İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bayram Yacan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13685)

1. Başvuru, gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı elektrik

Başvuru No2015/13685Tarih22 Ocak 2019Okuma10 dk · 1.915 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Bayram Yacan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
22 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2015/13685
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.915 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı elektrik

çarpması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve olaya ilişkin etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne

karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre

olaylar özetle şöyledir:

7. 29/9/1975 doğumlu olan T.Y. 4/4/2014 günü saat 14.00

sıralarında, Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi Yeşilöz köyünde ailesiyle birlikte

yaşadığı çadıra yağmurlu havada trafo direğine çıkmak suretiyle elektrik

çekmeye çalıştığı esnada (yakınlarının iddiasına göre ise arızayı gidermeye

çalıştığı esnada) elektrik çarpması sonucu direkten düşmüştür. T.Y.

kaldırıldığı Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (Hastane) hayatını

kaybetmiştir.

8. Ölüm olayının saat 19.30 sıralarında bildirildiği Van

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili derhâl ve resen soruşturma

başlatılmıştır.

9. Cumhuriyet savcısı saat 21.30 civarında ölü muayene ve otopsi

işlemini gerçekleştirmek üzere Hastaneye intikal etmiştir. Cumhuriyet savcısı

huzurunda Van Toplum Sağlığı Merkezinde pratisyen olarak görev yapan doktor

tarafından gerçekleştirilen otopsi işlemi sonucunda kesin ölüm nedeninin genel

beden travmasına bağlı kol ve omurga kırıkları ile birlikte büyük damar

yaralanmasında gelişen iç kanama, beyin kanaması ve vücuttan elektrik geçişine

bağlı dolaşım durması olduğu tespit edilmiştir.

10. Otopsi sırasında cesetten alınan vücut sıvıları Van

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7/7/2014 tarihli müzekkere ile toksikolojik incelemeye gönderilmiştir. Sıvıların Adli Tıp

Kurumu Erzurum Grup Başkanlığı tarafından yapılan toksikolojik

incelemesi sonucunda düzenlenen 25/7/2014 tarihli raporda herhangi bir

uyuşturucu ya da uyarıcı madde ile alkole rastlanmadığı belirtilmiştir.

11. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyası

9/7/2014 tarihinde yetkisizlik kararıyla Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığına

(Cumhuriyet Başsavcılığı) gönderilmiştir.

12. Cumhuriyet Başsavcılığı 25/10/2014 tarihli müzekkeresiyle

İlçe Jandarma Komutanlığından, ölüm olayında şüpheli bir durum olup olmadığının

araştırılmasını ve müteveffanın anne, baba ve kardeşlerinin olayla ilgili

beyanlarının alınmasını talep etmiştir.

13. 18/1/2015-21/1/2015 tarihleri arasında jandarma görevlileri

tarafından T.Y.nin babası, kardeşleri ve eşinin

beyanları alınmıştır.

14. T.Y.nin babası C.Y. beyanında

özetle olay günü Van'da olduğunu, T.Y.nin elektrik

çarpması nedeniyle Hastaneye kaldırıldığını kendisine diğer oğlunun haber verdiğini,çadıra kaçak elektrik

çekmek için direğe çıkması üzerine T.Y.yi elektrik

çarptığını diğer oğullarından öğrendiğini ve oğlunun ölümünde kusuru olan

elektrik şirketi yetkililerinden şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir.

15. Başvurucu Zeynep Yacan beyanında

özetle çocuklarıyla çadırdayken duyduğu patlama sesi üzerine dışarı çıktığını,

trafonun önünde eşini yerde yatar vaziyette gördüğünü, elektrik şirketinin

köydeki direklerin bakımını yapmadığını, köylülerin kendi imkânlarıyla şalteri

kaldırmaya çalıştıklarını gördüğünü, trafo direği etrafında herhangi bir koruma

olmadığını, ihmali olan elektrik şirketi yetkililerinden şikâyetçi olduğunu

ifade etmiştir.

