İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/655 K.2015/432

Karşılıksız yararlanma suçundan sanığın beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile;

Esas2015/655Karar2015/432Tarih1 Aralık 2015Okuma7 dk · 1.311 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/655 E., 2015/432 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2015
Mahkemesi
... Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.311 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Karşılıksız yararlanma suçundan sanığın beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile;

"6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun zararını gidermesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa yapılan ödeme ihtarında miktar belirtilmediğinin, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda, vergisiz ve cezasız normal kullanım bedelinin 28,08 Lira olarak bildirildiğinin anlaşılması karşısında;

sanığa, 'bilirkişinin hesapladığı 28,08 lira olan katılan kurum zararını gidermesi durumunda, 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine' ilişkin bildirimde bulunularak ve ödemesi için makul bir süre verilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise ... gün ve ... sayı ile;

"6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ‘...yasa değişikliği sebebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının veya özel dairelerinde bulunan yasa kapsamına giren dosyaların hüküm mahkemelerine iadesini’ geçici 2. maddesi ise ‘...abonelik esasına göre yararlanabilen elektrik,

su ve doğalgazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısı ile bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibari ile hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçları ile ortadan kalkar.’ hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere anılan kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme ile kanunun tanıdığı bu haktan yararlanma süreye tabi tutulmuş olup bu süre, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 aylık bir süredir ve bu süre 07.01.2013 tarihinde sona ermiştir. Bir başka anlatımla tanınan bu 6 aylık sürenin geçmesi ile birlikte uygulanma olanağı da ortadan kalkmıştır.

Ceza hukukunda suç yaratan normların çok açık ve net olmaları keyfi yorumlara yol açmamaları gereği ‘yasallık ilkesinin’ bir sonucudur. Genel olarak yorum bir normun anlamını bulmaya ve açıklamaya yönelik zihinsel bir faaliyettir. Ne var ki 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme o kadar açıktır ki, ister 1. fıkra ile birlikte ister tek başına değerlendirilsin öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra hükmün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamında ki bozma gerekçesinin kabulü halinde uygulanması süre ile sınırlanan bu hükmün teorik olarak sonsuza kadar uygulanması gerekir ki yasa koyucunun muradının bu olmadığı ortadadır. Eğer öyle olsa idi bu haktan yararlanmayı 6 aylık bir süre ile sınırlandırmazdı.

Somut olayımıza baktığımızda hüküm tarihi itibari ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme yürürlüğe girmiş ve hüküm tarihi itibari ile 6 aylık süre dolmuştur. Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren ve sanık ve herkes tarafından bilinmesi gerektiği genel olarak kabul edilen bir husustur.

Ne 6352 sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 163/3. maddesinde ne 168/5. maddesinde ne de 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesinde bildirimde bulunulacağına dair bir düzenleme vardır. Bu nedenle ‘bildirimde bulunmadın’ eleştirisi yasaya uygun bir eleştiri değildir.

Anılan kanunun geçici 2. maddesinden yararlanmayan sanığa ayrıca ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde makul bir süre tanınarak zarar giderimi konusunda bildirimde bulunulması görüşü mahkememizce mevcut yasal düzenlemeye aykırı bulunduğundan, ayrıca bu şekildeki uygulanmanın yasalara uymama konusunda esneklik yaratılacağı değerlendirildiğinden önceki hükümde direnilmesine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle direnerek sanığın önceki hükümdeki gibi beraatine karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... gün ve ... sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; karşılıksız yararlanma suçundan sanığa, katılan kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesinin isabetli olup olmadığının tespitine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle yerel mahkeme direnme kararının “yeni hüküm” niteliğinde olup olmadığı hususunun önsorun olarak ele alınması gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İnceleme konusu dosyada; sanığın beraatine ilişkin yerel mahkemece verilen hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, sanığa katılan kurum zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulduğu,

bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece "6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ‘...yasa değişikliği sebebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının veya özel dairelerinde bulunan yasa kapsamına giren dosyaların hüküm mahkemelerine iadesini’ geçici 2. maddesi ise ‘...abonelik esasına göre yararlanabilen elektrik,

su ve doğalgazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısı ile bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibari ile hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçları ile ortadan kalkar.’ hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere anılan kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme ile kanunun tanıdığı bu haktan yararlanma süreye tabi tutulmuş olup bu süre, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 aylık bir süredir ve bu süre 07.01.2013 tarihinde sona ermiştir. Bir başka anlatımla tanınan bu 6 aylık sürenin geçmesi ile birlikte uygulanma olanağı da ortadan kalkmıştır.

Ceza hukukunda suç yaratan normların çok açık ve net olmaları keyfi yorumlara yol açmamaları gereği ‘yasallık ilkesinin’ bir sonucudur. Genel olarak yorum bir normun anlamını bulmaya ve açıklamaya yönelik zihinsel bir faaliyettir. Ne var ki 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme o kadar açıktır ki, ister 1. fıkra ile birlikte ister tek başına değerlendirilsin öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra hükmün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamında ki bozma gerekçesinin kabulü halinde uygulanması süre ile sınırlanan bu hükmün teorik olarak sonsuza kadar uygulanması gerekir ki yasa koyucunun muradının bu olmadığı ortadadır. Eğer öyle olsa idi bu haktan yararlanmayı 6 aylık bir süre ile sınırlandırmazdı.

Somut olayımıza baktığımızda hüküm tarihi itibari ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme yürürlüğe girmiş ve hüküm tarihi itibari ile 6 aylık süre dolmuştur. Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren ve sanık ve herkes tarafından bilinmesi gerektiği genel olarak kabul edilen bir husustur.

Ne 6352 sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 163/3. maddesinde ne 168/5. maddesinde ne de 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesinde bildirimde bulunulacağına dair bir düzenleme vardır. Bu nedenle ‘bildirimde bulunmadın’ eleştirisi yasaya uygun bir eleştiri değildir.

Anılan kanunun geçici 2. maddesinden yararlanmayan sanığa ayrıca ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde makul bir süre tanınarak zarar giderimi konusunda bildirimde bulunulması görüşü mahkememizce mevcut yasal düzenlemeye aykırı bulunduğundan, ayrıca bu şekildeki uygulanmanın yasalara uymama konusunda esneklik yaratılacağı değerlendirildiğinden önceki hükümde direnilmesine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerin doğrudan ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde bulunduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı karar direnme niteliğinde bulunmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/655, K. 2015/432, 1 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/655
Karar No
2015/432
Tarih
1 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/658 K.2015/20918
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/658 K.2015/17593
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/658 K.2015/7815
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/659 K.2015/15141
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/660 K.2015/8267
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/660 K.2015/17100

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.