KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2024/234 E., 2025/327 K.
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/231 E., 2022/600 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2021/13174 Esas, 2022/465 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 19. İş Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. Ön Sorun
4. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni bir delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
II. Gerekçe
5. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 6. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
7. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
8. Somut olayda ilk bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece dinlenen tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının ev hizmetlerinde sigortalılık ilişkisi doğuracak yoğunlukta fiili çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece "... kanaat edinmeye yetecek kadar davalıların ikamet ettiği apartmandaki komşuları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalıdır.
Öte yandan, bozmadan önce ve sonra dinlenen apartman görevlisi davacının bir kısım çalışmaları olduğunu beyan etmektedir. 12.04.2012 tarihli celsede dinlenen ... isimli tanık ise davalıların 3 aylıkken aldığı çocuklarına 4 yıl kadar baktığını ve davacının bir kısım çalışmaları olduğunu ifade etmiştir. Ancak mahkemece davalıların çocuklarının doğum tarihi araştırılmamış, varsa çalışmalar bu sürelere göre değerlendirilmemiştir.
Mahkemece çocuk bakıcılığı yapan tanığı tanıyıp tanımadığı davacıdan sorulmalı, çalışmaların aynı döneme rastlayıp rastlamadıkları araştırılmalı, çocuğun bakıma ihtiyacı olup olmadığı belirlenmeli, beraber bir çalışma varsa şekli, süresi somut olarak ortaya konulmalı, apartman görevlisi tanığın beyanları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemece davalıların nüfus kayıt örneği çıkartılarak tanık ...'un bakım görevini üstlendiği davalıların çocuğu ...’in 12.03.1992 doğum tarihli olduğu,
tanığın üç aylıkken bu çocuğa bakmaya başladığı ve dört yaşına kadar baktığını ifade ettiği, bu hâlde davacının tespit istemine konu dönemde bu tanık ile beraber çalışmasının mümkün görülmediği gerekçesine de yer verilmek suretiyle önceki hükümde direnildiği anlaşılmıştır.
9. Bu durumda Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma kararından sonra dosya arasına alınan davalıların nüfus kayıt örneğini de değerlendirmek suretiyle ilk hükmün gerekçesinden farklı ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni bir delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. 10. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 11. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/234, K. 2025/327, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama