İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet İhsan Tabanlıoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/12007)

1. Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının;

Başvuru No2016/12007Tarih22 Ocak 2019Okuma13 dk · 2.601 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet İhsan Tabanlıoğlu Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
22 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2016/12007
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.601 kelime·13 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının;

kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan ek tazminat davasının reddi nedeniyle

de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/6/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Kamulaştırma Kararı

Süreci ve Taşınmaza İlişkin Bilgiler

7. Başvurucular, Ankara'nın Çankaya ilçesinin Çankaya

Mahallesinde bulunan 1955 ada 63/A parsel sayılı taşınmazın hissedarıdır.

Anılan taşınmaz başvuruculara kök murisleri olan N.T.nin

ölümü sonucu miras yoluyla intikal etmiştir.

8. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması

yapılmıştır. Buna göre 6.324 m² miktarındaki 1955 ada 63 parsel sayılı

taşınmazın bir bölümü başka adalardaki parsellere taşınmış, 1.185 m²si zayiat

olarak ayrılmıştır. Ayrıca bu taşınmazın 1.500 m² bölümü de düzenleme harici

alan olarak kalmıştır. Önceki planda iskân harici bırakılan söz konusu 1.500 m²

alan ise daha sonra yol ve yeşil alan olarak ayrılmıştır.

9. Yol ve yeşil alan olarak ayrılan 1.500 m²lik anılan taşınmaz

bölüm Ankara Büyükşehir Belediyesince (Büyükşehir Belediyesi) 1977 yılında

kamulaştırılmıştır. Bu kısmın kamulaştırma nedeniyle tapuda ferağ işlemi de

aynı yıl yapılmıştır.

10. Başvurucuların murisleri olan N.T., yol ve yeşil alana

ayrılan 1.500 m²lik hissesinin İdarece kamulaştırılması kararına karşı

7/12/1977 tarihinde Büyükşehir Belediyesi aleyhine Ankara 3. Asliye Hukuk

Mahkemesinde maddi hatanın düzeltilmesi ve kamulaştırma bedel artırılması

davası açmıştır.

11. Mahkeme, ilgili tarihli kararıyla davanın aynen kabulüne ve

kamulaştırma işlemlerindeki hataların düzeltilmesine ve tapunun intikal

tarihinden geçerli %5 faiz yürütülmesine karar vermiştir.

12. Davalı Büyükşehir Belediyesinin temyizi üzerine Yargıtay 5.

Hukuk Dairesi, resen emsal sorulmadığı, kıyaslamanın usulüne uygun yapılmadığı,

el koyma tarihinin fiilen elkoyma olup olmadığı

saptanmadığı ve bilirkişi raporunun yetersizliği gerekçeleriyle derece

mahkemesi kararını bozmuştur.

13. Bozma kararına uyan Mahkeme 9/7/1979 tarihli kararıyla

imarın 1955 ada 63 no.lu parselinin gerçek yüzölçümünün 2685 m² olduğu, zor

alım işleminin 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı mülga İstimlâk Kanunu'nun 14.

maddesi gereğince bu şekilde düzeltilmesine ilişkin bölüm Yargıtayca

onanmış olmakla hüküm tesisine gerek olmadığı ve ayrıca imarın 6049 ada 13, 12,

14 no.lu parsellerinde 1955 ada 63 no.lu parselinin kamulaştırma bedelinin

4.709.850 eski TL iken 20.586.140 eski TL artırılarak 25.296.000 eski TL olarak

tespitine hükmetmiştir. Sonuç olarak mezkur kararla

başvurucuların kök murisinin parseldeki hissesinin (Büyükşehir Belediyesince

kamulaştırılan ve yol ile yeşile ayrılan 1500 m²lik kısım ile önceki planda

zayiat olarak ayrılan 1185 m²lik kısım toplamı olmak üzere) toplam 2685 m²

olarak düzeltilmesine ve toplam 2685 m² miktar hisse üzerinden kamulaştırma

bedelinin artırılmasına hükmedilmiştir.

14. Anılan karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesince 1979 yılında onanmış

ve kesinleşmiştir.

