İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/434 K.2014/53

Taraflar arasındaki “itirazın iptali ile Kurum işleminin iptali” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne, dair verilen 22.12.2010 gün ve 2009/1015 E., 2010/935 K., sayılı kararın incelenmesi…

Esas2013/434Karar2014/53Tarih29 Ocak 2014Okuma7 dk · 1.424 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/434 E., 2014/53 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Ocak 2014
Mahkemesi
Ankara 3. İş Mahkemesi
Tarihi
04/12/2012
Numarası
2012/734-2012/965
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.424 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki “itirazın iptali ile Kurum işleminin iptali” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne, dair verilen 22.12.2010 gün ve 2009/1015 E., 2010/935 K., sayılı kararın incelenmesi davacı/karşı davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 17.05.2012 gün ve 2011/4617 E., 2012/9085 K. sayılı ilamı ile;

“…Dosya kapsamına göre, 3201 sayılı Kanun uyarınca Almanya'da geçen sigortalı hizmetlerin; borçlanan davalıya (birleşen davanın davacısı) bağlanan yaşlılık aylıklarının yurt dışından işsizlik yardımı alması nedeniyle iptali üzerine, 01.01.1997-17.08.2008 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için icrai takibe geçildiği anlaşılmaktadır.

Davanın temel yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3'üncü maddesinde yer alan ve borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi'nin 12.12.2002 gün ve 2000/36 Esas - 2002/198 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu konu,

anılan Kanunda değişiklik yapan ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 56'ncı maddesiyle yeniden düzenlenmekle halen yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının borçlanabilmeleri kabul edilerek yurda kesin dönülmüş olması şartı öngörülmemiş ise de, 3201 sayılı Kanunun 6'ncı maddesinin (A) bendi hükmü gereğince anılan koşul, borçlanan ve borcunu ödeyen sigortalılara yaşlılık sigortasından aylık tahsisi için varlığını korumaktadır.

Ancak, özellikle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra bu koşulun, yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri ile bu süreler arasında veya sonundaki işsizlik sürelerini borçlanan kişiler yönünden "yurt dışı çalışma ilişkisinin sona ermesi" olarak anlaşılması zorunlu olup, bu kapsamda Türkiye dışındaki bir ülkenin sosyal sigorta kurumundan, çalışmaya bağlı sosyal sigorta ödenekleri olan işsizlik ve hastalık yardımı alınması olgusu fiilen yurt dışında çalışma gibi değerlendirileceği gibi, sigortalıya malûllük, emekli/yaşlılık aylığı bağlanmış olması,

yurda kesin dönüş yapıldığının karinesi niteliğinde bir olgu olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamına göre; Mahkemece, 30.07.2008 tarihinde Kuruma intikal eden, Almanya SGK Başkanlığı hizmet belgesine göre, davalıya (birleşen davanın davalısı) 30.11.2007 tarihinden itibaren Almanya'dan yaşlılık aylığı bağlandığından bahisle, bu tarih itibariyle kesin dönüş şartının gerçekleştiği ve takip eden aybaşı olan 01.12.2007 tarihi itibariyle de aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.Ancak, Almanya SGK Başkanlığı hizmet cetvelinin tercümesinin yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, Alman SGK Başkanlığı hizmet belgesinin tercümesi yaptırılarak sigortalının Almanya'dan aylık alıp almadığı, niteliğinin ne olduğu, ikamete dayalı bir ödeme olup olmadığı hususları irdelenerek dava konusu istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davacı (karşı davalı) vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı/karşı davalı SGK vekili asıl davada; davalının 1.1.1997-17.8.2008 tarihleri arasında Kurumdan aylık almakta iken, Almanya'da işsizlik yardımı aldığının tespit edilmesi üzerine aylıklarının, 3201 sayılı Kanun’un 6 maddesi gereğince başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, yersiz, ödenen aylıklar ile işlemiş faize ilişkin kurum alacağının tahsili amacıyla Ankara 23. İcra Dairesinin 2008/9525 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının 21.10.2008 tarihinde takibin tamamına itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

Davalı/karşı davacı B.. K.. vekili, asıl davada, Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9525 E sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin açık olmadığını; borcun kapsamının faiz oranının ve başlangıç tarihinin belli olmadığını bu nedenle ödeme emrinde yer alan borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Kurumun müvekkilini, sosyal güvenceden mahrum bırakan işleminin Anayasa, mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı-karşı davacı B.. K.. vekili, birleşen Ankara 17. İş Mahkemesi’nin 2010/89 E sayılı davada, müvekkilinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak emekli olduğunu, Kurum tarafından borçlanması ve yaşlılık aylığının iptal edildiğini, müvekkilinin yurt dışından kesin dönüş yaparak, kesin dönüş koşulunu yerine getirdiğini, bu nedenle borçlanma işlemi ve yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile borçlanma işleminin geçerli olduğunun ve kesilen aylığın, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve sağlık hizmetlerinden faydalanması gerektiğinin tespitinine karar verilmesini istemiştir./

