İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/477 K.2020/128

1. Taraflar arasındaki “tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda…

Esas2017/477Karar2020/128Tarih11 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.155 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/477 E., 2020/128 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.155 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

1. Taraflar arasındaki “tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili 16.05.2012 tarihli dava dilekçesinde; çekişme konusu Aşağıoba Köyünde batısı: 91 parsel, doğusu: Yaşar Atalay evi, kuzeyi: Hüseyin Atalay evi, güneyi: boşluk ile çevrili alanda ev, çardak ve bahçe ile çevrili taşınmazın 50-60 yıldır müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkili tarafından imar ve ihya edildiğini, müvekkili lehine zilyetlikle mülkiyet edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı Hazine vekili 12.07.2012 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup, zilyetliğe dayalı olarak iktisap ve özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

5.1. Davalı Aşağıoba Köy Tüzel Kişiliği vekili ve davalı ... Belediyesi vekili dava konusu yerin köy meydanı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararı:

6. Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2013 tarihli ve 2012/284 E., 2013/159 K. sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın A ile gösterilen kısmının 91 nolu parsel içerisinde kaldığı, B ile gösterilen kısmının ise tapulama çalışmaları yapılırken Deveci Köyü Meydanlığı olarak tescil harici bırakıldığının belirlendiği, meydanların kamunun yararlandığı kamu malı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 11.12.2013 tarihli ve 2013/13454 E., 2013/12424 K. sayılı kararı ile; somut olayda çekişmeli taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı ilgili idari mercilerden sorulup saptanmamış ise de; gerek çekişmeli taşınmazın havadan çekilen ve dosyada yer alan fotoğrafından, gerekse tesis kadastro pafta haritasındaki konumundan yol ve köy boşluğu olarak tescil harici bırakıldığının anlaşıldığı,

bu şekilde taşınmazların Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesi gereğince masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hâle getirildiğinin ispatlanması hâlinde imar ve ihya edenler veya halefleri adına tescilinin mümkün olduğu, ancak mahkemece davacının bildirmiş olduğu deliller toplanarak imar ve ihya olgusunun araştırılmadığı, bu hâlde davacının bildirdiği deliller toplanarak, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde hangi tarihte tesis kadastrosu çalışmalarının yapılıp tamamlandığının Kadastro Müdürlüğünden sorulması, komşu 89, 90, 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin dosyaya getirtilmesi,

dava konusu taşınmazın dava tarihinin 2012 yılı olması nazara alınarak dava tarihinden yaklaşık 15, 20 ve 25 yıl öncesine ait üç adet stereoskopik çift hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından istenilerek dosya arasına konulması, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması,

temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilerek 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi, fen bilirkişisinden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunu ölçüleri eşitlenmek suretiyle bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekçeleriyle ile bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2015 tarihli ve 2014/410 E., 2015/590 K. sayılı kararı ile; dava konusu yeri gösteren pafta haritası 1/2000 ölçekli olarak düzenlenmiş olup, 1/5000 ölçekli pafta haritasında Deveciler Köyü meydanlığı olarak ayrılan kısmın ayrı bir pafta üzerinde gösterilmiş hâli olduğu, raporun kadastro müdürlüğünde çalışan teknisyenler tarafından hazırlandığı,

yazılan müzekkerelere de aynı teknisyenler tarafından cevap verildiğinden kadastro müdürlüğüne dava konusu yerin hangi niteliğiyle tescil harici bırakıldığının sorulması için müzekkere yazılmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan meydan gibi yerlerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı, somut durumda tescili talep edilen dava konusu yerin Deveciler Köyü meydanlığı olarak tescil harici bırakıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği çekişme konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi kapsamında kamu orta malı niteliğinde bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre mahkemece 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddesinde yer alan koşulların davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; mahkemece bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada, celse arasında, dosyada daha önce fen bilirkişi olarak görev yapan ve 13.12.2012 tarihli bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişilerden önceki rapora açıklık getirmek amacıyla yeniden alınan rapor ve krokiye dayanarak direnme adı altında verilen kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı ve burada varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Özel Dairece mi yoksa Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yapılması gerektiği ön sorun olarak tartışılmıştır.

IV. GEREKÇE

13. Bilindiği üzere, direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi).

14. Mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.

15. Somut olayda, mahkemece ilk kararda fen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 13.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş iken, kararın Özel Dairece bozulmasından sonra celse arasında fen bilirkişiler tarafından tanzim edilen 20.11.2014 havale tarihli bilirkişi raporu ve eki krokilerin dosya arasına alındığı, fen bilirkişilerin önceki krokilerinden farklı olarak bu kez pafta ölçeğinde değişiklik yaparak ve dava konusu yeri ve çevre parselleri pafta üzerinde göstererek önceki krokilerinden farklı ve yeni bir kroki tanzim ettikleri, mahkemece bu belgeler de değerlendirilerek direnme adı altında yeni bir karar verildiği görülmektedir.

16. Şu hâlde "direnme" olarak verilen kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

17. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

18. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 16. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince kararın taraflara tebliğine ilişkin işlemlerin yerine getirilmesine, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan Özel Daireye gönderilmesine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/477, K. 2020/128, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. IV. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/477
Karar No
2020/128
Tarih
11 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/478 K.2020/399
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/478 K.2020/129
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/480 K.2020/130
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/481 K.2020/2959
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/482 K.2020/348
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/482 K.2020/2118

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.