İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hadice Yıldırım Başvurusu (B. No: 2015/8709)

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında etkili bir ceza

Başvuru No2015/8709Tarih10 Ocak 2019Okuma14 dk · 2.761 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hadice Yıldırım Başvurusu

Karar tarihi
10 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2015/8709
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.761 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmesine gerek olmadığını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) aracılığıyla temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. İstanbul Karaburun Cankurtaran Merkezi görevlileri 16/8/2014

günü saat 15.00 sıralarında, sahilde önleyici kolluk görevi ifa eden Arnavutköy

İlçe Jandarma Komutanlığı (Komutanlık) görevlilerine 32 yaşlarındaki bir

kişinin kayıp olduğunu haber vermişlerdir.

9. Komutanlık görevlilerince düzenlenen Olay Yeri Tespit Tutanağı'na göre kayıp olayını bildiren A.Y. ile S.İ.,

başvurucunun oğlu olan kayıp G.Y.nin sırasıyla eşi ve

arkadaşıdır. A.Y. ile S.İ., Komutanlık görevlilerine G.Y. ile birlikte denizde

yüzmekteyken saat 14.00 sıralarında denizden çıktıklarını, G.Y.nin

yüzmeye devam ettiğini, bir süre sonra G.Y.nin

denizdeki kalabalıkta gözden kaybolduğunu, plaj boyunca G.Y.yi aradıklarını ve bulamamaları üzerine durumu Can

Kurtaran Merkezine bildirdiklerini beyan etmişlerdir. Yine anılan tutanağa

göre, bir süre sonra denizden çıkarılan bir kişinin kayıp G.Y.nin

tarifine uyduğu tespit edilmiş; yaşadığının saptanması üzerine sağlık

görevlilerince G.Y.ye 15-20 dakika boyunca tıbbi müdahale yapılmış ancak G.Y.

kurtarılamamıştır. Plaj çevresinde yapılan araştırmada G.Y.nin

boğulmasına ilişkin herhangi bir bilgi elde edilememiştir.

10. G.Y.nin ölümünden haberdar olan

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) olay hakkında

aynı gün soruşturma başlatmıştır.

11. Yürütülen soruşturma kapsamında olay yerinin basit bir

krokisini çizen Komutanlık görevlileri, olayın meydana geldiği tarihte bilgi

sahibi sıfatıyla A.Y. ve S.İ.nin ifadelerini

almıştır.

i. A.Y. ifadesinde saat 03.00 sıralarında eş ve arkadaşlarıyla

birlikte ailecesahile gittiklerini, saat 12.00

sıralarında denize girilmesi yasak olan bir yerden denize girdiklerini,

denizden çıktığında eşinin hâlâ denizde olduğunu, yemek hazırlamakta iken eşini

denizde görememesi üzerine telaşlanıp olayı Cankurtaran Merkezine bildirdiğini

beyan etmiştir.

ii. S.İ. ifadesinde saat 03.00 sıralarında arkadaşı G.Y. ve G.Y.nin eşi A.Y. ile birlikte Karaburun sahiline

gittiklerini, birlikte denizde yüzdüklerini, saat 14.00 sıralarında A.Y. ile

kendisinin denizden çıktığını, G.Y.nin bir süre daha

yüzeceğini söylediğini, 15-20 dakika sonra G.Y.yi denizde görememeleri üzerine A.Y. ile birlikte G.Y.yi aramaya başladıklarını, yaklaşık yarım saatlik bir

aramadan sonra durumu Cankurtaran Merkezine bildirdiklerini söylemiştir.

12. Ölü muayenesi işlemi 16/8/2014 tarihinde Cumhuriyet

savcısının huzurunda bir hekim tarafından yapılmıştır. Ölü muayenesine ilişkin

tutanakta, ense kısmında yumuşak doku travması bulunduğu, ağız, burun ve

enseden kan geldiği, cesette başkaca bir yara bulunmadığı belirtilmiştir.

