İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Akyol ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16665)

1. Başvuru, acele kamulaştırmaya yetki tanıyan Bakanlar Kurulu

Başvuru No2015/16665Tarih18 Temmuz 2019Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Akyol Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/16665
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, acele kamulaştırmaya yetki tanıyan Bakanlar Kurulu

kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin idari yargı kararı dikkate

alınmayarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve taşınmazların Hazine

adına tesciline karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 19/10/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde tespit edilen eksikliklerin verilen sürede tamamlanmadığı

gerekçesiyle başvuru hakkında idari ret kararı verilmiştir.

4. Komisyonca başvurucuların idari ret kararına yönelik

itirazının kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Konularının aynı olması nedeniyle 2015/17647 ve 2015/17721

numaralı bireysel başvuru dosyalarının 2015/16665 numaralı bireysel başvuru

dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına

karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucular Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Okçular

köyünde bulunan 117 ada 5; 118 ada 4, 8, 16 ve 19; 120 ada 1, 3 ve 17 parsel

sayılı ve aynı ilçeye bağlı Akkuş köyünde bulunan 51, 167, 181 ve 199 parsel

sayılı taşınmazların malikleridir.

8. Bakanlar Kurulunca 19/4/2004 tarihli kararnameyle Enerji

Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından yapılacak kamulaştırmalarda

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde

düzenlenen acele kamulaştırma usulünün uygulanması kararlaştırılmıştır.

9. EPDK tarafından 22/9/2005 tarihli kararla Darenhes

Elektrik Üretim Anonim Şirketine (Elektrik Şirketi) Elazığ'ın Karakoçan

ilçesinde ve başvuranların taşınmazlarını da kapsayan bir bölgede Pembelik

Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin yapımı ve işletilmesi hususunda kırk dokuz

yıllık üretim lisansı verilmiştir.

10. EPDK 11/11/2010 tarihinde, Bakanlar Kurulunun anılan

kararına dayanılarak Pembelik Barajı'nın havzasında bulunan taşınmazların

kamulaştırılmasına ve kamulaştırma işlemlerinde acele kamulaştırma usulünün

uygulanmasına karar vermiştir.

11. EPDK'nın 11/11/2010 tarihli kararı ile Bakanlar Kurulunun

19/4/2004 tarihli kararı, Danıştay Altıncı Dairesinde (Daire) dava konusu

edilmiştir. Daire 16/4/2012 sayılı kararla her iki işlemin de yürütmesini

durdurmuştur. Kararın gerekçesinde; 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca

acele kamulaştırma usulünün uygulanabilmesi için başka hiçbir idari otoriteye

devredilmeksizin doğrudan Bakanlar Kurulunca aciliyet hâlinin varlığının takdir

edilmesi ve bu kapsamda kamulaştırılacak taşınmazlar ile kamulaştırmanın

çerçevesinin açıkça belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Gerekçede; somut

olayda 19/4/2004 tarihli Bakanlar Kurulu kararında aciliyet hâlinin değerlendirilmesi

hususundaki yetkinin EPDK'ya devredilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin konusu

yönünden bir sınır çizilmeksizin EPDK'ya genel nitelikte bir yetki verilmesi

nedenleriyle işlemlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı

belirtilmiştir.

12. EPDK, Dairenin 16/4/2012 tarihli yürütmenin durdurulmasına

ilişkin kararından sonra baraj havzasında bulunan taşınmazların

kamulaştırılmasından vazgeçilmesine dair işlem tesis etmiştir.

13. Bunun üzerine Bakanlar Kurulunca 18/6/2012 ve 30/7/2012 tarihli

kararnamelerle Elazığ'da tesis edilecek Pembelik Barajı ve Hidroelektrik

Santrali'nin yapımı amacıyla kararname eklerinde tek tek sayılan ve

başvuruculara ait olanların da aralarında bulunduğu taşınmazların EPDK

tarafından acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.

14. Öte yandan EPDK'nın 2/8/2012 ve 15/8/2012 tarihli

kararlarıyla Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan taşınmazlar hakkında acele

kamulaştırma kararı verilmiştir.

15. EPDK tarafından dosyadan anlaşılamayan tarihlerde Karakoçan

Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) başvurularak başvurucuların paydaşı

bulunduğu taşınmaza el konulması talep edilmiş ve Mahkemece tespit edilen bedel

maliklere ödendikten sonra talebin kabulüne karar verilmiştir.

