İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/287 K.2009/360

Hukuk Genel Kurulu 2009/9-287 E. , 2009/360 K.

Esas2009/287Karar2009/360Tarih15 Temmuz 2009Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/287
Karar No
2009/360
Karar tarihi
15 Temmuz 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/9-287 E. , 2009/360 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 10. İş Mahkemesi

TARİHİ : 27/01/2009

NUMARASI : 2008/733-2009/17

Taraflar arasındaki “sendika olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda yapılan seçimlerin geçersizliğinin tespiti ve iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. İş Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 13.05.2008 gün ve 2008/132-306 sayılı kararın incelenmesinin ana davanın davacısı ile birleşen davalardaki davacılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.07.2008 gün ve 2008/26719-21801 sayılı ilamı ile; “…1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davalı Sendika Olağan Genel Kurulu 2-3 Şubat 2008 tarihlerinde toplanmış bunun sonucunda 4688 sayılı yasanın 10 ve devamı maddelerince genel başkan ile sendika zorunlu organ yöneticileri seçilmiştir.

Davacılar tarafından ayrı ayrı açılan davaların hukuki ve fiil irtibatları nedeniyle birleştirilen davalarda, 2-3 Şubat 2008 tarihlerinde yapılan davalı sendikanın Olağan Genel Kurulunda genel başkanlığa seçilen M.K..'ın Şanlı Urfa il Müdür Yardımcılığına atanması üzerine 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca atandığı bu görev nedeniyle aynı yasanın 16.maddesi uyarınca sendika üyeliği ve sendika genel başkan yardımcılığı görevinden 30.4.2003 tarihinde istifa ettiği, bu görevi sona erip asli görevine döndüğünde ise yeniden üyelik başvurusu yapmadığı ve üyeliğe kabul edilmediği,

dolayısıyla davalı sendika üyesi olmadığı için genel başkan seçilme şartlarını da taşımadığı belirtilerek M.

K..'ın genel kurul tarihi itibarıyla sendika üyesi olmadığının tespiti ile davalı sendikanın 2-3 Şubat 2008 tarihlerinde yapılan 3. Olağan Genel Kurulu'nun iptaline, genel kurul sonuçlarının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ve yeni oluşan yönetim kurulunu işten el çektirilmesine ve yeniden seçim yapılmasına ve yeniden seçimlerin eski yönetim tarafından yapılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı sendika, davalılardan Ö. E.. ile H. K..ın önceki dönemde genel yönetim kurulu üyesi olarak aynı dönemde genel başkan yardımcısı olan M.

K.. ile birlikte çalıştıklarını, istifayı o dönemde ve genel kurul sürecinde gündeme getirmediklerini, seçimleri kaybetmeleri üzerine işbu dava açtıklarını, kötüniyetli olup genel kurulun iptalini isteyemeyeceklerini, diğer taraftan sendika başkanlığına seçilen Mahmut Kaçar'ın 4688 S.K.'nun 16. maddesi ve Yönetmeliğin 5. maddesinde belirtilen üyelikten çekilme formu doldurarak istifasının bulunmadığını, adı geçenin Urfa ilinde 4 ay süre ile il Müdür Yardımcısı unvanı ile geçici olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirmenin asaleten veya vekaleten olmadığını, daha sonra asli görevine iade edildiğini,

üzerinden 4 seneyi aşkın bir süre geçtiğini, bu kişinin iki genel kurula katılıp genel başkan yardımcılığı görevini üstlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacılardan H. K..ve Ü.A..'ın genel yönetim kurulu üyesi olarak M..K..'ın istifasını bilebilecek durumda oldukları, davacı H. K..ın seçim ilgili tüm aşamalardaki belgelerde, imzasının bulunduğu, itiraz etmedikleri halde bunu seçimleri kaybettikten sonra itirazda bulunmaları iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar olduğu, bu nedenle dava açma yetkilerinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan sendika başkanlığına seçilen M.

K..'ın Urfa İl Sağlık İl Müdürlüğü'nde geçici olarak görevlendirilmesi üzerine Sendika başkanlığına verdiği ve sendika kayıt defterine işlenen istifa dilekçesinin 4688 S.