13. 30/9/2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe

veren J.P., G.Y.nin eşi A.Y. ile ilgili birtakım iddialarda

bulunmuştur. Buna göre A.Y. J.P.ye bazı erkeklerle görüşüp onlardan 100-200 TL

para istediğini, S. isimli bir kişi (S.İ.) ile dost olduğunu, bu kişiyle sık

sık görüştüğünü, bundan G.Y.nin haberi olmadığını

anlatmıştır. Ayrıca eşinden nefret ettiğini söyleyen ve G.Y.nin

cenazesine katılmayan A.Y., olaydan bir gün önce S., S.nin

eşi ve G.Y. ile birlikte saat 02.00 sıralarında denize gideceklerinden söz

ederek J.P.den plaj havlusu istemiş, J.P.ye S.yi kastederek saat 02.00'de

denize gitme fikrinin karşı taraftan geldiğini söylemiştir. Son olarak J.P., G.Y.nin kendisine yüzme bilmediğini söylediğini ve G.Y.nin kasten öldürülmüş olabileceğini ileri sürmüştür.

14. Cumhuriyet Başsavcılığı 11/11/2014 tarihinde S.İ.nin şüpheli sıfatıyla ifadesini almıştır. İfadesinde

S.İ., eşi Se.İ. ile ölenin eşi A.Y.nin

belediyenin verdiği bir yemekte tanıştıklarını, ölmesinden dört ay kadar önce G.Y.nin eşi A.Y. ile birlikte evlerine geldiğini,

tanıştıktan sonra samimiyetlerinin hızla ilerlediğini, G.Y. ve eşinin sürekli evlerine

gelmeye başladığını ve sadece bir kez eşiyle birlikte G.Y.nin

evine gittiğini söylemiştir. Ayrıca S.İ., A.Y. ile arasında herhangi bir gönül

ilişkisi olmadığını, J.P.yi

tanımadığını, saat 02.00 sıralarında sahile gitme fikrinin G.Y.ye ait olduğunu,

sabah olunca birlikte denize girdiklerini, denize girmek amacıyla bir müddet

sonra G.Y.nin yanlarından ayrıldığını ve bir anda

gözden kaybolduğunu, denizin çok kalabalık olduğunu, G.Y.yi

denize itmediğini veya bastırmadığını, G.Y.nin

ölümünde herhangi bir suçunun olmadığını beyan etmiştir.

15. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi (İhtisas Dairesi)

25/11/2014 tarihli otopsi raporunda; kanda alkol bulunmadığını, 65/7 ng/ml midazolam

ile 182,07 ng/ml paroksetin bulunduğunu ve

sistematikteki diğer maddelerin bulunmadığını, idrarda paroksetin bulunduğunu ancak sistematikteki diğer

maddelerin bulunmadığını ve ölümün suda

boğulma sunucu meydana geldiğini bildirmiştir. Bahse konu otopsi

raporunun ilgili kısımları şöyledir:

"...[Ö]lü katılığının devam ettiği, ölü lekelerinin vücut arka

yüzde, bası görmeyen yerlerde oluştuğu görüldü.

Vücutta yaygın kum bulaşı

ve ağız-burun çevresinde kanlı köpüklü sıvı bulaşı,

el ve ayaklarda çamaşırcı eliayağı görünümü görüldü.

Sol kol ön yüzde 10x8 cm boyutlarındagül motifli dövme

ve her iki dirsek iç büklümünde iğne pikür [batırma,

delme] izleri görüldü.

İÇ MUAYENE

BAŞ

Saçlı deri kaldırıldı. Saçlı deri altında

hiperemik görünüm olup yer yer peteşial

kanama alanları görüldü. Her iki temporal adale grubu

ve kafa kubbe kemikleri sağlam bulundu.

(...)Beyin,

beyincik yüzey ve kesitlerinde hiperemi ve ödem

bulguları dışında makroskobik patolojik özellik görülmedi.Kafa kaide kemikleri

sağlam bulundu.

GÖĞÜS

Sternal kapak

kaldırıldı. Göğüs boşluklarında serbest sıvı veya kan tespit edilmedi. Perikard boşluğunda5 mL seröz [serum ya da su içeren ya da bununla

ilgili olan] sıvı görüldü. Solunum sistemi

organları blok olarak çıkartıldı. Özefagusta makroskopik patolojik özellik görülmedi. Tr[a]kea [ana soluk borusu] ve ana bronşların kanlı köpükle sıvalı olduğu

görüldü.

(...)