16. Başvurucular tarafından Bakanlar Kurulunun 18/6/2012 tarihli

kararının iptali istemiyle Danıştayda dava

açılmıştır. Daire 19/3/2014 tarihinde Bakanlar Kurulu kararının yürütmesinin

durdurulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; Kanun'da istinai bir yöntem olarak düzenlenen acele kamulaştırma

usulünün uygulanabilmesi için olağanüstü durumların bunu gerekli kılması, kamu

yararının ve kamu düzeninin sağlanmasının amaçlanması ve ayrıca Bakanlar

Kurulunca durumun aciliyetine karar verilmesi

gerektiği belirtilmiş; somut olayda acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren

hâllerin ortaya konulmaması ve aciliyet hâlinin,

üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hâllerin

açıklanmaması nedenleriyle işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

17.EPDK ayrıca satın alma usulüyle taşınmazın devralınması

yolunu işletmiş ise de önerilen bedelin başvurucularca kabul edilmemesi üzerine

16/5/2013 ve 8/11/2013 tarihlerinde başvuruculara karşı Karakoçan Asliye Hukuk

Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkemece keşif ve

bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra 31/10/2014, 14/11/2014 ve 8/12/2014

9/1/2015 tarihli kararlarla

bilirkişiler tarafından belirlenen taşınmaz bedelinden acele kamulaştırma

sırasında ödenen miktar düşüldükten sonra kalan kısım üzerinden tazminata hükmedilmiş

ve ayrıca taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline kesin olarak karar

verilmiştir. Mahkeme, Dairece Bakanlar Kurulu kararının yürütmesinin

durdurulduğu ve anılan davada esas hakkında karar verilinceye kadar bu davada

bekletme kararı verilmesi gerektiği yolunda davalıların öne sürdükleri itirazı

reddetmiştir. Mahkeme, Dairede görülen davanın konusunun kamulaştırma işlemi

olmadığı ve verilen yürütmenin durdurulması kararının kamulaştırma işlemine

ilişkin bulunmadığı gerekçesine dayanmıştır. Mahkeme ayrıca başvurucuların

taşınmazlarına el konulmak suretiyle acele kamulaştırmanın tamamlanması

nedeniyle Danıştay kararının uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını da

gerekçesinde belirtmiştir.

18. Daire, uyuşmazlığın esasına ilişkin 30/6/2015 tarihli kararında

davayı reddetmiştir. Daire, Bakanlar Kurulu kararının sadece Mahkemece

taşınmaza el konulmasına ilişkin karara dayanak teşkil ettiğini kabul etmiş;

idarenin sonradan olağan kamulaştırma sürecini başlatmış olmasını, bu kapsamda

taşınmaz bedelinin tespiti ve tescil davasının da açılmış bulunmasını gözeterek

acele kamulaştırma ve olağan kamulaştırma ayrımı yapılmaksızın davanın

konusunun bir bütün olarak taşınmaz mülkiyetinin kamulaştırılması biçiminde

anlaşılması suretiyle inceleme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Daire,

netice olarak mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacına yönelik

olduğu ve işlemin hukuka uygun bulunduğu sonucuna ulaşmıştır.

19. Anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun (İDDK) 8/10/2015 tarihli kararıyla Daire kararı bozulmuş ve dava

konusu Bakanlar Kurulu kararının iptaline kesin olarak karar verilmiştir. İDDK

kararının gerekçesinde, Kanun'da istinai bir yöntem

olarak düzenlenen acele kamulaştırma usulünün uygulanabilmesi için olağanüstü

durumların bunu gerekli kılması, kamu yararının ve kamu düzeninin sağlanmasının

amaçlanması, ayrıca Bakanlar Kurulunca durumun aciliyetine

karar verilmesi gerektiği belirtilmiş; somut olayda bu koşullar

gerçekleşmediğinden Bakanlar Kurulu kararlarının hukuka aykırı olduğu

açıklanmıştır.

20. Bu arada baraj havzasında taşınmazı bulunan başka malikler

tarafından 2014 yılı içinde Bakanlar Kurulunun taşınmazların acele

kamulaştırılmasına ilişkin EPDK'ya yetki tanıyan 18/6/2012 ve 30/7/2012 tarihli

kararnameleri ile bunlara dayanılarak EPDK tarafından taşınmazların

kamulaştırılması yolunda tesis edilen 2/8/2012 ve 15/8/2012 tarihli işlemlerin

de iptali istemiyle Dairede iki ayrı dava açılmıştır. Daire tarafından yukarıda

anılan gerekçelere dayanılarak 30/6/2015 tarihinde verilen kararlarla her iki

dava da reddedilmiştir.

