İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1656 K.2014/1099

Taraflar arasındaki “istihkak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.12.2010 gün ve 2009/2003 E. 2010/1861 K.sayılı kararın incelenmesi davacı (3.Kişi) Tolga Tekstil Apre San. Tic.…

Esas2014/1656Karar2014/1099Tarih24 Aralık 2014Okuma6 dk · 1.217 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/1656 E., 2014/1099 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2014
Mahkemesi
İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi
06/03/2014
Numarası
2013/466-2014/122
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.217 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “istihkak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.12.2010 gün ve 2009/2003 E. 2010/1861 K.sayılı kararın incelenmesi davacı (3.Kişi) Tolga Tekstil Apre San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 22.11.2011 gün ve 2011/3554 E. 2011/10988 K. sayılı ilamı ile;

(…Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2008/7789 sayılı takip dosyasından 09.11.2009 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, borçlu ve 3.kişi şirketlerin adresleri ve ortaklarının farklı olduğunu, sadece 3.kişi şirket müdürü Tolga Kengen’in borçlu şirketin %20 oranında hissedarı olduğunu, haczedilen mallar arasında bulunan kumaşların müşterilere ait olup yıkanmak üzere davacı şirkete gönderildiğini belirterek İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, davacı şirketin borcun doğumundan sonra takipten kısa bir süre önce kurulduğunu, kurucu ortaklardan Tolga Kengen’in borçlu şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, amaç ve konularının aynı olduğunu, borçlu çalışanlarının davacı şirkette çalışmaya devam ettiğini, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacı ile içinin boşaltılarak tüm ticari faaliyetini çalışanları ile birlikte davacı 3.kişi şirket üzerine kaydırarak devam ettiğini, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu ve BK’nun 179.maddesine göre işyerini devir alan davacının devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu vekili haciz adresi ve haczedilen malların borçlu ile bir ilgisi olmadığını, borçlunun fabrika kiralayarak iş yaptığını, alacaklı ile ticaret yaptığı dönemde bir başka şirkete ait fabrikayı kiralamış olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı şirketin borcun doğumundan sonra ancak takipten ve hacizden önce faaliyete başladığı, borçlunun bu adreste faaliyeti olduğuna dair delil bulunmadığı, ödeme emrinin borçluya bir başka adreste tebliğ edildiği, organik bağ olması ve çalışanlarının aynı olmasına rağmen bilirkişinin sunduğu 08.10.2010 tarihli raporda hacizli malların borçluya ait olduğuna dair dosyada tesbit olmadığı, aksine davacı şirketin uhdesinde bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve lehe tazminat takdir edilmediğinden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.

1.Dava konusu haciz, 09.11.2009 tarihinde alacaklı tarafından gösterilen adreste yapılmıştır.

Davacı 3.kişi şirket, borcun doğumundan sonra, borçlu şirket ortağı Tolga Kengen tarafından kurulmuştur. Anılan şahsın her iki şirketteki hissesi %50' nin altında ise de hem borçlu hem de davacı şirkette temsilci ve müdürü sıfatına sahip olup her iki şirketin amaç ve konuları aynıdır. Borçlu çalışanlarının tamamı davacı şirkette çalışmaya devam etmiştir. Davacı hacizli malların bir kısmı için fatura sunamamış, sunduğu faturaların ise hacizli mallara uygunluğu tesbit edilememiştir.

Tüm bu maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ile borçlu arasında örtülü işyeri devrinin söz konusu olduğu, bu devrin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilemediği gibi BK’nun 179.maddesine göre de devir alan davacı devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davalı alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağından kumaşlar dışındaki mallarla ilgili davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2.Davacı 3.kişi hacizli mallar içerisindeki kumaşların müşterilerine ait olup yıkanmak üzere gönderildiğini belirtmiştir. Buna göre hacizli kumaşlar dava dışı şahıslara ait olduğundan davacının bu şahıslar adına istihkak davası açma hakkı yoktur.

Bu halde haczedilen kumaşlarla ilgili davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmesi Gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de isabetsizdir.…)

Gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, üçüncü (3.) kişinin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.

Mahkemenin, davanın kabulüne dair verdiği karar, davacı (3.Kişi) Tolga Tekstil Apre San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. A.Ş. vekilinin temyizleri üzerine, Özel Daire’ce yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. AŞ. vekili, temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca işin esasının görüşülmesine geçilmeden önce; davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. A.Ş. vekilinin direnme kararını temyiz ettiği dilekçesinde belirtilen ve bir sureti dosyaya ibraz edildiği anlaşılan davanın tarafları, konusu ve sebebi aynı olduğu ileri sürülen İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.06.2012 tarih ve E:2010/146, K:2012/772 sayılı ilamının, eldeki dava bakımından bağlayıcı olup olmadığı hususu önsorun olarak değerlendirilip tartışılmıştır.

Ön sorunun çözümü noktasında, öncelikle dava şartları ve kesin hüküm hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır:

Bilindiği üzere dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.

Dava şartları, dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli);bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken)şartlardır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmiş olması da dava şartıdır. Bu şart, olumsuz dava şartı olarak adlandırılır.

Kesin hüküm itirazı ise, davanın her aşamasında ileri sürülebilen ve mahkemenin de;(Yargıtay’ın da) davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, varlığı halinde davayı kesin hükümden (dava şartı yokluğundan) reddetmesi gerekir.Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi, ilk defa Yargıtay'da (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) ve dahası bozmadan sonra da ileri sürülebilir.

Bu bakımdan usulü kazanılmış hakkın istisnasıdır ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir. O nedenle kesin hükmün varlığının, yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez (Hukuk Genel Kurulu’nun 05.06.1991 gün ve E:1991/5-215, K:342 sayılı ilamı. Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, İstanbul 2001, Cilt:V, s.4980vd.).

Bu bağlamda kesin delil ise, yanları ve hakimi bağlayan, bu tip delillerle kanıtlanan olayın hukuksal doğru olarak kabul edilmesi gereken delillerdir. Hakimin kesin delilleri takdir yetkisi yoktur. Bu biçimde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorundadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar, ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür (Hukuk Genel Kurulu'nun 02.11.2011 gün ve E:2011/2-561, K:2011/668 sayılı ilamı).

Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 gün ve E:2011/10-791, K:2012/225 sayılı ilamında da benimsenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay yönüyle ön sorunun değerlendirilmesine gelince:

Davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. AŞ. vekilinin direnme kararını temyizinde ileri sürdüğü ve kesin hüküm itirazına konu yaptığı İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.06.2012 tarih ve E:2010/146, K:2012/772 sayılı ilamını dosyaya ibraz ettiği anlaşılmaktadır.

Öyleyse mahkemece yapılacak iş; davalı-alacaklı vekilinin, kesin hüküm itirazına konu yaptığı İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.06.2012 tarih ve E:2010/146, K:2012/772 sayılı ilamının, eldeki dava bakımından bağlayıcı olup olmadığı hususunun, yukarıda yapılan açıklamalar da gözetilerek, değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi, olmalıdır.

Öyleyse, direnme kararı yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı-alacaklı Üniteks Boya Kimya San. Tic. AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 24.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1656, K. 2014/1099, 24 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/1656
Karar No
2014/1099
Tarih
24 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/1656 K.2014/31107
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/1657 K.2014/7497
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/1657 K.2014/31104
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/1658 K.2014/31100
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/1660 K.2014/7484
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/1660 K.2014/31087

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.