İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/146 K.2013/1402

Hukuk Genel Kurulu 2013/1-146 E. , 2013/1402 K. ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

Esas2013/146Karar2013/1402Tarih25 Eylül 2013Okuma6 dk · 1.231 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/146
Karar No
2013/1402
Karar tarihi
25 Eylül 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.231 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/1-146 E. , 2013/1402 K. ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNDE, SÖZLEŞMENİN FESHİ

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 617

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 517

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sakarya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 28.07.2010 Tarih, 231-328 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 19.01.2012 Tarih, 14640 Esas, 337 Karar sayılı ilamı ile;

(...Dava, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine aykırılık hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; davacının daha önce açmış olduğu davadan feragat etmesi nedeniyle reddine karar verildiği, anılan davadan sonra edimini yerine getirmemeye devam ettiğini ileri sürerek birinci davanın reddinden sonraki dönemdeki akde aykırılık sebeplerine dayandığı, öyleyse kesin hükümden söz edilemeyeceği, tarafların delilleri toplanarak işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi basitçe taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme B.K.'nun 511. maddesinde, “kaydı hayat ile bakma mukavelesi, akitlerden birinin diğerine ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı malların temlikini iltizam etmesinden ibaret olan bir akit” olarak tarif edilmiştir.

Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerin de belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer.

Hemen belirtmek gerekirki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır.

Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu içtimai mevkiine ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır.

Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları BK.nun 5l7. maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan herbirinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır.

O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.

Somut olaya gelince, davacının 12 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını önceden, eşi ve davalının annesi olan dava dışı Meliha’ya bağışladığı, kalan ½ payını da 11.04.2002 tarihinde ölünceye kadar bakım koşulu ile evlatlığı olan davalıya temlik ettiği, davada davacı henüz bakıma muhtaç olmadığını, ancak davalının özür dilemesi nedeniyle feragat ettiği davadan sonra davalının tutarsız ve saygısız davranışlarının artarak devam ettiğini, davalının bu tutum ve davranışları nedeniyle bakım sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmeyeceğini belirterek eldeki davayı açtığı, davacının Meliha aleyhine açtığı boşanma davasında ve bu davada dinlenen bir kısım tanıkların davacının bakılmadığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı ve karşılıklı hak bahşeden ve borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu sözleşmelerin özelliği gereği bakım borçlusunun, bakım alacaklısına karşı olan yükümlülüklerinin iki yönü bulunmaktadır.

Buna göre maddi yönden bakım alacaklısının ikametinin temini, beslemesi, giydirilmesi gibi maddi borçları yanında, manevi olarak da bakım alacaklısının kendisini güvende hissetmesini sağlama, hayatının geri kalanında ihtiyaçlarının karşılanacağı konusunda güven verme, gerekli saygı ve şefkati gösterme, diğer bir ifade ile bakım alacaklısının güven duygusunu zedeleyecek tutum ve davaranışlardan kaçınma gibi manevi yükümlülükleri vardır.

Nitekim, bakım alacaklısını bu tür bir sözleşme yapmaya sevkeden esas düşüncede geleceğe ilişkin bu yöndeki kaygılarıdır. Bu kapsamda bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı olan tüm yükümlülüklerinin tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek hakkaniyete uygun olarak ve süreklilik arzedecek şekilde yerine getirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Belirtilen somut olgular, anılan ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davalının ölünceye kadar bakım aktinden doğan yükümlülüklerini, başka bir ifadeyle sözleşmeden doğan edimini yukarıda belirtilen ölçütlere göre yerine getirmediği ve taraflar arasında güvene dayanan bir ilişki kalmadığı ve bu haliyle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin sürdürülmesinin olanaksız hale geldiği açıktır.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir....)

Gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine aykırılık hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin kayden maliki olduğu 12 nolu parselin ½ payını, ikinci eşinin kızı olan davalı evlatlığına ölünceye dek bakma akti ile temlik ettiğini, davalının tutarsız ve saygısız davranışlarının özellikle son dönemde artarak devam ettiğini, henüz bakıma muhtaç olmayan davacının gelecekte kendisine karşı bu bakım sorumluluğunu davalının yerine getirmeyeceğine inandığını ileri sürerek, haklı sebeplere dayalı olarak sözleşmeyi feshettiğinin kabulü ile davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı vekili, davalının bakım borcunu yerine getirdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının iddiasını kanıtlayamadığı ve davalının bakım borcunu yerine getirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı yanın temyizi üzerine hüküm ,Özel Dairece yukarda aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur.Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını temyize davacı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalının bakım borcunu yerine getirip getirmediği, buna göre davanın kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde, sözleşmenin feshi hususu mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 517.maddesi ve yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 617.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hale getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir.

Somut olayda; davacının 12 nolu parseldeki ½ payını 1993 yılında , eşi ve davalının annesi olan dava dışı Meliha’ya bağışladığı, kalan ½ payını da 11.04.2002 tarihinde ölünceye kadar bakma koşulu ile evlatlığı olan davalıya temlik ettiği, davacının, davalıya karşı, daha evvel 30.10.2007 tarihinde kendisine bakılmadığı iddiası ile tapu iptali ve tescil davası açtığı, ancak yargılama sırasında feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve kararın 25.04.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davayı ise davacının, davalının gelecekte kendisine karşı bakım sorumluluğunu yerine getirmeyeceğine inandığı iddiası ile açtığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacının, 20.04.2010 tarihinde, yani yargılama aşamasında, davalının annesi Meliha’ya karşı Sakarya 2.Aile Mahkemesi’nin 262 Esas, 645 Karar sayılı boşanma davası açtığı, ancak feragat etmesi nedeniyle davanın retle sonuçlandığı; getirtilen Sakarya 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.09.2011 Tarih, 2011/14-353 Sayılı dosyasında ise, davacı ile davalının annesi ve kız kardeşi arasında 27.09.2010 tarihinde çıkan arbede sonucu basit yaralamadan davacının ceza aldığı ve cezasının ertelendiği sabitti

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre ve özellikle taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği anlaşıldığından, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440.maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.09.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/146, K. 2013/1402, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde, Sözleşmenin Feshi
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/146
Karar No
2013/1402
Tarih
25 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/147 K.2013/19780
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/147 K.2013/20312
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/148 K.2013/15897
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/150 K.2013/21408
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/151 K.2013/16638
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/151 K.2013/20311

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.