İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2014/10213)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan

Başvuru No2014/10213Tarih1 Şubat 2017Okuma12 dk · 2.388 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Temiz Başvurusu (6)

Karar tarihi
1 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/10213
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.388 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan

başvurucuya gönderilen günlük gazetenin bazı sayfalarının çıkarılarak

verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvuru tarihi itibarıyla 40 yaşında olan başvurucu, devletin

egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya

çalışma suçundan müebbet ağır hapis cezası ile hükümlüdür ve Ankara Yüksek

Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır.

9. Başvurucu, ulusal ölçekte yayımlanan Ülkede Özgür Gündem

Gazetesinin (gazete) abonesidir. Adı geçen gazete 4 Nisan 2011 tarihinde yayına

başlamış ise de 16 Ağustos 2016 tarihinde "terör örgütü PKK'nın propagandasını yaparak örgütün yayın organı gibi

hareket ettiği" gerekçesi ile geçici olarak mahkeme kararı ile

kapatılmıştır. 29/10/2016 tarihinde çıkarılan kanun hükmünde kararname ile

gazetenin tamamen kapatılmasına karar verilmiştir. Gazetenin PKK yanlısı yayın

yaptığı, PKK ve KCK terör örgütlerinin yöneticilerinin müstear isimlerle söz

konusu gazetede yazılar yazdığı iddiaları çerçevesinde soruşturma ve

kovuşturmalar bulunmaktadır.

10. Başvurucunun iddiasına göre başvuruya konu olaydan önce

terör suçundan aynı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir başka hükümlü, yetkili

organların kararı ile şartlı tahliyeden yararlandırılmamıştır. Yine başvurucuya

göre 108 tutuklu ve hükümlü infaz kurumuna dilekçe vererek söz konusu kararı ve

kararın alınmasında sorumluluğu olduğu düşünülen birinci müdürü protesto

etmiştir.

11. Gazetenin 14 Mayıs 2014 tarihli nüshasının birinci ve

dokuzuncu sayfalarında söz konusu olaylara ilişkin bir haber yer almıştır.

Gazetenin ilk sayfasında büyük harflerle "Haddini

Bil İsmail! Sincan 2 No.lu F Tipi Cezaevi Müdürü İsmail Güz, Cezası Biten Ali

Sayan'ı Rehin Aldı" başlığı ile verilen haberde, iddiaya göre

cezası biten ve herhangi bir disiplin cezası olmayan Ali Sayan'ın şartla

tahliye edilmediği ifade edilmiştir. Gazete, Ceza İnfaz Kurumu müdürünün

tamamen keyfî olarak hareket ettiğini iddia etmektedir. Gazete haberine göre

PKK'lı olan Sayan "tutsak"tır. Gazete,

Sayan'ın Ceza İnfaz Kurumunda iyileştirme ve rehabilitasyon programlarına

katılmaması ve eylemlerinden pişmanlık duymaması nedenlerinden tekrar örgüte

katılma ihtimali bulunduğu kanaatiyle şartla tahliyeden yararlandırılmadığını

da ileri sürmüştür.

12. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) anılan haberin yayımlandığı gazetenin

ilgili kısmının başvurucuya verilmesini uygun görmemiştir. 9/5/2014 tarihli

Kurul kararında; gazete haberinin infaz kurumunun kararlarını çarpıttığı,

haberin gerçekle bağdaşmadığı ve başta İnfaz Kurumunun birinci müdürü olmak

üzere kişileri ve kurumları hedef gösteren ifadelere yer verdiği

belirtilmiştir.

13. Başvurucu, kararlara karşı Sincan İnfaz Hâkimliğine

şikâyetçi olmuştur. Şikâyeti inceleyen Hâkimlik 16/5/2014 tarihli kararı ile

başvurucunun şikâyetinin reddine karar vermiştir. Hâkimliğin gerekçesine göre,

yapılan uygulama Ceza İnfaz Kurumu kurallarına uygun olup mevzuata ve hukuka

aykırılık söz konusu değildir.

14. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yoluna

başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi 27/5/2014 tarihli

kararında, İnfaz Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu

gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetmiştir. Başvurucu 10/6/2014 tarihinde

bireysel başvuru yapmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Süreli

veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış

olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma

hakkına sahiptir...

(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ...

hiçbir yayın hükümlüye verilmez.”

16. 12/7/2005 tarihli ve Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe giren

Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin

“Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar”

başlıklı 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum

güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ... eğitim kurulu kararıyla tespit edilen,

hiçbir yayın kuruma kabul edilmez."

B. Uluslararası Hukuk

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesi

şöyledir:

“1. Herkes ifade özgürlüğü

hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke

sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de

verme özgürlüğünü de kapsar...