Davacı-karşı davalı SGK vekili birleşen davada, davacıya 3201 sayılı kanuna göre borçlandığı süreler ile hizmeti üzerinden tam yaşlılık aylığı bağlandığını ancak Alman sigorta merciinden yardım aldığının tespit edilmesi üzerine borçlanması geçerli sayılmış ise de aylığının iptal edildiğini ileri sürerek karşı davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece; Alman Sigorta Merciinden alınan 06.06.2008 tarihli yurtdışı hizmet cetveline göre, davacı 30.11.2007 tarihinden sonra yurtdışında çalışmadığı, yurtdışından işsizlik/hastalık yardımı almadığı gibi, 01.12.2007 tarihinden itibaren de yurtdışından emekli olduğunun anlaşıldığı, davacı/karşı davalı Kurum tarafından da aksi iddia ve ispat edilmediğinden, davalı/karşı davacının yurtdışı ilişkisinin 30.11.12007 tarihinde son bulmuş olması nedeniyle, iptal edilen yaşlılık aylığının yurtdışından aldığı issizlik yardımının sona erdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.12.2007 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiği, gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Daire; yukarıda metni yazılı gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermiş, yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiştir. Direnme hükmünü, davalı vekili temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık;mahkemece yapılan araştırmanın, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan, yurda kesin dönüş koşulunun ısbatına yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun, kendisinden önce yürürlükte bulunan 2147 sayılı Kanun ile birlikte; yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarına; yurt dışında çalıştıkları süreleri, döviz karşılığı borçlanma ve buna bağlı yaşlılık sigortasından yararlanma hakkı vermiş ve bu kişilerin, yurt dışındaki ülke sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sosyal güvenliklerine gerek kalmaksızın Türkiye'de sosyal güvenceye kavuşma hakkı tanımıştır. Böylece Türkiye'de çalışıp, belli bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunan Türk vatandaşları ile yurt dışında çalışanların sosyal güvenceleri açısından bir farklılık kalmamıştır.

3201 sayılı Kanun’un 6.maddesinde;

"A-Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

a)Yurda kesin dönülmüş olması,

b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması;

c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması

şarttır.

Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır.

B- Bu kanunun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.

Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4'ncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır.”

Hükmü bulunmakta olup, 3201 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için “kesin dönüş” koşulunun varlığı aranmaktadır.

06.11.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Aylığa Hak Kazanma ve Aylık Başlama tarihi” başlıklı 13. maddesinin 1/a bendinde: de aylık bağlanabilme koşulları arasında “Yurda kesin dönülmüş olması” sayılmıştır.

Aynı yönetmeliğin “Tanımlar başlıklı” 4. maddesinin 1/d bendinde: “Kesin dönüş: Aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu,” şeklinde tanımlanmıştır.

Yönetmelikteki, kesin dönüşün tanımında yer alan “sosyal sigorta ödeneği” ibaresinin, ne anlama geldiği ifade edilmektedir. Buna göre “sosyal sigorta ödeneği” çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödemeleri ifade etmektedir.

Tanımda geçen “sosyal yardım ödeneği” de, bulunulan ülke mevzuat kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir geliri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, yurt dışı sürelerini borçlananlara aylık bağlanmasında, öncelikle yurt dışındaki çalışmaları ve varsa ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinin sona ermesi şartı aranacağı, kesin dönüş ifadesinden, hiçbir şekilde mutlak anlamda yurt dışında bulunduğu ülkeden, Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurtdışına çıkış yapmama şeklinde anlaşılmaması gerekmektedir.

Açıklanan hususlara, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.02.2013 gün ve 2012/10-1148 E., 2013/261 K. sayılı kararında da işaret edilmiştir.

Yukarıdaki açıklamaların ışığında, somut olay değerlendirildiğinde mahkemece, 30.07.2008 tarihinde Kuruma intikal eden, Almanya SGK Başkanlığı hizmet cetvelinin tercümesinin yaptırılmamış olması nedeniyle, bu belgeden sigortalının Almanya'dan aylık veya ödeme alıp almadığı, aylık almakta ise alınan aylığın niteliğinin ne olduğu, ikamete dayalı bir ödeme bulunup bulunmadığı hususları anlaşılamadığından, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda açıklanan değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/434, K. 2014/53, 29 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/434
Karar No
2014/53
Tarih
29 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/435 K.2014/1984
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/440 K.2014/560
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/441 K.2014/1500
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/441 K.2014/570
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/441 K.2014/1956
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/442 K.2014/1509

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.