İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/74 K.2025/177

1.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 1. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca…

Esas2025/74Karar2025/177Tarih26 Mart 2025Okuma8 dk · 1.683 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2025/74 E., 2025/177 K.

Karar tarihi
26 Mart 2025
Mahkemesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2022/3 E., 2024/1 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.683 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

1.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 1. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacılar İstemi

4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile diğer birkaç mirasçının Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 09.04.2010 tarihli ve 2006/367 Esas, 2010/196 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve dava konusu 1360 ada 89 parsel sayılı taşınmazdaki 26 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verildiğini, bir kısım davacılar ve davalıların temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2011 tarihli ve 2010/13965 Esas,

2011/4893 Karar sayılı kararıyla anılan bağımsız bölüm yönünden temyiz isteminin reddine, diğer yönlerden ise kararın bozulmasına karar verildiğini, böylece 26 numaralı bağımsız bölüm yönünden hükmün kesinleştiğini, bozma sonrası mahkemece tapu müdürlüğüne yazılan 17.05.2017 tarihli müzekkereyle 26 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasının istendiğini, ihtiyati tedbir kaldırıldıktan sonra anılan bağımsız bölümün davalı ... tarafından kötü niyetli olarak 20.07.2017 tarihinde üçüncü kişi ... isimli şahsa satıldığını,

mahkemece öncelikle gerekçeli kararın tapu müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasının mevzuata aykırı olduğunu, tedbirin kaldırıldığının müvekkillerine de bildirilmediğini, yine menfaat sahibi müvekkillerinin herhangi bir talebi olmaksızın tedbirin kaldırıldığını, on yıla yakın süren yargılama sonucunda müvekkillerinin haklarına mahkeme hâkiminin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ulaşılamadığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için 500,00’er TL maddi ve 15.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 46.500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı

5. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen olayda yazı işleri müdürü ve kalem personeli hakkında Adalet Bakanlığı aleyhine idari yargıda dava açılması gerektiğinden görev itirazında bulunduklarını, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 48/1. fıkrasına aykırı olarak hangi sorumluluk sebebine dayanıldığının belirtilmediğini, sorumluluğu ispata yarar delil de sunulmadığını, hâkimin hukuki sorumluluğunu gerektirecek nedenlerin oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Dairenin Birinci Kararı

6. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/1 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile;

“…Davacılar vekili, 26 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına konulan ihtiyati tedbirin henüz karar kesinleşmeden mahkemece usulsüz olarak kaldırıldığı ve taşınmazın üçüncü kişiye temlik edildiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra 10.11.2016 tarihinde kesinleşmiş karar örneğinin Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, 26 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına konulmuş olan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına ilişkin müzekkerenin karar kesinleştikten daha sonra 17.05.2017 tarihinde yazıldığı, Tapu Müdürlüğünce ihtiyati tedbir terkin işleminin 17.05.2017 tarihinde gerçekleştirildiği,

iddia edildiği şekilde yasaya aykırı bir işlem yapılmadığı, 6100 Sayılı Yasanın 46. maddesinde öngörülen hallerden hiçbirinin mevcut olmadığı anlaşıldığından açılan davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur,…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın Temyizi

7. Özel Daire kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı

8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2022 tarihli ve 2019/1-843 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı ile;

“…Eldeki davada davacılar vekilinin dava dilekçesinde; mahkemece öncelikle kesinleşmiş gerekçeli kararın ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken dava konusu 26 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin menfaat sahibi müvekkillerinin herhangi bir talebi olmaksızın kaldırıldığını, tedbirin kaldırıldığının müvekkillerine bildirilmediğini, on yıla yakın süren yargılama sonucunda müvekkillerinin haklarına mahkeme hâkiminin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ulaşamadığını, maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek tazminat isteminde bulunduğu görülmektedir.

Ne var ki, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 30.09.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/2 K. sayılı kararında; davacı iddiası 26 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına konulan ihtiyati tedbirin henüz karar kesinleşmeden mahkemece usulsüz olarak kaldırıldığı ve taşınmazın üçüncü kişiye temlik edildiği şeklinde yazılmıştır.

Tasarruf ilkesi gereğince hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde somutlaştırdığı ve ileri sürdüğü iddiaya gerekçeli kararda yer verilmediği, aksine davacı tarafın mahkeme önüne getirmediği bir iddianın tartışılıp değerlendirildiği, davacılar vekilinin de temyiz dilekçesinde öncelikle bu hususu temyiz nedeni yaptığı anlaşılmaktadır.

