İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/91 K.2010/182

Hukuk Genel Kurulu 2010/12-91 E. , 2010/182 K.

Esas2010/91Karar2010/182Tarih31 Mart 2010Okuma5 dk · 1.091 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/91
Karar No
2010/182
Karar tarihi
31 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.091 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/12-91 E. , 2010/182 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 19/11/2009

NUMARASI : 2009/1311-2009/2161

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. İcra Mahkemesince takibin durdurulmasına dair verilen 22.5.2008 gün ve 2007/319 -2008/659 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 29.1.2009 gün ve 2008/20377-2009/1946 sayılı ilamı ile,

(…1- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Takip konusu 15.03.2006 vadeli ve 400.000 YTL miktarlı senetteki, borçlu Besim Eren imzasının “borçlu eli ürünü” olduğu, dosyadaki 30.07.2007 tarihli Grofoloji ve Sahtecilik Uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Grofoloji ve Sahtecilik Uzmanlarından üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen 15.11.2007 tarihli müşterek raporda, takip konusu senedin yine, borçlu Besim Eren tarafından imzalandığı rapor edilmiştir.

Her iki raporda da imzanın borçlu eli ürünü olduğu bildirilmesine karşın, bu defa Jandarma Genel Komutanlığı, Döküman İnceleme Uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden inkar olunan imzanın borçluya ait olduğuna dair sonuç bildiren üçüncü rapor alınmıştır.

İcra Mahkemesince içerikleri ve sonuçları itibariyle birbirini doğrular nitelikte görüş ifade eden bilirkişi incelemeleri gereğince borçlunun imzaya itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karşı görüş bildiren 29.05.2008 tarihli dördüncü rapora itibar olunarak takibin durdurulmasına dair hüküm tesisi isabetsizdir…)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı/alacaklı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

İstek, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte imzaya itirazdan ibarettir.

Davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine girişilen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takip dayanağı 15.03.2006 vadeli ve 400.000 YTL miktarlı senetteki imzaya itirazını icra Mahkemesine bildirmiştir.

Mahkemece alınan 30.07.2007, 15.11.2007 ve 25.01.2008 tarihli ilk üç raporda, “takibe konu senetteki imzanın borçluya ait olduğu” yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı yanın itirazı üzerine 29.05.2008 tarihli “bonodaki imzanın borçlu eli ürünü olmadığı” yönünde görüş bildiren dördüncü raporu alan İcra Mahkemesi, karşı görüş bildiren bu dördüncü rapora dayanarak takibin durdurulmasına dair hüküm tesis etmiş; Özel Daire’ce bu hüküm yukarıda açıklanan nedenle bozulmuş, Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Talebin niteliğine göre imzaya itiraza ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 170. maddesi, eldeki talebin yasal dayanağını oluşturmaktadır. Anılan madde “imzaya itiraz” başlığını taşımakta olup, aynen;

“Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaate göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.

İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.

İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir.

Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.

İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.”

Hükmünü içermektedir.

Aynı Kanunun 168. maddesinin 4. bendinde haciz yoluyla takipte ödeme emrinde yer alacak hususlardan birisi olarak ;“Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği ve merciden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.” gösterilmiştir.

Yine İcra ve İflas Kanununun 170. maddesinin 3. fıkrasında atıf yapılan aynı Kanunun 68/a maddesinin 4. fıkrasında; “İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır “denilmek suretiyle inceleme yöntemi açıklanmıştır.

Tüm bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, borçlunun kambiyo senedindeki imzaya itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Mahkemesine bildirmesi ve icra mahkemesinin de bu itirazı İcra ve İflas Kanununun 170. maddesi hükümleri çerçevesinde ve yine bu maddeden yapılan atıfla İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesinin 4. fıkrasında yer alan yöntem dairesinde yapması gerekmektedir.

Takibin dayanağı senetteki inkar edilen imza ile karşılaştırılacak imza arasında ilk bakışta görülebilecek derecede bir uygunluk ve benzerlik yok ise veya senetteki inkar edilen imzanın taklit edilmesi kolay ise, İcra mahkemesi imza karşılaştırması için bilirkişiye başvurmalıdır.

Bu noktada hakim, birinci bilirkişi raporu ile durumun gereği gibi aydınlanmadığı kanısına varırsa, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İkinci bilirkişi raporunun da yeterli bulunmaması halinde, üçüncü bilirkişi incelemesi yaptırılması olanaklıdır.

Somut olayda; 30.07.2007, 15.11.2007 ve 25.01.2008 tarihli ilk üç raporda, “takibe konu senetteki imzanın borçluya ait olduğu” yönünde görüş bildirilmiş, davacı vekili her üç rapora da itiraz etmiştir. Davacı yanın itirazlarını benimseyen İcra Mahkemesince, ilk üç raporun hükme yeterli olmadığı gerekçesiyle dördüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve ilk üç raporun aksine “bonodaki imzanın borçlu eli ürünü olmadığı” yönünde görüş bildiren 29.05.2008 tarihli dördüncü rapor esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Davalı vekili, bu son rapora itiraz etmiştir.

Görüldüğü üzere, birbirini teyit eden ilk üç bilirkişi raporundan sonra, bu raporlara aykırı düşünceleri ve sonuçları ihtiva eden dördüncü bilirkişi raporunun alınmasıyla, bilirkişi raporları arasında çelişki yaratılmıştır.

O halde; son bilirkişi raporu ile ilk üç bilirkişi raporları arasında içerikleri ve sonuçları itibariyle aykırılık bulunduğuna göre, somut olayın özelliği itibariyle, davalı yanın son rapora itirazı da göz önünde tutularak, yeniden seçilecek bilirkişiler eliyle inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenlerle, Yerel mahkemece beşinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak, raporlar arasındaki aykırılığı giderici yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; ilk üç raporla çelişen son bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçeyle HUMK.429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 31.3.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/91, K. 2010/182, 31 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 19/11/2009
  5. Numarası : 2009/1311-2009/2161
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/91
Karar No
2010/182
Tarih
31 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/92 K.2010/4927
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/92 K.2010/3716
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/92 K.2010/2819
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/92 K.2010/5700
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/92 K.2010/141
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/93 K.2010/3139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.