B. Başvurularca Açılan

İlk Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası Süreci

15. Başvurucular, mezkur taşınmaza

herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın idare tarafından fiilen el

atıldığı iddiasıyla 5/6/2008 tarihinde Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde

kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmışlardır. Başvurucular

dilekçelerinde taşınmazın arsa vasfında olup konumu itibarıyla Ankara'nın en

değerli bölgesi olduğunu belirterek kamulaştırmasız el atma nedeni ile fazlaya

ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.500 TL kamulaştırmasız el atma

bedelinin faizi ile birlikte idareden tahsiline karar verilmesini talep

etmişlerdir.

16. Mahkeme dava konusu taşınmaz mahallinde uzman bilirkişiler marifeti

ile keşif yapmış, teknik bilirkişi kurulunun 21/2/2011 tarihli raporunu özel ve

teknik bilgi yönünden karar vermeye yeterli olduğu kanaatine vararak 21/6/2012

tarihli kararı davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme kararında

başvuruculara yapılacak ödeme miktarının bilirkişi raporuna göre 3.472.550 TL

olduğunu belirlemiş ancak dava ıslah edilmediği için taleple bağlı kalarak

6.500 TL'nin davalı idareden tahsiline karar vermiştir. Mahkeme kararında

ayrıca muris N.T. adına kayıtlı 1185 m²lik yerin tapusunun iptali ve davalı

idare adına kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.

17. Anılan karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 3/6/2013 tarihli

kararıyla onanmış ve kesinleşmiştir.

C. Başvuruya Konu

Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Ek Tazminat Davası Süreci

18. Başvurucular bu defa, ilk davada tahsil edilmeyen bakiye

bedel 3.465.550 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile

birlikte tahsili için 21/4/2014 tarihinde Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde

ek dava açmışlardır. Mahkeme 4/9/2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar

vermiştir. Mahkeme kararında önceki davada 3.472.050 TL'den hüküm altına alınan

6.500 TL düşüldüğünde başvurucuların talep edeceği miktar 3.465.550 TL olarak

hesaplanmış, daha önce belirlenen 6.500 TL başvurucuların hisselerine düşen

bedelden eşit olarak düşülmüştür.

19. Anılan karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 20/4/2015 tarihli

kararıyla onanmıştır.

20. Büyükşehir Belediyesinin karar düzeltme istemi üzerine

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi bu defa, kendi onama ilamını kaldırarak Büyükşehir

Belediyesinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar

vermiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir:

i. Dava konusu taşınmazın "40800

sayılı plana göre 1185 m²si zayiat, 1500 m²si ise iskân haricidir." şerhi

kesinleşmiş mahkeme kararı ile kaldırılmış ise de dava konusu taşınmazın 1500

m²lik kısmının Büyükşehir Belediyesince kamulaştırılması üzerine başvurucular

murisi tarafından Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/206-1975/552 Karar

sayılı dosyasında 1500 m²+1185 m²ye ilişkin olarak kamulaştırma bedelinin

artırılması ve maddi hatanın düzeltilmesi istemli dava açıldığı belirtilmiştir.

ii. Mezkur davanın sonunda hükmedilen

bedellerin başvurucuların murisine ödendiği ifade edilmiştir.

iii. Bu şekilde taşınmaz için kamulaştırma işleminin

kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı

Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen otuz günlük hak düşürücü

sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekçesi ile

hükmün bozulması gerekirken hatalı olarak onandığının anlaşıldığı ileri

sürülmüştür.

21. Bozma kararına uyan Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi

24/12/2015 tarihinde bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.

Mahkeme kararının gerekçesinde, bozma kararı doğrultusunda başvurucuların

murisinin Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/256-1975/552 Karar sayılı

dosyasında taşınmazın 2.685 m²lik kısmına ilişkin olarak kamulaştırma bedelinin

artırılması için dava açtığı, hükmedilen bedellerin ödendiği, kamulaştırma

işleminin kesinleştiği anlaşılmakla hak düşürücü süre yönünden davanın reddine

karar verilmesi gerektiği hususlarına yer verilmiştir.

22. Başvurucuların temyiz istemini inceleyen Yargıtay 5. Hukuk

Dairesi 30/5/2016 tarihinde ilk derece mahkemesi kararını onamış ve karar

kesinleşmiştir.