21. Ancak söz konusu kararlar İDDK'nın

8/10/2015 tarihli kararlarıyla bozulmuş ve dava konusu Bakanlar Kurulu

kararları ile bunlara dayanılarak tesis edilen EPDK işlemlerinin iptaline karar

verilmiştir. Bakanlar Kurulu kararının iptalinin başvurucular tarafından açılan

davaya ilişkin olarak verilen kararlarla aynı gerekçeye dayandığı

anlaşılmaktadır. Kararların gerekçesinde ayrıca EPDK tarafından tesis edilen

kamulaştırma işlemleri yönünden de değerlendirme yapılmıştır. Kararlarda, Daire

kararında Bakanlar Kurulunca alınan acele kamulaştırma kararının sadece

Mahkemece taşınmaza el konulmasına ilişkin karara dayanak teşkil ettiğinin

belirtilmiş olması nedeniyle acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırmanın

hukuki niteliği irdelenmiştir. İDDK, acele kamulaştırmada taşınmaz mülkiyetine

el konulmasından sonraki aşamalarda yapılan normal kamulaştırma sürecine

ilişkin işlemlerin acele kamulaştırma sürecinin bir parçası olarak

değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kararlarda sonuç olarak EPDK'nın

kamulaştırma işlemlerinin, dayanağı olan Bakanlar Kurulu kararlarından bağımsız

değerlendirilemeyeceği ifade edilerek bunların da hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

22. Başvurucular, kararın bedel tespitine ilişkin hüküm

fıkrasını temyiz etmişler; kesin nitelik taşıyan tescile ilişkin hüküm

fıkrasına karşı ise 19/10/2015, 13/11/2015 ve 16/11/2015 tarihlerinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

23. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan

sorgulama sonucuna göre söz konusu hükümlere ilişkin temyiz incelemesi hâlen

devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ali Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], (B. No:

2015/17510, 18/10/2017, §§ 25-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 18/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucu Mehmet Ali Kaplangil Yönünden

26. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılması hâlinde başvurunun düşmesine karar verilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği

Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı

hâllerde başvurunun incelenmesine devam edilebileceği öngörülmüştür.

27. Başvuru tarihinden sonra ölen başvurucuların mirasçılarının makul

bir süre içinde başvuruyu devam ettirme yönündeki iradelerini Anayasa

Mahkemesine bildirmemeleri hâlinde anılan İçtüzük hükümleri uyarınca başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılabilir (İskender Kaya ve diğerleri,

B. No: 2014/7674, 23/3/2017, §§ 18-21).

28. Anayasa Mahkemesi daha önce bireysel başvuru yapıldıktan

sonra ölen başvurucuların mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki

taleplerini Anayasa Mahkemesine iletebilecekleri makul sürenin -haklı

mazeretler saklı kalmak kaydıyla- ölüm tarihinden itibaren dört ay olarak

tespitinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır (T.G.,

B. No: 2017/21163, 9/1/2019, § 20).

29. Somut olayda başvurucu Mehmet Ali Kaplangil

başvuru tarihinden sonra 6/1/2019 tarihinde vefat etmiş ancak mirasçıları makul

bir süre içinde başvuruya devam etme yönünde iradelerini bildirmemişlerdir. Bu

başvurucu yönünden başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerekli kılan ve İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen

nedenlerden biri de bulunmamaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurucu Mehmet Ali Kaplangil açısından başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer Başvurucular

Yönünden

1. Başvurucuların

İddiaları

31. Başvurucular, Danıştay Dairesince 19/3/2014 tarihli kararla

taşınmazlarının EPDK tarafından acele kamulaştırılmasına yetki tanıyan Bakanlar

Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması üzerine 2942 sayılı Kanun'un 10.

maddesi uyarınca Mahkeme tarafından idari yargıda görülen davanın bekletici

mesele yapılması gerekirken yargılama sırasında gerek yazılı gerekse sözlü

olarak defalarca dile getirmesine rağmen tescil kararı verildiğini

belirtmişlerdir. Başvurucular, Danıştay kararıyla hukuka aykırılığı saptanan

acele kamulaştırma işlemine dayanılarak taşınmazının idare adına tescil

edilmesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

32. Başvurucular ayrıca Dairenin, Bakanlar Kurulu kararının

yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararının uygulanmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyette bulunmuşlardır.