(...)Her

iki akciğer yüzeyleri gerin parlak, şiş ve ödemli olup yüzey ve lob aralarında

yer yer birleşmeler gösteren peteşiel kanamalar görüldü.

Kesitlerinden sıkmakla yoğun kanlı sıvı çıkışı izlendi.

Boyun organlarının tetkikinde; boyun yumuşak

dokularında makroskobik patolojik özellik görülmedi. Hyoid kemik, tiroid kartilaj ve boyun omurları sağlam bulundu(...)"

16. Cumhuriyet Başsavcılığı 10/12/2014 tarihinde Komutanlığa

müzekkere yazarakolayın oluş şeklinin tereddütsüz

ortaya çıkarılması için özel bir ekip oluşturulmasını, olay yerine gidiş-kalış

sürelerine ilişkin tanık beyanlarının alınmasını, kamera kayıtlarının

araştırılmasını, görevli cankurtaranların olayı ne şekilde öğrendiklerinin

araştırılarak beyanlarının alınmasını ve olayın öldürme olayı olup olmadığının

tereddütsüz olarak netleştirilmesini istemiştir.

17. Cumhuriyet Başsavcılığının emri doğrultusunda Komutanlık

görevlileri, olay yerini gören herhangi birkamera

bulunup bulunmadığını araştırıp olayı gören N.E.nin,

olay tarihinde Karaburun sahilinde cankurtaran olarak çalışan G.N.Ö. ve E.D.

ile aynı yerde cankurtaran şefi olarak çalışan O.A.nın bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerini almıştır.

i. Komutanlık görevlilerince düzenlenen 19/12/2014 tarihli

tutanakta olay yerinin gören herhangi bir kamera bulunmadığı belirtilmiştir.

ii. N.E. ifadesinde, 16/8/2014 tarihinde tam olarak

hatırlamadığı bir vakitte Karaburun sahilinde liman ağzında yüzdüğü esnada

kendisine yaklaşık 70-80 metre mesafede 30-35 yaşlarında erkek bir şahsın yüz

üstü yüzerken ayağa kalkıp balıklama suya daldığını, suyun yüzeyine çıkıp

tekrar dalan bu kişinin çırpınmaya başladığını, daha sonra cankurtaranların

liman ağzından su motoru ile boğulan şahsın yanına gelip sudan çıkarttıklarını,

ilk yardım yapılsa da bahsettiği kişinin kurtarılamadığını, boğulan kişiyi daha

önce görmediğini, boğulan kişiye vuran veya zorla suya sokan herhangi bir kimse

görmediğini ve bahse konu kişinin denizin zeminindeki taşlara çarpmış

olabileceğini söylemiştir.

iii. O.A. ve G.N.Ö birbiriyle uyumlu beyanlarında 16/8/2014

tarihinde saat 14.00 sıralarında bir erkek şahsın kaybolduğunu haber

aldıklarını, 10-15 dakika kadar yaptıkları aramalarda boğulan herhangi bir

kimseye rastlamadıklarını, saat 15.00 sıralarında liman ağzında bir boğulma

olayının ihbar edildiğini, E.D.nin suya dalıp boğulan

şahsı sudan çıkardığını, şahsa 40 dakika kadar ilk yardım yapıldığını ancak

kurtarılamadığını, boğulmanın meydana geldiği liman ağzında teknelerin gelip

geçmesinden kaynaklanan ve longoz olarak

tabir edilen boşlukların bulunduğunu, boğulmaların çoğununbu

boşlukların bulunduğu yerlerde meydana geldiğini, olay zamanında denizin çok

kalabalık olduğunu ve bu nedenle G.Y.nin bir başkası

tarafından boğulmasının mümkün olabileceğinidüşünmediklerini

söylemişlerdir.

iv. O.A. ve G.N.Ö ile aynı doğrultuda

ifade veren E.D., ilave olarak G.Y.yi sudan çıkardığı

yerde iki metre uzunluğunda ve 7-8 metre derinliğindeki bir longoz bulunduğunu beyan etmiştir.

18. Cumhuriyet Başsavcılığı 10/12/2014 tarihinde Bilgi

Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına (Telekomünikasyon İletişim

Başkanlığı) bir müzekkere yazmış ve A.Y.nin

kullanmakta olduğu mobil telefonun 1/8/2014-17/8/2014 tarihleri arasındaki

iletişiminin tespitini istemiştir. Söz konusu müzekkereye cevap verilip

verilmediği tespit edilememiştir.

