İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1209 K.2020/295

1. Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda…

Esas2017/1209Karar2020/295Tarih12 Mart 2020Okuma7 dk · 1.410 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1209 E., 2020/295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.410 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Karabük İli, Merkez İlçe, Bayır Mahallesi, 1092 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 5335 sayılı Kanun ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca 12.04.2007 tarihli ihale ile davalı şirkete satıldığını, ancak Liman İş Sendikası tarafından ihale ile birlikte ihalenin dayanağı olan Yönetmelik ve 5335 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasının iptali için dava açıldığını, Danıştay 13. Dairesinin de 26.04.2011 tarih ve 2007/5183 E. ve 2011/1862 K. sayılı kararı ile tescile esas ihalenin iptaline karar verdiğini,

kararın 09.06.2011 tarihinde TCDD Genel Müdürlüğüne tebliğ edildiğini, yargı kararının uygulanması için 07.07.2011 tarihli yazı ile davalıdan bedeli mukabilinde taşınmazın iadesi istendiği hâlde davalının cevap vermediği gibi devir işlemini de yapmadığını, yanlar arasındaki satış sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca satış bedelinin iadesi hâlinde alıcının faiz, gecikme zammı vs. isteme hakkının da bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı Cevabı:

5. Davalı Evkur Alışveriş Merkezleri Ticaret A.Ş. vekili; Liman İş Sendikası tarafından açılan davanın TCDD'ye ait tüm taşınmazları kapsamadığını, müvekkiline ait taşınmazla ilgili bir dava bulunmadığını, mevcut durumun tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, ihalenin normal koşullarda yapılıp tamamlandığını, sonradan gelişen olaylar nedeniyle tapunun iptali isteğinin yerinde olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın reddi gerektiğini, mahkemece davanın kabulü hâlinde ise ihalede ödenen 2.550.000,00TL bedelin bankaların ticari kredilere uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte hesaplanarak ödenmesi gerektiğinden bu bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

6. Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2012 tarihli ve 2011/830 E., 2012/342 K. sayılı kararı ile; taşınmazın 12.04.2007 tarihinde yapılan ihale ile davalıya satıldığı, uyuşmazlığın bu ihalenin Danıştay 13. Dairesinin 2007/5183 E. ve 2011/1862 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle tescilin yolsuz hâle gelip gelmediği noktasında toplandığı, ancak mahkemece bir başka dosyada verilen direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca incelenerek 30.06.2010 tarih ve 2010/14-274 E., 2010/356 K. sayılı onama kararı ile bu davadaki uyuşmazlığın da çözümlendiği,

anılan kararda Anayasa Mahkemesinin iptal kararının etkisinin tartışıldığı ve iptal kararının tamamlanmış hukuki durum ve olaylara etkili olacak şekilde geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, böyle olunca davalının taşınmazı satın alıp adına tescil ettirdikten sonra Anayasa Mahkemesi tarafından dayanak yasa hükmünün iptaline karar verilmiş olmasının davalının tamamlanmış hukuki durumuna bir etkisinin olmayacağı ve mevcut tescili yolsuz hâle getirmeyeceği,

somut olayda dava konusu taşınmaz tapuda davalı adına tescil edildikten sonra Danıştay 13. Dairesi tarafından ihale iptal edilmiş ise de ihalenin iptal sebebinin Anayasa Mahkemesinin 5335 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasının iptaline ilişkin kararı olması nedeniyle davalı adına oluşan sicil kaydını yolsuz duruma düşürmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli ve 2012/12356 E., 2013/181 K. sayılı kararı ile;

"... Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1092 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, TCDD tarafından ihale ile davalı şirkete temlik edildiği, bu şekilde sicil kaydının oluştuğu ve daha sonradan ihalenin feshedildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicillerinin tutulması birtakım prensiplere bağlı olup; bunlardan ilki tescil, ikincisi sicilin güvenilirliği(aleniliği), diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise; geçerli bir hukuki sebebin bulunması, bir başka ifadeyle, illetten mücerret olmamasıdır.Oluşan bir sicil kaydının korunabilmesi bakımından, illetini teşkil eden geçerli bir sebebin olması zorunludur.

Somut olayda, davalı şirket adına oluşan sicil kaydının hukuki mesnedi, ihale olup; bu da iptal edilmiştir.

O hâlde, ihalenin iptali ile sicilin hukuki dayanaktan yoksun kalacağı ve TMK'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği sabittir.

