İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Reis Rs Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/17259)

1. Başvuru, indirimli özel tüketim vergisi uygulandığı dönemde

Başvuru No2015/17259Tarih28 Haziran 2018Okuma19 dk · 3.727 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Reis Rs Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
28 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/17259
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.727 kelime·19 dk okuma·52 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, indirimli özel tüketim vergisi uygulandığı dönemde

yapılan araç satışlarının muvazaalı olduğu gerekçesine dayanılarak resen üç kat

vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesi

nedeniyle ayrımcılık yasağı bağlamında mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

3. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tablonun A sütununda

numaraları belirtilen başvuru dosyalarının aynı tablonun (1) numaralı satırında

yer alan 2015/17259 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve

incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

71. Maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu

alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

8. Başvurucu, farklı ticaret alanları dışında otomobil ve oto

yedek parça ticaretiyle de iştigal eden bir şirkettir.

9. Motor silindir hacmi 1600 cm3ü geçmeyen binek otomobilleri için

uygulanan %37 olan özel tüketim vergisi (ÖTV) oranı 16/3/2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu

kararıyla 17/3/2009 ile 16/6/2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere %18’e

düşürülmüştür. 16/6/2009 tarihli Mükerrer Resmî Gazete’de

yayımlanan 2009/15081 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla da indirimli vergi oranı

uygulamasının 16/6/2009 ile 30/9/2009 tarihleri arasında %27 vergi oranı

üzerinden devamına karar verilmiştir.

10. Başvurucu Şirket 16/6/2009 ile 30/9/2009 tarihleri arasında

sattığı araçların ilk iktisabı için %27 oranı üzerinden ÖTV beyannameleri

düzenleyerek ödemeleri yapmıştır.

B. Vergi İncelemesi

Süreci

11. 2009 yılında yapılan ÖTV indirimi teşvikinin amacına uygun

olarak kullanılıp kullanılmadığına ve bu işlemlerde ÖTV açısından herhangi bir

vergi kayıp ve kaçağının bulunup bulunmadığına yönelik olarak Vergi Denetim

Kurulu Başkanlığınca sektörel bazda bir vergi

incelemesi yürütülmüştür. Bu çalışmalar kapsamında üç yüz üç mükellef

incelemeye sevk edilmiştir.

12. Başvurucu Şirket ile ilgili olarak yapılan inceleme

neticesinde düzenlenen 5/7/2013 tarihli raporda;

i. Şirketin indirimli ÖTV’nin uygulandığı 16/6/2009 ile

30/9/2009 tarihleri arasında kurum çalışanları ve kendi adına düzenlediği

faturaların muhteviyatı itibarıyla gerçek araç satışına dayanmadığı saptanmıştır.

Rapora göre faturalarda yer alan alıcı ve araç satış tutarı bilgileri gerçek

dışı olup başvurucu Şirket ÖTV indiriminden yararlanmak için bu faturaları

düzenlemiştir.

ii. ÖTV indiriminin sona erdiği 30/9/2009 tarihinden sonra söz

konusu araçların noter vasıtasıyla üçüncü kişilere devredildiği tespit

edilmiştir. Başvurucu Şirketin gerçek olduğu belirlenen bu satışlar üzerinden

ÖTV beyannamesi düzenlemediği belirtilmiştir.

iii. Üçüncü kişilere yapılan satış tutarlarından, daha önce

kurum çalışanları adına düzenlenen faturalardaki tutarlar arasındaki fark beyan

edilmeyen matrah olarak tespit edilmiştir. Bu şekilde belirlenen fark matraha

%37 oranı uygulanmak suretiyle beyan edilmemiş ÖTV tutarı saptanmış ve araç

satışlarında sahte belge düzenlendiği kabulüyle bu tutara üç kat vergi ziyaı cezası uygulanması önerilmiştir.

13. Vergi İdaresi tarafından vergi inceleme raporundaki öneri

doğrultusunda başvurucu Şirket adına indirimli özel tüketim oranından

faydalanmak amacıyla gerçeğe aykırı satışlar yapılarak ÖTV kaybına neden

olunduğu gerekçesiyle 2009 yılı Ekim ve Kasımayı

dönemleri için resen üç kat vergi ziyaı cezalı ÖTV

tarhiyatı yapılmıştır. Bunun yanında tekerrür hükümleri de uygulanarak ceza

artırılmıştır.

C. Ceza SoruşturmasıSüreci

14. Vergi Denetim Kurulu 18/12/2013 tarihinde başvurucu Şirketin

Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç

duyurusunda bulunmuştur. Soruşturma sırasında düzenlettirilen bilirkişi

raporunda şu hususlara yer verilmiştir:

i. Mükellef Şirketin kendi çalışanlarına 2009 yılında satmış

olduğu motorlu araçların ÖTV indirimli olarak satıldığı ve bu satıştan

kaynaklanan katma değer vergisi (KDV) ve ÖTV’nin tahakkuk ettirilerek ödendiği

belirtilmiştir.

ii. Bilirkişiye göre bu sebeple vergiyi doğuran olay

gerçekleşmediğinden dolayı herhangi bir vergi ziyaı

söz konusu değildir. Bilirkişi ayrıca, Şirketin çalışanları ile yapılan alım

satım işlemi nedeniyle düzenlenen belgelerin sahte olarak kabul edilemeyeceğini

ifade etmiştir.

iii. Bilirkişi sonuç olarak Şirket yönünden yapılan ilgili

dönemdeki motorlu araç satışlarında uygulanan ÖTV indirimlerinin Bakanlar

Kurulu kararına uygun olduğu görüşünü bildirmiştir.

15. Soruşturma sonunda Başsavcılık, söz konusu bilirkişi

raporuna dayalı olarak26/2/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir.

D. Vergi Yargılaması

Süreci

16. Başvurucu Şirket, vergi ziyaı

cezalı ÖTV tarhiyatı işlemlerinin iptali istemiyleAnkara

6. Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) farklı tarihlerde dava açmıştır. Dava

dilekçelerinde; başvurucu Şirketin söz konusu araçları aktifine almasının

personeline veya üçüncü kişilere satışının muvazaalı olmadığı, dolayısıyla bu

satışlar nedeniyle düzenlenen faturaların da sahte ve muhteviyatı itibarıyla

yanıltıcı belge olmadığı, vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinde ÖTV oranının

%27 olduğu, ikinci el araç tesliminin vergiyi doğuran olay olarak kabulünün

hukuken doğru olmadığı, yasal koşullar oluşmadığı hâlde resen tarh yoluna

gidildiği, inceleme raporunda ifadelerin teşmili yasağının ihlal edildiği, üç

kat vergi ziyaı cezalı ÖTV tarhiyatlarının hukuka

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

17. Mahkeme 31/10/2013 tarihinde davaların reddine karar

vermiştir. Mahkeme kararlarının gerekçelerinde, motorlu araç satışı faaliyetinde

bulunan davacı Şirket tarafından indirimli oranda ÖTV’den faydalanmak için

araçların Şirket adına veya Şirket çalışanları adına satışının yapıldığı ancak

söz konusu satışlar için herhangi bir bedel ödenmediği gibi araçların

kullanılmaya başlanmadığı ve alıcılar tarafından adlarına kayıt ve tescil

ettirilmediği tespitlerine yer verilmiştir. Mahkemeye göre bu sebeple kanunda

aranılan anlamda ilk iktisabın gerçekleşmediği ancak daha sonraki tarihlerde

yapılan satışlar sonucu araçların trafik sicilinde tescil edilerek ilk

iktisabın araçların gerçek alıcılarına satışının yapıldığı tarihlerde

gerçekleştiği gözönüne alınmalıdır. Mahkeme, vergiyi

doğuran olayın salt indirimli oranda ÖTV’den faydalanmak amacıyla araçların

satışlarının yapıldığı tarihte değil araçların gerçek satıcılarına satıldığı

tarihte meydana geldiğini kabul etmiştir. Mahkeme, bu gerekçelerle başvurucu

Şirket adına resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı ÖTV

tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır.

18. Başvurucunun Mahkemenin kararlarına yönelik itirazları,

Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 3/2/2015 tarihli kararlarıyla reddedilerek

hükümler onanmıştır. Başvurucu Şirketin karar düzeltme talepleri de Ankara

Bölge İdare Mahkemesince 16/9/2015 tarihinde reddedilmiştir.

19. Nihai kararlar, başvurucu vekiline 16/10/2015 ve 18/11/2015

tarihlerinde tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucu 11/11/2015 ve 7/12/2015 tarihlerinde bireysel

başvurularda bulunmuştur.