19. Cumhuriyet Başsavcılığı, G.Y.nin

kanında bulunan proksetin maddesinin kullanım miktarı itibarıyla

kullanım dozuna uygun olup olmadığı ve kasten öldürme bulgusu niteliğinde ve

miktarında olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas

Kurulundan (İhtisas Kurulu) rapor talep etmiştir.

20. İhtisas Kurulu 22/12/2014 tarihli raporunda, antidepresif bir ilacın etkin maddesi olan paroksetin maddesinin ölenin kanında saptandığı

belirtilen düzeyinin depresyon tedavisinde önerilen şekilde kullanılmakla

ulaşılabilecek terapötik (tedavi edici) bir kan

düzeyi olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

21. Cumhuriyet Başsavcılığı J.Ş.nin

(J.P.), tanık sıfatıyla ifadesini 7/1/2015 tarihinde almıştır. J.Ş.nin ifadesi şöyledir:

"Ben daha önce [G.Y.]nin ölümü ile ilgili olarak 30/09/2014 tarihinde dilekçe

verdim. Bu dilekçemin içeriğini aynen tekrar ediyorum. [A.Y.] benim arkadaşımdı. Sohbetimiz sırasında bana S...adlı bir kişi ile dost olduğunu, geceleyin 02:00 de

S..., S...nın eşi ve [G.Y.] ile birlikte hep beraber denize gideceklerini bana

söyledi. Deniz havlusu istedi. Bende verdimve gitti.

Daha sonra ertesi gün akşam komşulardan [G.Y.]nin denizde boğularak öldüğünü duydum. S... ile ilgili olarak bana dostum dedi. Başka da bir şey

anlatmadı. [G.Y.]nin ölmeden önce eşini sevmediğini bana söylemişti.

Fakat [G.Y.] ile ilgili olarak

öldürteceğim veya benzer bir kelime kullanmadı.

Fakat [G.Y.] ölmeden daha önce bana benim problemli olduğum eski

eşim hakkında benim adamlarım var ormanlık bir alana götürüp öldürtelim dedi.

Benim başkaca [G.Y.]nin nasıl boğulduğu hususunda bir bilgim yoktur."

22. G.Y.nin babası İ.Y. Cumhuriyet

Başsavcılığınca alınan 12/1/2015 tarihli ifadesinde, oğlu G.Y.nin

ölmeden önce bir yıl süreyle depresyon nedeniyle düşük oranlı yatıştırıcıhap kullandığını beyan etmiştir.

23. Cumhuriyet Başsavcılığı, G.Y.nin suda

boğulma nedeniyle öldüğü ve olayda suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle

16/2/2015 tarihinde şüpheliler A.Y. ve S.İ. hakkında kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar vermiştir. Bahse konu kararın ilgili kısmı şöyledir:

"16. 08.2014 günü, Arnavutköy İlçesi

Karaburun mevkiinde, saat;11:00 sıralarında, [G.Y.] adlı kişinin denizde

bulunduğu sırada suya daldığı ve sudan çıkamadığı ve su içinde çırpınmaya

başladığı ve suda boğulma sonucu öldüğü , ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumunun

25.11.2014 tarihli raporu ile tespit olunduğu, olayın oluşuna [N.E.] adlı

şahsında tanık olduğu, boğulma olayının olduğu yerin halkın yoğun şekilde denizegirdiği kalabalık bir bölge olduğu, maktulun kanında paraksetin

maddesi bulunmakla birlikte Adli Tıp kurumunun 22.12.2014 tarihli raporunda paraksetin düzeyinin depresyon tedavisinde önerilen şekilde

kullanmakla ulaşabilecek tedavi edici düzeyde olduğu, ölenin babası [İ.Y.]nin beyanından da ölen kişinin depresyon nedeni ile hap

kullandığının anlaşıldığı, olay nedeni ile [S.İ.] şüpheli olarak beyanı alınmış

ise de, boğulma sonucu ölüm olayında suç unsuru bulunmadığı... anlaşılmakla;

1-Şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya

yer olmadığına,

(...)

karar verildi."

