelen yeşil renkli bitki kırıntılarının uyuşturucu mad-delerden THC (Tetrahidrocannabinol) ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki kırıntıları olduğu ve net 0.48 gr toz esrar elde edilebileceğinin hesaplandığı,

b) Net ağırlığı 9.7 gr (daralı 10.3 gr) gelen yeşil renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden esrar olduğu,

c) Net ağırlığı 0.8 gr (daralı 1.2 gr) gelen yeşil renkli bitki tohumlarının herhangi bir uyuşturucu ve uyarıcı madde ihtiva etmediği hint keneviri bitki tohumları olduğu,

d) Toplam net ağırlığı 4.0 gr (toplam daralı 14.0 gr) gelen açık kahve renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden eroin olduğu,

2- R. V.'nin ikametinden ele geçirilen; net ağırlığı 0.2 gr (daralı 0.9 gr) gelen açık kahve renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden eroin olduğunun tespit edildiği,

Anlaşılmaktadır.

İnceleme dışı olan sanık A. G. aşamalarda müdafii huzurunda; “Yaklaşık olarak 20 yıldır uyuşturucu madde kullanmaktayım ve bununla ilgili herhangi bir tedavi görmedim. Kullanmış olduğum uyuşturucu maddeyi Güngören İlçesinde ikamet eden ve yaklaşık olarak 10-12 yıldır tanıdığım R. V. isimli şahısla birlikte takılmış olduğumuz kahvehanede görüşerek satın almaktayım. Görevlilerin beni yakalamış olduğu gün yine R. V. ile birlikte takılmış olduğum kahvehanede görüştüm ve üzerimde yakalanan 10 paket ve her pakette 0,5 gr toplam 5 gr eroini kendisine 150 TL para vererek içmek üzere satın aldım, ona iftira atmam için her hangi bir sebep yoktur.Evimde bulunan esrar maddesini ise daha önceden G.O.Paşa İlçesi Bursa Mahallesinden tanımadığım birisinden satın almıştım” şeklinde,

Sanık R. V. ise aşamalarda müdafii huzurunda; “... A. G. isimli şahsı …yaklaşık olarak 2000 yıllarından bu yana tanımaktayım, kendisi ile yakın bir arkadaşlığım yoktur. Ben 1994 yılından bu yana uyuşturucu kullanmaktayım, hatta 1996-1997 yılları arasında İstanbul Balıklı Rum Hastanesinde tedavi de gördüm. Ancak irademe hakim olamadım uyuşturucu kullanmaya devam ettim. Ben uyuşturucu kullanırım ancak satmıyorum.

İkametimde yapılan aramada bulunan eroin maddesini dün yani 27.05.2007 tarihinde Esenler İlçesinde Karabayır Mahallesinde yerini tam olarak hatırlayamadığım bir sokak içerisinde tanımadığım bir şahıstan kendim kullanmak amacıyla 25 TL para karşılığında satın aldım. Ben söylenildiği gibi A. G. isimli şahsa uyuşturucu madde satmadım. Daha önceden diğer sanık A. G.'den de uyuşturucu satın aldım. Ancak kimseye uyuşturucu satmadım, sanık A. G.'ye de uyuşturucu satmadım.

Ben 1999 senesinde sanık A.'ya uyuşturucu almak için gitmiştim. Param eksik olduğu için bana uyuşturucu satmadı, daha sonra da polis tarafından yakalandı. Kendisini benim ihbar ettiğimi düşündüğü için aramızda bir husumet oluştu, sanık bu nedenle bana iftira ediyor” biçiminde savunmada bulunmuştur.

Uyuşmazlıkla ilgili yasal düzenlemeler incelendiğinde;

5237 sayılı TCY’nın “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” başlıklı 188. maddesinin 3 ve 4. fıkraları; “(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne ka-dar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması hâ-linde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır” biçiminde olup anılan madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı mad-delerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır.

Aynı Yasanın “Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak” başlıklı 191. maddesi ise; “(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uya-rıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş olup, gerekçesinde de belirtildiği üzere, madde metninde, izlenen suç politikası gereği olarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak değil, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç ola-rak tanımlanmıştır.

Diğer taraftan “Etkin Pişmanlık” başlıklı TCY'nın 192/3. maddesi ile de “(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortakla-rının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine gö-re dörtte birden yarısına kadarı indirilir” hükmüne yer verilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanık, suç tarihinde yapılan bir telefon ihbarı üzerine yakalanan diğer sanık A. G.’nin anlatımı sonucunda yakalanmış, mahkemeden alınan karar ile evinde yapılan aramada, çek-yat üstünde bulunan eşofmanın cebinden 0.2 gr eroin maddesi ele geçirilmiştir.

Sanığın, evinde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu madde ve diğer sanığın soyut beyanı dışında, uyuşturucu maddeyi sattığı yolunda başka herhangi bir kanıtın bulunmaması, sanıkta yakalanan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olması, uyuşturucunun evinde özensiz bir şekilde gizlenmeden ele geçmesi, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak evinde yakalanan uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmakta ve sübuta ermemektedir.

Kaldı ki, dosya içerisinde yer alan adli sicil kaydına göre, inceleme dışı olan sanık A. G. daha önceden de benzer suçtan yargılanmış, başka birisinden uyuşturucu madde satın aldığını savunarak, bu yolla TCY'nın 192/3. maddesinden yararlanma olanağını elde etmiştir.

Ceza Genel Kurulunun 26.10.2010 gün ve 144-213 sayılı başta olmak üzere birçok kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir.

O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.

Bu nedenle, sanığın sübuta eren eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, suç niteliğinin hatalı belirlenmesi isabetsiz ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla Özel Daire bozma kararı yerinde olup, yerel mahkeme direnme hükmünün suç niteliğinin hatalı belirlenmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2009 gün ve 153-320 sayılı direnme hükmünün suç niteliğinin hatalı belirlenmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2012 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/481, K. 2012/26, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Uyuşturucu Madde Bulundurmak Suçu
  4. Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu
  5. Etkin Pişmanlık
  6. Kuşkudan Sanık Yararlanır İlkesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Ceza Genel Kurulu Kararı
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/481
Karar No
2012/26
Tarih
7 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/482 K.2012/2317
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/483 K.2012/2318
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/483 K.2012/1878
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/484 K.2012/2305
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/486 K.2012/2319
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/489 K.2012/5471

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.