İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Sil Başvurusu (B. No: 2017/20969)

1. Başvuru; tutuklunun ceza infaz kurumunda avukatı ile yaptığı

Başvuru No2017/20969Tarih28 Haziran 2018Okuma13 dk · 2.615 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Sil Başvurusu (2)

Karar tarihi
28 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2017/20969
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.615 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutuklunun ceza infaz kurumunda avukatı ile yaptığı

görüşmelerinin sınırlandırılması, kayda alınması ve görüşmelerin infaz koruma

memurlarının nezaretinde gerçekleşmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. 2017/21130, 2017/20969 numaralı bireysel başvuru dosyalarının

aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2017/20969 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2017/20969 başvuru numaralı bireysel

başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu, hâkim olarak görev yapmaktayken 15 Temmuz 2016

tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya

teşebbüs etme suçundan Adana 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/7/2016 tarihli

kararıyla tutuklanmış olup bireysel başvuruda bulunduğu tarihte Osmaniye 1

No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukludur.

11. Sonrasında Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının (Kurul) 27/7/2016 tarihli kararıyla

23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun

Hükmünde Kararname'nin (KHK) 6. maddesinin (d) bendi uyarınca tutukluların

avukatlarıyla görüşmelerinin -Kurumda herhangi bir güvenlik zaafiyetine

meydan verilmemesi amacıyla- bir infaz koruma memuru gözetiminde hafta içi

mesai saatleri içinde yaptırılması, görüşmelerin sürekli takip altında

tutulması ve tutuklular ile avukatları arasında örgütün talimatını içeren

herhangi bir pusula veya evrak alışverişi yapıldığının ya da örgütün

talimatlarının avukatlarca tutuklulara sözlü olarak iletildiğinin görülmesi

veya duyulması hâlinde görüşmeye derhâl son verilmesi karar altına alınmıştır.

12. Anılan Kurul kararının Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının

4/8/2016 tarihli oluruyla onaylanmasını müteakip karar tutuklulara tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu, Kurulun kararına itiraz ederek avukatıyla yaptığı

görüşmenin kamera kaydına alınması uygulamasının kaldırılmasını talep etmiştir.

14. Bu sırada 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanan 676 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile

yapılan değişiklikle belli bazı suçlardan tutuklu bulunanların avukatlarıyla

yaptıkları görüşmelerin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesi, tutuklu ve

avukatının yaptığı görüşmede bir görevlinin hazır bulundurulması, savunma amacı

dışında toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi,

terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara emir ve

talimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli, açık ya da şifreli mesajlar

iletilmesi amacının güdülmesi hususunda yapılacak tespite binaen tutuklunun

avukatına veya avukatın tutukluya verdiği belge ve belge örnekleri, dosyalar ve

aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara el konulması, bu amaçla

yapılan görüşmenin derhâl sonlandırılması, belirlenen suçlardan tutuklu

olanların avukatlarıyla hafta içi mesai saatleri içinde görüşmeleri şeklindeki

tedbirlere Sulh Ceza Hâkimlerince karar verilebileceği düzenlemesi

getirilmiştir.

15. Bunun üzerine Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 3/1/2017

tarihinde Osmaniye 2. Sulh Ceza Hâkimliğinden (Hâkimlik) 3 ay süreyle 676

sayılı KHK ile getirilen yukarıda değinilen tedbirlere karar verilmesi talep

edilmiştir.

16. Hâkimliğin 6/1/2017 tarihli kararıyla 676 sayılı KHK ile

yapılan değişiklik uyarınca belli bazı suçlardan tutuklu bulunanların

avukatlarıyla yaptıkları görüşmelerin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesine,

tutuklu ve avukatının yaptığı görüşmede bir görevlinin hazır bulunmasına,

tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya verdiği belge ve belge örnekleri

dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara el

konulmasına, belirlenen suçlardan tutuklu olanların avukatlarıyla hafta içi

mesai saatleri içerisinde görüşmelerine karar verilmiştir.