24. Kendilerine yapılan tebliğ üzerine soruşturma sonucundan

haberdar olanbaşvurucu ve eşi, vekilleri aracılığıyla

kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmiştir. Başvurucu ve eşi

yaptıkları itirazda, Olay Yeri Tespit Tutanağı'nda

bahsi geçen ifadeler ile şüphelilerin beyanları arasında çelişki olduğunu,

şüpheli S.İ.nin verdiği iki ifade arasında uyumsuzluk

olduğunu, başvurucu ile eşinin ifadesinin alınmadığını, G.Y.nin

yüzme bilmediğini hatta sudan korktuğunu, G.Y.nin eşi

tarafından tehdit edildiğini kendilerine söylediğini, oğullarının ölümünden

sonra evdeki koltuğa saklanmış bir mobil telefon bulunduğunu, A.Y. ile S.İ.nin G.Y.nin cenazesine

katılmadığını, A.Y.nin çocuklarını görmeye

gelmediğini iddia edip J.P.nin 30/9/2014 tarihli

dilekçesindeki hususları da belirterek G.Y.nin

geceleyin kendi arabası yerine ticari taksi ile denize gitmesinin altında başka

nedenler olduğunu öne sürmüşlerdir.

25. Başvurucu ve eşinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara

yaptıkları itiraz, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle

İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) 30/3/2015 tarihli kararıyla kesin

olarak reddedilmiştir.

26. Hâkimlik kararı, başvurucu vekiline 16/4/2015 tarihinde

tebliğ edilmiş olup bireysel başvuru 15/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

27. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuk Anayasa

Mahkemesinin Yasin Ağca (B. No:

2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-96) başvurusu

hakkında verdiği kararda yer almaktadır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 10/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya

yer olmadığına dair karara yaptığı itirazda belirttiği hususları tekrar ederek

kesin olarak verilen Hâkimlik kararını temyiz edememesi, Hâkimlik kararının

gerekçeli olmaması, delillerin toplanmaması, S.İ.nin

olay yerinde olduğunu beyan ettiği eşinin ifadesinin alınmaması ve G.Y.nin ölümü hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi

nedeniyle adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini öne

sürmüştür.

B. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü oğlunun

ölümü hakkında yürütülen soruşturmada eksik delil toplandığına, ifadesinin alınmaması

ve ölüm nedenine ilişkin itiraz ve iddialarını Yargıtaya

taşıyamaması nedeniyle soruşturmaya etkili biçimde katılamadığına ve bu

sebeplerle oğlunun ölümüne ilişkin soruşturmanın etkisizliğine ilişkindir.

31. Öte yandan başvurucu, oğlunun ölümüne bir devlet

görevlisinin neden olduğunu ileri sürmemiş; oğlunun yaşamına yönelik olarak

devletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve yakın

bir tehdidin bulunduğuna ancak anılan makamların oğlunun yaşamını korumak için

gerekli tedbirleri almadığına ilişkin bir iddiada da bulunmamıştır. Bu itibarla

başvurucunun bütün iddiaları, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında

incelenmiştir.

32. İncelemeye esas alınacak Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar

başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes,

yaşama ... hakkına sahiptir.”

33. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı, devletin

temel amaç ve görevlerden birisinin de insanın maddi ve manevi varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak olduğunu belirten Anayasa'nın 5.

maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete birtakım negatif ve pozitif

yükümlülükler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 50).

34. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

usule ilişkin yönü, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının

belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir

soruşturma yürütmeyi gerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını

koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap

vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 54).

35. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkin

yükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi gerektirmez. Anayasa'nın 17.

maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da

cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle

sonuçlandırma ödevi yüklemez (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).

36. Yaşama hakkına ilişkin ceza soruşturmasının etkili

olabilmesi için öncelikle soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmesi gerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeni veya sorumlu

kişilerin belirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkili soruşturma

yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 57).

37. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardan

biri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamu

denetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşru

menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmaları

sağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 58).

38. Ceza soruşturmasının etkililiği için soruşturmanın makul bir

özen ve süratle yürütülmesi de gerekir (Salih

Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30). Bu husus, hukuk devletine

bağlılığın sağlanması, hukuka aykırı eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği

görünümü verilmesinin engellenmesi yönünden bir gerekliliktir.

