İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.- K.2012/189

Ceza Genel Kurulu 2011/15–388 E. , 2012/189 K.

Esas-Karar2012/189Tarih8 Mayıs 2012Okuma6 dk · 1.137 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
-
Karar No
2012/189
Karar tarihi
8 Mayıs 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.137 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/15–388 E. , 2012/189 K.

KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK

TAKİBİ ŞİKÂYETE BAĞLI SUÇLARDA, ŞİKÂYETİN YASAL SÜREDEN SONRA YAPILMASI

TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 708

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 108

ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (3167) Madde 16/b

ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (3167) Madde 16

"İçtihat Metni"Sanık Fevzi D.’nin karşılıksız çek keşide etmek suçundan 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca 1.682 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Yasanın 16/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile bankalarda çek hesabı açmasının yasaklanmasına ilişkin, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.05.2007 gün ve 48–306 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 27.09.2011 gün ve 2127–2284 sayı ile;

“20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan, 5237 sayılı TCK’nun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması” gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 26.10.2011 gün ve 233074 sayı ile;

“Uyuşmazlık, takibi şikâyete bağlı suçlarda, şikâyetin yasal süreden sonra yapılması halinde soruşturma ve/veya kovuşturmanın yapılıp yapılamayacağı; bu bağlamda yargılama sonunda verilmesi gereken hükmün ne olması gerektiği ve özellikle de düşme kararı verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Sanık Fevzi D.’in 04.11.2005 günü keşide ettiği çek, on günlük yasal süresi içinde 07.11.2005 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız şerhi düşülmüştür. Bu durumda on günlük ibraz süresi 14.11.2005, on günlük düzeltme hakkı süresi ise 24.11.2005 tarihinde sona ermekte ve dolayısıyla altı aylık şikâyet hakkının 24.05.2006 günü mesai saati bitimine kadar kullanılması zorunlu hale gelmektedir.

Oysa müşteki bu sürenin geçmesinden dört ay sonra 27.09.2006 tarihinde sanıktan şikâyetçi olmuştur ki, bu durumda usulüne uygun şikâyetin varlığından söz edilmeyecektir. Mahkemece şikâyetin süresinde olmaması nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

Aynı şekilde Yargıtay 15. Ceza Dairesince, işlendiği tarihte yürürlükte olan 3167 sayılı Kanunun 16/b ve 765 sayılı TCK’nın 108/1. maddesine göre kovuşturulması olanaklı olmayan fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla, bir çerçevede unsurları, yaptırımları ve sair yönleriyle karşılaştırılması zorunluluğundan bahisle bozulması isabetli değildir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün bozulması ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 04.11.2005 keşide tarihli olup, 07.11.2005 günü bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığı saptanan 3191850 seri numaralı çeke ilişkin şikâyet hakkının yasal süresi içerisinde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

H. Makine Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketine ait olan ve T.C.

İş Bankası Muğla Şubesinin 3191850 numaralı çek hesabından, Muğla 3. Noterliğinin 18.08.2005 gün ve 14466 yevmiye numaralı vekâletnamesi uyarınca 21.07.2007 tarihinden itibaren beş yıl süreyle şirketin münferiden imza yetkisine sahip müdürü olan sanık tarafından 04.11.2005 tarihinde Muğla’da keşide edilerek şikâyetçiye verilen çekin, şikâyetçi tarafından 07.11.2005 günü Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Şemikler Şubesine ibraz edildiği, ancak söz konusu çekin bankada bir karşılığının bulunmadığı, şikâyetçi vekilinin 27.09.2006 tarihli dilekçesi üzerine sanık hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan kamu davası açıldığı,

yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın suça konu çek bedeli kadar adli para cezası ile cezalandırılmasına, bir yıl süreyle bankalarda çek hesabı açmaktan yasaklanmasına hükmolunduğu,

Sanık müdafiinin temyizi üzerine Özel Dairece, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5941 sayılı Yasa uyarınca sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlarda şikâyet hakkı, suçun oluştuğu tarihte başlamaktadır. Karşılıksız çek keşide etme suçu da çekin bankaya ibrazı ve karşılıksız çıktığının anlaşılması ile oluşmakta ise de, şikâyet hakkının ne zaman kullanılacağı hususunda diğer suçlarla arasında farklılıklar bulunmaktadır.

Suç ve şikâyet tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Yasanın 4814 sayılı Yasa ile değişik 16/b maddesi uyarınca karşılıksız çek keşide etme suçundan soruşturma yapılabilmesi çek hamilinin şikâyetine bağlı olup, şikâyet süresi, çekin üzerine yazılı keşide tarihine göre hesaplanacak ibraz süresinin bitiminde başlayacak olan on günlük düzeltme hakkı süresinin sonunda başlayacaktır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 708. maddesi uyarınca; “Bir çek, keşide edildiği yerde ödenecekse on gün; keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. …

Yukarda yazılı müddetler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren işler.”

Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 108. maddesinde de “Takibi ancak şahsi dava ikamesine bağlı olan fiil hakkında salâhiyettar kimse altı ay zarfında dava etmediği takdirde takibat yapılamaz. Müruru zaman haddini geçmemek şartıyla bu müddet davaya hakkı olan kimsenin fiilden ve failin kim olduğundan haberdar bulunduğu günden başlar. Davaya hakkı olan bir kaç kimseden birisi altı aylık müddeti geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hukuku sakıt olmaz” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;

Suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 108 ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Yasanın 16/b maddeleri ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasasının 708. maddesi uyarınca 04.11.2005 tarihinde keşide edilip, 07.11.2005 günü aynı yerde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığı anlaşılan keşide ve ödeme yeri itibarıyla on günlük ibraz süresine tabi olan çeke ilişkin altı aylık şikâyet süresi, on günlük ibraz ve on günlük düzeltme hakkı süreleri de göz önüne alındığında 25.11.2005 tarihinde başlamakta ve 25.05.2006 günü sona ermekte olup, şikâyetçi vekili bu süre geçtikten sonra 27.09.2006 tarihinde şikâyet hakkını kullanmıştır. Buna göre anılan tarihte yapılan şikâyet yasal süresinde değildir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün şikâyet hakkının yasal süresi içerisinde kullanılmaması karşısında düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı Ceza Yargılaması Usulü Yasasının 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm kurulması olanaklı bulunduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet hakkının yasal süresinde kullanılmaması nedeniyle 3167 sayılı Yasanın 16, 765 sayılı TCY’nın 108 ve 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 27.09.2011 gün ve 2127–2284 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3- Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2007 gün ve 48–306 sayılı kararının şikâyet hakkının süresinde kullanılmaması karşısında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

Ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı Ceza Yargılaması Usulü Yasasının 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının şikâyet hakkının yasal süresinde kullanılmaması nedeniyle 3167 sayılı Yasanın 16, 765 sayılı TCY’nın 108 ve 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. -, K. 2012/189, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşılıksız Çek Keşide Etmek
  4. Takibi Şikâyete Bağlı Suçlarda, Şikâyetin Yasal Süreden Sonra Yapılması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
-
Karar No
2012/189
Tarih
8 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.- K.2012/13393
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.- K.2012/12976
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.- K.2012/197
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/4208 K.2012/10256
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/7604 K.2012/8482
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/8465 K.2012/10163

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.