İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Doğan Başvurusu (B. No: 2014/11359)

(Başvuru

Başvuru No2014/11359Tarih16 Eylül 2015Okuma14 dk · 2.899 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Doğan Başvurusu

Başvuru No
2014/11359
Karar tarihi
16 Eylül 2015
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.899 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2014/11359)

Karar

Tarihi: 16/9/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat

Komisyonu Başkanlığı tarafından verilen tazminatın düşük olması ile yargılama

giderleri ve vekâlet ücretinin ödenmesine hükmedilmemesi nedenleriyle mülkiyet

ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/7/2014 tarihinde

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2015

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 12/3/2004

tarihinde gözaltına alınmış; 16/3/2004 tarihinde tutuklanmış, 6/5/2004

tarihinde düzenlenen iddianame ile hakkında kamu davası açılmıştır.

6. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. madde ile

görevli) yapılan yargılama sonunda 4/5/2011 tarihli

kararla başvurucunun müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25/9/2012 tarihli ilamıyla hüküm onanarak

kesinleşmiştir.

7. Başvurucu, hakkında açılan ceza davasının makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle 4/9/2012 tarihinde

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuruda bulunmuş; başvuru 73347/12

numaralı dosyaya kaydedilmiştir.

8. Başvurucu, hakkında açılan ceza davasının makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle 17/5/2013 tarihinde

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Komisyon)

başvuruda bulunmuş, 33.000 TL manevi tazminat ile AİHM’e

yapılan başvuru sonucu ortaya çıkan fotokopi, kırtasiye, posta masrafları ve

avukatlık ücretinin ve Komisyona yapılan başvuru nedeniyle ortaya çıkan başvuru

giderleri ve avukatlık ücretinin ödenmesini talep etmiştir.

9. Komisyon, 22/11/2013 tarihli ve

K.2013/1815 sayılı kararında, iki dereceli bir yargılamada 8 yıl 6 ay 13 gün

süren yargılamanın makul olmadığı ve başvurucunun makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzun

yargılama konusundaki yerleşik içtihatları da dikkate alınarak başvurucuya

6.000 TL tazminat ödenmesine; Komisyonun inceleme yetkisinin, yargılamanın

makul sürede sonuçlandırılmaması ve mahkeme kararlarının icra edilmemesine

yönelik iddialar ile sınırlı olduğundan diğer talepler hakkında yetkisizlik

nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

10. Başvurucu anılan karara, manevi tazminat miktarının AİHM

içtihatlarına aykırı biçimde düşük belirlendiği, ayrıca AİHM ve Komisyona

başvururken yapılan masraflar ve avukatlık ücretinin ödenmediği iddiasıyla

itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulu, 9/4/2014 tarihli ve İ.2014/143, K.2014/377 sayılı kararında “yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması

nedeniyle hükmedilen tazminatın mahiyeti gereği manevi tazminat niteliğinde

olduğu, Komisyon tarafından hükmedilen tazminatın makul sürenin aşımıyla

orantılı olarak belirlendiği, hakkaniyete ve AİHM içtihatlarına uygun olduğu,

Komisyonun yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ve mahkeme

kararlarının icra edilmediğine yönelik iddiaları incelemekle yetkili

olduğundan, bu hususlar dışındaki iddialar hakkında yetkisizlik nedeniyle karar

verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin 6384 sayılı Kanun hükümlerine

aykırı olmadığı, yine gerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, gerekse 6384

sayılı Kanun'da; bu Kanun kapsamında Komisyona yapılan başvurularda vekil ile

temsil olunması halinde, başvuran lehine vekâlet ücreti hesaplanacağı ve varsa

yapılmış olan masrafların ödenmesine karar verileceği yolunda bir kuralın

bulunmaması karşısında, Komisyonca başvuranlar lehine vekâlet ücreti tahakkuk

ettirilmemesinde ve varsa yapılmış olan giderlerin ödenmesine karar

verilmemesinde de usul ve yasa hükümlerine aykırılık görülmediği"

gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir.

