İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/210 K.2009/274

Hukuk Genel Kurulu 2009/9-210 E. , 2009/274 K.

Esas2009/210Karar2009/274Tarih17 Haziran 2009Okuma5 dk · 964 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/210
Karar No
2009/274
Karar tarihi
17 Haziran 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

964 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/9-210 E. , 2009/274 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

TARİHİ : 15/03/2007

NUMARASI : 2006/188-2007/59

Taraflar arasındaki “tespit ve işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.02.2005 gün ve 2005/244-26 sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 21.12.2005 gün ve 2005/14196-40450 sayılı ilamı ile; “...Davacı, davalıya ait işyerinde çıkan yangın dolayısı ile sorumlu tutularak iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı, davacıya (Opel End) makinelerinin başında en az iki personelin bulundurulması konusunda emir verilmesine rağmen, emirleri dinlemeyip bir kişi bırakarak vardiyasındaki personeli yemeğe göndererek, kendisi de yemeğe giderek yangının çıkmasına sebebiyet vermesi nedeni ile iş aktinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının iki işçi görevlendirme imkanı varken, uyarılara rağmen iki işçi yerine bir işçi bırakarak yangına sebebiyet verdiğinden feshin haklı olduğu gerekçesi ile isteklerin reddine karar verilmiştir.

Davacının 4857 sayılı Kanunun 25/II.(ı) maddesi gereğince çıkan yangın dolayısı ile kusuru olup olmadığı hususunda iş ve sosyal güvenlik uzmanı ve makine mühendisi ve teknik bilirkişiden rapor alınmadan, kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranı ve oluşan zararın 30 günlük ücretinden fazla olup olmadığı, tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit ettirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tespit ve işçilik haklarından kaynaklanan alacağa ilişkindir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davacının iş akdinin fesih nedeninin ne olduğunun tespiti ile varılacak sonuca göre kusur durumu ve hasar miktarının belirlenmesinin gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-(ı) maddesine göre “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya veya maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması” haklı fesih nedenidir.

İşverene bildirimsiz (derhal) fesih imkanı tanıyan bu maddede iki ayrı neden düzenlenmiştir.

Bunlar; işçinin kusuruyla iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali ile işçinin kusuru ile işverenin malı veya eli altındaki makine, tesisat, eşya veya maddeleri otuz günlük ücretini aşar şekilde zarara uğratmasıdır.

Yeri gelmişken, anılan maddede sayılan fesih nedenlerini ayrı ayrı incelemekte yarar vardır:

Bunlardan ilki. “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi” halidir. Bu halde , işçi işi aksatmamak ve işyerinde çalışan diğer işçilerin sıhhatini ve yaşayışını tehlikeye düşürmemek zorundadır. Bu zorunluluk, işçinin özen borcundan kaynaklanmaktadır. Eş söyleyişle, işçinin özen borcunun bir gereği olarak iş sağlığını ve iş güvenliğini tehlikeye düşürmekten kaçınması gerekmektedir.

Özen borcunun ihlalinin özel bir şekli olan işçinin “işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi” durumunun işveren tarafından bir haklı fesih sebebi olarak kabul edilebilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunların başında işçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmüş olması gelmektedir. Burada zarar olasılığı ve tehlikenin varlığı gerekli ve yeterli bulunmakta; zararın meydana gelmiş olması aranmamaktadır.

Bunun yanında tehlikeye düşürme halinin işçinin kendi isteği ile veya savsaması sonucu ortaya çıkmış olması da gereklidir. İşçinin kastı veya savsamasının olup olmadığı ise işin niteliğine göre uzman bilirkişilerden alınacak raporla belirlenecektir.

İkinci fesih nedeni ise; “işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya veya maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması” halidir.

İşverene ait olan ya da onun eli altında bulunan malların işçi tarafından hasara uğratılması veya kaybı halinde, işverenin sözleşmeyi bildirimsiz fesih hakkını kullanabilmesi için; hasara ya da kayba uğratma sonucu oluşan bir zararın varlığı ve bu zararın işçinin kusuru, isteği (kastı) ya da savsamasından (ihmalinden) kaynaklanması gerekir. Bunun yanında ortaya çıkan zarar miktarı da işçinin otuz günlük ücretinin tutarıyla ödenemeyecek boyutta olmalıdır.

Eğer zararın miktarında uyuşmazlık varsa bu da işin niteliğine göre uzman bilirkişi düşüncesi alınmak suretiyle çözümlenmelidir. Bu uyuşmazlığın tanık beyanlarıyla çözümlenmesi olanaklı olmadığı gibi, tazmin edilecek miktarın da ayrıca saptanması gerekmektedir. Bu saptamada kusur oranı da göz önüne alınmalıdır.

Diğer taraftan, her iki fesih nedeni yönünden de işçinin kusurlu olmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulma olanağı bulunmaktadır. Zira, zorlayıcı sebep varsa bunun sonuçları işçiye yüklenemeyeceğinden, her iki fesih nedeninde de ön koşul işçinin isteği ya da savsamasının varlığının, konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla, araştırılması ve açıklıkla ortaya konmasıdır.

Tüm bu açıklamalar göstermektedir ki, davanın yasal dayanağını oluşturan 4857 sayılı Kanunun 25/II-(ı) maddesinde düzenlenen iki ayrı fesih nedeni yönünden öncelikle işçinin istek ya da savsamasının varlığının; varsa kusur oranının ve ardından da uyuşmazlığa konu zararın varlığı ile zarar miktarının usulünce belirlenmesi gerekmektedir. Bu da işin niteliğine göre konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurularak gerçekleştirilecektir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde;

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; davalı işveren tarafından, davacı işçinin iş akdinin, yangın nedeniyle işyerinde meydana gelen zarara ve bu zararın miktarına dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda; 4857 sayılı İş Kanununu’nun 25/II-(ı) maddesinde yer alan bu fesih nedeninin koşullarının somut olay yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin yukarıda açıklanan ilkeler de gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir.

Oysa, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç ta dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Yerel Mahkemece yapılacak iş; somut olayın açıklanan niteliğine göre, konusunda uzman bilirkişi görüşüne başvurularak, düzenlettirilecek rapor ile öncelikle; feshe dayanak alınan olayın meydana gelmesinde davacı işçinin isteği veya savsamasının bulunup bulunmadığını tespit; varsa kusur oranını belirlemek; ardından zarar miktarı da saptanarak bu miktarın –kusur oranı da gözetilerek - işçinin otuz günlük ücreti tutarını aşıp aşmadığını değerlendirmek ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek, olmalıdır.

O halde, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı direnme kararı usul ve yasaya aykırı olup; bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/210, K. 2009/274, 17 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 15/03/2007
  5. Numarası : 2006/188-2007/59
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/210
Karar No
2009/274
Tarih
17 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/212 K.2009/4532
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/213 K.2009/244
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/214 K.2009/284
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/216 K.2009/4356
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/217 K.2009/3356
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/217 K.2009/276

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.