39. Somut olayda, G.Y.nin ölü olarak

bulunmasından haberdar olan Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl soruşturma başlatmış

ve altı ay gibi kısa bir sürede soruşturmayı tamamlamıştır. Soruşturma

kapsamında, ölüm nedeninin belirlenmesi için ölü muayenesi ve otopsi işlemleri

yapılmış; G.Y.nin kanında bulunan antidepresif

bir ilacın etken maddesi olan proksetin maddesinin kullanım miktarı itibarıyla kullanım

dozuna uygun olup olmadığı ve kasten öldürme bulgusu niteliği ile miktarında

olup olmadığı hususlarında İhtisas Kurulundan rapor alınmış ve G.Y.nin depresyon tedavisi görüp görmediği hususunda İ.Y.nin beyanına başvurulmuştur. Ayrıca başvurucu ile

birlikte sahile giden G.Y.nin eşi A.Y. ile S.İ.nin beyanları alınmıştır.

40. Öte yandan yürütülen soruşturmada sadece ölenin suda boğulduğu ön kabulüyle hareket

edilmemiş, J.Ş.nin (J.P.) iddiaları doğrultusunda adı

geçenin beyanı alınmış, olay yerini gören kamera bulunup bulunmadığı

araştırılmış, G.Y.nin boğulduğunu gören N.E. ile olay

tarihinde Karaburun sahilinde cankurtaran olarak çalışan G.N.Ö. ve E.D. ile

aynı yerde cankurtaran şefi olarak çalışan O.A.nın ifadeleri alınmıştır. Kısacası ölüm koşulların

belirlenebilmesi için gerekli tüm deliller toplanmıştır.

41. Başvurucu, S.İ.nin eşinin

ifadesinin alınmadığını ve delillerin toplanmadığını iddia etmiş ise de

Anayasa’nın 17. maddesi gereğince yürütülecek soruşturmalarda soruşturma

makamlarının olayın gelişimine ve delillerin elde edilmesine ilişkin olarak

ileri sürülen her türlü iddiayı ve talebi karşılama zorunluluğu

bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında yürütülecek soruşturma işlemlerinin

belirleyicisi, yetkili soruşturma makamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri, B. No: 2013/6574, 16/12/2015, §

62).

42. İfadesinin alınmadığını ve ölüm nedenine ilişkin itiraz ve iddialarını

Yargıtaya taşıyamadığını öne sürse de başvurucu,

soruşturma sonucundan haberdar edilmiş ve kovuşturmaya yer olmadığına dair

karara yaptığı itirazda soruşturmaya yönelik talepleri ile ölüm nedenine

ilişkin itiraz ve iddialarını bildirme fırsatı bulmuştur. Ayrıca soruşturmaya

katılım konusunda herhangi bir engelle karşılaşmamıştır. Bu nedenle

başvurucunun meşru menfaatlerini korumak için oğlunun ölümüyle ilgili

soruşturmaya gerekli olduğu ölçüde katılabildiği sonucuna varılmıştır.

43. Soruşturmada yapılan araştırmalar ve toplanan deliller

yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyet

Başsavcılığının G.Y.nin ölümüyle neticelenen olayı

aydınlatma isteğinden kuşku duyulmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı

değerlendirilmiştir. Aksi yönde bir sonuca ulaşılmasını mümkün kılanbir veri de Anayasa Mahkemesinin elinde

bulunmamaktadır. Bu nedenlerle başvurucunun oğlunun ölümü hakkında yürütülen

soruşturmanın Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği etkililikte olduğu ve

başvurucunun yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının açıkça

dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Murat İlter

DEVECİ

Başvurucu

:

Hadice

YILDIRIM

Vekili

:

Av. İrfan

KARABULUT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/8709, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. İç Muayene
  7. Baş
  8. Göğüs
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianının
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Özgüldür
  16. Deveci
  17. Yıldırım
  18. Karabulut
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/8709
Tarih
10 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Sentez Reklam ve Tanıtım Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/337)
  • Yaşar Kuşu Başvurusu (B. No: 2016/694)
  • Bayram Yacan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13685)
  • Cihat Özdemir Başvurusu (B. No: 2016/9621)
  • Zeynep Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/7311)
  • Hüda Çevik Başvurusu (B. No: 2015/2273)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.