Başvurucular, son olarak günlük yaşamın devam ettiği köyün büyük bir kısmına

hukuka aykırı acele kamulaştırma kararıyla el konulması nedeniyle sağlıklı ve

dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğini ifade etmişlerdir.

2. Değerlendirme

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, adil yargılanma ile sağlıklı ve

dengeli bir çevrede yaşama haklarının ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de

başvurucunun acele kamulaştırmaya ilişkin idari yargı süreci sona ermeden

tescil kararı verilmesinden şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda

başvurucunun bütün şikâyetlerinin temel olarak ilgili olduğu mülkiyet hakkı

kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

34.Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi

tarafından Ali Hıdır Akyol ve diğerleri kararında

ortaya konulmuştur. Buna göre öncelikle İDDK'nın

hukuka aykırılık tespiti, kamulaştırmanın acele usulle yapılmış olmasına

yöneliktir. Buna karşılık İDDK'nın kamulaştırma

işleminin esasına yani taşınmazın kamulaştırılmasının gerekli olup olmadığına

veya kamu yararı amacı taşıyıp taşımadığına yönelik herhangi bir hukuka

aykırılık tespiti ise bulunmamaktadır. Dolayısıyla tescil kararının verildiği

tarihte kamulaştırma işleminin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin herhangi bir

idari yargı kararı yoktur. Dairenin 19/3/2014 tarihli kararıyla yürütmesi

durdurulan işlem, Bakanlar Kurulunun aciliyet hâlinin varlığını tespit

eden karardır. Bu kararın kamulaştırma işlemi üzerindeki etkisinin ne

olacağının ve kararın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında bekletici mesele

kabul edilmesi gerekip gerekmediğinin hukuk kurallarının yorumlanmasıyla

görevli derece mahkemelerine ait olan takdirine Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruda

müdahale etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan el koyma sürecinin kusurlandırılmasıyla sınırlı etki doğuran hukuka aykırılık

tespitinin tescil kararını da hukuka aykırı hâle getireceğini söylemek hukuk

kurallarının yorumuyla ilgili bir mesele olup Anayasa Mahkemesinin görevi

kapsamında değildir (Ali Hıdır Akyol ve

diğerleri, §§ 54-76).

35. Söz konusu kararda, bu açıklamalar ışığında mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin kanunilik koşulunu taşıdığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca

bedele ilişkin bir şikâyet olmadığı da dikkate alınarak mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin ölçülülüğünün tartışılmayacağı vurgulanmış ve mülkiyet

hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir (Ali

Hıdır Akyol ve diğerleri başvurusu, §§ 77-79).

36. Somut başvuruda da Ali Hıdır

Akyol ve diğerleri kararında açıklanan ilkelerden ayrılmayı

gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin

bulunmadığı açıktır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Mehmet Ali Kaplangil

yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

2. Diğer başvurucular yönünden mülkiyet hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

18/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucular

:

1. Ali AKYOL

2. Ali Baki KAPLANGİL

3. Ali Rıza KAPLANGİL

4. Edibe ŞAHİN

5. Fatime

KAPLANGİL

6. Hadi Hikmet KAPLANGİL

7. Hasan KAPLANGİL

8. Hatice KAPLANGİL

9. Hıdır AKYOL

10. Mehmet Ali KAPLANGİL

11. Vahit KAPLANGİL

12. Düzgün AKYOL

13. Kenan AKYOL

14. Mustafa AKYOL

15. Müslüm AKYOL

16. Süleyman AKYOL

Vekili

:

Av. Mehmet HORUŞ

17. Fazilet YILDIZ

18. Lamiye

ÖZCAN

19. M. Şevket ÖZCAN 20. Muzaffer ÖZCAN 21. Özer Önder ÖZCAN 22. Yavuz ÖZCAN 23. Yüksel ÖZCAN Vekili : Av. Yılmaz KARAARSLAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/16665, 18 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucu Mehmet Ali Kaplangil Yönünden
  9. B. Diğer Başvurucular
  10. A. 1. Başvurucu Mehmet Ali Kaplangil
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Kaplangil
  13. Özcan
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/16665
Tarih
18 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Ahmet Karadavut Başvurusu (B. No: 2016/67813)
  • Resul Darama Başvurusu (B. No: 2018/251)
  • Ahmet Sevim Başvurusu (B. No: 2017/28000)
  • M.y. Başvurusu (B. No: 2015/18673)
  • Nurbay Taşımacılık Tekstil Gıda İthalat İhracat Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/7783)
  • Ayşe Gürsel Kaya ve Mehmet Kaya Başvurusu (B. No: 2016/78489)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.