İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1792 K.2017/306

Taraflar arasındaki “kurum işleminin iptali ve nakil talebine” ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.12.2013 gün ve 2013/600 E.,2013/617 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi…

Esas2014/1792Karar2017/306Tarih22 Şubat 2017Okuma10 dk · 2.000 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/1792 E., 2017/306 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.000 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “kurum işleminin iptali ve nakil talebine” ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.12.2013 gün ve 2013/600 E.,2013/617 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.02.2014 gün ve 2014/3218 E., 2014/6052 K. sayılı kararı ile;

"...A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı ...'na bağlı İstanbul'da bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Dikimevi Müdürlüğünde terzi olarak çalıştığını, eşinin hastalığı nedeniyle nakil talebinde bulunduğunu, nakil talebinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, nakil talebinin reddine dair davalı Bakanlık tarafından tesis edilen 2/5/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararın iptali ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğüne nakline karar verilmesi taleplerinde bulunmuştur.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının nakil talebinde bulunduğu tarihte yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinde eşin sağlık durumu nedeniyle nakil talep edilebileceğine dair bir düzenlemenin yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; "Davanın kabulüne, davalı idarenin 2/5/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararının iptaline, davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğüne nakline..." şeklinde karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Taraflar arasında, davacının nakil talebinin reddine dair davalı Bakanlık tarafından tesis edilen 2/5/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararın hukuka uygun olup olmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.

Somut olayda, davacının nakil talebinde bulunduğu tarihte yürürlükte bulunan, davacının çalıştığı işyeri ile davacının üyesi bulunduğu sendika arasında imzalanan 23. dönem toplu iş sözleşmesinin işçilerin nakil isteğini düzenleyen 45. maddesinde, eşin sağlık durumu nedeniyle nakil talep edilebileceğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, maddenin ikinci fıkrasında işe giriş tarihinden itibaren üç yıl geçmeden nakil istenemeyeceğinin yazılı olduğu görülmüştür.

Dosyanın incelenmesinde, davacının nakil talep ettiği tarihte üç yılını doldurmadığı anlaşılmıştır. Davacının nakil talebi toplu iş sözleşmesine uygun değildir. Nakil talebinin reddine dair davalı Bakanlık tarafından tesis edilen 2/5/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı karar hukuka uygun olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Kabulü göre de, her ne kadar mahkemece "... davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğüne nakline..." şeklinde karar verilmişse de işe iade davaları dışında, mahkemelerin işverenin yerine geçerek işlem tesis etmesi yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kurum işleminin iptali ve nakil talebine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin davalı Kurum nezdinde terzi olarak çalıştığını, eşinin polis memuru olup Elazığ ilinde görev yaptığını ve halk arasında MS olarak bilinen Multipl Skleroz hastası olduğunu, müşterek iki çocuklarının bulunduğunu ve ikisinin de öğrenci olup Elazığ’da öğrenim gördüklerini, Multipl Skleroz hastalığının toplumda giderek yaygınlaşan sebep ve tedavisi bilinmeyen ve nerede nasıl ortaya çıkacağı belli olmayan ataklar yaşatan bir rahatsızlık olduğunu, hasta eşin bu hastalıkla birlikte aynı zamanda iki çocuğun da sorumluluğunu yüklendiğini,

tüm bu sebeplerle müvekkilinin Elazığ’a nakil talebinde bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini, talebin reddinin kanuna ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, eşin sağlık sorunlarının Toplu İş Sözleşmesi’nin 45. maddesinde düzenlenen olağanüstü haller kapsamına girdiğini ileri sürerek nakil talebinin reddine dair davalı Bakanlık tarafından tesis edilen 02/05/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararının iptaline ve eşinin sağlık durumu nedeniyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğü’ne naklinin yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davacının 15.07.2011 tarihinde müvekkil Kurumda terzi iş ve meslek kolunda göreve başladığını, polis memuru olan eşin ise davacının işe giriş tarihinde Gaziantep İlinde görev yapmakta iken 2012 yılında Elazığ’a atandığını, bunun üzerine davacının 2012 yılı Ağustos ayında eşinin ataması nedeniyle Elazığ’a nakil talebinde bulunduğunu ancak davacının nakil talebinin o dönemde yürürlükte bulunan 23. Dönem TİS’in 45. maddesinde düzenlenen nakil şartlarını taşımadığından karşılanamadığını,

