İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2025/474 Karar: 2025/508 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2025/474 K.2025/508

Ceza Genel Kurulu 2025/474 E. , 2025/508 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 390-272 - 53 I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Yargıtay 9. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan 2020/53 Esas numaralı davada; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.0

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2025/474 E. , 2025/508 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 390-272 - 53 I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Yargıtay 9. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan 2020/53 Esas numaralı davada; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.0

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2025/474 E. , 2025/508 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 390-272 - 53 I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Yargıtay 9. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan 2020/53 Esas numaralı davada; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2019 tarihli ve 3-3 sayılı iddianamesi ile bir kısım sanıkların yanı sıra sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevde yetkiyi kötüye kullanma, silahlı terör örgütüne yardım etme ve Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçlarından cezalandırılması istemi üzerine Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince 21.09.2020 tarih ve 257-249 sayı ile anılan suçlardan son soruşturmanın açılmasına ve dosyanın Yargıtayın görevli ceza dairesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2020/53 Esas numarasına kaydedildiği, Özel Dairece 25.12.2020 tarihli tensip tutanağı ile sanığa isnat olunan silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan açılan davanın ayrılarak başka bir esas numarasına kaydedilmesine ve diğer suçlardan yargılamanın anılan dosya üzerinden yapılmasına karar verildiği, ayırma kararı sonrasında Özel Dairenin 24.03.2021 tarihli ve 5-33 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun şahsi suç niteliği taşımasından dolayı genel hükümlere tabi olması nedeniyle usulüne uygun şekilde açılmamış olan kamu davasının yargılama şartının gerçekleşmesi için durdurulmasına ve gereğinin takdir ve ifası için dosyanın ilgili ilin başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. 2- İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince 2022/390 Esas numarası ile görülmekte olan davada; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 24.10.2022 tarihli ve 45295-10240 sayılı iddianame ile sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince 2022/390 Esas numaralı dosyada yapılan yargılamada Özel Dairece birleştirmeye muvafakat edilmemesine rağmen 08.09.2025 tarih ve 390-272 sayı ile bu dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan 2020/53 Esas numaralı dosya ile birleştirilmesine ve birleştirme uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, yerinde görülmediği değerlendirilen İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin birleştirme kararı kaldırılmak suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi istekli 23.10.2025 tarihli ve 119273 sayılı yazısıyla Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Yargıtay 9. Ceza Dairesi ile İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; birleştirme uyuşmazlığının giderilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Bağlantı kavramına ve birleştirme hususuna ilişkin olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.09.2024 tarihli ve 276-256 sayılı kararında belirtilen açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Ceza yargılamasında genel kaide, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılması olup uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğunda, bağlantının mahiyeti icabı, istisnai hükümler doğrultusunda ana kuraldan ayrılarak farklı hareket edilebilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 8 ve 11. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bağlantılı davalar ayrı ayrı görülebileceği gibi istisnai durumlardan biri olan davaların birleştirilmesine karar verebilmek için; davalar arasında bağlantı olması, davaların birleştirilmesinde yarar görülmesi, birleştirmenin gerekli olması, birleştirmeye olanak bulunması ve birleştirme yasağının mevzu bahis olmaması gerekmektedir. Kural olarak birleştirmede yarar bulunup bulunmadığının her olayda tetkik ve takdir edilmesi de o yargılamayı yürüten hâkime aittir. Hukuk yargılamasından farklı olarak taraflarca hazırlama ilkesinin egemen olmadığı ceza muhakemesinde, yargılama makamlarının davayı gerekli hızla bakıp yürütme yükümlülüğünün bulunmasından dolayı birleştirme kararlarının; hak ve adaletin tesisi için gerekli olduğu düşünülse dahi, bu tür kararların sanık sayısı, olayın karmaşıklığı, sanıklar ve eylemleri arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisinin birleştirmeyi zorunlu kılıp kılmadığı, birleştirmede yasal zorunluluk olup olmadığı, yargılamayı uzatıp uzatmayacağı gibi hususlar nazara alınarak verilmesi gerektiği, eğer davaların birleştirilmesi sanıkların makul sürede yargılanma haklarını ihlal edecekse bu yönteme başvurulmaması gerektiği izahtan varestedir. Bir temyiz mahkemesi olan Yargıtayın ilk derece yargılamasına ilişkin görevi oldukça sınırlı ve istisnai bir durum olup kanunda belirtilen şahısların görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle yargılanabilecekleri, bu kuralın bir istisnasının söz konusu kişilerin işledikleri suçlara iştirak eden (hâkim veya savcı olmayan ya da birinci sınıfa ayrılmamış hâkim ve savcılar) diğer kişilerin de Yargıtayın ilgili dairesinde yargılanacağı düzenlenmesi göz önüne alındığında; sanığa isnat olunan silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun kişisel suç olması, bu suçla kendilerine ve diğer sanıklara isnat edilen görev suçları arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisinin 2802 sayılı Kanun'un 86. maddesi anlamında birleştirmeyi zorunlu kılacak boyutta olmaması, diğer suçlar açısından ise Yargıtay 9. Ceza Dairesinde görülmekte olan davanın belli bir aşamaya gelmesi, söz konusu davada gerek yargılanan sanık sayısı gerekse yargılamaya konu edilen eylemlerin karmaşıklığı ve kapsamı ile Anayasa'nın 141. maddesindeki "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" ve İHAS'ın 6. maddesinde belirtilen "adil yargılanma hakkı" kapsamında "davaların makul sürede görülmesi" ilkeleri nazara alınıp birleştirme kararı verilmesi hâlinde davanın uzamasına sebebiyet verilebilecek olunması karşısında örgüt kapsamında işlenen suçlar nedeniyle birden çok sanık hakkında yürütülmekte olan davaların birleştirilmesinde bağlantı ve iştirak kavramlarının dar yorumlanması ve uygulanması gerektiği de gözetildiğinde ilgili dosyaların birleştirilmesi zorunlu olmadığından, gelinen bu aşamada davaların ayrı ayrı yürütülmeleri gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilmelidir. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2025 tarihli ve 390-272 sayılı birleştirme kararının KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla