İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2015/2273 Tarih:

Hüda Çevik Başvurusu (B. No: 2015/2273)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HÜDA ÇEVİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/2273)

Karar Tarihi: 22/1/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçi alacakları isteğiyle açılan davada yargılamanın

makul sürede tamamlanmaması ve avukat sıfatıyla takip edilen işlerde hükmedilen

vekâlet ücretinin ödenmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkı ile mülkiyet

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Boru Hattı ile Petrol Taşıma A.Ş.de (BOTAŞ) hizmet akdi

uyarınca avukat olarak çalışan başvurucu 19/9/2005 tarihli dilekçeyle bir kısım

işçi alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Ankara 11. İş Mahkemesi

14/7/2015 tarihli kararla davayı kısmen kabul ederek 275,98 TL ilave tediye,

318,44 TL akdi ikramiye ve 14.614,25 TL ödül ikramiye alacağını hüküm altına

almıştır. Taraflarca temyiz edilen hüküm Yargıtay tarafından 16/2/2016

tarihinde onanarak kesinleşmiştir.

7. Başvurucu 2/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

8. Mahkemenin 22/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

9. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

11. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel,

§§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

12. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu, vekili olarak takip edilen dava ve işlerde yargı

mercileri tarafından lehe hükmedilen vekâlet ücretinin kanun gereğince avukata

ait olup bu hususun ilk kararı ortadan kaldıran bozma kararının kapsamı dışında

tutulması nedeniyle zarara uğradığını belirterek mülkiyet hakkı ile adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).Başvurucunun adil

yargılanma hakkına yönelik şikâyetlerinin özü takip ettiği dava ve işlerde

kurum lehine hükmedilen vekâlet ücretinin kendisine ödenmesi gerektiğine dair

olup mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

16. Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı mevcut

mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi

olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma hakkı -kişinin bu konudaki menfaati ne

kadar güçlü olursa olsun- Anayasa'yla korunan mülkiyet kavramı içinde değildir.

Bu bağlamda belirtmek gerekir ki Anayasa'nın 35. maddesi soyut bir temele

dayalı olarak mülkiyete erişmeyi ve mülkiyeti edinmeyi değil mülkiyet hakkını

güvence altına almaktadır. Bu hususun istisnası olarak belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacağı elde etmeye yönelik meşru bir beklenti Anayasa'da yer alan

mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal

Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37; Mehmet Şentürk [GK], B. No: 2014/13478,

25/7/2017, §§ 41, 53; Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri,B. No: 2013/1178, 5/11/2015, §§ 52-54).

17. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp

belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu

gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir

işleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir (Selçuk Emiroğlu, B. No: 2013/5660,

20/3/2014, § 28;Mehmet Şentürk, § 42). Dolayısıyla Anayasa veAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma

kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk

sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tespit,

mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile yapılmaktadır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/845, 20/11/2014, § 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece

mülkiyet hakkı kapsamında ileri sürülebilir bir iddianın varlığı meşru

beklentinin kabulü için yeterli değildir (Kemal

Yeler ve Ali Arslan Çelebi, § 37).

18. Başvuru konusu olayda başvurucu davalı kurum adına takip

ettiği dava ve işler sonucunda yargı mercilerince vekâlet ücreti adı altında

hükmedilen meblağın kendisine ait olduğunu ileri sürmekte ise de hizmet akdi

ile çalışan başvurucuya yapılacak ödemeler davalı kurum ile yapmış olduğu

sözleşmede özel olarak düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin aksine olarak davalı

kurum lehine hükmedilen her türlü vekâlet ücreti alacağının başvurucuya

ödenmesi gerektiğine dair bir kanun hükmü veya yönetmelik düzenlemesi

bulunmadığı gibi yerleşik bir yargı içtihadı da ortaya konulmamıştır (benzer

yönde bkz. Ali Sakarya, B. No:

2014/1346, 26/10/2016; Fatma Neyire Özmen, B. No: 2014/1347, 27/10/2016).

19. Bu durumda başvurucunun takip ettiği dava ve işler nedeniyle

yargı mercileri tarafından davalı kurum lehine hükmedilen vekâlet ücretinin

tamamının kendisine ödenmesi yönündeki talebinin talep ettiği dönem itibarıyla

yürürlükteki kanun hükümleri veya konuyla ilgili yargı içtihatları tarafından

desteklenmediği ve mülkiyet hakkı kapsamında meşru beklenti olarak

nitelendirmeye yetecek derecede somut olmadığı anlaşıldığından başvurucunun

Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına ilişkin korumadan

yararlandırılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

22/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Hüda ÇEVİK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/2273, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası