İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Yarımkaş Başvurusu (B. No: 2015/12844)

1. Başvuru, idari eylemden doğan manevi zararın tazmini

Başvuru No2015/12844Tarih4 Temmuz 2018Okuma10 dk · 1.912 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Yarımkaş Başvurusu

Karar tarihi
4 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2015/12844
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.912 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari eylemden doğan manevi zararın tazmini

istemiyle açılan tam yargı davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile davanın hatalı değerlendirme sonucu

reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde sözleşmeli

piyade uzman çavuş olarak görev yapmaktayken bağlı olduğu birlik tarafından

terörle mücadele faaliyetleri kapsamında Hakkari

Çukurca'da yürütülen operasyona katılmış ve 27/9/2012 tarihinde teröristlerle

girdiği çatışma esnasında karın boşluğuna şarapnel parçası isabet etmesi

sonucunda yaralanmıştır.

7. Hakkari Asker Hastanesinde ameliyat

edilen başvurucu, ameliyatının akabinde verilen otuz günlük istirahat raporunun

bitiminde Kayseri'de bulunan birliğine katılmış ve görevine başlamıştır.

8. 31/12/2012 tarihi itibarıyla sözleşme süresi bitecek olan

başvurucu, sözleşmesinin yenilenmesi amacıyla sağlık kurulu raporu alması için

görev yaptığı birlik komutanlığı tarafından6/12/2012 tarihinde hastaneye sevk

edilmiştir.

9. Etimesgut Asker Hastanesi tarafından düzenlenen 19/12/2012

tarihli sağlık kurulu raporu ile başvurucu hakkında piyade uzman çavuş görevine devam eder, komando olur, paraşütle

atlayamaz kararı verilmiştir.

10. Başvurucu 31/12/2012 tarihinde kendi isteği ile sözleşmesini

feshetmiştir.

11. Başvurucu 6/5/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına

başvurmuş ve 27/9/2012 tarihinde teröristlerle girdiği çatışma sırasında yaralanması

nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Söz konusu başvurusunun

cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine 8/7/2013 tarihinde Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açan başvurucu, dava dilekçesinde olay

nedeniyle uğradığı zarara karşılık 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini

istemiştir.

12. AYİM'deki dava süreci devam

ederken Jandarma Genel Komutanlığı Nakdî Tazminat Komisyonu (Komisyon)

17/1/2014 tarihinde, olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlara karşılık

başvurucuya 14.629,62 TL nakdî tazminat ödenmesine karar vermiştir. Söz konusu

nakdî tazminat tutarı 20/2/2014 tarihinde başvurucuya ödenmiştir.

13. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme), en son sağlık durumunun

tespiti için başvurucuyu Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi Adli Tıp

Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevk etmiştir. GATA Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim

Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/11/2014 tarihli raporda özetle

başvurucunun yaralanmasının yaşamını

tehlikeye düşüren bir durum olmadığı, vücutta kemik kırığı ve çıkığına neden

olmadığı, yüzde sabit ize ya da yüzün sürekli değişimine sebebiyet vermediği,

duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine

neden olmadığı, konuşmasında sürekli zorluğa neden olmadığı tespitlerine

yer verilmiştir. Aynı raporda başvurucunun çalışma gücü ve meslekte kazanma

gücü kaybı oranı tespitine mahal arızasının bulunmadığı belirtilmiştir.

Başvurucunun anılan rapora itiraz etmesi üzerine Mahkeme tarafından yapılan ara

karara cevaben GATA Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından

düzenlenen 19/1/2015 tarihli ek raporda; kişinin

paraşütle atlayamama durumunun TSK Sağlık Yönetmeliği hükümlerine göre

belirlenen bir husus olduğu, olayın başvurucunun yaşamını tehlikeye düşüren bir

durum olmakla birlikte oganlardan birinin işlevini

zayıflatan veya yitirilmesine neden olabilecek herhangi bir

anatomik/fonksiyonel kayıp saptanmadığı, ilgili mevzuata göre meslekte kazanma

gücü kayıp oranı tespitine mahal arızasının olmadığı açıklamalarına

yer verilmiştir.

14. Mahkeme 4/2/2015 tarihinde oybirliğiyle verdiği kararla

davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde öncelikle GATA Hastanesi Adli Tıp Ana

Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/11/2014 ve 19/1/2015 tarihli

raporlardaki tespitler aktarılmış; bu raporlara göre başvurucuda maddi zarar

oluşturacak iş gücü kaybı bulunmadığına, gerekli tedavisi yapıldığından

başvurucunun maddi zararının olmadığına dikkat çekilmiştir. 17/1/2014 tarihli

Komisyon kararına istinaden başvurucuya 14.629,62 TL nakdî tazminat ödemesi

yapıldığı, ilgili yasa hükmüne göre bu ödemenin tazminat hesabında gözönünde bulundurulması gerektiği hatırlatılan kararda;

söz konusu miktarın emsal olaylarda Mahkeme tarafından takdir edilen manevi

tazminat miktarından fazla olduğu, bu itibarla tazminata hükmedilemeyeceği

belirtilerek ret hükmü oluşturulmuştur. Kararda ayrıca, davalı idare lehine

maktu vekâlet ücretine (1.500 TL) hükmedilmiştir.

15. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Mahkemenin 10/6/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

16. Nihai karar 29/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 27/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Kanun'un Nakdi tazminat ve aylığın

etkisi kenar başlıklı 6. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi

tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların

karşılığıdır.

Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar

karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında

bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 4/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, yargılama sonucunda aleyhine vekâlet ücretine

hükmedilmesi nedeniyle kendisine ağır bir külfet yüklendiğini belirterek

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.

21. Mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi ve uyuşmazlıkların

makul sürede bitirilebilmesi amacıyla belli yükümlülükler öngörülebilir. Bu

yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamu makamlarının takdir yetkisi

içindedir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı imkânsız kılmadıkça ya da aşırı

derecede zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez.

Davanın sonucuna göre kaybeden tarafa yüklenen vekâlet ücretinin davanın

açıldığı tarih itibarıyla öngörülebilir olduğu takdirde mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez (Serkan

Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, §§ 38-40).

22. Vekâlet ücreti, davaya hukuki katkıda bulunan ve davası

kabul edilen lehine hükmedilen bir ücrettir. Bu bağlamda bireysel başvuruya

dayanak davada davalı idarenin vekille temsil edildiği, vekil tarafından dava

dosyasına savunma dilekçesi sunulmak suretiyle davaya hukuki katkıda

bulunulduğu, ayrıca davanın davalı idare lehine sonuçlandığı dikkate

alındığında somut olayda davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi için

gerekli koşulların mevcut olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Öte

yandan davanın reddedilmesi durumunda maktu vekâlet ücreti olan 1.500 TL'nin

davalı idareye ödenmek durumunda kalınacağının davanın açıldığı tarihte

başvurucu tarafından öngörülebilir olduğu açık olup hükmedilen maktu ücretin

gözetilen meşru amaç ile korunmak istenen hak açısından orantılı olduğu ve

başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmadığı da görülmektedir. Dolayısıyla

belirtilen şikâyet bağlamında mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

24. Başvurucunun ayrıca, karar düzeltme talebinin reddedilmesi

nedeniyle adına para cezasına hükmedilmesinden de şikâyet ettiği görülmektedir.

Bununla birlikte belirtilen şikâyet benzer nitelikteki başvurularda Anayasa

Mahkemesi tarafından müteaddit defa incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi bu

incelemelerinde; mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi ve

uyuşmazlıkların makul sürede bitirilebilmesi amacıyla karar düzeltme

istemlerinin reddi hâlinde uygulanan ve yüksek miktarlı olmayan söz konusu

cezaların gözetilen meşru amaç ile korunmak istenen hak açısından orantılı

olduğuna ve başvurucular üzerinde ağır bir yük oluşturmadığına, belirtilen

cezanın bu yola başvurulmasını imkânsız kılmadığı veya aşırı derecede

zorlaştırmadığına, bu itibarla söz konusu şikâyet bağlamında mahkemeye erişim

hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğuna istikrarlı bir şekilde

karar vermiştir (Ayrıntılı bilgi için bkz. Faik

Gümüş, B. No: 2012/603, 20/2/2014, §§ 32-36; İlknur Polat, B. No: 2014/816, 28/9/2016,

§§ 34-37). Bu sebeple işbu bireysel başvuruda belirtilen şikâyet yönünden

ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

B. Diğer İhlal İddiaları

25. Başvurucu; olaya bağlı olarak geçirdiği travma nedeniyle

mesleğini bırakmak zorunda kaldığını, ağır psikolojik sorunlar yaşadığını,

kendisine ödenen nakdî tazminatın olay nedeniyle uğradığı manevi zararı

karşılamadığını, Mahkemenin bu hususu görmezden gelerek tazminata

hükmetmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmektedir. Süreyi kaçırmamak

amacıyla idareye yaptığı başvuru üzerine dava açmak zorunda kaldığını ifade

eden başvurucu, davanın açılmasından sonra ödenen nakdî tazminat nedeniyle

davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerekirken ret hükmü kurulmasının

usul kurallarına aykırı olduğunu iddia etmektedir. Başvurucu, yargılama

giderlerinin zamanında ödeme yapmayarak dava açılmasına sebebiyet veren idare

üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmekte; Mahkemenin aksi yöndeki

takdirinin adil olmadığını ifade etmektedir. Başvurucu, belirtilen sebeplerle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özü; idari eylemden doğan manevi zararın tazmini istemiyle

açtığı davanın reddedilmesinin, bir başka ifadeyle bu husustaki yargılamanın

sonucunun adil olmamasıdır. Dolayısıyla anılan iddialar bu kapsamda

değerlendirilmiştir.

27.Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi

kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B.