E. Yeniden Vergi

İncelemesine İlişkin İdari Süreç

21. Başvurucu 16/1/2014 tarihinde Vergi İdaresine müracaat

ederek sektörde kaç adet vergi incelemesi yapıldığı, bu vergi incelemelerinin

sektörün tümünü kapsayıp kapsamadığı ve bu vergi incelemeleri sonucunda ne gibi

işlemler yapıldığı hususlarında bilgi verilmesini talep etmiştir. Başvurucunun

bu talebi 31/12/2014 tarihinde reddedilmiştir.

22. Başvurucu ayrıca 3/12/2014 tarihinde Vergi Denetim Kurulu

Başkanlığına müracaat ederek yeniden inceleme yapılmasını, vergi ziyaı cezasının düzeltilerek maddi ve manevi mağduriyetinin

giderilmesini talep etmiştir.

23. Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının

31/12/2014 tarihli yazısı ile yeniden vergi incelemesine başlandığı başvurucuya

bildirilmiştir. Bu yazıda ayrıca ilgili dönem vergi beyanlarının takdire

sevkine ilişkin olarak vergi dairelerine yazı gönderildiği belirtilmiştir.

24. İndirimli ÖTV uygulandığı döneme ilişkin farklı uygulamalara

yol açıldığı şikâyetleri üzerine Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca 9/1/2015

tarihinde konu hakkında bir inceleme yapılmıştır. Bu inceleme sonucu düzenlenen

17/3/2015 tarihli Görüş ve Öneri Raporu’nda (araştırma ve inceleme raporu)

öncelikle şu hususa yer verilmiştir:

“Vergi müfettişleri tarafından incelemesi

tamamlanan 292 mükellef hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları üzerinde

yapılan inceleme sonucunda tespit edilebilen … aynı konu ve riskli görülen

işlemler benzer olmasına rağmen farklı uygulamalar ve mükellefler açısından

farklı sonuçlar doğuran değerlendirmelerin yapıldığı anlaşılmıştır.”

25. Ayrıca bu raporda şu tespitlere yer verilmiştir:

i. Vergi incelemesi tamamlanan iki yüz doksan iki mükelleften on

ikisi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılması, geriye kalan iki yüz

seksen mükelleften tenkit konusu yapılanlar hakkında ise tek kat vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılması istenmiştir. Rapora göre;

“ÖTV indiriminin uygulandığı dönemlerde

şirketin kendi çalışanlarına ya da şirketle ilişkili kişilere yapılan satış

işlemlerini muvazaa ve sahte belge olarak değerlendirmek suretiyle üç kat vergi

ziyaı cezalı tarhiyat istenilen ve hakkında vergi

suçu raporu düzenlenen mükellefler olduğu gibi tek kat vergi ziyaı cezalı tarhiyat istenilen ve hakkında vergi suçu

raporu düzenlenmeyen mükellefler ile tenkit konusu yapılmayan mükellefler de

bulunmaktadır.”

ii. Raporda farklı sonuçlara varılmasının gerekçesi olarak

incelemeyi yapan vergi müfettişlerinin farklı olması ve ayrıca rapor

değerlendirme komisyonlarının çalışma biçimi ve farklı değerlendirmeler

yapabilmesi gösterilmiştir. Rapora göre;

“… Esas olan, yapılan inceleme sonucunda

ortaya çıkan vergisel sonuçtan ziyade, aynı konuda farklı mükellefler üzerinde

yapılan inceleme sonucunun aynı olmasının sağlanmasıdır. Diğer bir ifadeyle,

inceleme konusu itibarıyla aynı durumda olan mükelleflere vergisel anlamda

farklı işlem yapılmamasına ve aynı (eşit) işleme tabi tutulmasına yönelik

uygulamaların geliştirilmesi esas olmalıdır. İnceleme konusu aynı olsa bile

farklı özellikler gösteren mükelleflerin bu durumlarının dikkate alınacağı

tabiidir…”

iii. Raporda, başvurucu Şirketin mağduriyetinin giderilmesi

talebi yönünden ise devam eden yargı sürecine dikkat çekilerek yeniden vergi

incelemesi yapılmasının vergi mevzuatı bakımından mümkün olmadığı ifade

edilmiştir.

26. Söz konusu raporda, belirtilen olumsuzluklara yol açılmaması

için çeşitli önerilerde de bulunulmuştur. Bu önerilerden bazıları şunlardır:

i. Ülke genelinde sektörel bazda ve

geniş kapsamlı incelemelere başlanmadan önce örnek olarak seçilecek birkaç

mükellef nezdinde inceleme yapılarak çıkacak sonuçlar değerlendirildikten sonra

yapılacak incelemelere yön verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

ii. Aynı konudaki incelemenin aynı gruptaki vergi

müfettişlerince yapılması ve aynı rapor değerlendirme komisyonunca

değerlendirilmesi önerilmiştir.

iii. Aynı konuda farklı değerlendirmelerin yapılması durumunda

uygulamanın nasıl yapılacağının vergi müfettişlerine duyurulmasının yararlı

olacağı belirtilmiştir.

iv. Ayrıca vergi müfettişlerinin hizmet içi eğitimlerine ağırlık

verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

v. Uygulama birliğinin sağlanması için Merkezî Rapor

Değerlendirme Komisyonu kararlarının vergi müfettişlerinin bilgisine sunulması

önerilmiştir.

27. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ¼/2015 tarihinde yeniden

başlatılan vergi incelemesini iptal etmiştir. Bu yazıda, yeniden vergi

incelemesi yapılmasının vergi mevzuatı açısından uygun görülmediği belirtilmiştir.

Başvurucu 15/4/2015 tarihinde yeniden başlatılan incelemeye devam edilmesi

talebinde bulunmuştur. Ancak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 27/5/2015

tarihli yazısı ile araştırma ve inceleme raporuna dayalı olarak talebinin

reddedildiği başvurucuya bildirilmiştir.

F. Emsal Olarak İleri

Sürülen Vergi İncelemeleri ve Davalar

28. Yine başvurucu ile aynı grupta yer alan başka bir şirkete

yönelik olarak 2009 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarını konu alan 17/4/2013

tarihli vergi inceleme raporu düzenlenmiştir. Bu raporda, mükellef şirketin

kendi adına yaptığı araç satışlarının kullanma amaçlı olmadığından ÖTV’ye tabi

olmadığı ancak daha sonra üçüncü kişilere yapılan satışlar yönünden ÖTV

uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Raporda sonuç olarak mükellef kurum

adına resen ÖTV tarh edilmesi ve tarh edilecek bu tutarlar üzerinden bir kat

vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilmiştir.

29. Başvurucunun sunduğu İstanbul 9. Vergi Mahkemesinin

31/10/2013 tarihli kararında; motorlu araç ticareti yapan davacı tarafından

yapılan işlemlerin muvazaa olarak nitelendirilemeyeceği, davacının vergiden kaçındığı belirtilerek dava

konusu cezalı tarhiyatların iptaline karar verilmiştir. Bu davada verilen

kararın temyiz edildiği ancak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden

yapılan sorgulama sonucuna göre temyiz incelemesinin devam etmekte olduğu

anlaşılmaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

30. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2015/6728,

½/2018, §§ 33-55).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 28/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Aynı Suçtan İki Kez

Yargılanmama Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu, indirimli ÖTV uygulandığı dönemde yapılan araç

satışlarına ilişkin olarak vergi aslı tahakkuk ettirildiği hâlde üç kat vergi ziyaı cezasının uygulanmasının da aynı eylemden dolayı iki

defa ceza uygulanması anlamına geldiğini belirterek bu durumun aynı suçtan iki

kez cezalandırılmama hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

33. Anayasa’nın 148. Maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. Maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veya

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18).

34. Sözleşme’ye ek 7 No.lu Protokol’ün

4. Maddesinde aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı

tanınmış ise de başvuruya konu ihlal iddiasının tarihi itibarıyla anılan

Protokol yürürlüğe girmemiştir. Bu itibarla başvurucunun hak iddiasının Anayasa

ve Sözleşme’nin ortak koruma alanının dışında kaldığı anlaşılmaktadır (İffet İnci Gültekin, B. No: 2013/9585,

9/3/2016, § 42).

35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun aynı suçtan iki kez

cezalandırılmama iddiası yönünden başvurunun diğer kabul edilebilirlik

nedenleri incelenmeksizin konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Mülkiyet Hakkı

Bağlamında Ayrımcılık Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

36. Başvurucu, indirimli vergi oranı uygulandığı dönemde yapılan

araç satışlarının muvazaalı olduğu gerekçesine dayanılarak resen üç kat vergi ziyaı cezalı ÖTV tarh edilmesinden yakınmaktadır.

Başvurucu, tüm sektörü kapsayan bir vergi incelemesi yapıldığını ancak sonuçta

bu sektörde yer alan üç yüz civarı şirketten sadece kendisinin de içinde yer

aldığı oldukça sınırlı sayıda mükellef hakkında üç kat vergi ziyaı cezası uygulandığını belirtmiştir. Başvurucu, vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanması nedeniyle uzlaşma ve

benzeri haklardan yararlanamadığını hâlbuki aynı durumdaki diğer şirketlerin

bir kat vergi ziyaı cezası uygulandığı için bu

haklardan faydalandığını ifade etmiştir. Başvurucu, bunun yanında bazı vergi

mahkemelerince davalar kabul edildiği hâlde somut olayda vergi mahkemesinde

açılan davanın reddedildiğini belirtmiştir.

37. Başvurucuya göre aynı konuda sektördeki diğer şirketlerden

farklı olarak üç kat vergi ziyaı ceza uygulanması

haklı bir sebebe dayanmamaktadır. Başvurucu, bu gerekçelerle eşitlik ilkesinin

ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, Bölge

İdare Mahkemesi kararlarında yeterli bir gerekçe olmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

38. Anayasa’nın 35. Maddesi şöyledir:

“Herkes,

mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

39. Anayasa’nın 10. Maddesi şöyledir:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi

düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

…

Devlet organları ve idare makamları bütün

işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek

zorundadırlar.”

40. Anayasa’nın 73. Maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere,

malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,

maliye politikasının sosyal amacıdır.”

41. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun adil yargılanma hakkı

kapsamında ileri sürdüğü kanun yolu mercii tarafından itirazlarının gerekçesiz

olarak reddedildiği ve yapılan yargılamalarda birbiriyle çelişen farklı

kararlar verildiğine dair şikâyetleri, yukarıda belirtilen temel şikâyeti ile

bağlantılı olduğundan mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlali

iddiası kapsamında değerlendirilmiştir.

42. Somut olayda aynı konuya ilişkin yapılan vergi incelemeleri

neticesinde vergi ziyaı cezası uygulanan şirketler

yanında hiç vergi ziyaı cezası uygulanmayan veya

vergi incelemesine gerek görülmeyen şirketlerin de bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ancak başvurucu, başvuru formunda vergi tarh edilmesinden değil de vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanması noktasında ayrımcılık

yasağına aykırı davranıldığından şikâyetçi olmuştur. Dolayısıyla inceleme bu

iddia ile sınırlı olarak yapılmalıdır. Buna göre ihtilaf, otomotiv sektöründe

yer alan şirketler arasında indirimli ÖTV uygulandığı dönemde yapılan satışlara

ilişkin vergi incelemeleri sonucu vergi ziyaı

cezasının farklı uygulanması suretiyle ayrımcılık yasağına aykırı davranıldığı

iddiasına ilişkindir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

43. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.

b. Esas Yönünden

44. Başvurucunun aynı konu ile ilgili olarak yukarıda belirtilen

şikâyetleri, daha önce Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve karara bağlanmıştır (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§

66-113).

45. Anayasa Mahkemesi; öncelikle Anayasa’nın 10. Maddesinde

sayılan ayrımcılık sebeplerinin sınırlı sayıda olmadığını, bu bağlamda mülkiyet

temelinde de ayrımcılığın yasaklandığını kabul etmiştir. Nitekim Sözleşme’nin

14. Maddesinde mülkiyet (property)

açık bir şekilde ayrımcılık temelleri arasında sayılmıştır. Buna göre kamu

makamlarının mülkiyet hakkının korunması çerçevesinde mülk sahipleri arasında

ayrıma yol açacak müdahalelerde bulunmama yükümlülüğü vardır. Bu sebeple

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında başvuruculara aynı veya benzer

durumdaki diğer mülk sahiplerine göre ayrımcılığa yol açacak farklı bir

muamelenin yapılıp yapılmadığını incelemek durumundadır (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş., §

83).