11. Karar 4/6/2014 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 3/7/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun’un 1. maddesi şöyledir:

“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış

bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair esas ve usullerin

belirlenmesidir.”

14. 6384 sayılı Kanun’un 2. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun;

a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile

özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı,

b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da

hiç icra edilmediği,

iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış

başvuruları kapsar.

…”

15. 6384 sayılı Kanun’un 4. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun kapsamında yapılacak müracaatlar

hakkında karar vermek üzere Bakanlığın merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında

çalışan hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanı tarafından atanacak dört kişi

ile Maliye Bakanı tarafından Maliye Bakanlığı personeli arasından atanacak bir

kişiden oluşan toplam beş kişilik bir Komisyon kurulur. Komisyon Başkanı bu

üyeler arasından Adalet Bakanı tarafından seçilir.

…

(4) Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık

tarafından yürütülür.

…”

16. 6384 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu,

başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin

kimlik bilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır.

(2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içinde

müracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukuk

yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının

kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaat

edebilirler.”

17. 6384 sayılı Kanun’un 6. maddesi şöyledir:

“(1) Komisyon;

a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer

kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,

b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,

c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,

ç) Müracaatın 2 nci madde

kapsamına girmediğini,

tespit ederse müracaatı reddeder.

…”

18. 6384 sayılı Kanun’un 7. maddesi şöyledir:

“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay

içinde karar vermek zorundadır.

(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda

gerekçeli olarak karar verir.

(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ

tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare

Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm

belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli

işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon

kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine

verilen kararlar kesindir.

(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın

kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye

ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan

müstesnadır.”

19. 6384 sayılı Kanun’un 9. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi

itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular

hakkında uygulanır.

…”

20.

19/3/1969 tarihli ve 1136

sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi şöyledir:

“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının

karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.

…”

21. 1136 sayılı Kanun’un 169. maddesi şöyledir:

“Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek

avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç

katından fazla olamaz.”

22.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin

1. maddesi şöyledir:

“(1)

Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı

sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce

karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde,

Avukatlık Kanunu ve işbu tarife Hükümleri uygulanır.

(2)

Taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmamış veya kararlaştırılan

akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayılması halinde; mahkemelerce, dava konusu

edilen tutar üzerinden işbu tarife gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin

altında bir ücrete hükmedilemez. İş bu tarife Avukatlık Kanununun 164.

maddesinin 4. fıkrası doğrultusunda gerçekleştirilecek olan akdi avukatlık

ücreti belirlenmesinde sadece asgari değerin hesaplanmasında dikkate alınır.

Diğer hususlar Avukatlık Kanunundaki hükümlere tabidir.

(3)

İşbu tarife hükümleri altında kararlaştırılan akdi avukatlık ücretleri, tarife

hükümleri üzerinden yapılmış olarak kabul edilir.”

23. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılama giderleri şunlardır:

a) Celse, karar ve ilam harçları.

b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta

giderleri.

c) Dosya ve sair evrak giderleri.

ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve

protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler.

d) Keşif giderleri.

e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve

giderler.

f) Resmî dairelerden alınan belgeler için

ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.

g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda

tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama

giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde

mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan

taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun

gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.

h) Yargılama sırasında yapılan diğer

giderler.”

24. 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi şöyledir:

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama

giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

…”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

25. Mahkemenin 16/9/2015 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 3/7/2014 tarihli ve 2014/11359 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, Komisyonun belirlediği

tazminat miktarının AİHM içtihatlarına aykırı biçimde düşük belirlendiğini,

ayrıca Komisyon tarafından haklı bulunarak tazminata hükmedilmiş olmasına

rağmen AİHM ve Komisyona başvururken yaptığı masrafların ve avukatlık ücretinin

ödenmesi talebinin, mevzuatta buna ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle

reddedildiğini ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde buna ilişkin hükmün bulunduğunu belirterek

mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve

manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

27. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucunun,

Komisyon tarafından düşük miktarda tazminata hükmedilmesi ve yargılama

giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa

Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı

olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun anılan ihlal iddialarının,

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin

olduğu anlaşılmakla tamamı adil yargılanma hakkının ihlali iddiası kapsamında

ayrı ayrı incelenmiştir.

