Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/469 E. , 2025/176 K. "İçtihat Metni" DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 27-28 HÜKÜM : Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın görevde y
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/469 E. , 2025/176 K. "İçtihat Metni" DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 27-28 HÜKÜM : Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 09.07.2024 tarihli ve 27-28 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli 01.10.2024 tarihli ve 99032 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısı; sanığa isnat edilen suçun unsurları itibarıyla oluştuğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. III. İNCELEME KONUSU Sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan kurulan beraat hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. IV. GEREKÇE Olay tarihinde ... Cumhuriyet savcısı olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre: Davacısı ... Eğitim İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, davalısı ... olan kiracılık sıfatının tespitine dair sanığın, görev yaptığı Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1310 esas numaralı dosyası kapsamında, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre kiraya verilen dava konusu seksen adet iş yerine ilişkin olarak sözleşmede açıkça kiranın başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmesine rağmen davacının ihtiyati tedbir talebini, hukuka aykırı olarak ve sembolik şekilde belirlediği 20.000 TL teminat karşılığında kabul ettiği, davacıya zaman kazandırdığı intibaına sebebiyet verecek şekilde bu karara yapılan itirazları üç ay geçtikten sonra reddettiği, yargılama sonunda da davayı reddetmesine rağmen tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verdiği, muhtemel zararların telafisi için yatırılan teminatı da derhal iade ederek şikâyetçi kurumun zararına sebep olduğu ve görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanığın savunmasında dile getirmesi nedeniyle haberdar olunan ve mütalaada belirtilen 2014/1073 esas numaralı davaya konu taşınmazda benzer konuda davanın kabulüne ilişkin verilen bozma kararına rağmen bu taşınmaza komşu olan diğer parsellerdeki taşınmazların konu edildiği 2012/1393 ve 2012/1459 esas numaralı davalarda verilen davanın kabulü kararları hakkında Yargıtayca onama kararları verilmiş olması, doktrinde ve uygulamada tartışmalı bir konu olduğundan sanığın aynı hukuki durumdaki taşınmazlarla alakalı farklı kararlar verildiği ve bu durumun kendisini tereddüte düşürdüğü şeklindeki savunmasının kabul edilebilir nitelik taşıması, sanığın söz konusu uygulamayı yalnızca bu dosyaya münhasır yapmadığına dair savunmasını doğrular mahiyette kiracılık sıfatının tespiti talebine ilişkin 2014/877 esas numaralı dosyada da aynı şekilde hüküm kurması, sanığın uzun süre idari görevde çalışması nedeniyle bahse konu davada tecrübe eksikliğinin bulunması, tedbir talebi hususunda mahkemelerin uygulamalarını inceledikten sonra oluşan kanaat doğrultusunda karar verdiğine yönelik savunmasının, getirilen mahkeme kararlarıyla doğrulanması, dava konusu dosyada verilen tedbir kararına davalı ... Başkanlığınca süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle sanık tarafından itirazın reddedilmesi, yargılama sonucunda verilen davanın reddine ve karar kesinleştiğinde ihtiyati tedbirin kalkacağına dair karara karşı kanun yoluna başvuru imkânı bulunmasına karşın davalı tarafından davacının temyiz dilekçesine verilen cevapta kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek onanmasının talep edilmesi, tedbir kararı verilirken alınan teminatın uygulamaya uygun şekilde yıllık kira bedelinin %15'i şeklinde hesaplanması, davalı ... Başkanlığının teminat miktarına herhangi bir itiraz sunmaması, tedbire yapılan itirazın değerlendirilmesi sürecinde sanığın sağlık sorunları nedeniyle yıllık ve rapor izni kullanması, taraflara çıkarılan tebligatların yapılmaması nedeniyle yeniden duruşma günü verilmek zorunda kalınması ve davacının keşif talebinin sanık tarafından reddedilmesi göz önüne alındığında, sanığın davacıya zaman kazandırma kastıyla hareket ettiğine dair bir delile rastlanmaması, iddianın aksine teminatın karar kesinleştikten sonra iadesinin kararlaştırılması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin nihai karar kesinleştiğinde kalkmasına karar vermesi hususları ile; Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarında (06.11.2024 tarihli ve 2024/5-212 E. - 2024/344 K. sayılı kararı ) açıklandığı üzere; görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun düzenlendiği TCK'nın 257. maddesinin birinci fıkrasındaki suçun oluşabilmesi için kamu görevlisi olan failin yaptığı işle ilgili olarak kanundan veya diğer idari düzenlemelerden doğan bir görevinin olması ve bu görevinin gereklerine aykırı davranması, fiil nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da suç tarihi itibarıyla kişilere haksız kazanç sağlanmasının gerekmesi ve amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi olarak in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi nazara alındığında: Müsnet görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin usul ve kanuna uygun 09.07.2024 tarihli ve 27-28 sayılı görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmünün ONANMASINA, 2. Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.