No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

28. İdari dava türlerinden biri olan tam yargı davaları en genel

ifadeyle idarenin faaliyetlerinden ötürü hakları zarara uğrayanlar tarafından

idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Anayasa Mahkemesince daha önce

benzer nitelikte başvurularda da belirtildiği üzere idari eylem nedeniyle

uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarında idarenin

tazminle yükümlü tutulabilmesi için ortada bir idari eylem ve zarar olmalı,

ayrıca zararla idari eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır (Aynı yönde karar

için bkz. Hasan Oğuz ve diğerleri,

B. No: 2015/2700, 7/2/2018, § 48). Dolayısıyla idari yargı mercileri bu tür

davalarda öncelikle olayın maddi yönünü, bir başka ifadeyle eylemin idarilik niteliğini, oluşan zararı ve bu iki unsur arasında

bir illiyet bağı bulunup bulunmadığını ortaya koymakta; daha sonra ise ortaya

konulan bu olguya bağlanabilecek hukuki sonuçları tespit etmekte, bu bağlamda

hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde tazminata

hükmedilmesi için gerekli koşulların somut vakıada oluştuğu sonucuna varılması hâlindetazminat miktarının hesaplanması yoluna gitmektedir.

29. Somut olayda başvurucunun askerî görevi sırasında, görevinin

sebep ve etkisiyle yaralandığı, bu olay nedeniyle manevi zarara uğradığı,

idarenin ortaya çıkan bu zararıtazmin yükümlülüğünün

olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı görülmektedir. Bireysel

başvuruya dayanak davada başvurucu tarafından şikâyet konusu edilen ve

yargılama işlemleri bakımından ihtilafın ortaya çıktığımeselelerden

ilki, uğranılan manevi zararın 2330 sayılı Kanun kapsamında ödenen nakdî

tazminat ile karşılanmış olduğu kabulünden hareketle ayrıca bir manevi

tazminata hükmedilmesine gerek görülmemiş olması; ikincisi ise davanın

açılmasına sebebiyet verdiği hâlde yargılama sonucunda kurulan hükmün davalı

idare lehine olmasıdır.

30. Tazminat miktarının hesaplanmasında esas alınacak

kriterlerin ne olduğunun, bu kriterlerin hangi usul ve esaslar çerçevesinde uygulanacağının

ilgili mevzuat hükümleri ve tazminat hukuku ilkeleri çerçevesinde

değerlendirilmesi ve bu değerlendirme uyarınca somut olayın ele alınmasındaki

takdir ile bu takdir sonucuna göre kurulacak hükmün niteliğini/verilecek

kararın türünü belirleme yetkisi derece mahkemelerine aittir.

31. Bireysel başvuruya dayanak karar bu yönüyle irdelendiğinde

derece mahkemesinin 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenen nakdî tazminatın

uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu ve yargı mercilerince

yapılacak tazminat hesabında gözönünde tutulacağı

yönündeki yasal düzenlemeye atıf yaparak söz konusu ödemeyi tazminat

miktarından mahsup edilmesi gereken bir yarar unsuru olarak değerlendirdiğigörülmektedir.

Gerekçeli kararında başvurucunun olay nedeniyle uğradığıherhangi

bir maddi zararı bulunmadığına, dolayısıylaödenen

nakdî tazminatın manevi zarar karşılığı olduğuna dikkat çektiği görülen

Mahkemenin idarenin tazminle yükümlü tutulması gereken manevi tazminat miktarı

yönünden ise emsal davalara ilişkin daha önceki kararlarını ölçüt aldığı ve bu

suretle yaptığı mahsup işlemine göre idarenin manevi tazminat borcunun

bulunmadığı sonucuna ulaştığı anlaşılmaktadır.

32. Öte yandan derece mahkemesinin başvurucunun özellikle

yargılama giderlerinden sorumluluk bağlamında önem arz eden, davanın açılmasına

idarenin sebebiyet verdiği yönündeki iddiasını ise tazmin yükümlülüğünü yerine

getirmiş olan idare aleyhine hüküm kurulmasını gerektirecek bir olgu olarak

değerlendirmediği anlaşılmaktadır.

33. Bu bağlamda somut başvuruda, tazminat hukuku ilkelerinin ve

maddi olaya ilişkin mevzuat hükümlerinin derece mahkemesince irdelendiği ve

buna göre başvurucu lehine manevi tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği hususu

dosya kapsamındaki deliller değerlendirilmek suretiyle bir karara varıldığı

görülmektedir.

34. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate

alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Gülbin AYNUR Başvurucu : Ahmet YARIMKAŞ Vekili : Av. Altan ULUTAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/12844, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mahkemeye Erişim
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. A. Başvurunun açıkça
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/12844
Tarih
4 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Meral Danış Beştaş Başvurusu (B. No: 2017/5845)
  • Musa Şanak Başvurusu (B. No: 2015/15698)
  • Armagaz Arsan Marmara Doğalgaz Dağıtım A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/14479)
  • Seyfi Baysal Başvurusu (B. No: 2015/19729)
  • Kadri Enis Berberoğlu Başvurusu (B. No: 2017/27793)
  • B.s. Başvurusu (B. No: 2015/8491)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.