İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/370 K.2008/410

Hukuk Genel Kurulu 2008/10-370 E., 2008/410 K.

Esas2008/370Karar2008/410Tarih28 Mayıs 2008Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/370
Karar No
2008/410
Karar tarihi
28 Mayıs 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/10-370 E., 2008/410 K.

SİGORTALILIK SÜRESİNİN TESPİTİ

YARGILAMA GİDERLERİ

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 417 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 418 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 94 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "tesbit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afyon kara hisar İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.05.2007 gün ve 149-366 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.12.2007 gün ve 14304-20278 sayılı ilamıyla;

(Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirin sebeplere göre, taraf Avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Davacıdan, teslim ettiği pancar ürününden dolayı 20.09.1997 ve 20.10.1998 tarihlerinde prim tevkifatı yapılmış olup, ürün bedelinden yapılan ilk prim tevkifat tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.1997 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti kararı verilmesi yerinde ise de; prim tevkifatı bulunmayan yıllar yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamıştır.

2926 sayılı Yasanın 3. ve bu Yasanın uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre tarımsal faaliyet; gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ait yerlerde yapılabilir.

Anılan Yasanın "Tescilde esas alınacak belgeler" başlığını taşıyan 10. maddesi ile Yönetmeliğin 9. maddesine göre ise; sigortalıları, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile ayrıca diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, yasayla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri üretim kooperatifleri ile birliğin (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınmaktadır.

Mahkemece; davada uyuşmazlık konusu olan ürün teslimatı ve/veya prim kesintisi yapılmayan 01.01.1999-30.06.2004 tarihleri arasında davacının, başka ürünler ekmesi ve yasanın öngördüğü sair tarımsal faaliyette bulunmasının mümkün bulunduğu hususu da gözetilmek suretiyle tarımsal faaliyetin varlığı yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde yöntemince ve gereğince araştırılıp soruşturuimalı, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, babasına ait olan ve davacıya verdiği tarım arazisinin varlığı, tarım faaliyetinde kullandığı zirai araç ve gereçlerin kime ait olduğu,

başkasına ait ise, bunlara ilişkin kira sözleşmesi olup olmadığı ayrıntılı olarak muhtardan ilgili Kurumlardan ve zabıta marifeti ile araştırılmalı, tarımsal faaliyetin varlığı konusunda özel şirketlere ürün teslim etti ise, buna ilişkin belgeler de celp edilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Öte yandan, eldeki dava gibi sigortalılık süresi tespiti davalarında istemin kısmen dahi olsa hüküm altına alınması durumunda yargılama giderlerinin tümünden davalının/davalıların sorumlu tutulacağının ve vekil ile temsil olunan davalı/davalılar yararına avukatlık ücreti belirlenemeyeceğinin göz ardı edilerek, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi isabetsizdir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Taraf vekilleri

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

I-Yerel mahkemece; davaya konu istem hakkında 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun kapsam ve tanımına uygun olarak yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunmaktadır.

II-Kısmen kabule karar verilen eldeki davada yargılama giderlerinin tamamından davalı Kurumun sorumlu olacağı, "kısmen redden" dolayı davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki bozma düşüncesine gelince:

Yargılama giderleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde sayılarak, 6. bendinde vekalet ücretine de yer verilmiştir.

29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.

Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HUMK m. 417/1 c.l). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m. 417/1 c.2).

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.

Yargılama giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin açıklanan ana kuralın bazı istisnaları vardır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesinin birinci fıkrasında "kanunen musarrah olan hallerden maadasında" (kanunen açıkça belirtilmiş haller dışında) deyimi ile bu istisnalar kastedilmektedir.

Buna göre; davalı, ilk oturumda davayı kabul ederse ve hal ve durumu ile kendisi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ise yargılama giderlerine mahkûm edilemez (HUMK m. 94/11). Yine, davada haklı çıkmış olan taraf, bilerek ve isteyerek davayı uzatırsa veya gereksiz masraf yaparsa ya da elinde bulunup da hükme etkisi olan belgeleri zamanında karşı tarafa bildirmezse, davayı kazanmış olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir (HUMK m. 418).

Sigortalılık süresinin tesbitine yönelik davaların taraf ve niteliğinden hareket edilerek, kısmen haklı çıkma durumunda dahi yargılama giderlerinin tümünden davalının sorumlu tutulması gerektiği, reddedilen süreler yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmeyeceğine yönelik olarak yasalarda özel bir düzenleme öngörülmemiştir.

O halde; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 94 ve 418. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep bulunmayan hallerde, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi, taraflar kısmen haklı çıkarsa, haklı çıktıkları oranda paylaştırılması yasa gereğidir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.

Davada, kısmen kabule karar verildiğine ve yukarıda açıklanan genel kuralın aksine, HUMK 94 ve 418. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep de bulunmadığına göre, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak, kısmi redden dolayı davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan olgular gözetildiğinde, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle (ONANMASINA), gerekli ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.05.2008 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/370, K. 2008/410, 28 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sigortalılık Süresinin Tespiti
  4. Yargılama Giderleri
  5. Temyiz Eden
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/370
Karar No
2008/410
Tarih
28 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/371 K.2008/5429
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/371 K.2008/2420
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/371 K.2008/371
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/371 K.2008/353
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/372 K.2008/2383
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/372 K.2008/372

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.