İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2023/599 K.2025/438

Göçmen kaçakçılığı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79/1-a, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, suçta kullanılan aracın…

Esas2023/599Karar2025/438Tarih30 Ekim 2025Okuma13 dk · 2.683 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2023/599 E., 2025/438 K.·Kararı Veren

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2025
İtirazname No
2022/31345
Yargıtay dairesi
4. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
1134-65
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.683 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Göçmen kaçakçılığı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79/1-a, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ve mahsuba ilişkin Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.04.2021 tarihli ve 203-305 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 19.01.2022 tarih ve 1134-65 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın TCK'nın 79/1-a, 62, 52/2-4, 53/1,

54/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, suçta kullanılan aracın müsaderesine ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 20.09.2023 tarih ve 16831-21330 sayı ile temyiz isteminin esastan reddi ile onanmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.11.2023 tarih ve 31345 sayı ile; "...Göçmen kaçakçılığı suçundan ilk derece mahkemesince verilen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62, 53... üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna tabi tutulmasına,

suça konu aracın müsaderesine yer olmadığına, sahibine iadesine, dair hükmün sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 19/01/2022 tarih, 2021/1134 esas ve 2022/65 sayılı kararla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62, 53... üncü maddeleri uyarınca sanığın 4 yıl 2 ay hapis ve 41.600 TL cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna tabi tutulmasına,

suçta kullanılan aracın müsaderesine ilişkin beş yıldan az netice hapis cezasını arttırmayan bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (h) bendi uyarınca kesin olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi yerine, hükmün esasının incelenmek suretiyle aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fikrası uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi yasaya aykırılık oluşturmaktadır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 29.11.2023 tarih ve 15602-24847 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KONUSU

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk derece mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenen hapis ve gün para cezasına ilişkin mahkûmiyet ile suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığı ve sahibine iadesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılıp yeniden kurulan hükümde, temel cezanın teşdiden belirlenmesi suretiyle sonuç hapis cezasının artırılmayıp gün para cezasının artırıldığı ve aracın da müsadaresinin öngörüldüğü anlaşılan kararın temyizinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

İlk Derece Mahkemesince sanığın, göçmen kaçakçılığı suçundan TCK'nın 79/1-a, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca teşdiden 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verildiği,

Hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edildiği,

Bölge Adliye Mahkemesince, suçun işleniş biçimi ve göçmen sayısının fazlalığıyla ortaya çıkan sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alındığında temel adli para cezası yönünden alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle söz konusu İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırıldığı ve sanığın TCK'nın aynı maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu defa suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verildiği,

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Özel Dairece temyiz isteminin esastan reddi ile onanmasına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

V. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 248-359 sayılı, 31.05.2023 tarihli ve 315-322, 05.07.2022 tarihli ve 359-5 28... .10.2024 tarihli ve 216-315 sayılı kararlarında da yer verildiği üzere;

07.10.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edilerek 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle ülkemizin de taraf olduğu İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 No.lu Protokol'de yer verilen güvenceler güçlendirilmiştir.

CMK'nın "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararlar; istinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün bozulması ve davanın yeniden görülmesi olarak sayılmış, davanın yeniden görülmesi kararını veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma sonunda ya istinaf başvurusunu esastan reddedeceği ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kuracağı belirtilmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin Türk yargı sistemine ikinci kez dâhil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir durum ve anlayış ortaya çıkmıştır.

İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı başvurulabilen, hatta başvuru olmasa da bir kısmı için re'sen öngörülen bir kanun yolu (CMK madde 272/1) olarak istinafta, hem maddi vakıa denetimi hem de hukuki denetim yapılabilmekte, sebep gösterilmese de ilk derece mahkemesi hükmü, bir bütün olarak incelenmekte, varsa hukuka aykırılıklar re'sen belirlenerek,

kural olarak yeniden yapılacak yargılama ile ıslah edilmekte iken, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerini konu edinen temyiz kanun yolu, bir hukuki denetim mekanizması olarak öngörülmüş, temyiz merciinin yetkisi de kural olarak bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kararların, maddi ceza hukuku ve muhakeme hukuku normlarının kullanılması bakımından hukuka aykırılık taşıyıp taşımadıklarının incelenmesi ile sınırlanmış (CMK madde 288/1, 294/2), hukuka aykırılık, aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasında.

"Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması" olarak tanımlanmıştır.

CMK'nın "Temyiz" başlıklı 286. maddesi;

"(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.

(2) Ancak;

a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,

b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,

c) Sulh ceza mahkemesinin görevine giren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,

d) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin suç niteliğini değiştirmeyen bölge adliye mahkemesi kararları,

e) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarını değiştirmeyen bölge adliye mahkemesi kararları,

f) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararları ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

g) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine veya istinaf başvurusunun reddine dair kararlar,

h) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,

Temyiz edilemez." şeklinde düzenlenmiş iken;

28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 78. maddesiyle ikinci fıkranın (d) bendinde yer alan "suç niteliğini değiştirmeyen" ibaresi "her türlü" şeklinde değiştirilmiş; (f) bendinde yer alan "bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararları ile" ibaresi metinden çıkarılmış, aynı fıkranın (c), (e) ve (g) bentleri ise;

"c) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"

"e) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"

"g) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar" şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikler sonrasında, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi "Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları", aynı fıkranın (f) bendi ise "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları" hâlini almıştır.