16. T.Y.nin kardeşi Ş.Y.nin beyanının ilgili kısımları şöyledir:

"Bizim yaşamış olduğumuz köye olay

tarihinden yaklaşık 1 yıl önce elektrik bağlandı. Bizim yaşamış olduğumuz

Yeşilöz Köyü Yurtbaşı mahallesine bir adet trafo

konulmuştu, yaz ayı başlangıcında Van ilinden köye giden köylüler çadır kurmak

sureti ile kış aylarına kadar orada yaşarlar, orada bulundukları süre

içerisinde köyde bulunan trafodan Tedaş görevlilerinin

vasıtası ile çadırlara elektrik çekerler, elektrik saati yoktur ancak

görevliler bulunduğumuz mahalleye o dönemde yaz ayı boyunca toplam tahminen

3.000 TL ücret mukabilinde makbuz kesip verirler, biz bu parayı ilçe merkezinde

elektrik kurumuna öderiz, köyümuz ilçe merkezine 36

Km uzaklıkta olduğundan köye Tedaş görevlileri

yaklaşık 10-15 günde bir gelirler bu sebepten ... Kendi imkanları ile çadırlara

trafodan elektrik çekerler, köyümüz büyük olup köyün bazı mahallerinde kurulu

bulunan trafoların hem sigorta şalteri hem de güvenlik demirleri mevcuttu ancak

bizim bulunduğumuz mahalledeki trafoda hem güvenlik demirleri yok hem de

sigorta şalteri yoktu, ... köyde elektrikler kesilince veya sigorta atınca, tedaş görevlilerini beklemeden köyden biri direğe çıkarak

bu panoda bulunan sigortayı yani şalteri kaldırıyor ve elektrikler geliyordu,

benim kardeşimin elektrik çarpması konusu ile sonradan öğrendiğim kadarı ile

olay günü yağmurlu bir günde köyde bizim mahallede elektrikler kesilmiş,

kardeşim [T.] sigortayı

kaldırmak için trafo direğinin üzerinde bulunan panoya çıkmış, yağmurunda

etkisi ile kendisini elektrik çarpmış ve yere düşmüş olduğunu öğrendim. Bizim

mahallede bulunan trafo direğinde güvenlik demirleri ve uzun kollu sigorta

şalteri bulunmuş olsaydı kardeşimi elektrik çarpmamış ve ölmemiş olacaktı, bu

durumda Tedaş görevlilerinin ihmali olduğunu

düşünüyorum..."

17.Cumhuriyet Başsavcılığı 26/2/2015 tarihinde hava yağışlı

olduğu sırada elektrik çekmeye çalışırken çıktığı trafo direğinden elektrik

çarpması sonucu düşerek vefat eden T.Y.nin ölümünde

kusur atfedilen şüpheli kimse bulunmadığı, şahsın elektrik çekmede yetkili ve

görevli olmadığı hâlde yetkili kimseyi çağırmadan eylemi gerçekleştirmeye

çalıştığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir.

18. Başvurucular bireysel başvuruda bulunurken dile getirdikleri

iddialarla anılan karara itiraz etmişlerdir.

19. Şırnak Sulh Ceza Hâkimliği 1/4/2015 tarihli kararıyla

kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı bir hâl olmadığı

gerekçesiyle başvurucuların itirazlarının reddine karar vermiştir.

20.Ret kararı 3/7/2015 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ

edilmiştir.

21. Başvurucular 3/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

22. UYAP üzerinden yapılan araştırmada başvurucuların Dicle

Elektrik Dağıtım A.Ş.ye (DEDAŞ) karşı 15/10/2015 tarihinde tazminat davası

açtığı tespit edilmiştir. Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 11/5/2017

tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiştir.