17. Osmaniye İnfaz Hâkimliğince 9/3/2017 tarihli kararla

Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 6/1/2017 tarihli kararına da değinilerek

başvurucunun itirazı reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir:

"... Soruşturma aşamasında FETÖ silahlı

terör örgütüne üye olma iddiası ile tutuklu bulunanların avukatları ile

yaptıkları görüşmelerin kamera kaydına alınması yetkisi anılan KHK düzenlemesine

dayanılarak Cumhuriyet Başsavcılığına ve Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem

Kuruluna bırakılmıştır. Görüşmelerin kamera kaydına alınması İdare ve Gözlem

Kurulunun önerisi ile Cumhuriyet Başsavcılığınca onaylanarak uygulamaya

konulmuş olup, soruşturmanın selameti ve tutukluların ceza infaz kurumunda

güvenliklerinin sağlanması, FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olmak iddiası

ile tutuklu bulunanların diğer örgüt üyeleri ile haberleşmesinin ve irtibatının

engellenmesi için alınan tedbirler kapsamında yapılan uygulamanın genel ve

soyut olarak bu suç grubundaki tüm tutuklulara istisnasız uygulandığı, yapılan

işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, takdir hakkının aşılması suretiyle kötüye

kullanıldığına dair uygulama yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ve emare

bulunmadığı, kişilere özel yapılacak bir uygulamanın kurumun düzen ve

işlerliğini bozacağı anlaşılmıştır.

...

Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurum Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 27/7/2016 tarihli,

2016/2070 sayılı Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca onaylanan kararının

23/7/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK'nın 6/d maddesi düzenlemesine ve usule

uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, mahkememizce verilecek karar tarihinde

şikayetçi tutuklu hakkında verilen kısıtlama kararının dayanağının Osmaniye 2.

Sulh Ceza Hakimliğinin 6/1/2017 tarih 2017/85 D.İş

sayılı kararı olduğu, bu karara ve yukarıda bahsedilen kararlara ilişkin olarak

yapılan uygulamaların itirazın temelini teşkil ettiği anlaşılmıştır. ...

İtirazın konusu Ceza İnfaz Kurumunun tutuklu/hükümlülerin avukatlarıyla

görüşmelerinde yaptığı uygulama ve işlemdir. İtiraz konusu işlemin

Hakimliğimizin görev ve yetki alanında olduğu İnfaz Hakimliği Kanununun 5.

maddesinin 1. fıkrası gereğince anlaşılmıştır. Ceza İnfaz Kurumunun itiraz

konusu uygulamalarında ilgili KHK hükümleri ve Sulh Ceza Hakimliğinin

kararındaki esaslar yönünden herhangi bir yanlış uygulama ve hukuka aykırı yön

bulunmadığı anlaşılmış[tır]."

18. Anılan karara karşı yapılan itiraz Osmaniye 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 23/3/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

19. Karar, başvurucuya 17/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucu 18/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

21. Bireysel başvuru sonrasında Gaziantep Cumhuriyet

Başsavcılığının 30/6/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı

terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açılmış, anayasal düzeni ortadan

kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ise ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmiştir.

22. Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen yetkisizlik

kararı üzerine Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 2017/360 esasına

kaydedilen yargılamanın 16/1/2018 tarihli celsesinde başvurucunun yargılama

aşamasında müdafi yardımından faydalandığı, kendisi ve müdafiin

esas hakkında savunma sundukları anlaşılmıştır.

23. Mahkeme 16/1/2018 tarihli kararla başvurucunun müsnet suçtan neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar vermiştir.

24. Karara karşı başvurucu tarafından 15/2/2018 tarihinde

istinaf yoluna başvurulmuş olup istinaf başvurusunun inceleme aşamasında olduğu

tespit edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 667 sayılı KHK'nın “Soruşturma

ve kovuşturma işlemleri” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"(1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,

Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen

suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;

...

d) Tutuklu olanların avukatları ile

görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye

düşürülmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara

emir ve tâlimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli,

açık ya da şifreli mesajlar iletilmesi ihtimalinin varlığı halinde, Cumhuriyet

savcısının kararıyla, görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak

kaydedilebilir, tutuklu ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla

görevli hazır bulundurulabilir, tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya

verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara

ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya

görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir. Tutuklunun yaptığı

görüşmenin, belirtilen amaçla yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye

derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme

başlamadan önce, taraflar bu hususta uyarılır. ..."

26. 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un “Soruşturma ve kovuşturma işlemleri” kenar

başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,

Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen

suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;

...

d) Tutuklu olanların avukatları ile

görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye

düşürülmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara

emir ve tâlimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli,

açık ya da şifreli mesajlar iletilmesi ihtimalinin varlığı halinde, Cumhuriyet

savcısının kararıyla, görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak

kaydedilebilir, tutuklu ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla

görevli hazır bulundurulabilir, tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya

verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara

ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya

görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir. Tutuklunun yaptığı

görüşmenin, belirtilen amaçla yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye

derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme

başlamadan önce, taraflar bu hususta uyarılır.

..."

27. 676 sayılı KHK'nın 6. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 59 uncu maddesinin dördüncü

fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddeye bu fıkradan sonra gelmek

üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül

ettirilmiştir.