05.08.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere "c) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar," bendi eklenmiş, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi sonucunda CMK'nın 286. maddesi;

"(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.

(2) Ancak;

a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,

b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,

c) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,

d) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,

e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,

f) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

h) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,

i) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,

Temyiz edilemez." şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 71-118 sayılı kararıyla CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, söz konusu bu iptal hükmü 15.02.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine doğan yasal boşluk ise 28.02.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle giderilmiş, iptal gerekçesi doğrultusunda yeniden düzenlenen CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi.

"İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları," şeklini almıştır.

24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile CMK'nın 286. maddesine;

"İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),

2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),

3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),

4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),

5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),

6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),

7. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),

8. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),

9. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301),

10. Silâhlı örgüt (madde 314),

11. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),

suçları.

b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.

c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar." şeklinde 3. fıkra eklenmiş, 18.10.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.10.2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle, CMK'nın 286. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine (6) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere "7. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A)" bendi eklenip diğer alt bentler buna göre teselsül ettirilerek madde son hâlini almıştır.

İHAS'a Ek 7 No.lu Protokol'ün, "Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı" başlıklı 2. maddesi de şöyledir:

"1- Bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkum edilen her kişi, mahkumiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkını haiz olacaktır. Bu hakkın kullanılması, kullanılabilme gerekçeleri de dahil olmak üzere, yasayla düzenlenir.

2- Bu hakkın kullanılması, yasada düzenlenmiş haliyle önem derecesi düşük suçlar bakımından ya da ilgilinin birinci derece mahkemesi olarak en yüksek mahkemede yargılandığı veya beraatini müteakip bunun temyiz edilmesi üzerine verilen mahkumiyet hallerinde istisnaya tabi tutulabilir."

Mahkemeye erişim hakkı bağlamında kanun yoluna etkin başvuru imkânından faydalanabilmek, adil yargılanma hakkı kapsamında teminat altına alınmış temel haklardandır (Anayasa madde 36, İHAS madde 6, Ek Protokol madde 7). Genel olarak teminatın kapsamının, bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkûm edilen her kişinin, mahkûmiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkını haiz olması oluşturur.

Bu hakkın kural olarak iki dereceli bir yargılama sistemini zorunlu kıldığı da söylenebilir. Nitekim Türk ceza yargılama hukuku sistemi de bu esas üzerine bina edilmiştir. Ezcümle temyize dair CMK'nın 286. maddesinin de aynı güvence ekseninde bir düzenleme olduğu açıktır.

Anılan normda istisna kabilinden sayılan hususların, kural olarak her iki derece mahkemesi tarafından da maddi ve/veya hukuki yönden aynı değerlendirmeye mazhar oldukları durumlar için va'zedildikleri görülecektir.

Mamafih bu hakkın kullanılması, yasada düzenlenmiş hâliyle önem derecesi düşük suçlar bakımından istisnaya tabi tutulabilir (Ek Protokol madde 2/2). Ceza yargılama hukukumuzda da kanun vazıının benimsediği suç ve ceza politikası doğrultusunda bunun yansımalarını barındırmaktadır. CMK'nın 272/3. maddesi bu durumun bir örneğini teşkil etmektedir.

Temyizi mümkün kararların sınırlarını belirleyen CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrasında; "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir." denilerek, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin esasa ilişkin verdiği kararların kural olarak temyiz incelemesine tabi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu genel prensibin pratik sonucu şu olmalıdır: Bölge adliye mahkemesinin bir kararının temyizi kabil olup olmadığı yönünde tereddüt yaşanmakta ise kanun yoluna etkin başvuru hakkının kısıtlanmasına ilişkin istisnai hükümler genişletici yoruma tabi tutulamaz.

İhtilafla doğrudan irtibatlı ve Özel Dairenin kararına dayanak oluşturan CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine göre; "Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları," temyiz edilemez.

Norm kapsamına göre; bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kararların, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için;

a) İlk derece mahkemesinden verilen "sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına" ilişkin bir hükmün bulunması,

b) Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince "istinaf başvurusunun esastan reddine" dair bir karar verilmiş olması,

Gerekir.

Bu bakımdan, ilk derece mahkemelerinin verdiği eşya veya kazanç müsaderesine ya da bunlara yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılarak ilk defa bölge adliye mahkemesince müsadereye veya buna yer olmadığına ilişkin olarak verilen hükmün temyizi kabil hâle geleceğinde kuşku yoktur.

B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme

Göçmen kaçakçılığı suçundan sanığın TCK'nın 79/1-a, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca teşdiden 4 yıl 2 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.04.2021 tarihli ve 203-305 sayılı kararın, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 19.01.2022 tarih ve 1134-65 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın TCK'nın 79/1-a, 62, 52/2-4, 53/1,

54/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu defa suçta kullanılan aracın müsaderesine dair verilen kararın. CMK'nın 286. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi kapsamında kalmadığının ve temyiz edilebilir olduğunun kabulü zorunludur.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/599, K. 2025/438, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. İtiraz Sebepleri
  5. III. Uyuşmazlık Konusu
  6. IV. Olay Ve Olgular
  7. V. Gerekçe
  8. A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
  9. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2023/599
Karar No
2025/438
Tarih
30 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2023/612 K.2025/383
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/651 K.2025/14097
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/653 K.2025/24427
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/667 K.2025/13697
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/673 K.2025/14574
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/674 K.2025/24224

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.