İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/758 K.2016/285

Sanık ...’nın üzerine atılı elektrik enerjisi hırsızlığından dönüşen karşılıksız yararlanma suçunun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine ilişkin, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.03.2013 gün ve 811-253 sayılı hükmün müşteki…

Esas2015/758Karar2016/285Tarih31 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.183 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/758 E., 2016/285 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2016
Yargıtay Dairesi
13. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.183 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Sanık ...’nın üzerine atılı elektrik enerjisi hırsızlığından dönüşen karşılıksız yararlanma suçunun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine ilişkin, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.03.2013 gün ve 811-253 sayılı hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 15.10.2014 gün ve 1049-28182 sayı ile;

“CMK'nun 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, müşteki kurumun şikâyet dilekçesi ile sanığın cezalandırılmasını istediği, davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece verilen hükmü temyiz etmekle açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nun 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müşteki Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;

1-Sanık hakkında 11.08.2006 ve 29.07.2006 tarihli tutanakların düzenlendiği, bu tutanakların incelenmesinde 11.08.2006 tarihli tutanakta sayaçsız direkt bağlantı ile elektrik kullanımının, 29.07.2006 tarihli olanda ise kayıtsız sayaç ile elektrik kullanımının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, sonuç bölümünde sadece kayıtsız sayaç kullanılan dönemle ilgili bilgi içeren yetersiz bilirkişi raporuna ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek, 'sanığın eyleminin abonesiz olarak zati sayaçtan elektrik kullanmak olduğu,

sanığın kullanmış olduğu elektriğin zati sayaçta tam ve eksiksiz olarak gözüktüğü, sanığın sayaca herhangi bir şekilde müdahalede bulunmadığı ve bu nedenle herhangi bir kaçak kullanımının söz konusu olmadığı sadece abonesiz olarak elektrik kullanıldığı, bu durumun ise Ceza Genel Kurulu kararları da göz önüne alındığında elektrik hırsızlığı suçunu oluşturmadığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla' şeklindeki hatalı gerekçe ile 11.08.2006 tarihli tutanak göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, normal tarifeye göre belirlenen cezasız ve vergisiz kaçak tüketim bedeli olan kurum zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak,

giderilmediğinin tespiti halinde, 'cezasız ve vergisiz kurum zararını giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine' dair bildirimde bulunularak ve 6 aylık süre de beklendikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 07.07.2015 gün ve 543-356 sayı ile; “Her ne kadar sanık hakkında kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla elektrik hırsızlığı suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin abonesiz olarak zati sayaçtan elektrik kullanmak olduğu, sanığın kullanmış olduğu elektriğin zati sayaçta tam ve eksiksiz olarak gözüktüğü, sanığın sayaca herhangi bir şekilde müdahalede bulunmadığı ve bu nedenle herhangi bir kaçak kullanımının söz konusu olmadığı sadece abonesiz olarak elektrik kullanıldığı, bu durumun ise Ceza Genel Kurulu kararları da göz önüne alındığında elektrik hırsızlığı suçunu oluşturmadığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu,

6352 sayılı yasanın 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine 'Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur' hükmü eklenmiş ve 84. madde ile 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 've karşılıksız yararlanma' ibaresi madde metninden çıkarılmış ve 'Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun,

kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir' hükmü getirilmiştir.

6352 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 163 ve 168. maddelerinin sanık hakkında uygulanması için sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması gerekmekte ve bu halde sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Oysa ki somut olayda mahkememizce sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun oluşmadığı yani sanığın üzerine atılı suçu işlemediği kanaatine varılarak atılı suçtan beraatine karar verilmesi yoluna gidilmiş olup, beraat kararının ise sanık lehine olduğu tartışmadan uzaktır” gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının 09.09.2015 gün ve 307008 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;

1-Sanığın üzerine atılı elektrik enerjisi hırsızlığından dönüşen karşılıksız yararlanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı,

2-Sanığa 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun normal tarifeye göre belirlenen cezasız ve vergisiz kaçak tüketim bedeli olan zararını tamamen gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulması gerekip gerekmediği,

Noktalarında toplanmakta ise de; aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceği hususunun öncelikle ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece, aleyhe bozmadan sonra yapılan yargılamada, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin sanığa tebliğ edildiği ancak duruşmaya katılmadığı, duruşmada hazır bulundurulması sağlanarak sanıktan aleyhine olan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup aynı kurala 5271 sayılı CMK'nun 307/2. maddesinde de yer verilmiştir. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.

Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/3. maddesi uyarınca ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir.

Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın vazgeçilmez ve en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK'nun 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönünde bulunmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; Yerel mahkeme hükmünün Özel Daire tarafından aleyhine bozulması nedeniyle bozmaya karşı sanığın beyanının alınması gerektiği gözetilmeden yokluğunda yargılamaya devam olunarak direnme kararı verilmesi 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/2. maddesine aykırıdır. Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 gün ve 543-356 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/758, K. 2016/285, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/758
Karar No
2016/285
Tarih
31 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/767 K.2016/8254
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/770 K.2016/3184
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/771 K.2016/4754
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/773 K.2016/4300
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/777 K.2016/684
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/780 K.2016/9878

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.