İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1287 K.2013/71

Ceza Genel Kurulu 2012/1-1287 E. , 2013/71 K.

Esas2012/1287Karar2013/71Tarih26 Şubat 2013Okuma7 dk · 1.307 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1287
Karar No
2013/71
Karar tarihi
26 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.307 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/1-1287 E. , 2013/71 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname :2012/96040 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi : KOCAELİ 1. Ağır Ceza Günü : 01.02.2012 Sayısı : 444-41

Kasten yaralama suçundan sanık H. Ç.'in 765 sayılı TCK'nun 456/2, 457/1 ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.11.2006 gün ve 343-305 sayılı hükmün sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.10.2007 gün ve 1227-7348 sayı ile;

"Birleştirilen Kocaeli Çocuk Mahkemesi dosyasında sanığın savunmasının alındığı ve esaslı işlemlerin yapıldığı 04.10.2004 günlü duruşma tutanağının 5. sayfasının 31587 sicil nolu üye hakim A. B.tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nun 219. maddesine muhalefet edilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 18.12.2007 gün ve 326-436 sayı ile, sanığın 765 sayılı TCK'nun 456/2, 457/1 ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 01.07.2009 gün ve 7157-4158 sayı ile;

"...Sanık H. ile kardeşi maktül N. arasında arazi anlaşmazlığından kaynaklanan husumet olup, olay öncesi maktül N.’ın kızı E.’in nişanının sanık H.’ın itirazı üzerine bozulması nedeniyle, H.ın oğlu sanık S.’in nişanlanmasına da maktül N.ın karşı çıktığı, bu nedenle aralarındaki husumetin arttığı, olay günü sanıklar H. ve D.’in evlerinin balkonunda oturdukları sırada;

Sanık S.’in araziden gelen kızı E.ile konuşmaya çalıştığını gören maktül N.’ın daha evvel kızını sanık S. tarafından dövülmesi nedeniyle, tek kırma av tüfeğini alıp ateş etmek istediği sırada, mağdur Resmiye’nin müdahale etmesi üzerine, maktulün havaya doğru bir el ateş ettiği, aynı anda sanıklardan H.’ın, tek kırma av tüfeğini, sanık D.'in ise çift namlulu av tüfeğini alarak fikir ve irade birliği içerisinde, ilk ateş sesinden 30-40 saniye sonra maktül N.’a ve maktule N.’ye ateş ettikleri, bu atışlar sonucu maktüle N.’nin ve N.’ın isabet alarak öldükleri, maktul N.’ın yanında bulunan ve ona müdahele eden mağdure R.’nin yaralandığı olayda;

Sanık H.'ın, mağdure R.’ye yönelik eyleminde; 5237 sayılı Yasanın 21/2. maddesinde düzenlenen olası kast ile yaralama suçunun unsurlarının bulunduğu gözetilerek, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeksizin hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan lehe kanun değerlendirmesi sonucunda 21.10.2009 gün ve 320-301 sayı ile; sanığın 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 21/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.10.2010 gün ve 3673-6608 sayı ile;

"...Sanık D.in babası sanık H.ile birlikte av tüfeği ile maktüllere ateş ettikleri sırada mağdure R.'nin sol kolunun işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve hayati fonksiyonlarını 4. derecede etkileyecek şekilde kırık oluşturarak yaraladıkları olayda; kemik kırığı nedeni ile 5560 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nun 87/3. maddesi de dikkate alınarak, değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerin somut olarak olaya uygulanıp, Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması,

lehe olan hükmün belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesi gereğince, aynı eylem nedeniyle oluşan birden fazla neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamada, sanıkların en ağır netice doğuran artırım nedeninden sorumlu tutulması gerektiği ve TCK’nun 87/1.maddesinin (a) bendinin uygulanması halinde ayrıca kemik kırığının da oluşması nedeniyle kasten yaralama suçuna dair temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bu bozmaya da uyularak yapılan yargılama sonucunda; 02.02.2011 gün ve 489-25 sayı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 21/2. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 27.09.2011 gün ve 5408-5529 sayı ile;

"...Hükmün gerekçesinde 765 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın lehe olduğu belirtildiği halde 5237 sayılı TCK ile hüküm kurulması suretiyle gerekçe ile uygulama arasında çelişki yaratılması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 01.02.2012 gün ve 444-41 sayı ile; lehe olan kanunun 5237 sayılı TCK olduğunun açıkça belirtilmesine göre gerekçede herhangi bir çelişkinin bulunmadığı görüşüyle önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “zamanaşımı nedeniyle bozma ve düşme” istekli 21.09.2012 gün ve 96040 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Maktûller N. ve N. Ç.'e yönelik kasten öldürme suçundan sanıklar H. Ç. ve D. Ç. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık S. Ç. hakkındaki beraat hükmü ve kasten yaralama suçundan sanık D.Ç.hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, inceleme sanık H. Ç. hakkında mağdur R. Ç. aleyhine işlenen kasten yaralama suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, lehe olan kanunun tespitine yönelik değerlendirmenin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; dava zamanaşımının gerçekleşip gerçeklemediği hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 14.04.2005 günlü raporuna göre, 06.08.2004 günü gerçekleştirildiği iddia olunan ateşli silah yaralanmasının mağdur R.'nin hayatını tehlikeye düşürmeyip, 60 gün mutat iştigaline engel teşkil edeceği, sol ön koldaki arızasının devamlı uzuv zaafı niteliğinde olduğu, sol ön koldaki balistik özelliği bulunmayan metal parçalarının çıkarılmasının hayati tehlike doğurabileceği,

Aynı kurumun 08.10.2009 tarihli raporuna göre ise, yaralanmanın yaşamı tehlikeye düşürmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, açık humerus kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyeceği, duyulardan ya da organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu,

Yargılama sonucunda sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dava zamanaşımını kesen en son işlemin 01.02.2012 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve zamanaşımını durduran bir neden de bulunmadığı,

Anlaşılmaktadır.

765 sayılı TCK’nun 102. maddesinde, kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, maddenin dördüncü fıkrasında da beş seneden fazla olmamak üzere hapis ya da para cezalarını gerektiren suçlarda bu sürenin beş sene olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 104/2. maddesi uyarınca kesen bir nedenin bulunması halinde, zamanaşımı kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Ceza Genel Kurulunun 26.06.2012 gün ve 978-250 ile 23.01.2007 gün ve 254-5 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi, yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nun 456/2. maddesinde düzenlenen suça iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, buna göre, 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı 5 yıl, 104/2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda ise kesintili dava zamanaşımı 7 yıl 6 aydır.

Suç niteliği yönünden aleyhe temyizin bulunmadığı, daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 06.08.2004 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı, yerel mahkemece direnme hükmünün verildiği tarihten sonra 06.02.2012'de dolmuş bulunmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2012 gün ve 444-41 sayılı direnme hükmünün dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA, Ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1287, K. 2013/71, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1287
Karar No
2013/71
Tarih
26 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1288 K.2013/2061
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/1289 K.2013/7307
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1289 K.2013/4522
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1292 K.2013/1970
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1294 K.2013/1924
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1295 K.2013/2156

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.