İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/625 K.2025/369

1. Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, maaş kesintilerinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk…

Esas2024/625Karar2025/369Tarih18 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.196 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2024/625 E., 2025/369 K.

Karar tarihi
18 Haziran 2025
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2016/1183 E., 2017/153 K.
Özel daire kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2014/31794 Esas, 2016/6075 Karar sayılı BOZMA kararı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.196 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, maaş kesintilerinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi

4. Davacı vasisi vekili; davalı bankanın müvekkilinin annesi ... ...’a emekli maaşından mahsup edilmek üzere 6.191,03 TL kredi kullandırdığını ancak kredi sözleşmesi tarihinde ... ...’un akli dengesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin kız kardeşinin bir şekilde annesini bankaya götürerek kredi çektirdiğini, ... ...’un maaşından kesinti yapılınca durumdan haberdar olunduğunu ve açılan vesayet davasında müvekkilinin vasi tayin edildiğini, kredi kullandırma yaş sınırı altmış beş iken yetmiş altı yaşında kullandırılan kredinin geçersiz olduğunu ileri sürerek kredi sözleşmesinin iptali ile maaş kesintilerinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevabı

5. Davalı vekili; müvekkili bankanın yetkililerinin kredi kullanımı sırasında Pendik Şubesine bizzat gelen ve son derece sağlıklı görünen, kendi el yazısıyla ismini yazıp imza atan ...'a sağlık raporu alma ihtiyacı görmediklerini, bankacılık ilkelerine uygun olan işlem gereğince davacı tarafa 8.000,00 TL’lik ödeme yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde davacı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme Kararı

6. İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 2012/934 Esas, 2014/81 Karar sayılı kararı ile; kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte kredi kullananın altmış beş yaşın üzerinde olduğu ve okuma yazma bilmediği, sözleşmeye parmak bastığı, bu hâldeyken davalı banka yetkililerince herhangi bir sağlık raporu alınmadan işlem yapılarak kredi verildiği, alınan rapor ve hastane cevaplarından da ilgilinin uzun süreden beri rahatsız olduğu ve kredi kullandırıldığı sırada akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının davalı bankaya 24.05.2010 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

8. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2014/31794 Esas, 2016/6075 Karar sayılı kararı ile; “…1-Davacı, annesi ...'un davalı bankadan kredi kullandığı sırada akli dengesinin yerinde olmadığını, annesinin maaşından kesinti yapılmakla krediden haberdar olduklarını ve hemen vasi tayini için dava açtıklarını, kredi kullandırma yaş sınırının 65 olmasından dolayı sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece; alınan rapor ve hastane cevaplarından da ilgilinin uzun süreli rahatsız olduğu,

kredi kullandırıldığı sırada akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de, kısıtlı ... için alınan sağlık kurulu raporu, vasi tayini kararı ve Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin yazı cevabının 24.05.2010 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinden sonra alındığı ve kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte hukuki işlem ehliyeti olup olmadığına dair tespitler içermediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca mahkemece, kısıtlı ...'ya ait tüm tıbbi belgelerin getirtilerek, kredi sözleşmesinin yapıldığı 24.05.2010 tarihinde hukuki işlem ehliyeti olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle kredi sözleşmesinden sonra alınan sağlık kurulu raporu ve vasi tayini kararına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı

9. İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve 2016/1183 Esas, 2017/153 Karar sayılı kararı ile; önceki karar gerekçelerinin yanında, dosyaya sunulan belgelerden davacının uzun süredir rahatsız olduğunun anlaşıldığı, kredi kullandırıldığı anda kredi sözleşmesinin hükümlerini anlayıp yorumlayacak kapasitede olup olmadığı değerlendirilmeden davalı banka çalışanlarının kusuruyla sözleşme yapıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi

10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kredi sözleşmesinin iptali ve maaş kesintilerinin iadesi talebiyle açılan eldeki davada, kısıtlı ... ...’un kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte hukuki işlem ehliyeti olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır

III. GEREKÇE

1. Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce medeni hakları kullanma ehliyeti konusunda açıklama yapılmasında yarar vardır.

2. Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak elde edebilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez.

3. Nitekim, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.” biçimindeki 9. maddesi hükmüyle kanun koyucu hak elde edebilmeyi, borç (yükümlülük) altına girebilmeyi fiil ehliyetine bağlamış; 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırt etme gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir.

4. “Ayırt etme gücü” aynı Kanun’un 13. maddesinde “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırt etme gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu Kanun ile diğer kanunların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır (Hukuk Genel Kurulunun 18.7.2007 tarihli ve 2007/1-583 Esas, 2007/556 Karar; 17.2.2010 tarihli ve 2010/19-97 Esas, 2010/83 Karar; 16.01.2013 tarihli ve 2012/3-655 Esas, 2013/63 Karar; 30.04.2013 tarihli ve 2013/13-749 Esas, 2014/551 Karar sayılı kararları).

5. Bunun yanında, TMK'nın 14. maddesi ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığını belirttikten sonra aynı Kanun’un 15. maddesinde gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.

6. Kanunda belirtilen düzenlemeye göre, temyiz kudretine sahip olmayan kimsenin yaptığı işlemlerin, hiçbir hukuki hüküm ifade etmeyeceği, dolayısıyla butlan ile malul bulunduğu söylenebilir. Gerek doktrinde gerekse uygulamada benimsenen görüş de bu doğrultudadır. Bu düzenleme ve kabul tarzının, mutlak ehliyetsizlik hâli olarak da nitelendirilebilen, temyiz kudreti yoksunu (ayırt etme gücü bulunmayan) kişiyi korumaya yönelik olduğu ve böyle bir korumanın gerekliliği muhakkaktır.

7. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; iptali talep edilen kredi sözleşmesini 24.05.2010 imzalayan ... ...’un akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia eden oğlunun 09.07.2010 tarihinde mahkemeye başvurarak annesinin vesayet altına alınmasını istediği, Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin “Alzheimer hastalığı” tanısı ile verdiği “Hukuki ehliyeti tam değildir. Ev dışında kendi işlerini göremez. Yardıma muhtaçtır.

Başkalarının emniyetini tehdit etmez. Mahkemece dinlenmesinde fayda yoktur. Vasi tayini uygun olur.” şeklindeki 05.10.2010 tarihli sağlık kurulu raporu üzerine 04.11.2010 tarihinde oğlunun vasi tayin edildiği, yargılama sırasında Nöroloji Kliniğinden alınan 24.10.2013 tarihli cevabi yazıda da hastanın rapor tarihinden ne kadar öncesinden rahatsız olduğunun tespitinin tıbben mümkün olmadığı, hastalığın uzun süreçli olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, her ne kadar imzalanan sözleşmeden sonra vesayet altına alınmış olsa da dosya içine alınan raporlardan ... ...’un sözleşme tarihinde ayırt etme kabiliyetini yitirmiş olduğu ve fiil ehliyetine sahip olmadığı, bu hususta yeniden rapor alınmasının sonucu etkilemeyeceği açıktır.

8. Hâl böyle olunca, direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir. 9. Ne var ki, sair temyiz itirazları yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Direnme uygun bulunduğundan, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Geçici Madde 3” hükmü atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/625, K. 2025/369, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2024/625
Karar No
2025/369
Tarih
18 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/642 K.2025/392
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/644 K.2025/4692
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/645 K.2025/9891
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/648 K.2025/9100
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/664 K.2025/5226
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/680 K.2025/9126

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.