İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/35 K.2017/210

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 30.05.2013 Sayısı : 125-259

Esas2017/35Karar2017/210Tarih4 Nisan 2017Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/35 E., 2017/210 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 30.05.2013 Sayısı : 125-259

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Çine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 04.06.2009 gün ve 87-383 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.02.2013 gün ve 2438-7601 sayı ile;

“...Müşteki ve tanık anlatımı, beyanları ile uyumlu doktor raporu karşısında, sanığın üzerine atılı suçla ilgili delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülerek mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Çine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi ise 30.05.2013 gün ve 125-259 sayı ile;

"...Sanığın kardeşi olan tanık .... soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında kardeşi olan sanığın isnat edilen suçu işlemediğini beyan etmiştir.

Katılanın eşi olan ... ise beyanında olaya ilişkin bilgisinin olmadığını, başka bir tarihte sanığın, eşi olan katılanın başını duvara vurduğunu gördüğünü beyan etmiştir. Tanığın bu beyanının sanığa isnat edilen olayla ilgisi bulunmayıp sanığın katılana taşla vurmak şeklindeki suçu işlediği yönünde delil teşkil etmeyeceği gibi sanıkla katılan arasında yargılama konusu olayla sınırlı kalmayan bir husumetin bulunduğunu ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir.

Katılanın oğlu olan tanık ... ise, sanığın babasına vurduğuna ilişkin beyanda bulunmadığı gibi soruşturma aşamasında alınan ifadesinde babasının kasten kendini yaralayarak darp senaryosu yapmış olabileceğini belirtmiştir. Bir kişinin nedensiz yere kendi babasına bu şekilde bir yakıştırma yapmasının hayatın olağan akışına uygun bir durum olmadığı şüphesizdir. Bu durumda tanığın bu yönde beyanda bulunmuş olması babasının bu yola başvuracak nitelikte birisi olduğunu düşündüğünü göstermektedir.

Katılanın dosya arasında mevcut raporuna göre basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmakta ise de; sanığın cezalandırılabilmesi için katılanın yaralanmış olması yeterli olmayıp bu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde sabit görülmesi gerektiği şüphesizdir. Aksinin kabulü durumunda sadece katılanın vücudunda yaralanma veya zedelenme bulunması nedeniyle sanığa ceza verilmesi yoluna gidildiği takdirde bu durum masumiyet karinesi ile bağdaşmayacağı gibi şikâyet hakkının kötü niyetli kimseler tarafından istismar edilmesine yol açabilecektir. Katılanın oğlu olan ...'in soruşturma aşamasında alınan, babasının kendisini yaralayarak darp senaryosu yapmış olabileceği şeklindeki beyanı da bu hususun önemini ortaya koymaktadır.

Sanığın aşamalarda değişmeyen tutarlı savunmaları, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde tanık beyanının bulunmayışı, tanık ....'ın sanığın savunmalarını destekleyen beyanları, tanık ...'in beyanlarından da anlaşıldığı üzere katılanla sanık arasında mevcut husumet ve katılanın oğlu olan tanık ...'in beyanlarından da anlaşıldığı üzere katılanın kendini yaralayarak sanığı suçlayacak nitelikte biri olarak tanınması birlikte değerlendirildiğinde, katılanın vücudundaki yaralanmanın kendisi tarafından değil de sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde sabit olduğundan söz edilemeyecek olması..." gerekçesiyle direnerek, sanığın önceki hükümdeki gibi beraatine karar vermiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2015 gün ve 221211 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 633-697 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.02.2017 gün ve 558-858 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi

gereken uyuşmazlık; sanığın üzeine atılı kasten yaralama suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

09.01.2009 tarihli olay yeri tespit tutanağında; saat 11.00 sıralarında Çine İlçe Jandarma Komutanlığını telefonla arayan katılanın, sanık tarafından darbedildiğini bildirdiğinin ifade edildiği,

Çine Devlet Hastanesince aynı gün saat 12.07'de düzenlenen adli raporda; katılanın sağ bacak üst 1/3 proksimalde ekimoz ve morluk mevcut olduğu, ağrı tarif edildiği, medial bölgede yaygın ekimozların bulunduğu tespitlerine yer verildikten sonra, vücudunda sert bir cisme bağlı darp bulunan katılandaki yaralanmanın, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu bilgilerine yer verildiği,

Anlaşılmaktadır.

Katılan aşamalarda; olay günü kendisine ait olduğunu iddia ettiği ağaçlardaki zeytinleri toplayan sanığı, zeytinleri toplamaması için uyardığını, sanığın aldırış etmemesi üzerine müdahale edince, sanığın taşla bacağına vurarak kendisini yaraladığını, telefon ile durumu jandarmaya bildirdiğini, jandarma aracı ile tedavisini yaptırmak için Çine Devlet Hastanesine gittiğini,

Tanık ... mahkemede; katılanın eşi olduğunu, olay günü sanığı görmediğini ancak başka bir gün sanığın katılanın başını duvara vurduğunu gördüğünü,

Tanık ...; katılanın babası, sanığın ise kiracısı olduğunu, evinin bahçesinde iki adet zeytin ağacı bulunduğunu, zeytinleri toplayıp yarısını kendisine göndermesi için sanığa talimat verdiğini, babasının neden sanığa engel olduğunu bilemediğini, olayı görmediğini, babasının kendisini yaralayarak sanık tarafından darbedilmiş gibi asılsız iddiada bulunmuş olabileceğini,

Tanık .... kollukta; sanığın kardeşi olduğunu, olay günü ağabeyine zeytin toplarken yardımcı olduğunu, katılanın kendilerine engel olmaya çalıştığını, ancak zeytinler katılana ait olmadığı için toplamaya devam ettiklerini,

Mahkemede; katılanın kendilerine hakaret ettiğini, sözlü tartışma yaşandığını ancak sanığın katılana vurmadığını, taş atmadığını,

İfade etmişlerdir.

Sanık ... kollukta ve mahkemede; katılanın oğlu Akay'ın evinde kiracı olarak kaldığını, evin önünde iki adet zeytin ağacı bulunduğunu, Akay'ın “Zeytinleri topla, yarı yarıya paylaşırız” demesi üzerine, olay günü zeytinleri toplamaya başladığını, bu sırada katılanın kendisine engel olmaya çalıştığını, katılana “İçeri girmesini, canını sıkmamasını” söylediğini, ancak katılana vurmadığını savunmuştur.

Kasten yaralama suçu 5237 sayılı TCK’nun 86. maddesinde;

“(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silâhla,

İşlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında kasten yaralama suçunun tanımı yapılmış, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her davranış, yaralama olarak kabul edilmiş, madde gerekçesinde bu husus açıkça vurgulanmıştır.

Kasten yaralama suçunda korunan hukuki yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür. Suçun konusu, mağdurun acı verilen veya bozulan bedeni veya ruhsal varlığıdır. Failin yaptığı hareket sonucu, maddede belirtilen sonuçlardan biri meydana gelirse, kasten yaralama suçunun oluşacağında tereddüt bulunmayıp, bu sonucu doğurmaya elverişli olan tüm hareketlerle, kasten yaralama suçunun işlenmesi mümkündür.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

09.01.2009 tarihinde katılanın, zeytin toplamakta olan sanıkla tartıştığı, tartışma sırasında sanık tarafından darbedilerek bacağından yaralandığı iddiasıyla telefonla durumu ilçe jandarma komutanlığına bildirdiği, aynı gün görevlilerce götürüldüğü Çine Devlet Hastanesi'nde düzenlenen adli raporda, katılanın sağ bacağında basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte morluk ve yaygın ekimozların bulunduğunun belirtildiği olayda;

katılanın anlatımları ve bu anlatımlar ile uyumlu adi rapor içeriği, tanık Cihan'ın olay günü sanıkla katılan arasında tartışma yaşandığına ilişkin beyanları ve sanığın da olay günü katılanla zeytin toplama nedeniyle tartıştığını doğrulaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sübuta erdiğinin kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, sanığın kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Çine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 gün ve 125-259 sayılı direnme hükmünün, sanığın kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/35, K. 2017/210, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/35
Karar No
2017/210
Tarih
4 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2017/36 K.2017/10783
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/36 K.2017/2535
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2017/36 K.2017/56
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2017/37 K.2017/10784
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/37 K.2017/4749
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2017/37 K.2017/57

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.