O hâlde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiayla bağlı kalınarak inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Özel Dairenin İkinci Kararı

9. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozma kararına uyulmuş ve 20.02.2024 tarihli, 2022/3 Esas, 2024/1 Karar sayılı karar ile;

“…1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 112 nci maddesi, "Esas hakkında mahkeme tarafından verilen kararın tefhim veya tebliğ olunmasını mütaakıp ihtiyaten icra kılınmış olan tedbir mürtefi olur. Şu kadar ki mahkeme hükmün icrasını temin için iş bu tedbirin tayin edeceği müddet zarfında devamına karar verebilir.",

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler" başlıklı 397 nci maddesi; "(1) ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. (2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. (3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir.",

Aynı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi; "(1) Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(2) Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.

(2)(3) (3) Bu Kanunda Bölge Adliye Mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.",

Hükümlerini içermektedir.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ncı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı madde hükümleri gereğince, herkes hakkını dayandırdığı maddi olguların varlığını ispat ile yükümlüdür.

Somut olayda; davanın dayanağını oluşturan Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/367 E. sayılı dava dosyasında eldeki davanın davacılarının da aralarında bulunduğu gerçek kişiler tarafından ...... ve diğerleri hakkında vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı,

Yapılan yargılama neticesinde, 09.04.2010 tarihli karar ile; davalı ... adına kayıtlı 1360 ada 89 sayılı parseldeki 26 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline ve payları oranında davacılar adına tescili ile diğer dava konusu taşınmazlar hakkında hüküm kurulduğu,

Davacılardan ... ve davalılardan ...'in temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2011 tarihli ve 2010/13965 E., 2011/4893 K. sayılı kararıyla davalının temyiz itirazı kabul edilerek (2 nolu bağımsız bölüm yönünden) hüküm bozulmuş ise de, davalı ...'in temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle 26 numaralı bağımsız bölüm yönünden hükmün kesinleştiği,

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.12.2012 tarihli ve 2012/13 E., 2012/466 K. Sayılı kararıyla 26 numaralı bağımsız bölüm yönünden kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına da değinilerek diğer dava konusu taşınmaz (2 nolu bağımsız bölüm) yönünden bir karar verildiği,

Verilen son kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçerek 24.06.2015'te onandığı, mahkemece 10.11.2016 tanzim tarihli kesinleşme şerhi ile hükmün 20.09.2016 tarihinde kesinleştiğinin belirlendiği,

Öte yandan, Mahkemenin 17.05.2017 tarih ve 2012/13 E. sayılı yazısı üzerine, İpekyolu Tapu Müdürlüğünün aynı gün dava konusu 1360 ada 89 sayılı parseldeki 26 numaralı bağımsız bölüm üzerine konulan ihtiyati tedbiri kaldırdığı, anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki düzenlemeler ve olgular birlikte değerlendirildiği; Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 26 numaralı bağımsız bölüm üzerine konulan ihtiyati tedbirin anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde kaldırıldığı, değinilen düzenlemelere göre tedbirin kaldırılmasının tarafların talebine bağlı bulunmadığı ve bu konuda taraflara bilgi verileceği yönünde Mahkemeye bir görev yüklenmediği görülmektedir.

Hal böyle olunca; karar veren Hâkimin eyleminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46 ncı maddesinde sayılan sınırlı hallerden birisini ihlâl edici nitelikte olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilebildiğini söyleyebilmek mümkün değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-HMK'nın 49 uncu maddesi uyarınca takdiren 1.000,00'er TL para cezasının davacılardan tahsiline,

3-Peşin harcın mahsubu ile fazla alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

4-Reddedilen maddi tazminat isteği yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı Hazineye verilmesine,

5-Reddedilen manevi tazminat isteği yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı Hazineye verilmesine,

6-Davacıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, artan avansın istek halinde davacılara iadesine,…” karar verilmiştir.

Kararın Temyizi

10. Özel Daire kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE

11. Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

12. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır.

13. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

14. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 26.03.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/74, K. 2025/177, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/74
Karar No
2025/177
Tarih
26 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/74 K.2025/4508
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/74 K.2025/2961
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/75 K.2025/1481
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/75 K.2025/5077
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/75 K.2025/2471
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/76 K.2025/1487

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.