İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1090 K.2021/770

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.…

Esas2017/1090Karar2021/770Tarih15 Haziran 2021Okuma7 dk · 1.352 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1090 E., 2021/770 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2021
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.352 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı dava dilekçesinde; işleteni olduğu ... Sedan 1.6 Comfort Extra marka aracının 26.07.2012 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza sonucu pert olduğunu, aracın davalı sigorta acentesi aracılığıyla Ak Sigorta A.Ş. tarafından kaskolandığını, aksesuarlarıyla birlikte kasko değerinin 41.400TL olmasına ve kasko poliçesi düzenlenirken aracın ruhsatı da ibraz edilmesine rağmen poliçede 2010 model ...

1,6 Comfort gösterilmek suretiyle hatalı ve eksik sigorta poliçesi düzenlendiğini, öte yandan başka bir araç alınması sebebiyle yapılan işlemler sırasında peşin olarak alınan kasko bedelinin poliçede vadeli olarak gösterildiğini öğrendiğini, kendisine vade borcu çıkarılmaya çalışılması üzerine acenteyi aradığında, acentenin hatasını kabul ederek kendisine kalan primi iade ettiğini, sonuçta pert olan aracı için 37.000TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bakiye 4.400TL farkın davalıdan yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; acente olan davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin Ak Sigortaya yöneltilmesi gerektiğini, davalının poliçe düzenlenirken bilgi formu da düzenlediğini, davacının düzenlenen poliçe ve yenileme poliçeleri ile bilgi formuna bir itirazının olmadığını, kasko bedeli ile prim bedellerinin doğru orantılı olduğunu, üç yıl boyunca aynı bilgilerle kaskolanan aracı için düşük prim ödeyen davacının sonradan hatalı poliçe düzenlendiğini iddia etmesinin iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin Kararı:

6. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli ve 2013/291 E., 2014/194 K. sayılı kararı ile.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.11.1998 tarihli ve 1998/8648 E., 1998/7993 K. sayılı kararına göre; sigorta sözleşmelerine aracılık edenler hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağı ve bu tür sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda acenteye karşı ancak müvekkili namına dava açılabileceği, davanın, doğrudan acenteye yöneltilmesi durumunda husumet yönünden davanın reddinin gerektiğinin belirtildiği, bu davada da asıl sigorta şirketinden hiç söz edilmeksizin ve izafeten de denmeksizin davanın doğrudan davalı acenteye yöneltildiği, davalı acentenin poliçeyi düzenlerken aracın modelini hatalı girdiği,

bu nedenle sigorta bedelinin düşük belirlendiğinin anlaşıldığı, ihtilafın sözleşmenin içeriği ile ilgili değil sözleşmeye ilişkin mutabakatın poliçeye hatalı aktarılmasından kaynaklandığı, bir başka anlatımla; davacının aracın tam değer üzerinden kasko sigortasının yapılması için gerekli tüm bilgi ve belgeleri sigortacının temsilcisi olan davalı acenteye vermekle ve bu belgeler doğrultusunda sigorta ilişkisi kurulması kabul edilmekle taraflar arasındaki irade birliği aracın tam değer üzerinden sigortalanması hususunda oluştuğu, akdi ilişkinin bu biçimde kurulduğu,

sigortacının edimlerinin ifasına ilişkin ikinci aşama olan poliçe düzenlenmesi aşamasında ise hata oluştuğu, ihtilafın sözleşmeye ilişkin mutabakatın poliçeye hatalı aktarılması ile ilgili olduğundan, davacının buna ilişkin talebini acenteye karşı değil sigortacıya karşı ileri sürülmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 09.11.2015 tarihli ve 2015/2819 E., 2015/11770 K. sayılı kararı ile;

“…TTK 105/2 (eski 119/2) "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir" hükmünü öngörmektedir.