1. Komisyon Tarafından Belirlenen Tazminatın

Düşük Olması Nedeniyle Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel

başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından

yapılabilir.

29. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireysel

başvuru yapabileceği belirlenmiş olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına

göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel

ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar: başvuruya konu

edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da

ihmalinden dolayı başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu

ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması ve

bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur” olduğunu da ileri

sürmesidir (Fetih Ahmet Özer, B.

No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).

30. Başvuru konusu olayda başvurucu, Komisyonun hükmettiği

tazminat miktarının AİHM içtihatlarına aykırı şekilde düşük belirlenmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Başvurucu aleyhine açılan kamu davası sonunda

başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Başvurucu,

yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı iddiasıyla AİHM’e

başvurmuş; başvurusu incelenme aşamasında iken 6384 sayılı Kanun’un yürürlüğe

girmesi üzerine AİHM’e yaptığı başvuru ve taleplerini

6384 sayılı Kanun uyarınca kurulan Komisyona iletmiştir. Komisyon 22/11/2013 tarihli kararı ile iki dereceli bir yargılamada 8

yıl 6 ay 13 gün süren yargılamanın makul olmadığı ve başvurucunun makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in

uzun yargılama konusundaki yerleşik içtihatlarını, olayın kendine özgü

koşullarını, başvurucuya isnat edilebilecek kusurun bulunmamasını ve davanın

başvurucu açısından taşıdığı önemi de dikkate alarak 6.000 TL tazminat

ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu tarafından karara yapılan itiraz, Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulu tarafından reddedilmiştir.

32. Anayasa Mahkemesi açısından, idari makamlar ve derece

mahkemeleri tarafından başvurucu lehine bir tedbir ya da kararın alınması

suretiyle ihlalin tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun ve

yeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ileri

sürülemeyecektir. Bu iki koşul yerine getirildiği takdirde bireysel başvuru

mekanizmasının ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesinin inceleme yapmasına

gerek kalmayacaktır. Bu kapsamda Anayasa’nın 36. maddesine ilişkin şikâyetler

açısından, yargılama sürecinin ve usulünün adilliğine riayet edilerek,

hakkaniyete uygun ve makul bir gerekçeye dayalı olarak verilen bir karar mağdur

sıfatını ortadan kaldırabilecektir (Sadık

Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014,

§ 83; Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 61, 74).

33. Aynı şekilde AİHM de -ulusal yetkililerce ihlalin açıkça

veya özü itibarıyla tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun ve

yeterli biçimde giderilmesi hâlinde- ilgili tarafın, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 34. maddesi anlamında bundan böyle mağdur olduğunu

ileri süremeyeceğini belirtmektedir (Fatma

Yüksel/Türkiye, B. No: 51902/08, 9/4/2013,

§ 44; Scordino/İtalya No 1 [BD], B. No: 36813/97,

29/3/2006, §§ 178 vd.). AİHM’e göre bu iki koşul

yerine getirildiği takdirde Sözleşme ile düzenlenen koruma mekanizmasının

ikincil niteliği sayesinde Mahkemenin inceleme yapması engellenmiş olacaktır (Fatma Yüksel/Türkiye, B. No: 51902/08,

9/4/2013, § 46).

34. Mağdur sıfatının ortadan kalkması, özellikle ihlal

edildiği ileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi

ile bu kararın ardından ilgili açısından uğradığı zararların varlığını devam

ettirip ettirmediğine bağlı bulunmaktadır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz.

Freimanis ve Lidums /Letonya,

B. No: 73443/01, 74860/01, 9/2/2006, § 68).

Başvurucuya sunulan telafi imkânının uygun ve yeterli olup olmadığı kararı, söz

konusu Anayasal temel hak ve özgürlüğün ihlalinin niteliği göz önünde

bulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesi sonucunda

verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı, Anayasa

Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için aynı zamanda idari veya yargısal bir

kararla kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlı olabilecektir (Sadık Koçak ve diğerleri, § 84).