46. Anayasa Mahkemesi, aynı sektörde söz konusu vergi

incelemesine tabi tutulan şirketler ile nispi olarak benzer koşullarda bulunan

ve haklarındaki tarhiyatlar üç kat cezalı olarak tahakkuk ettirilerek

kesinleştirilen iki şirketin belirlenebilir özellik arz eden bir kategori

oluşturduğu gerçeğinden hareketle aynı sektörde ekonomik faaliyet icra eden ve

tabi olunan vergisel rejim bakımından aynı statüde bulunan şirketlerden bir

kısmı için bir kat vergi ziyaı cezası uygulanmasının,

hakkında üç kat vergi ziyaı cezası uygulanan

başvurucu yönünden farklı bir muamele

olduğu sonucuna ulaşmıştır (Reis Otomotiv

Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§ 83-92).

47.Anayasa Mahkemesi, mezkûr kararında vergi incelemesinin

farklı vergi denetim elemanlarınca yapılmış olması nedeniyle farklı vergisel

sonuçlara ulaşılmasının objektif ve makul bir sebebe dayandığı müddetçe anlaşılabilir

bir durum olduğunu kabul etmiştir.Bununla birlikte

kararda, başvuru konusu olaydaki vergi incelemesinin sadece ÖTV bağlamında bu

vergi ile ilgili bir indirimin kötüye kullanılıp kullanılmadığı konusuyla ve

altı ay gibi belirli bir dönemde sadece otomotiv sektörüyle sınırlı olduğu;

dolayısıyla vergi idaresinden uygulama alanı bu kadar sınırlı bir vergi

incelemesi için daha incelemeye girişmeden farklı vergisel sonuçları

önleyebilecek vergiyi doğuran olay, tarh ve tahakkuk açısından çerçeve çizen bir

planlama ile hareket etmesinin beklendiği tespit edilmiştir (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§

93-97).

48. Anayasa Mahkemesi, anılan tespit üzerine somut olayın özel

koşulları altında vergi uygulamasındaki farklı muamelenin sonuçlarını ölçülülük

bağlamında ele almıştır. Sonuç olarak her ne kadar kamu makamlarının vergisel

müdahaleler bakımından geniş bir takdir yetkisi bulunmakla birlikte somut

olayın koşulları altında vergi incelemesinin konusu, ilişkin olduğu dönem ve

kapsadığı mükellef grubunun açık bir şekilde sınırlı olduğu dikkate alındığında

mülkiyet hakkına yapılan ayrımcı müdahale yönünden bu takdir yetkisinin daha

belirgin sınırlarının mevcut olduğunu belirtmiştir. Buna göre olayda objektif

ve makul bir gerekçesi gösterilmeden mülkiyet hakkına yapılan ayrımcı

müdahalenin sonuçlarının giderilmediği, müdahalenin boyutu ve sonuçlarının

ağırlığı ile bu sonuçlara yol açan idarenin işlemlerinin başvurucuya aşırı bir

külfet yüklenmesine yol açtığı kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla bu gerekçelerle

mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar

verilmiştir (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi

A.Ş., §§ 102-111).

49.Somut başvuruda da -bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir

durumun söz konusu olmadığı dikkate alındığında- mülkiyet hakkı bağlamında

ayrımcılık yasağının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

50. Bu sonuç dikkate alındığında mülkiyet hakkına ilişkin diğer

şikâyetlerin ayrı olarak incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

51. Açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak

Anayasa’nın 10. Maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.

C. 6216 Sayılı Kanun’un

50. Maddesi Yönünden

52. 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

53. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması veya

tazminata karar verilmesi taleplerinde bulunmuştur.

54. Başvurularda, mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

55. Mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun Ankara 6.

Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

56. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderim sağladığı değerlendirildiğinden

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

57. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 6.353,20 TL harç ve

1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 8.333,20 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Aynı suçtan iki kez yargılanmama hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA

OYBİRLİĞİYLE,

2. Mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Kadir ÖZKAYA’nın

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Anayasa’nın 35. Maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 10. Maddesinde güvence altına alınan

ayrımcılık yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE Kadir ÖZKAYA’nın

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara

6. Vergi Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,

E. 6.353,20 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

8.333,20 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/6/2018 tarihinde karar verildi.