2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu

özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal

güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu

düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, (...) için gerekli olan

bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hükümlü ve

tutukluların Sözleşme’de yer alan temel hak ve

hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında

yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No: 74025/01, 6/10/2005, §

69). AİHM, hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de Sözleşme kapsamında

koruma altında olduğunu belirtmiştir (Yankov/Bulgaristan, B. No: 39084/97, 11/12/2003, özellikle §§

126-145; Tapkan ve diğerleri/Türkiye, B. No: 66400/01,

20/9/2007, § 68). AİHM ayrıca, hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün bilgi

ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünü de içerdiğini vurgulamıştır. AİHM'e göre bir gazetenin bazı sayılarının ceza infaz

kurumu idaresince hükümlü ve tutuklulara verilmemesi bilgi ve kanaatlere ulaşma

özgürlüğüne yapılan bir müdahaledir (Mesut

Yurtsever ve diğerleri/Türkiye, B. No: 14946/08 ve 20/1/2015, §§

101, 102 ).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 1/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

20. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizinyargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. İhlal İddiası Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu, abonesi olduğu gazetenin, bir haberin olduğu kısım

çıkarılarak kendisine verilmesinin keyfî olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucuya

göre haberde çarpıtma bulunmamakta, Ceza İnfaz Kurumunda yaşanan gerçek olaylaranlatılmaktadır. Başvurucu, tüm yaşananların

sorumlusunun İnfaz Kurumunun birinci müdürü olduğunu ve Kurum idaresinin

amacının yaşananları gizlemek olduğunu iddia etmektedir. Başvurucu, Anayasa'nın

2., 10., 26. ve 28. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiasının, Anayasa'nın 26.

maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün görünümlerinden olan haber

veya fikir alma özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Anayasa’nın “Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... başkalarının ...

haklarının, özel ve aile hayatlarının ... korunması ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı

25. Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucunun, abonesi

olduğu gazetenin bir haberin olduğu bazı bölümlerinin çıkarılarak kendisine

verilmesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne

yönelik bir müdahale oluşturduğu açıktır.

ii. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum

düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin ihlalini

teşkil edecektir.

28. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26.

maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha

fazlasına dayanma,demokratik

toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına

uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

29. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesinin

kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

30. Gazetenin belirli bölümleri kişilerin hayatının korunması,

infaz kurumunun düzeninin ve güvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amacıyla

başvurucuya verilmemiştir. Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci

fıkrası kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

(3) Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

31. “Demokratik toplum

düzeninin gerekleri” kavramı; ifade özgürlüğü üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmasını,

başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak kendisini

göstermesini gerektirmektedir. Demokratik toplum düzeninin gereklerinden olma,

bir sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın

karşılanması amacına yönelik olmasını ifade etmektedir. Buna göre sınırlayıcı

tedbir, bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da başvurulabilecek en son

çare niteliğinde değilse demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir

tedbir olarak değerlendirilemez (Bekir

Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,

4/6/2015, § 68; Tansel Çölaşan,

B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51)

32. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın

-demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte- temel

haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup

olmadığının da incelenmesi gerekir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanında

getirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahalenin

elverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (AYM,

E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Kamuran

Reşit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 63; Bekir Coşkun §§ 53, 54; ölçülülük ilkesine

ilişkin açıklamalar için ayrıca bkz. Abdullah

Öcalan [GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014, §§ 96-98; Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051,

20/2/2014, § 84; Tansel Çölaşan,

§§ 54, 55;Mehmet Ali Aydın, §§

70-72).

33. Mevcut başvurunun özelliklerinden biri başvurucunun yüksek

güvenlikli bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmasıdır. Hükümlü ve

tutuklular, Anayasa'da korunan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak

sahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65; Hüseyin Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44).

34. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifade

özgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da Anayasa

Mahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de

Anayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, hükümlü ve

tutukluların, süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin, bilgi ve

kanaatlere ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün

koruması altında bulunduğuna karar vermiştir (Kamuran

Reşit Bekir, § 43; Hüseyin Sürensoy, § 44; İbrahim

Bilmez, B. No: 2013/434, 26/2/2015, § 74).

35. Öte yandan cezaevinde bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak

suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir. Ancak, bu

durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik yapılacak herhangi bir

sınırlandırma ölçülü olmalıdır (Kamuran

Reşit Bekir, § 44; Hüseyin Sürensoy, § 45). Bu bağlamda, mevcut başvuruya

benzer olaylarda kamu gücünü kullanan organların ve mahkemelerin görevi somut

olayın koşullarında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğü ile ceza infaz

kurumunun güvenliği, disiplini ve düzeninin sağlanması ihtiyacı arasında adil

bir denge sağlamaktır.

36. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin

temel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerinin

kararlarında dayandıkları gerekçelerin, ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından

“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Bekir Coşkun, § 56; Abdullah Öcalan,§ 98; Tansel Çölaşan § 56).

37. Mevcut başvurudaki gibi ifade özgürlüğüne yapılan

müdahalelerde söz konusu olan ceza infaz kurumunun güvenliği, disiplini ve

düzeni ise derece mahkemelerinin dava konusu ifadelerin, cezaevinin asayiş ve

güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar

amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak

haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve

yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içerip içermediğini değerlendirmeleri

gerekir (Bejdar Ro Amed,

B. No: 2013/7363, 16/4/2015, § 80; idare ve derece mahkemelerince söz konusu

değerlendirmelerin yapılmaması nedeniyle ihlal sonucuna ulaşılan bir karar için

bkz. Kamuran Reşit Bekir, § 73).