35. Sözleşme’nin 46. maddesi bağlamında AİHM, Ümmühan Kaplan/Türkiye (B. No: 24240/07, 20/3/2012) kararında Türkiye'nin, en geç kararın

kesinleşmesini takip eden bir yıl içinde Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrası ve 13. maddesi bağlamındaki makul süre aşımı şikâyetleri

hakkında yeterli ve uygun bir tatmin sağlayabilecek bir iç hukuk yolu oluşturması

gerektiğine karar vermiştir. AİHM bu iç hukuk yolunun, kendisine sunulacak olan

benzer başvuruların yığılmasını engellemek amacıyla, Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yolunun açılması tarihine kadar yapılacak olan ve kendi önünde

hâlen derdest olan başvurularla ilgili olduğunu da vurgulamıştır (Ümmühan Kaplan/Türkiye, § 75).

36. Başvuru konusu olayda başvurucunun makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş ve tazminata

hükmedilmiştir. Başvurucunun, 6384 sayılı Kanun ile oluşturulan iç hukuk

yolunun AİHM’in

Ümmühan Kaplan/Türkiye kararında belirttiği ilkeleri taşımadığı

yahut Komisyon tarafından ödenmesine karar verilen tazminat tutarının kendisine

ödenmediği yönünde bir iddiada da bulunmadığı anlaşılmıştır.

37. Bu durumda 6384 sayılı Kanun ile

kurulan Komisyon tarafından, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle başvurucunun

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiği ve bu ihlal

sebebiyle başvurucuya tazminat ödenmesine karar verildiği görülmekle,

yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle ortaya çıkan ihlalin, Komisyonun

tespitine esas olan olayla ilgili başvurucunun mağduriyetinin açıkça ve

orantısız olmayacak şekilde giderildiği, bundan dolayı ihlalin güncelliğini

yitirmesi nedeniyle bireysel başvuru tarihi itibarıyla başvurucunun mağdur

statüsünün bulunmadığı sonucuna varmak gerekmiştir.

38. Açıklanan nedenlerle başvurucunun, bireysel başvuru

tarihi itibarı ile mağdur statüsü bulunmadığından başvurunun bu bölümünün diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılama Giderleri ve

Vekâlet Ücretinin Ödenmesine Hükmedilmemesi Nedeniyle Adil Yargılanma Hakkının

İhlali İddiası

39. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme,

… açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

40. 6216 sayılı

Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı,

temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu

açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

41. Başvurucu,

Komisyon tarafından haklı bulunarak tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen AİHM'e ve Komisyona başvururken yaptığı masrafların ve

avukatlık ücretinin ödenmesi talebinin mevzuatta hüküm bulunmaması nedeniyle

reddedildiğini, ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde

buna ilişkin hükmün bulunduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

42. 6384 sayılı

Kanun'a göre kurulan Komisyon, aynı Kanun'un 2. maddesine göre makul sürede

yargılama yapılmaması ile mahkeme kararlarının icra edilmemesi iddialarıyla AİHM'e yapılan başvuruları incelemekle görevlidir. 6384

sayılı Kanun'un 3. ve 4. maddelerinden anlaşıldığı üzere Komisyon idari bir

kurul şeklinde teşekkül etmektedir. Nitekim Komisyonun sekretarya hizmetleri

Adalet Bakanlığı (Bakanlık) tarafından yürütülmektedir. Ayrıca aynı Kanun'un 7.

maddesine göre Komisyonun verdiği kararlara karşı Ankara Bölge İdare

Mahkemesine itiraz edilebilmektedir.