Bireysel Başvuru Bireysel Başvuru İlk Derece Esas Başvuru

Numarası Tarihi Mahkemesi Numarası Harcı

1 2015/17259 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2319 226,90

TL

2 2015/17261 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2320 226,90

TL

3 2015/17264 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2321 226,90

TL

4 2015/17265 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2323 226,90

TL

5 2015/17267 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2326 226,90

TL

6 2015/17269 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2327 226,90

TL

7 2015/17271 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2328 226,90

TL

8 2015/17273 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2329 226,90

TL

9 2015/17274 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2333 226,90

TL

10 2015/17275 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2335 226,90

TL

11 2015/17276 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2336 226,90

TL

12 2015/17277 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2337 226,90

TL

13 2015/17279 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2338 226,90

TL

14 2015/17281 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2339 226,90

TL

15 2015/17283 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2340 226,90

TL

16 2015/17284 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2341 226,90

TL

17 2015/17285 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2342 226,90

TL

18 2015/17286 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2344 226,90

TL

19 2015/17287 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2347 226,90

TL

20 2015/17289 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2348 226,90

TL

21 2015/17291 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2322 226,90

TL

22 2015/17292 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2346 226,90

TL

23 2015/17294 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2345 226,90

TL

24 2015/17295 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2343 226,90

TL

25 2015/17297 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2334 226,90

TL

26 2015/17299 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2332 226,90

TL

27 2015/17301 11/11/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2325 226,90

TL

28 2015/18645 7/12/2015 Ankara 6. Vergi Mahkemesi 2013/2324 226,90

TL

KARŞI OY

Mahkememiz çoğunluğunca, başvurucunun eldeki (2015/17259 sayılı)

başvurusunda dile getirdiği şikâyetlerinin, Anayasa Mahkemesince, eldeki

başvuru ile tamamen aynı nitelikteki 2015/6728 sayılı başvuruda incelendiği ve

sonuçta başvurucunun mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal

edildiğine karar verildiği, somut başvuruda da o karardan ayrılmayı gerektirir

bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı

olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının

ihlal edildiğine karar verilmiştir.

2015/6728 sayılı başvuru hakkında verilen 1.2.2018 günlü

kararda, sayın M. Emin KUZ ve sayın Recai AKYEL ile birlikte yazdığımız karşı

oyda yer alan gerekçelerle, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu, bu

nedenle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği ve mülkiyet hakkı

bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edilmediği düşüncesiyle çoğunluğun kabul

edilebilirlik görüşüne ve ihlal kararına katılmıyorum.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Emin

ŞAHİNER

Başvurucu

:

Reis RS

Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün

Ürünleri

Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Vekili

:

Av. Mustafa

AKKAYA

Üye Kadir ÖZKAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17259, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Vergi İncelemesi
  8. C. Ceza SoruşturmasıSüreci
  9. D. Vergi Yargılaması
  10. E. Yeniden Vergi
  11. F. Emsal Olarak İleri
  12. IV. İlgili Hukuk
  13. V. İnceleme Ve Gerekçe
  14. A. Aynı Suçtan İki Kez
  15. B. Mülkiyet Hakkı
  16. C. 6216 Sayılı Kanun’un
  17. B. Anayasa’nın 35. Maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  18. C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin
  19. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  20. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  21. Tl
  22. Tl
  23. Tl
  24. Tl
  25. Tl
  26. Tl
  27. Tl
  28. Tl
  29. Tl
  30. Tl
  31. Tl
  32. Tl
  33. Tl
  34. Tl
  35. Tl
  36. Tl
  37. Tl
  38. Tl
  39. Tl
  40. Tl
  41. Tl
  42. Tl
  43. Tl
  44. Tl
  45. Tl
  46. Tl
  47. Tl
  48. Tl
  49. Karşı Oy
  50. Gökcan
  51. Hakyemez
  52. M. Emin
  53. Şahiner
  54. Akkaya
  55. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17259
Tarih
28 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Abdulkadir Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11868)
  • Mustafa Nihat Behramoğlu ve Güneş Basım Yayım Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/11961)
  • Sinan Baran Başvurusu (B. No: 2015/11494)
  • Hasan Kara ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/17126)
  • E-Ba İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/13921)
  • Ali Ünlü Başvurusu (B. No: 2015/7626)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.