İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Ergin Demirhan Başvurusu (B. No: 2015/16368)

1. Başvuru, bir internet haber sitesine erişimin tamamıyla

Başvuru No2015/16368Tarih11 Mart 2020Okuma15 dk · 3.052 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Ergin Demirhan Başvurusu

Karar tarihi
11 Mart 2020
Başvuru Numarası
2015/16368
R.G. Tarih ve Sayı
2/5/2020-31115
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.052 kelime·15 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir internet haber sitesine erişimin tamamıyla

engellenmesine karar verilmesinin basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/10/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu,

Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, www.sendika.org

isimli internet sitesinin temsilcisidir. Başvuruya konu site, başvuru formunda "emek hareketinin gündemi" sloganı

etrafında yayın çizgisini belirleyip dünyaya emekçilerin penceresinden bakarak

toplumsal hareketlerin gündemini tutmaya çalışan, "ırkçı-gerici-cinsiyetçi-gerçek dışı ve hakaret içeren içerikler

dışında" en geniş tartışmalara yer veren bir internet sitesi

olarak tanımlanmıştır. Başvurucuya göre anılan internet sitesi binlerce telifli

makale ve çeviriler dâhil yüz bin civarındaki içeriği ile akademik alanda

çalışma yapan akademisyenler için ulusal ve uluslararası referans kabul

edilmektedir.

9. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün talebi ve

(kapatılan) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) 25/7/2015 tarihli

yazısı ile başvuruya konu sitenin de aralarında bulunduğu 118 internet sitesi

ile sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine karar verilmiştir.

10. TİB, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında

Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla

Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesinin (2) numaralı fıkrası

gereğince erişimin engellenmesi kararlarını Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğinin

onayına sunmuştur. TİB tarafından Hâkimliğe, "bahse

konu içeriklerin yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline

sebebiyet vermesi" nedeniyle erişimlerinin engellenmesine karar

verildiği bildirilmiştir.

11. TİB tarafından onaya sunulan erişimin engellenmesi kararları

Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğince aynı gerekçeyle 26/7/2015 tarihinde

onaylanmıştır.

12. Başvurucunun onaylama kararına itirazı 14/8/2015 tarihinde

Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmiştir.

13. Ret kararı 9/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu

9/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri

(GK), B. No: 2017/22355, 26/12/2019, §§ 29-35.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 11/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

16. Başvurucu;

i. Temsilcisi olduğu internet portalına erişimin bütünüyle

engellendiğini, ancak hem idarenin erişimin engellenmesi kararlarında hem de

sulh ceza hâkimliklerinin onaylama ve onaylama kararına itirazın reddi

kararlarında söz konusu tedbirin hangi gerekçeyle alındığının açıklanmadığını

belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

ii. İnternet sitesinin tümüne yönelik olarak alınan gerekçesiz

tedbir kararlarının sansür niteliğinde olduğunu ve ifade özgürlüğüne yönelik

orantısız bir müdahale oluşturduğunu belirterek ifade ve basın özgürlüklerinin

ihlal edildiğini iddia etmiştir.

17. Bakanlık görüşünde, erişime kapatılan içeriklerin terörü öven, şiddete ve suça teşvik eden ve kamu

düzenini ve millî güvenliği tehdit eden nitelikte yayınlar olduğu ve

uygulanan tedbirin demokratik toplumda gerekli olduğu, zorlayıcı toplumsal bir

ihtiyacı karşıladığı ve orantılı olduğu belirtilmiştir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sulh ceza hâkimliklerinin

erişimin engellenmesi kararına itirazın bu yargı mercilerince karara

bağlanmasının etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiği ile ilgili

şikâyetlerine benzer şikâyetler Anayasa Mahkemesince daha önce birçok kararda

incelenmiştir. Bu kararlarda Anayasa Mahkemesince sulh ceza hâkimliklerinin

yapısal özellikleri dikkate alınarak söz konusu iddiaların açıkça dayanaktan

yoksun olduğu sonucuna varılmıştır (Hikmet

Kopar ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; Mehmet Baransu (2), B. No: 2015/7231, §§

64-78, 94-97). İncelenen başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu kararlarından

ayrılmayı gerektirecek bir durum görülmediğinden başvurucunun diğer şikâyetleri

ve iddiaları ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.