23. Nihai karar 22/6/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ

edilmiştir.

24. Başvurucular 29/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 6830 sayılı mülga Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"İstimlâki

kararlaştırılan yerlerin tapu ve tapu kaydı yoksa vergi kayıtları ile ve ayrıca

haricen yapılacak tahkikatla tesbit edilen mal

sahibi, zilyed ve diğer alâkalılarından ikametgâhı tesbit edilmiş olanlara istimlâk olunacak gayrimenkulun plân veya ebatlı krokisi, istimlâk kararı ve

takdir olunan kıymeti ve istimlâkin hangi idare lehine yapıldığı ve açılacak

davalarda husumetin kime tevcih edileceği 15 gün içinde noter marifetiyle

tebliğ olunur. Tebligatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik

olunur…"

26. 6830 sayılı mülga Kanun'un "Müddetler

ve merci" kenar başlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"İstimlâk olunacak gayrimenkulun

sahibi zilyed ve diğer alâkalılar veya istimlâki

yapan idare tarafından 13 üncü madde gereğince

ikametgâhlarında tebligat yapılmış olanlar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün,

bunlar haricindekiler son ilân tarihinden itibaren 30 gün içinde istimlâk

muamelesine karşı Şûrayı Devlette ve takdir edilen bedellee

maddi hatalara karsı da gayrimenkulun bulunduğu mahal

asliye hukuk mahkemesinde dâva açabilirler...

..."

27. 2942 sayılı Kanun'un

"Dava hakkı" kenar başlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın

maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden,

kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece

gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma

işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda

düzeltim davası açılabilir.

...

İdare, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye

verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda

düzeltim davası açabilir.

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 22/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular; dava konusu taşınmazın ifrazı sonucunda 1.500

m² ve 1.185 m² olmak üzere iki parsele ayrıldığını, davalı idarenin ifrazen oluşan 1.500 m²lik kısım yönünden kamulaştırma

yaptığını ancak kamulaştırma bedelinin artırılması davasının bu parsele ilişkin

olduğunu, 1.185 m²lik parsele ilişkin herhangi bir kamulaştırma işlemi

yapmadığını belirtmişlerdir. Başvurucular kamulaştırmasız el atma sebebiyle

tazminata ilişkin açtıkları kısmi davanın Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesince

kabul edildiği hâlde daha sonra açtıkları davanın reddedilmesinin haksız

olduğunu ifade etmişlerdir. Başvurucular bu gerekçelerle eşitlik ilkesinin ve

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler."

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve eklerinden başvurucuların

Anayasa'nın 10.maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesinin

de ihlal edildiğini iddia etmiş oldukları görülmekte ise de başvurucuların

bilirkişi vasıtasıyla belirlenen bedel uyarınca ek dava yoluyla talep etmiş

oldukları miktarın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesine ilişkin

şikâyetlerinin özünün kamulaştırma bedeli miktarına yönelik olduğu

gözetildiğinde başvurunun bu kısmının mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

32. Anayasa ve 6216 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi

olup Anayasa Mahkemesi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilecektir. Bu açık

düzenlemeler karşısında anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve

kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir.

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisine ilişkin bu düzenlemelerin kamu

düzenine ilişkin olmaları nedeniyle bireysel başvurunun tüm aşamalarında resen

dikkate alınması gerekir (Ahmet Melih Acar,

B. No: 2012/329, 12/2/2013, § 15; G.S.,

B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

33. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisini doğru olarak

belirleyebilmek için kesinleşen nihai işlem ve kararın tarihinin yanı sıra

gerçekleştiği iddia edilen müdahalenin zamanını da doğru tespit etmek gerekir.

Bu tespit yapılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildiği iddia

olunan hakkın kapsamı birlikte değerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No:

2013/1566, 10/12/2015, § 31).

34. Anayasa Mahkemesi ayrıca mülkiyetten yoksun bırakma

şeklindeki mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin, kural olarak anlık eylemler

olup sürekli bir müdahale oluşturmadığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan ve

diğerleri, B. No: 2014/4715, 15/6/2016, § 114).