K. 'nun üyeliğin sona ermesi ile ilgili 16. maddesi ile 41. maddeye göre çıkartılmış 7.9.2001 gün 24516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan düzenlemeye göre üyelikten çekilme bildirimini doldurup imzalamadığı, dosya içerisinde bulunan 30.4.2003 tarihli istifa dilekçesinin yukarıda belirtilen maddelerde getirilen şekle uygun özellik taşımadığı bu nedenle adı geçenin sendika üyeliğinin sona ermediği ve iptali istenen genel kurulda sendika başkanlığına seçilmesinde Yasa, Tüzük ve Yönetmeliğe aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiştir.

Karar, davaca M. Y.. ve Ö. E..tarafından iddiaları doğrultusunda temyiz edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, mahkemece davacılar Ö. E.. ile H. K.. birlikte çalıştıkları dönemde M. K..'ın istifa dilekçesini gündeme getirmedikleri, aradan uzunca bir süre geçtikten ve 3 sene birlikte görev yaptıktan sonra son seçimde seçimi kaybetmeleri sonucu gündeme getirmelerinin objektif iyi niyet kurallarına uygun bir davranış olarak görülmediği belirtilmekte ise de hakkında özel norm olan bir uyuşmazlıkta objektif iyiniyet kuralları işlemez.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar Kanunu'nun sendika üyeliğinin sona ermesini düzenleyen 16. maddesinde "Her üye üyelikten serbestçe çekilebilir. Üyelikten çekilme, çekilme isteğinin sendikaya bildirilmesi ile gerçekleşir. Çekilme bildirimini alan sendika görevlisi, kayıt defterine işlemek ve alındığına ilişkin bir belgeyi derhal üyeye vermek zorundadır." şeklinde ayrıntılı ve açık kurallara yer verilmiştir.

Bu düzenlemeden anlaşılacağı gibi üyelikten çekilme konusunda herhangi bir şekil şartına yer verilmemiştir. Buna karşın aynı yasanın 41. maddeye göre çıkartılmış 7 Eylül 2001 gün 24516 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesinde "Sendika üyeliğinden çekilmek isteyen kamu görevlisi örneği (EK -3)' de gösterilen çekilme bildirimini doldurup imzaladıktan sonra bir örneğini sendikaya verir.

Sendika görevlisi kayıt defterine işlemek ve alındığına ilişkin bir belgeyi derhal üyeye vermek zorundadır." Şeklinde üyelikten çekilme bildirim formu doldurma zorunluluğu getirilmiştir. Yönetmeliğin bu düzenlemesi sadece yazılı olmasına ilişkin şekil şartı getirmiş olan yasa hükmüne aykırıdır. Yasanın 16. maddesine üyelikten çekilme bildirimi doldurma zorunluluğu, 24.6.2004 tarih ve 5198 sayılı yasa ile getirilen değişiklikle getirilmiştir.

Üyelikten çekilme bildirimi düzenleme zorunluluğunun sonradan yasa hükmüne konulmuş olması Mahmut Kaçar'ın 30.4.2003 tarihli üyelikten ve sendika başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğine ilişkin dilekçesini yasaya aykırı hale getirmez. Kaldı ki, bu olgu uyuşmazlıkta ispatı kolaylaştırmak için getirilmiştir. M. K..'ın sendika üyeliğinden çekildiği bu nedenle tartışmasızdır. İstifa iradesinin sendikaya ulaşması ile hukuk sonuçlar doğar.

Zira üyelikten çekilme iradesi bozucu yenilik doğurucu hakkın kullanımıdır. İrade beyanı karşı tarafa varmış olmakla sonuçlar doğuran hukuki bir durumdur. Bu kişinin daha sonra sendikaya üye olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge dosyada bulunmadığından 30.4.2003 tarihinden itibaren otuz gün sonra yani 30.5.2003 tarihinde sendika üyeliği sona ermiştir. Bu durumda M.

K...'ın sendika üyesi olmadığı halde sendika genel başkanlığına seçilmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğundan kesin hükümsüzdür. Böyle olunca adı geçenin sendika Olağan Genel Kurulun sendika başkanlığı ile ilgili seçimin kesin hükümsüzlük nedeniyle iptali gerekir iken davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Ana davanın davacısı ile birleşen davalardaki davacılar vekilleri

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Ana davanın davacısı ile birleşen davalardaki davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.07.2009 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/287, K. 2009/360, 15 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 27/01/2009
  5. Numarası : 2008/733-2009/17
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/287
Karar No
2009/360
Tarih
15 Temmuz 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/288 K.2009/5189
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/288 K.2009/393
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/289 K.2009/321
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/289 K.2009/20632
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/290 K.2009/350
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/291 K.2009/318

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.