19.

Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma

hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes, düşünce ve

kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak

açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi

olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının

şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…”

20. Anayasa’nın "Basın

hürriyeti" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

22. Somut olayda internet sitesine erişimin tümüyle

engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararları ile başvurucunun

ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve

hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik

toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

24. Anılan müdahalenin Anayasa’nın 13.

maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından

öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp

sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

25. İfade ve basın özgürlüklerine yönelik müdahalenin 5651

sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında yapıldığı tespit edilmiştir.

ii. Meşru Amaç

26. Başvuruya konu internet haber sitesine erişimin

engellenmesine ilişkin kararın yaşam hakkı

ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik önlemlerin

bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel İlkeler

27. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Wikimedia Foundation

Inc. ve diğerleri (aynı kararda bkz. §§ 65-72) kararına bakılabilir.

(2) 5651 Sayılı Kanun'un

8/A Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında Bazı Tespitler

28. Anayasa Mahkemesi

Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri ve Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. ([GK], B. No:

2015/18936, 22/5/2019) kararlarında 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi ile

getirilen içeriğin yayından çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi

kararlarına yönelik usulü, ayrıntılı bir şekilde incelemiştir (Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri, §§

73-77; Birgün İletişim ve Yayıncılık A.Ş.,

§§ 63-72). Buna göre Kanun'un 8/A maddesi ile kanun koyucu, internet ortamında

işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin bir şekilde yapılabilmesi ihtiyacı

nedeniyle özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir tedbir usulü öngörmüştür (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. ,

§ 63).

29. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında Başkan (Bilgi

Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı) tarafından internet ortamında yer

alan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin

engellenmesi yolu ancak gecikmesinde sakınca bulunan, dolayısıyla ivedilikle

müdahale etmeyi gerektirecek hâllerde işletilmesi gereken istisnai bir yoldur.

Yetkili makamlardan bu yolun gecikmesinde sakınca bulunan hâllere özgü olarak

kullanılması gereken istisnai bir yol olduğu bilinciyle hareket ederek

hassasiyetle karar vermeleri beklenir (Wikimedia

Foundation Inc. ve diğerleri,§ 74;

Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 71).

30. Şiddeti öven, kişileri terör örgütünün yöntemlerini

benimsemeye, şiddet kullanmaya, nefrete, intikam almaya veya silahlı direnişe

tahrik ve teşvik eden yayınlar gibi internet ortamında demokratik toplum

düzenini tehlikeye atan yayınların daha ileri bir inceleme yapılmaya gerek

olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun'un 8/A

maddesinde öngörülmüş olan ve Başkan tarafından verilen kararı içeren istisnai

usul işletilebilir (Wikimedia Foundation

Inc. ve diğerleri,§ 75; Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A. Ş., § 72).

31. Böyle durumlarda başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasının haklılığı, ancak görünüşte veya ilk bakışta

haklılık olarak nitelendirilebilir. İnternet ortamındaki yayınlara idare

tarafından yapılan müdahalelerin, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve

müdahalenin haklılığının ilk bakışta anlaşılabildiği durumlarla sınırlanması

kamusal menfaatlerin hızlı bir şekilde korunması ihtiyacıyla ifade hürriyeti

arasında adil bir denge sağlayacaktır (Wikimedia

Foundation Inc. ve diğerleri,§ 76; Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §§ 71, 72).