35. Somut olayda başvurucular tarafından dava konusu taşınmazın

ifrazıyla oluşan 1.185 m² yüzölçümlü kısım yönünden usulüne uygun kamulaştırma

işlemi yapılmadığından mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür. İlk

derece mahkemesi 1977 yılında açılan kamulaştırma bedelinin arttırılması ve

maddi hatanın düzeltilmesi istemli davada başvurucuların murisi tarafından bu

yer ile birlikte 1.185 m²lik bölümün de kamulaştırılarak bedelinin

belirlenmesini talep edildiğine işaret etmiştir. Mahkeme, Ankara 3. Asliye

Hukuk Mahkemesinin E.1979/206, K.1979/552 sayılı kararı, tapu sicil

müdürlüğünün yazıları ve Büyükşehir Belediyesine ait ödeme belgelerini esas

alarak bu tespitte bulunmuştur. Mahkeme sonuç olarak ana taşınmazın her iki

kısmı yönünden de belirlenen değerin idare tarafından ilgilisine ödendiği ve

kamulaştırma işleminin 1979 yılında kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine

karar vermiştir.

36. Buna göre 1977 yılında kamulaştırma yapıldığı ve 1979

yılında da kamulaştırma bedelinin artırılması davasının kesinleştiği dikkate

alındığında başvurucunun söz konusu taşınmaz yönünden belirtilen tarihlerden

itibaren mülkiyetinden yoksun kaldıkları anlaşılmaktadır. Başvurucular her ne

kadar taşınmazın 1.185 m²lik kısmının kamulaştırılmadığını ileri sürmüş iseler

de Yargıtayın bozma kararında da değinildiği üzere

başvurucuların murisi tarafından açılan davada murisin talebiyle kamulaştırılan

alanın 2.685 m² olarak belirlenip bu miktar üzerinden kamulaştırma bedelinin

ödendiği görülmektedir.

37. Gerçekten de Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi,

başvurucuların kök murisinin parseldeki hissesinin (Büyükşehir Belediyesince

kamulaştırılan ve yol ile yeşile ayrılan 1.500 m²lik kısım ile önceki planda

zayiat olarak ayrılan 1.185 m²lik kısım toplamı olmak üzere) toplam 2.685 m²

olarak düzeltilmesine ve toplam 2.685 m² miktar hisse üzerinden kamulaştırma

bedelinin artırılmasına hükmetmiştir. Bu durumda kararda belirtilen 2.685 m²lik

taşınmazın dava tarihinden önce Büyükşehir Belediyesine intikal ettirilip Belediye

adına tescil edildiği ve karar tarihinden sonra da bedelinin başvurucuların kök

murislerine ödendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ihlal iddiasına konu mülkiyet

hakkına, dava tarihi olan 7/12/1977 tarihinden önceki bir tarihte taşınmazın

Büyükşehir Belediyesine intikal ettirilip Belediye adına tescil edilmek

suretiyle müdahale edildiği kuşkusuzdur. Buna göre başvurucuların miras

bırakanlarına ait olduğunu belirttikleri taşınmaz, Büyükşehir Belediyesine

intikal ettirilip Belediye adına tescil edilmek suretiyle yaklaşık otuz beş yıl

önce Büyükşehir Belediyesine devredilmekle mülkiyet hakkına ilişkin müdahalenin

belirtilen tarih itibarıyla gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

38. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma

alanında yer alan mülkiyet hakkı, kural olarak mevcut mal, mülk ve varlıkları

koruyan bir güvencedir (Kemal Yeler ve Ali

Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37). Başvurucular

2008 yılında açtıkları davaya konu ettikleri taşınmazın hukuki olarak malikleri

olmayıp Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9/7/1979 tarihli kararında da

belirtildiği üzere toplam 2.685 m²lik taşınmaza tekabül eden tapunun Büyükşehir

Belediyesi intikalinin dava tarihi olan 7/12/1977 tarihinden önce

gerçekleşmesiyle esasında bu taşınmazın mülkiyetini kaybetmişlerdir. Buna

karşın başvurucular 2008 yılında açtıkları ilk davada taşınmaz üzerindeki

mülkiyetlerinin devam ettiği iddiasında bulunmaktadırlar. Bu durumda,

başvurucuların mülkiyet haklarına konu ettikleri taşınmazla hukuki ilişkileri Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuruları incelemeye başladığı 23/9/2012 tarihinden