23. Mahkeme, başvurucu Zeynep Yacan

için 71.430,57 TL destekten yoksun kalma tazminatına, 2.665 TL cenaze ve defin

gideri ile 20.000 TL manevi tazminata, başvurucu Vedat Yacan

için 174,30 TL, başvurucu Neşat Yacan

için 1.167,44 TL, başvurucu Diyar Yacan için 2.515,31

TL, başvurucu Rojin Yacan

için 7.008,30 TL, başvurucu Leyla Yacan için 8.933,87

TL, başvurucu Şiyar Yacan

için 7.008,30 TL, başvurucu Bayram Yacan için

8.933,87 TL, başvurucu Miraç Yacan için ise 15.673,36

TL destekten yoksun kalma tazminatına ve her bir çocuk için 5.000 TL manevi

tazminata karar vermiştir.

24. Karar tarafların istinaf yoluna başvurmaması üzerine 20/7/2017

tarihinde kesinleşmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 22/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

26.Başvurucular; DEDAŞ İl Müdürlüğü tarafından elektrik direğine

uyarı levhası asılmadığını, direğe çıkışı engelleyecek parmaklık bulunmadığını,

direğe seksiyonel kol takılmadığını, bildirilen

arızaların onarılmadığını, yakınlarının yaşamının korunmadığını, ayrıca ölüm

olayı üzerine kolluk ya da Savcılık tarafından olay yerine dahi gidilmeden

otopsi tutanağı yazıldığını ve bazı ifadelerle yetinilerek de soruşturma

yapıldığını, dolayısıyla yürütülen soruşturmanın etkili olmadığını belirterek

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.

B. Değerlendirme

27. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" kenar başlıklı 17.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

28. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"Devletin

temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve

toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve

hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır."

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, temel olarak yakınlarının yaşamının

korunmadığını ve yakınlarının ölümü hakkında etkili bir soruşturma

yürütülmediğini iddia etmektedirler. Bu sebeple başvurucuların diğer haklar ile

bağlantı kurarak ileri sürdüğü iddiaları Anayasa'nın 17. maddesinde güvence

altına alınan yaşam hakkı kapsamında incelenmiştir.

30. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda mağdur, başvurucuların eşi ve

babasıdır. Başvurucuların tamamının ismi kovuşturmaya yer olmadığına dair

kararda yer almasa da karara başvurucular tarafından yapılan itiraz Mahkemece

incelenmiştir (bkz. § 19). Bu nedenle başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir

eksiklik bulunmadığı ve ceza soruşturması yönünden tüketilmesi gereken kanun

yollarının da başvurucularca tüketildiği kanaatine varılmıştır.

31. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

32. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşama hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete negatif

yükümlülükler yanında pozitif yükümlülükler de yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 50).

33. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

usule ilişkin bir yönü de bulunmaktadır. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki

pozitif yükümlülüklerinin usule ilişkin yönü, doğal olmayan her ölüm olayının

sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek

etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirmektedir. Yürütülecek bu

soruşturmanın temel amacı yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde

uygulanmasını, kamu görevlilerinin müdahalesiyle veya onların sorumlulukları

altında meydana gelen ya da diğer bireylerin filleriyle gerçekleşen ölümler

nedeniyle ilgililerin hesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).

34. Yaşam hakkına ilişkin usule yönelik bu yükümlülük olayın

niteliğine bağlı olarak cezai, hukuki ve idari nitelikte soruşturmalarla yerine

getirilebilir. Kasten veya kötü muamele sonucu meydana gelen ölüm olaylarında

Anayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitini ve

cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soruşturma yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda idari soruşturmalar ve tazminat

davaları sonucunda idari bir yaptırım veya tazminata hükmedilmesi ihlali

gidermek, dolayısıyla mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 55).