Davacının iddia ettiği zararın acentanın şahsi kusurundan kaynaklandığı da mahkemenin de kabulündedir. Buna göre davalı acentaya husumet düşeceği kabul edilerek işin esasına girilip, taraf delillerinin toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamıştır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/257 E., 2016/360 K. sayılı kararı ile; mahkemenin acenteye karşı husumet yöneltilemeyeceği gibi bir görüşü bulunmadığı, acenteye karşı husumet yöneltilebileceği ve fakat; acenteye karşı ancak müvekkili namına dava açılabileceği, davanın, doğrudan acenteye yöneltilemeyeceğini düşündüğü, karar gerekçesinde de bu düşünceye ilişkin emsal karardan bahsedildiği, TBK'nın 40. maddesine göre yetkili bir temsilci tarafından bir başkasının adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçlarının temsil olunana ait olduğu,

hakların da borçlar da temsil olunana ait olacağı, temsilci, kendi adına ve hesabına değil temsil olunanın adına ve hesabına hareket eden kişi olduğundan hatasının sonuçları da temsil olunana ait olacağı ve fakat daha sonra iç ilişkileri kapsamında temsil olunan ile temsilci arasında rücu ilişkisine konu edilebileceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Sigorta acentesinin şahsi kusuru nedeniyle (poliçenin eksik ve hatalı düzenlendiğinden bahisle) açılan davanın doğrudan sigorta acentesine yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2. maddesinde sigorta acentesinin; “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişiyi” ifade ettiği belirtilmiş; Aynı Kanun’un 23/18. maddesinde; “Türk Ticaret Kanununun acentelere ilişkin hükümleri sigorta acenteleri hakkında da uygulanır” hükmüne ver verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da acentenin tanımına yer verilmiştir.

Kanun’un 102. maddesindeki düzenleme aynen;

“… (1) Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.

(2) Bu Kısımda hüküm bulunmayan hâllerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri, sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hâllerde vekâlet hükümleri uygulanır.

(3) Taşıma, deniz ticareti, sigorta, turizm gibi alanlara ilişkin özel düzenlemeler saklıdır…” şeklindedir.

13. Yine aynı Kanun’un 103. maddesi uyarınca;

“… (1) Özel kanunlardaki hükümler saklı olmak üzere, bu Kısım hükümleri şunlar hakkında da uygulanır:

a) Sözleşmeleri yerli veya yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar.

b) Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar…” acentenin uygulama sahası içinde sayılmıştır.

14. TTK’nın 105. maddesi ise aynen;

“…(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.

(2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.

(3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz” hükmüne yer verilmiştir.

15. Görüldüğü gibi, TTK’nın 105/2. maddesine göre; acentelikte bulunduğu veya akdettiği sözleşmeden doğan uyuşmazlıktan dolayı ilgili kişilerin acente aleyhine (müvekkili namına) dava açması mümkün bulunmaktadır. Eş söyleyiş ile; bu tür davalarda esas sigorta şirketine izafeten acente aleyhine dava açılabilir ve asıl şirkete izafeten acente aleyhine karar verilebilir. Çünkü acenteler imzaladıkları ya da aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil, acentesi bulundukları kişi adına düzenlerler. Dolayısıyla kural olarak, bu sözleşmelerden dolayı sorumlulukları yoktur (Ulaş, I.: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s. 22, 23).

16. Poliçeyi düzenleyen acentenin tazminattan sorumlu tutulabilmesi için poliçenin düzenlenmesinde, primin tahsilinde ya da sigorta şirketinin sigorta tazminatını ödememesinde şahsi kusurunun bulunduğunun iddia edilip ispatlanmış olması gerekmektedir (Ulaş, 20).

17. Eldeki dava, sigorta acentesinin şahsi kusuruna dayanılarak açılmış, davacı kendisine yöneltilen haksız eylem sonucu zarara uğradığını iddia etmiştir. Davacının, acentenin şahsi kusuru nedeniyle talepte bulunduğu noktasında Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. İhtilaf, acentenin akdettiği sözleşmeden kaynaklanmayıp, acentenin kişisel kusuruna ve haksız fiiline dayandırıldığından, bu iddia dolayısıyla açılan davanın doğrudan acentenin kendisine yöneltilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığından, yerel mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

18. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

19. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440/III. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.06.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1090, K. 2021/770, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1090
Karar No
2021/770
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1106 K.2021/726
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/1111 K.2021/2814
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1115 K.2021/681
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1116 K.2021/682
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1118 K.2021/4092
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1126 K.2021/800

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.