38. Anayasa Mahkemesi, bahsi geçen gazete haberi gibi metinlerin

bütünüyle ele alındığında şiddete teşvik edip etmediğinin belirlenmesi için

metinde kullanılan terimlerin ve hangi bağlamda yazıldığının dikkate

alınmasının uygun olacağını her zaman vurgulamıştır (Abdullah Öcalan,§

108; Fatih Taş [GK], B. No:

2013/1461, 12/11/2014, § 100).

39. Başvuruya konu müdahaleden önce başvurucunun terör suçundan

hükümlü olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda bazı olaylar meydana gelmiştir.

Başvurucunun terör suçundan hükümlü bir diğer arkadaşının şartla tahliye talebi

idari ve yargısal makamlar tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine İnfaz

Kurumunda bulunan diğer hükümlülerden 108'i dilekçe yazarak gelişmeleri kınamış

ve Ceza İnfaz Kurumu birinci müdürünü gelişmelerden sorumlu tutmuştur. Bahsi

geçen gazete haberinden önce Ceza İnfaz Kurumunda tansiyonun yüksek olduğu

anlaşılmaktadır.

40. Ceza İnfaz Kurumunda olaylar devam ettiği sırada adı geçen

gazetede agresif bir üslupla ve Ceza İnfaz Kurumu müdürü hedef alınarak bazı

suçlamalara yer verilmiştir. Ülkenin bir bölümünde şiddet olaylarının yaşandığı

bir sırada, PKK terör örgütü tarafından yönlendirildiği yönünde kuvvetli

iddialar olan ve benzer sebeplerle hakkında pek çok soruşturma ve kovuşturma

bulunan bir gazetede doğrudan bir idarecinin hedef alınmasının, Ceza İnfaz

Kurumu idarecilerinde bir endişeye neden olduğunu kabul etmek gerekir. Üstelik

haber, Türkçede tehdit olarak yorumlanmaya müsait emir kipi ve sözlerle

verilmiştir.

41. Yazılı bir metnin, kişilerin ve ceza infaz kurumunun

güvenliğine zarar verme ihtimalinin tespit edilmesinde, ilk elden bilgiye sahip

ceza infaz kurumu yetkililerinin ve derece mahkemelerinin daha geniş takdir

payı bulunduğunda şüphe yoktur (benzer durumlarda ceza infaz kurumu

yetkililerinin takdir payına ilişkin değerlendirmeler için bkz. Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014, §

51).

42. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya konu müdahalenin,

olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanılarak yapıldığının ve

keyfî olmadığının denetlenmesini kapsar. Haberde yer alan meseleyle ilgili

olarak aynı ceza infaz kurumunda daha önce bir dizi olayın yaşandığı

gözetildiğinde, gazetenin üslubunun ve meseleyi ele alış tarzının terör

suçlarından hükümlülerin bulunduğu infaz kurumu yetkililerini endişeye sevk etmesi

anlaşılabilir bir durumdur.

43. Yapılan bireysel başvurularda, terörle mücadele ile ilgili

zorluklar ve buna bağlı koşullar gözönüne alınmak

durumundadır. Olağan zamanlardan farklı olarak tansiyonun yükseldiği ve ceza

infaz kurumunun güvenliğinin söz konusu olduğu kimi durumlarda, idarece durumun

gerektirdiği tedbirlerin alınması normal karşılanmalıdır. Bu bağlamda Ceza

İnfaz Kurumu yetkililerinin hedef olmasını engellemek ve Ceza İnfaz Kurumunda

güvenliği sağlamak amacıyla başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin

demokratik toplumda gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

44. Başvurucunun gazetede yer alan yalnızca bir habere erişimine

müdahale edildiği gözetilmelidir. Başvurucunun gazetenin ilgili sayısının geri

kalan kısmına veya sonraki sayılarına erişimine herhangi bir müdahalede

bulunulmamıştır. Bu sebeple sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

45. Açıklanan gerekçelerle, gazetenin bazı sayfalarının

çıkarılarak verilmemesi nedeniyle başvurucunun, Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamındaki haber veya fikir alma

özgürlüğünün ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. İfade özgürlüğü kapsamındaki haber veya fikir alma

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan haber veya

fikir alma özgürlüğünün İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

E. Geçici olarak muaf tutulan 206,10 TL harçtan ibaret yargılama

giderinin, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339.

maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvurucudan TAHSİLİNE 1/2/2017

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Yunus HEPER Başvurucu : Ahmet TEMİZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/10213, 1 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. İhlal İddiası Yönünden
  12. B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51)
  13. B. İfade özgürlüğü kapsamındaki haber veya fikir alma
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/10213
Tarih
1 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Çiçek Petrol Ürünleri İnşaat San. Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/14938)
  • Seyfettin Tufan Başvurusu (B. No: 2014/559)
  • Erdal Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/7493)
  • Musa Doğan ve Abdulhalık Ay Başvurusu (B. No: 2014/13154)
  • Cahide Demirkaya Başvurusu (B. No: 2014/5169)
  • Orhan Eken Başvurusu (B. No: 2014/18218)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.