kaldı ki dava dilekçesinde belirtilen eşin sağlık sorunlarına istinaden müvekkil Kuruma ulaşmış bir nakil talebi bulunmadığı gibi 24. Dönem TİS’in 37. maddesinde kamu görevlisi olan eşin atanması nedeniyle nakil düzenlemesi bulunduğu halde bu hükme istinaden de müvekkile ulaşmış bir nakil talebinin bulunmadığını, davacının eşinin atamasına yönelik nakil talebinin 23. Dönem TİS’in 45. maddesinde düzenlenen “olağanüstü haller” kapsamında da değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, her ne kadar davacı nakil talep tarihinde üç yıllık hizmet süresini doldurmamış ise de, davalının da kabulünde olduğu üzere olağanüstü haller arasında sağlık nedenlerinin de bulunduğu ve davacının, eşinin MS hastalığına ve bu hastalığının ilerlediğine dair raporlarını işyerine ibraz ettiği, talebin reddinde boş kadro bulunmadığı hususunun da belirtilmemiş olması gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı idarenin 02/05/2013 tarih 47350434-1210-238-13 nolu kararının iptaline ve davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğü’ne nakline karar verilmiştir.

Davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine, hüküm Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece, sağlık problemlerinin, dosyaya ibraz edilen işyeri kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 23. Dönem TİS’in 45. maddesi gereğince olağanüstü hal kapsamında değerlendirilen işyeri uygulaması niteliğinde kabul edildiği ve bu hallerin varlığı halinde işe giriş veya nakil tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden kişisel nedenle nakil istenemeyeceği hükmünün somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi gerekçe tekrar edilmek suretiyle önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmü, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davacı işçinin nakil talebine ilişkin davalı Bakanlık tarafından tesis edilen 02/05/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararın hukuka ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olup olmadığı ve mahkemenin işverenin yerine geçerek işlem tesis edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için, davacının nakil talebinde bulunduğu tarihlerde yürürlükte bulunan davalı Kurum ile davacının üyesi bulunduğu sendika arasında imzalanan 23. Dönem TİS’in “işçinin nakil isteği” başlıklı 45. maddesi ile 24. Dönem TİS’in 37. maddesi hükümlerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.

01.03.2011-28.02.2013 yürürlük tarihli 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin “işçinin nakil isteği” başlığını taşıyan 45. maddesi;

“İşçinin kişisel nedenlerle aynı işverene bağlı başka bir işyerine naklini talep etmesi halinde, nakil talep edilen işyerinde o meslek ve branşta boş kadro bulunması, iş­veren vekilinin uygun görmesi ve Kuvvet Komutanlığının onayı ile nakil işlemi yapılabilir.

İşe giriş veya nakil tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden kişisel nedenlerle nakil istenemez. Ancak, belgelendirilmek koşulu ile olağanüstü haller bu durum dışında tutulabilir…”hükmünü içermektedir.

01.03.2013-28.02.2015 yürürlük tarihli 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin “işçinin nakil isteği” başlığını taşıyan 37. maddesi;

“a) Kişisel nedenlerle aynı işverene bağlı başka bir işyerine naklini talep edecek işçi, bu talebini her yılın Mart veya Temmuz aylarında işyerine yazılı olarak yapar. İşveren vekilleri işçilerin nakil taleplerini, mütalalarını da eklemek suretiyle Nisan ve Ağustos aylarının 15’ine kadar bağlı oldukları kuvvet komutanlığına gönderir.

b) İşe giriş veya nakil tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden kişisel nedenlerle nakil istenemez.Ancak, işçinin nakledilebileceği bir işyeri bulunması halinde, belgelendirilmek koşulu ile olağanüstü haller ve kamu görevlisi eşin atanması bu durum dışında tutulabilir.

c) Bu madde esaslarına göre işçi tarafından yapılan nakil talebi,

1)Aynı kuvvet komutanlığına bağlı işyerleri arasında yapılacak nakli gerektiriyorsa ilgili kuvvet komutanlığı tarafından,

2) Farklı kuvvet komutanlıklarına bağlı işyerleri arasındaki nakli gerektiriyorsa ilgisine göre ..., Jandarma Genel Komutanlığı ya da Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından işçinin mesleki eğitim ve sağlık durumu ile işyerlerinin kadro ve ihtiyaç durumları birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılır...” hükmünü içermektedir.

Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı işçinin davalı ...'na bağlı İstanbul'da bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Dikimevi Müdürlüğü’nde 15.07.2011 tarihinde terzi iş ve meslek kolunda göreve başladığı, polis memuru olan eşin bu tarihte Gaziantep/Karkamış İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapmakta iken 28.09.2011 tarihinde Gaziantep/Nizip İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, 04.06.2012 tarihinde ise Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne atandığı görülmektedir. Ayrıca, davacı tarafından yapılan nakil başvurularında, eşin atamasına ilişkin belgeler, müşterek çocukların öğrenim belgeleri ile eşe ait Nizip Devlet Hastanesi’nin 06.10.2010 tarihli hasta sevk formunun sunulduğu anlaşılmaktadır.

Davacı işçi tarafından eşinin hastalığı, müşterek çocuklarının eşinin yanında öğrenim görmeleri ve bakıma muhtaç olmaları gerekçesiyle ilk olarak 07.12.2011 tarihinde nakil talebinde bulunulmuş olup davalı Kurum tarafından işyerinde 3 yıllık görev süresi doldurulmadığından bu talebi reddedilmiş, ardından 14.02.2012 tarihinde aynı gerekçeler ile başvuruda bulunmuş olup bu talebi de işe giriş tarihinde eşinin Gaziantep’te görev yaptığı, sonradan gelişen bir durum olmaması gerekçesiyle reddedilmiştir.

Davacı işçinin 15.06.2012 tarihli nakil talebi başvurusu da reddedilmiş olup 29.11.2012 tarihinde aynı gerekçelerle yaptığı nakil başvurusu da 3 yıllık görev süresini doldurmaması, işyerinde terzi meslek kolunda personel ihtiyacı bulunması nedeniyle uygun görülmemiş ilerleyen süreçte 161 işçi alımının tamamlanmasına müteakip talebinin yeniden değerlendirileceği bildirilmiştir.

Davacı işçinin 07.02.2013 tarihli nakil talebine ilişkin olarak ise davalı kurum tarafından eşin hastalığının teşhis edildiği belge, sağlık kurulu raporları, söz konusu hastalık nedeniyle 20 gün ve daha fazla görevden ayrı kaldığını gösterir istirahat belgeleri, varsa hastalık nedeniyle çalışma kaybına ilişkin belgelerin gönderilmesi, istenilen belgeler gönderildiği taktirde talebin yeniden değerlendirileceği bildirilmiştir.

Bu defa 24.04.2013 tarihinde davacı işçi tarafından, eşine ait Fırat Üniversitesi Hastanesi, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi’nden alınan sağlık kurulu raporları eklenmek suretiyle yeniden nakil talebinde bulunulmuş olup, davalı Kurum 02/05/2013 tarih 47350434-1210-238-13 sayılı kararı ile “Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin 25 Eylül 2012 tarihli sağlık kurulu kararında, eşe karar tarihinden 2 yıl önce Multipl Skleroz tanısı konulduğunun belirtildiği, eşin sağlık durumu nedeniyle görevinden ayrı kaldığını gösteren uzun süreli istirahat belgelerinin bulunmadığı,

eşin rahatsızlığının işe başlanmadan önce mevcut olduğu ve rahatsızlığının işini icra etmesine engel olmadığı” gerekçesiyle nakil talebinin yerinde olmadığı, ancak 171 işçi alımı işlemlerinin tamamlanmasına müteakiben talebin yeniden değerlendirileceği bildirilmiştir. Davacı tarafından yapılan nakil başvurularında sunulan hasta eşe ait 06.10.2010 tarihli Nizip Devlet Hastanesi’nin hasta sevk formunda, hastaya 4 aydır multipl skleroz tanısı konulduğu anlaşılmaktadır.