(4) Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına

veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve

aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar

incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda

alınamaz.

(5) Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,

Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991

tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm

olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun

güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin

yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat

verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine

ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet

başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler

teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın

yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir,

hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge

örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri

sınırlandırılabilir.

(6) İnfaz hakimliği hükümlünün; kurallara

uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve

rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği

süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi

kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebilir.

(7) Beşinci fıkra kapsamına giren hükümlünün

yaptığı görüşmenin, aynı fıkrada belirtilen amaca yönelik yapıldığının

anlaşılması hâlinde,görüşmeye

derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme

başlamadan önce taraflar bu hususta uyarılır.

...

(9)

İnfaz hâkimi tarafından bu madde uyarınca verilen kararlara karşı 4675 sayılı

Kanuna göre itiraz edilebilir."

28. 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 6. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 59 uncu maddesinin dördüncü

fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddeye bu fıkradan sonra gelmek

üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül

ettirilmiştir.

(4) Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına

veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve

aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar

incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda

alınamaz.

(5) Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve

İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde

tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu

kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukatları ile görüşmelerinde,

toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör

örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da

şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi

hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay

süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir,

hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede

hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği

belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin

tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin

gün ve saatleri sınırlandırılabilir.

(6) İnfaz hakimliği hükümlünün; kurallara

uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve

rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği

süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi

kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebilir.

(7) Beşinci fıkra kapsamına giren hükümlünün

yaptığı görüşmenin, aynı fıkrada belirtilen amaca yönelik yapıldığının

anlaşılması hâlinde,görüşmeye

derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme

başlamadan önce taraflar bu hususta uyarılır.

...

(9)

İnfaz hâkimi tarafından bu madde uyarınca verilen kararlara karşı 4675 sayılı

Kanuna göre itiraz edilebilir."

29. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın müdafi seçimi"

kenar başlıklı 149. maddesi şöyledir:

"(1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve

kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin

yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa

müdafi seçebilir.

(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok

üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/1 md.)

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen

kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her

aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu

süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez,

kısıtlanamaz."

30. 5271 sayılı Kanunu'nun "Müdafi ile görüşme" kenar

başlıklı 154. maddesinın (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Şüpheli veya sanık, vekâletname

aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları

başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 28/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

32. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Müdafi Yardımından

Yararlanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiası ve Bakanlık Görüşü

33. Başvurucu; ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğu sürede

müdafisiyle görüşmelerine sayı ve zaman sınırı koyulduğunu, görüşmelerini iki

adet infaz koruma görevlisi nezaretinde ve kamera kaydına alınarak

gerçekleştirebildiğini belirterek çeşitli anayasal haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

34. Bakanlık görüşünde; başvurucu hakkında yapılan yargılamanın

istinaf incelemesi aşamasında derdest olduğu, dolayısıyla olağan kanun yolları

tüketilmeden bireysel başvuruda bulunulduğu ifade edilmiştir.

2. Değerlendirme

35. Anayasa’nın 36. maddesinin(1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkının güvencelerinden olan müdafi yardımından faydalanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

37. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve

özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin

ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve

yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal

edildiği iddialarının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu

makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

38. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan

kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa

Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve

yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi

ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava

ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, § 17).

39. Somut olayda başvurucu, hakkında yargılama devam ederken

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince

inceleme yapıldığı tarih itibarıyla da başvurucu hakkındaki davanın istinaf

incelemesi devam etmektedir. Başvurucunun hakkındaki soruşturma ve yargılama

süreçlerinde yapılan uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkin şikâyetlerini kanun yollarında ileri sürebilme ve

ileri sürmüş ise şikâyetlerinin bu aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır.

Bu çerçevede başvurucu tarafından istinaf/temyiz süreçlerinin sonuçlanması beklenmeden

ileri sürülen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerin

bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 28/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Tuğçe TAKCI Başvurucu : Ahmet SİL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/20969, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Müdafi Yardımından
  10. B. Başvurunun başvuru
  11. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/20969
Tarih
28 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Melih Sivas Başvurusu (B. No: 2016/15634)
  • Elif Aydın Dost Başvurusu (B. No: 2014/19954)
  • Mehmet Doğan Başvurusu (B. No: 2014/8875)
  • Reis Rs Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/17259)
  • Abdulkadir Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11868)
  • Mustafa Nihat Behramoğlu ve Güneş Basım Yayım Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/11961)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.