İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1620 K.2013/824

Hukuk Genel Kurulu 2012/10-1620 E. , 2013/824 K.

Esas2012/1620Karar2013/824Tarih12 Haziran 2013Okuma7 dk · 1.361 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1620
Karar No
2013/824
Karar tarihi
12 Haziran 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.361 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/10-1620 E. , 2013/824 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İzmir 6. İş Mahkemesi

TARİHİ : 17/10/2012

NUMARASI : 2012/348-2012/509

Taraflar arasındaki “maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 6. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.04.2012 gün ve 2008/271 E. - 2012/164 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.06.2012 gün ve 2012/10478 E. - 2012/11257 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacının maluliyet aylığı talebi, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğine ilişkin Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 03.04.2007 tarihli raporu da esas alınarak, Kurum tarafından reddedilmesi üzerine, açılan iş bu davada; davacı, 01.10.2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiş; Mahkemece, davacının, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 14.11.2011 rapor tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

Mahkemece; öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan, davacının çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi istenilmeli; çalışma gücü kaybı oranının %60 ve üzerinde olduğunun belirtilmesi durumunda, 5510 sayılı Yasanın 25 ila 27. maddelerindeki, diğer yasal şartların yanında, çalışma gücünü %60 oranında kaybedenlere maluliyet aylığı bağlanabileceğine ilişkin düzenleme gözetilerek,

5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.11.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanacağı, ancak, 14.11.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığına ilişkin kararın davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilerek şimdiki gibi karar verilmelidir. SSYSK tarafından, çalışma gücü kaybı oranının %60’ın altında belirtilmesi durumunda ise.

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak rapor ile, çalışma gücü kaybı oranının başlangıcı da açıklatılarak, SSYSK ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporları arasındaki çelişki giderilmeli, davacının, çalışma gücünü 14.11.2011 tarihi öncesinde %60 oranında veya daha fazla oranda kaybettiğinin anlaşılması durumunda ise, bu durumun, ilk defa belirlendiği 14.11.2011 tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığına hükmedilmesi gerekir.

Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; 506 sayılı Kanun’un 52 ve devamı maddelerine dayalı, çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedilmesi nedeni maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin Kurum sigortalısı olarak özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 14.09.2006 tarihli dilekçesi ile SSK İzmir Sigorta İl Müdürlüğünden maluliyet aylığı tahsis edilmesi talebinde bulunduğunu, talebinin reddedildiğini; itiraz üzerine dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiğini, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurul’nun da müvekkilinin hastalık ve arızalarına göre çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmediğine karar verdiğini.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararının tıbbi gerçeklere aykırı olduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulunca inceleme yaptırıldığında davacının malullük aylığına hak kazanacağının ortaya çıkacağını belirterek, davacıya 01.10.2006 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması ve birikmiş aylıklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, davacının maluliyet oranının 2/3 oranını geçmemesi nedeniyle aylığa hak kazanamadığına karar verildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 14.11.2011 tarihinden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması ve bu tarihten itibaren hak kazanılan aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine dair verilen karar, davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece; yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçe ile bozulmuş; Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmünü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; maluliyet aylığının bağlanması için mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, bedensel ve ruhsal arızalar nedeniyle sigortalıya ya da hak sahiplerine sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi, yasal çerçevede bir raporun alınmış olmasına bağlıdır.

Davacının maluliyet aylığı talebinde bulunduğu 14.09.2006 tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Kanun’un 53.maddesinde, sigortalının malul sayılabilmesi için “çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği”nin tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiş; 54.maddesinde ise malullük aylığından yararlanma şartları sayılmıştır.

01.10.2088 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25.maddesinde ise “malul sayılma” başlığı altında;

“Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

506 sayılı Kanunun 109.maddesinde; sigortalının sürekli işgöremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin saptanmasında, kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, kurumca verilen kararlara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Yasa koyucu bu madde ile, ilgililerin durumlarının tespitinde, kurum sağlık tesislerinin Sağlık Kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağını, raporları yeterli görülmeyen ilgililerin Kurumca yeniden muayene ettirilebileceğini, raporlar üzerine Kurumca verilen kararlara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağını ve Kurumun yaptıracağı incelemelerin kendi açısından Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı ile sona ereceğini hükme bağlamıştır.

Konuya ilişkin, 4496 Sayılı Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünün 1.maddesinde; sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş ve hangi hallerde başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda sayılacakları, 43.maddesinde;sigortalıların malullük hallerinin tespitine ilişkin raporlar üzerine Kurumca verilecek kararlara karşı ilgililerin itirazlarını inceleme görevinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna ait olduğu, 56.maddesinde ise; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının Kurumu bağlayacağı ifade edilmektedir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, 506 sayılı Kanunun 109.maddesinde, malullük durumunun belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu açık biçimde gösterilmiştir.

Buna göre; Kurum sağlık tesisleri tarafından düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Bu Kurulun kararları Sosyal Sigortalar Kurumunu bağlayıcıdır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun’un 53. maddesinde maluliyet aylığının bağlanabilmesi için sigortalının “çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiğinin” tespiti gerekmekte iken, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 25 maddesi ile bu oran % 60 olarak sigortalı yararına değiştirilmiştir. Bu durumda 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem yönünden davacının maluliyet aylığı koşullarının değerlendirilebilmesi için sürekli iş gücü kaybının oranının yüzde olarak tespitinde yarar vardır.

Dosya kapsamından, Sağlık Bakanlığı İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.11.2006 tarihli raporunun, SSK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet İşleri Daire Başkanlığınca değerlendirilerek çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedilmediğinin tespit edildiği, davacının buna itirazı sonucu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 03.04.2007 tarih 26/2002 sayılı kararı ile de maluliyet oranının 2/3 olmadığına karar verildiği, bunun üzerine davacı sigortalının,bu karara da itiraz ederek, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını istemesi üzerine, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nin 14.05.2011 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranının % 76 olduğuna karar verildiği, anlaşılmaktadır.

Bu bakımdan mahkemece; öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan, davacının çalışma gücü kaybı oranının rakamsal olarak başlangıç tarihi itibari ile belirlenmesi istenilmeli; çalışma gücü kaybı oranının %60 ve üzerinde olduğunun belirtilmesi durumunda, 5510 sayılı Kanunun 25 ila 27. maddelerindeki, diğer yasal şartların yanında, çalışma gücünü %60 oranında kaybedenlere maluliyet aylığı bağlanabileceğine ilişkin düzenleme gözetilerek,

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.11.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanacağı, ancak, 14.11.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığına ilişkin kararın davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilerek şimdiki gibi karar verilmelidir. SSYSK tarafından, çalışma gücü kaybı oranının %60’ın altında belirtilmesi durumunda ise.

2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 15. maddesi uyarınca, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak rapor ile, çalışma gücü kaybı oranının başlangıcı da açıklatılarak, SSYSK ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporları arasındaki çelişki giderilip sonucuna göre karar verilmelidir..

Yerel mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1620, K. 2013/824, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 17/10/2012
  5. Numarası : 2012/348-2012/509
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1620
Karar No
2013/824
Tarih
12 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1621 K.2013/18555
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1622 K.2013/822
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1624 K.2013/839
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1626 K.2013/813
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1631 K.2013/4346
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1633 K.2013/825

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.