yaklaşık otuz beş yıl önce kesilmiş olduğundan bu taşınmazlar ile ilgili olarak

mülkiyet hakkına yönelik şikâyet, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin dışında kalmaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, zaman

bakımından yetki içinde sonuçlanmış olmak kaydıyla kamu makamlarınca

müdahalenin incelenerek esası hakkında bir karar verilmesi veya müdahaleyle

ilgili tanınan tazminat ve benzeri bir yolun mevcut olması durumlarını da

dikkate alarak değerlendirme yapacaktır (Agavni Mari Hazaryan ve

diğerleri, §§ 111-120).

39. Somut olay bakımından ise taşınmazın kamuya intikal tarihi

olan ve kamulaştırma bedelinin arttırılması davasının kesinleştiği 1979 yılının

öncesine tekabül eden müdahale tarihinden sonra 2008 yılında açılan

kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davası

davasının, nihayetinde taşınmaza yönelik idarece haksız bir müdahalenin hâlâ

devam ettiği iddiasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Buna mukabil usulüne

uygun yargılama süreçlerinin sonunda kesinleşen yargı kararlarıyla bu iddianın

hukuki geçerlik taşımadığı ortaya konulmuş bulunmaktadır. Diğer bir deyişle

mülkiyeti yıllar önce Büyükşehir Belediyesine geçmiş olan taşınmaz için

kamulaştırmasız el atma durumu söz konusu olmadığından yeni bir müdahalenin

varlığı söz konusu değildir. Ayrıca başvuru konusu olayda başvurucuların

açtıkları davanın hak düşürücü süre yönünden reddedildiği gözetildiğinde,

başvurunun zaman bakımından yetki kapsamında görülerek incelenmesini gerektirir

istisnai bir durumun da mevcut olmadığı görülmektedir.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

41. Başvurucular, ilk açtıkları kamulaştırmasız el atma

davasının kabul edilmiş olmasına karşın başvuruya konu ek davanın reddedilmesi

nedeniyle yargılamanın sonucunun haksız olduğunu belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

42. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan

sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar

bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

43. Somut olayda başvurucular tarafından pilot dava olarak

adlandırılan Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2010/395, K.2012/276 sayılı

dosyası ile bireysel başvuruya konu dava dosyasının sebep, konu ve tarafları

aynı olsa da ilk davada verilen kararın başvurucular lehine müktesep hak teşkil

etmediği ve derece mahkemelerinin önceki yargılamada ileri sürülmeyen yeni bir

delili esas alarak hukuk kurallarını yorumlamak suretiyle farklı bir sonuca

ulaştığı saptanmış olup başvurucular tarafından ileri sürülen ihlal

iddialarının yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

22/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Emin

ŞAHİNER

Başvurucular

:

1.Ahmet

İhsan TABANLIOĞLU

2. Pınar

KÖKLÜ

3. Sevil

GÜÇLÜ

4. İhsan

Murat TABANLIOĞLU

5. Perihan

ÜÇER

6. Sıdıka

Elif GÜÇLÜ OK

7. Sabri

Emrah GÜÇLÜ

8. Ayşe Ayla

TABANLIOĞLU

Vekilleri

:

Av. Zafer

TAŞPINAR

Av. Bekir

DEMİRTAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/12007, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Kamulaştırma Kararı
  7. B. Başvurularca Açılan
  8. C. Başvuruya Konu
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Mülkiyet Hakkının
  12. B. Adil Yargılanma
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Özgüldür
  15. Hakyemez
  16. M. Emin
  17. Şahiner
  18. Köklü
  19. Güçlü
  20. Üçer
  21. Tabanlıoğlu
  22. Taşpınar
  23. Demirtaş
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/12007
Tarih
22 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Hidayet Karaca Başvurusu (B. No: 2016/6966)
  • Mehmet Arı Başvurusu (B. No: 2016/22732)
  • Alaattin Ölçer Başvurusu (B. No: 2015/1089)
  • Hadice Yıldırım Başvurusu (B. No: 2015/8709)
  • Sentez Reklam ve Tanıtım Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/337)
  • Yaşar Kuşu Başvurusu (B. No: 2016/694)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.