32. İnternet yayınının demokratik toplum düzenini tehlikeye atıp

atmadığının belirlenmesi daha ileri bir incelemeyi gerektiriyorsa ve

müdahalenin haklılığı ilk bakışta anlaşılamıyorsa yayınların idare tarafından

engellenmesi biçimindeki istisnai usul yerine yine 5651 sayılı Kanun'un 8/A

maddesinde öngörülmüş olan mahkeme yolunun

işletilmesi gerekir (Wikimedia Foundation

Inc. ve Diğerleri,§ 74).

(3) 5651 Sayılı Kanun'un

8/A Maddesi Kapsamında Erişimin Engellenmesine Karar Verilmesi Biçimindeki

Müdahalelerde İdari ve Yargısal Makamlar Tarafından Gözetilmesi Gereken

Hususlar

33. Anayasa Mahkemesi Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında, ifade özgürlüğüne

yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul

edilebilmesi için 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında verilen erişimin

engellenmesi kararlarında idari ve yargısal makamlar tarafından gözetilmesi

gereken hususları açıkça ortaya koymuştur (Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §§ 73-75).

34. Erişimin engellenmesi kararı onayına sunulan sulh ceza

hâkimliğinin ve itiraz merciinin, erişimin engellenmesi kararının verilmesini

talep eden ve/veya kararı veren idari makamlarla aynı sonuca ulaşması ve bunu

aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararlarına yansıtması kararın

gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Bununla birlikte, sulh ceza

hâkimliğinin erişimin engellenmesine ilişkin idari kararların gerekçelerini

tekrar ettiği veya atıfla yetindiği hâllerde Anayasa Mahkemesi, dayanılan idari

kararların gerekçelerini denetleyecektir. İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak

veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe

ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

73).

35. Wikimedia Foundation Inc.

ve diğerleri ve Birgün İletişim

ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararlarında, mevcut başvuruya benzer

şikâyetlerde derece mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların

gerekçelerinin ilgili ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması

gereken ve benzer başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurlar şu

şekilde sıralanmıştır (Wikimedia Foundation

Inc. ve diğerleri, §80-81; Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. § 74):

i. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi

için gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı idari ve yargısal

makamlar tarafından ortaya konulmalıdır.

ii. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerin yaşam hakkı ile

kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması

sebeplerinden bir veya birkaçına bağlı olarak ortaya çıkabileceği dikkate

alındığında yayının içeriği ile bu sebepler arasındaki ilişkinin tam olarak

gösterilmesi gerekir.

iii. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusu

yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle bir

ilişkisi varsa ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin

faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında denge

kurulmalıdır.

iv. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Yayınla bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefretin alevlendirilip

alevlendirilmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

- Yayınla şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin, kişilerin

nefrete, intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edilip edilmediğinin,

- Yayının suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak

ülkenin bir kısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip

vermeyeceğinin,

- Yayının kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve

yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde ülkenin bir kısmında veya tamamında

çatışmaların yoğunluk derecesi ile ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin

yayına erişimin engellenmesi kararına etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin demokratik bir toplumda

zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının

ve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının

yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

36. Bir terör örgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve

haklılaştıran açıklamaların silahlı direnişe tahrik, şiddeti yüceltme veya kin

ve düşmanlığın kışkırtılması olarak kabul edilmesi mümkündür. Bununla birlikte

yalnızca bir terör örgütünün fikirlerini ve hedeflerini içerdiği, resmî

politikaları ağır bir şekilde eleştirdiği veya terör örgütünün resmî

politikalarla olan ihtilaflarını değerlendirdiği gerekçesiyle internet

içeriğine erişimin engellenmesi -yukarıda bir kısmı gösterilen sebeplerden bir

veya daha fazlası da bulunmadığı takdirde- müdahaleyi haklı göstermez (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

75).