24.04.2013 tarihli başvuru sırasında ibraz edildiği anlaşılan sağlık kurulu raporlarında da hastanın nöroloji polikliniğinin takibi altında olduğu, hastalığın ataklarla seyreden ve kalıcı fonksiyon kaybı yapabilen bir rahatsızlık olduğu, yoğun stres ve fiziksel aktivitenin atak sıklığını etkilediği, hastanın ailesinin desteğine ihtiyacı olduğunun bildirildiği görülmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi eşinin sağlık sorunları ve çocuklarının da hasta eşinin yanında öğrenim görmesi nedeniyle birden fazla kez nakil talebinde bulunmuş olup söz konusu talepleri yukarıda açıklandığı üzere davalı Kurumca reddedilmiştir.

Davalı Kurum ile davacının üyesi olduğu sendika arasında imzalanan ve davacının nakil talebinde bulunduğu tarihlerde yürürlükte olan TİS hükümleri incelendiğinde, 23. Dönem TİS’in 45. maddesinde nakil talep edilen işyerinde o meslek ve branşta boş kadro bulunması, işveren vekilinin uygun görmesi ile nakil yapılabileceği, işe giriş tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden kişisel nedenlerle nakil istenemeyeceği ancak belgelendirilmek koşulu ile olağanüstü hallerin ve 24. Dönem TİS’in 37. maddesinde yer verildiği üzere kamu görevlisi eşin atamasının bu durum dışında tutulabileceği düzenlemeleri getirilmiştir.

Davacı işçinin nakil talep ettiği tarihlerde 3 yıllık görev süresini doldurmadığı konusunda tartışma bulunmamaktadır.

Kaldı ki iptali istenen kararda da belirtildiği üzere davacı işçinin 15.07.2011 tarihinde davalı Kurumun İstanbul’da bulunan Kara Kuvvetleri Dikimevi Müdürlüğü’nde göreve başladığı ve göreve başladığı tarihte eşinin Gaziantep’te polis memuru olarak çalıştığı, aynı zamanda 06.10.2010 tarihli hasta sevk raporundan da anlaşılacağı üzere bu tarihten önce eşine “Multipl Skleroz” teşhisi konulduğu açıktır.

Her ne kadar davalı Kurum yargılama sırasında sağlık sorunlarının “olağanüstü haller” kapsamında değerlendirildiğini bildirmişse de yürürlükte bulunanan TİS hükümleri incelendiğinde “olağanüstü haller” konusunda idareye taktir yetkisi tanındığı gibi her şekilde nakil talebinin işveren vekilinin uygun görmesine ve 24. Dönem TİS’in 37. maddesinde belirtildiği üzere işçinin mesleki eğitim, sağlık durumu ile işyerinin kadro ve ihtiyaç durumları birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılacağı koşuluna bağlanmış olup, olağanüstü haller dahil olmak üzere nakil taleplerinde değerlendirme ve taktir yetkisi,

işveren İdarenin yönetim hakkı kapsamına bırakılmıştır.

Hal böyle olunca; mahkemece işveren idarenin yönetim hakkı kapsamına ve taktir yetkisine bırakılan, dosya içeriği ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olmayan nakil talebi hakkında tesis edilen davalı Kurum kararının iptaline karar verilmesi hatalı olduğu gibi işe iade davaları dışında mahkemenin işverenin yerine geçerek işlem tesis etmesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı işçinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Elazığ Ağır Bakım Müdürlüğü’ne nakline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, eşin rahatsızlığının ciddi boyutta olduğu bu hususun sağlık raporlarından da anlaşıldığı, aile birliğinin sağlanmasına ilişkin hukuki düzenlemeler de göz önüne alındığında nakil talebinin reddine ilişkin Kurum kararının hukuka uygun olmadığı yönündeki direnme kararının yerinde olduğu, ne var ki mahkemenin işverenin yerine geçerek işlem tesis etmesi doğru olmadığından direnme kararının bu değişik gerekçe ve nedenle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.02.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1792, K. 2017/306, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/1792
Karar No
2017/306
Tarih
22 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/1842 K.2017/476
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/1869 K.2017/5878
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/1886 K.2017/504
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/1887 K.2017/398
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/1895 K.2017/591
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1927 K.2017/262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.