35. Kasıtlı olmayan fiiller nedeniyle meydana gelen ölüm

olaylarına ilişkin soruşturma yükümlülüğü açısından farklı bir yaklaşım

benimsenebilir. Bu kapsamda yaşam hakkının veya vücut bütünlüğünün ihlaline

kasten sebebiyet verilmediği durumlarda pozitif yükümlülük her olayda mutlaka

ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari ve hatta

disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

36. Bununla birlikte kasıtlı olmayan fiiller nedeniyle meydana

gelen ölüm olaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası, dikkatsizliği aşan

bir kusuru olduğu veya olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz konusu

makamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet

nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri

almadığı durumlarda -ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahi-

kişilerin hayatının tehlikeye girmesine neden olanlar hakkında bir ceza

soruşturması yürütülmesi gerekir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).

37. Başvurucular, yaşam hakkının kasten ihlal edildiğini ileri

sürmemiş olup somut olayda başvurucuların yakınlarının ölüme kasten sebebiyet

verildiği izlenimi edinmelerini gerektirecek bir unsur da saptanmamıştır. Trafo

direğine çıkmak suretiyle elektrik çarpması sonucu ölümün gerçekleştiğinde

herhangi bir tereddüt bulunmayan olayda kamu makamlarının ihmali bulunduğu

iddia edilmektedir.

38. Somut olayda kamu görevlilerinin muhakeme hatasını veya

dikkatsizliği aşan bir ihmallerinin olduğu yahut mesleki ödevlerine açıkça

aykırı olarak şahsın ölümüne sebebiyet verdiklerinin kabul edilebilmesi de

mümkün değildir.

39. Bu durumda Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında devletin etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülüğü, somut olayda başvuruculara açabilecekleri bir tazminat

davası yolunun sağlanması ile yerine getirilmiş sayılabilir.

40. Nitekim Anayasa Mahkemesi, ölümün kamu makamlarının ihmali

nedeniyle gerçekleştiğine yönelik iddialara ilişkin olarak ceza soruşturması

yolu tüketildikten sonra yapılan bireysel başvurularda verdiği önceki birçok

kararında etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğünün tazminat davası

açılmasıyla da yerine getirilebileceğini ifade etmiştir (Kadri Ceyhan, B. No: 2014/1924, 17/5/2018

§§ 82-99; Hülya Karadeniz, B. No:

2015/19340, 27/6/2018, §§ 58-66).

41. Somut olayın gerçekleşme koşulları dikkate alındığında

Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen yerleşik içtihatından

ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmadığı değerlendirilmiştir.

42. Somut başvuruda başvurucular, yakınlarının ölümü ile

neticelenen olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasından sonra bireysel başvuruda

bulunmuşlardır. Bireysel başvuru tarihi itibarıyla bir tazminat davası

açılmamış olup tarafı oldukları tazminat davasına ilişkin olarak da

başvurucuların bireysel başvuruda bulunmadıkları anlaşılmıştır.

43. Bu durumda başvurucuların ihlal iddiaları yönünden kanunda

öngörülen yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan

önce tüketilmiş olduğundan söz edilemeyecektir.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden ayrıca incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetlerine neden olacağından başvurucuların yargılama giderlerini

ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1. Bayram

YACAN

2. Diyar

YACAN

3. Leyla

YACAN

4. Miraç

YACAN

5. Neşat YACAN

6. Rojin YACAN

7. Şiyar YACAN

8. Vedat

YACAN

9. Zeynep

YACAN

Vekili

:

Av. Taner

POLAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/13685, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucuların
  8. B. Değerlendirme
  9. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  10. Özgüldür
  11. Hakyemez
  12. Yacan
  13. Yacan
  14. Yacan
  15. Yacan
  16. Yacan
  17. Yacan
  18. Polat
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/13685
Tarih
22 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Cihat Özdemir Başvurusu (B. No: 2016/9621)
  • Zeynep Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/7311)
  • Hüda Çevik Başvurusu (B. No: 2015/2273)
  • Ümit Kaya Başvurusu (B. No: 2016/4354)
  • Azmi Okyay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/9747)
  • Fetullah Özbek Başvurusu (B. No: 2014/1581)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.