43. Anılan bu

hükümlere göre 6384 sayılı Kanun uyarınca oluşturulacak Komisyonun

verdiği kararların “kesin hüküm” niteliğini taşımadığı, yargı fonksiyonu

kapsamında olmadığı, başvuruları inceleme süreci ve uygulayacağı usulün idari

nitelikte olduğu, kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğu

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Komisyonun, yargısal faaliyet yürüten bir makam

veya merci olmayıp Bakanlık bünyesinde kurulan ve sekretaryasını Bakanlığın

yürüttüğü bir idari kurul olduğu sonucuna varılmıştır (AYM, E.2013/34,

K.2013/74, 6/6/2013).

44. 1136 sayılı

Kanun'un 164. maddesine göre avukatlık ücreti hukuki yardım karşılığı ödenen

meblağı ifade etmektedir. Aynı Kanun'un 169. maddesinde ise yargı mercilerince

karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarının nasıl hesaplanacağı

belirtilmiş olup hükümde “yargı

mercilerinden” bahsedildiği anlaşılmaktadır. Avukatlık ücretinin

miktarları da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde

belirtilmiştir.

45. Öte yandan 6100

sayılı Kanun'un 323. maddesinde vekâlet ücreti dâhil olmak üzere yargılama

giderleri sayılmış, 326. maddesinde ise yargılama giderlerinin aleyhine hüküm

verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

46. Başvurucu, AİHM'e ve Komisyona yaptığı başvuru nedeniyle lehine

avukatlık ücretine ve yaptığı masrafların tahsiline hükmedilmesi gerektiğini

ileri sürmüşse de 6384 sayılı Kanun'un, yalnızca makul sürede yargılama

yapılmaması ile mahkeme kararlarının icra edilmemesi iddialarıyla AİHM'e yapılan başvuruları incelemek üzere idari bir kurul

olan Komisyonun kurulmasını öngördüğü belirlenmiştir. Anılan Kanun gereği

başvuruların incelenmesinde başvurucular dışında karşı taraf veya davalı

sıfatıyla hiçbir kurum veya kişinin yer almadığı, Komisyonun başvurucunun

iddialarını haklı gördüğü takdirde ancak Kanun'da öngörülen şekilde tazminata

hükmedebileceği, bunun dışında vekâlet ücretine ve yargılama giderlerinin

tahsiline hükmetme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

47. Başvuru konusu olayda başvurucunun Komisyona yaptığı

başvuru üzerine makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilerek 6384 sayılı Kanun gereği başvurucuya yalnızca tazminat ödenmesine

karar verildiği, anılan Kanun ve Komisyonun yetkisi gereği başvurucu lehine

vekâlet ücretine ve yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmemesinin,

başvurucunun adil yargılanma hakkına bir müdahale oluşturmadığı kabul edilmiş;

başvurucunun, Komisyon tarafından hüküm altına alınan tazminatın ödenmediğine

yönelik herhangi bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmıştır.

48. Açıklanan nedenlerle yargılama

giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkına

yönelik açık ve görünür bir ihlal saptanmadığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Komisyon tarafından

belirlenen tazminatın düşük olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali

iddiasının kişi bakımından yetkisizlik,

2. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ödenmesine hükmedilmemesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına

16/9/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Ahmet DOĞAN Vekilleri : Av. Keleş ÖZTÜRK Av. Faruk Nafiz ERTEKİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/11359, 16 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İkinci Bölüm
  4. Karar
  5. I. Başvurunun
  6. Konusu
  7. II. Başvuru
  8. Süreci
  9. III. Olay Ve
  10. Olgular
  11. A. Olaylar
  12. B. İlgili Hukuk
  13. IV. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun İddiaları
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Başvurucunun
  18. B. Yargılama giderlerinin
  19. M. Emin KUZ
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/11359
Tarih
16 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • Bülent Akgül Başvurusu (B. No: 2013/3391)
  • Yüksel Keskin Başvurusu (B. No: 2013/7025)
  • Zeyneddin Erol Başvurusu (B. No: 2014/9903)
  • Faris Korkmaz Başvurusu (B. No: 2013/6995)
  • Emel Kavas Başvurusu (B. No: 2013/8032)
  • Şenol Gürkan Başvurusu (B. No: 2013/2438)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.