Öyleyse, davalı şirket adına tesis edilmiş olan sicil kaydının ihalenin feshiyle yolsuz tescil durumuna düştüğü gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; 5335 sayılı Yasa'nın 32/1. maddesinin iptal edilmesi ve iptal kararının geriye yürümemesi gerekçe gösterilerek davanın reddi isabetsizdir..." gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/199 E., 2016/17 K. sayılı kararı ile; ilk hükümdeki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın 12.04.2007 tarihli ihale sonucunda 20.06.2007 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği, tescile esas ihalenin ise Danıştay 13. Dairesinin 07.12.2007 tarih ve 2007/5183 E.,2011/1862 K. sayılı kararı ile iptal edildiği gözetildiğinde, davalı adına yapılan tescilin yolsuz tescil durumuna düşüp düşmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. Dava, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

13. Hemen belirtmek gerekir ki; Türk hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda "illilik", diğer bir anlatımla "sebebe bağlılık" prensibi esas alınmıştır.

14. Ayni haklar tescil ile doğmakla beraber (TMK. m.705/1, 1021), tescilin ayni bir hüküm ve sonuç doğurabilmesi için geçerli bir hukuki sebebe dayanması gerekir. Bu bakımdan tescil illi bir hukuki muameledir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1015. maddesinin birinci fıkrasına göre tapu sicilinde tescil, terkin ve değişiklik gibi tasarruf işlemlerinin yapılabilmesi, istemde bulunanın, tasarruf yetkisini ve hukuki sebebi belgelemiş olmasına bağlıdır.

15. Tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu, TMK'nın 1024. maddesinin ikinci fıkrasında "Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur" şeklinde açıklanmıştır.

16. Yasa maddesindeki bu tanımdan anlaşılacağı gibi gerçek hak durumuna uymayan tescil, yolsuz tescildir. Bu yolsuz tescil durumu, tescilin kurucu unsurlarından biri veya birkaçının eksik olması nedeniyle başlangıçtan itibaren söz konusu olabileceği gibi sakat bir terkin veya tadil yüzünden sonradan da oluşabilir.

17. Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse, TMK'nın 1025. maddesine göre tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.

18. Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları geçmişe etkili değildir. Söz konusu bu kural, 1982 Anayasası'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında; "İptal kararları geriye yürümez." şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla, verilen iptal kararının, tamamlanmış hukuki durum ya da olaylara etkili olacak şekilde geçmişe dönük olarak uygulanması mümkün değildir.

19. İdari yargıda esas olan ise iptal kararlarının geriye yürümesi, başka bir anlatımla iptal edilen idari işlemin, doğduğu andan itibaren yok sayılmasıdır. Bu açıdan, idari yargıdaki iptal kararları beyan edici (açıklayıcı) niteliktedir. Çünkü, sakat bir idari işlemin hukuk düzenine girmesi ile hukuka aykırı bir durum ortaya çıkar. Bu durumun giderilebilmesi için iptal kararı, hukuken sakat olan işlemi geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır ve hukuka aykırı işlem yapılmadan önceki duruma geri dönülür.

20. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya gelindiğinde; çekişme konusu taşınmaz, davacı ... tarafından 12.04.2007 tarihinde yapılan ihale ile davalıya devredilerek, 20.06.2007 tarihinde sicil kaydı oluşturulmuş ise de tescilin hukuki sebebini oluşturan ihale, Danıştay 13. Dairesinin 26.04.2011 tarih ve 2007/5183 E., 2011/1862 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu iptal kararı ile ihalenin geçmişe etkili olacak şekilde ortadan kalktığı ve sicil kaydının hukuki sebepten yoksun kalarak yolsuz tescil durumuna düştüğü açıktır. Tescilin yolsuz hâle gelmesinin nedeni dayanak yasa maddesinin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş olması değil, tescili sağlayan ihalenin Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.

21. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun aynı ihaleye konu başka taşınmazlar hakkındaki 29.06.2016 tarih ve 2014/1-1165 E., 2016/908 K. sayılı karar ile 24.05.2017 tarih ve 2017/1-1552 E., 2017/969 K. sayılı kararında da ihalenin iptali sonucunda yapılan tescillerin yolsuz tescil durumuna düştüğü kabul edilmiştir.

22. Ayrıca, yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2010 tarih ve 2010/14-274 E., 2010/356 K. sayılı kararı ile bu davadaki uyuşmazlığın da çözümlendiği kabul edilerek direnme kararı verilmiş ise de anılan kararın davacının istemi üzerine 12.04.2007 tarihli ihaleye konu başka bir taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin kaldırılması istemine ilişkin olduğu, henüz ihale iptal edilmeden verilen bu kararda taşınmazın mülkiyetine yönelik bir tartışmanın bulunmadığı gözetildiğinde, mülkiyete dair eldeki dava bakımından emsal olarak kabul edilemeyeceği açıktır.

23. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

24. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1209, K. 2020/295, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1209
Karar No
2020/295
Tarih
12 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/1213 K.2020/3987
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/1217 K.2020/870
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/1219 K.2020/1483
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/1226 K.2020/2364
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/1266 K.2020/1544
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/1274 K.2020/1445

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.