(4) İlkelerin Olaya

Uygulanması

37. Somut olayda TİB, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel

Müdürlüğünün talebi üzerine 25/7/2015 tarihinde başvuruya konu internet

sitesinin de aralarında bulunduğu 118 internet adresine yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin

ihlaline sebebiyet vermesi nedeniyle erişimin engellenmesine karar

vermiş; daha ileri bir değerlendirmede bulunmamıştır. TİB, bu kararları Sulh

Ceza Hâkimliğinin onayına sunmuş ve Hâkimlik kararları aynı gerekçeyle

onaylamıştır. Başvurucunun onaylama kararına yaptığı itiraz da reddedilmiştir.

38. Çekişmesiz bir dava sonucunda bu kararı verebilmenin ancak

hukuka aykırılığın ve kamusal menfaatlere müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak

kadar belirgin olduğu, zararın süratle giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde

mümkün olduğu hatırlanmalıdır (Birgün

İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 85). Somut olayda 5651 sayılı

Kanun'un 8/A maddesinde sayılan meşru sebeplere dayanılarak başvuruya konu

internet sitesinin de aralarında bulunduğu toplam 118 internet adresine erişim

engellenmiş, ancak ne idari makamlarca ne derece mahkemelerince anılan Kanun

maddesi kapsamında yapılan müdahalelerde gözetilmesi gereken hususlar

değerlendirilmiştir. Erişimin engellenmesi kararlarında isimleri sayılan 118

internet adresi arasında yer alan başvuruya konu internet sitesine erişimin

engellenmesine yönelik olarak bu adreste yer alan içerikler ile sınırlama

sebebi arasındaki ilişki ortaya konulamadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan

bir durumun varlığı da gösterilememiştir. Bahsi geçen sayıdaki adrese erişim

genel tek bir gerekçe ile engellendiğinden başvuru konusu internet sitesinde

yer alan yayınların hangi kısımlarının hangi nedenlerle yaşam hakkı ile

kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet vereceği kararda yer

almamaktadır.

39. Üstelik internet sitesine erişim tümüyle engellenmiştir.

5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesinin (3) numaralı fıkrasında; anılan madde

kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararlarının ihlalin gerçekleştiği

yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb.) içeriğe erişimin engellenmesi

yöntemiyle verilebileceği, ancak teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişim

engellemesinin yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla

ihlalin önlenemediği durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik olarak

erişimin engellenmesi kararı verilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu hüküm

karşısında içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği hususunda

bir gerekçelendirme de yapılmadığı dikkate alındığında başvuruya konu internet

sitesine tamamıyla erişimin engellenmesi şeklindeki müdahalenin ifade ve basın

özgürlükleri önünde orantısız müdahale teşkil ettiği açıktır.

40. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında idari ve/veya

yargısal makamlarca başvuruya konu internet sitesine tümüyle erişimin

engellenmesi şeklindeki kısıtlamanın zorunlu bir sosyal ihtiyacı karşıladığı ve

orantılı olduğu, dolayısıyla demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun

olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilememiştir.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve 28. maddesinde güvence altına alınan basın

özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

43. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve 100.000 TL

manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

44. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875,

7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer

bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili

hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

45. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

46. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi

uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.

Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı

olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve

bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama

kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan

farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul

hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir

karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini

beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama

kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§

57-59, 66, 67).

47. İncelenen başvuruda, başvuruya konu internet sitesine

tümüyle erişimin engellenmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal

edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmıştır.

48. Bu durumda ifade ve basın özgürlüklerine ilişkin ihlalin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine

karar verilmesi gerekmektedir.

49. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 6.000 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın birer örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğine (2015/646 D.İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya 6.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata

ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu : Ali Ergin DEMİRHAN Vekili : Av. Sercan ARAN Av. Doğukan Tonguç CANKURT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/16368, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  11. C. Kararın birer örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin
  12. D. Başvurucuya 6.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata
  13. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/16368
Tarih
11 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Doğan Depişgen Başvurusu (B. No: 2016/12233)
  • Emine Atılğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30873)
  • Mahmut Felhan Başvurusu (B. No: 2017/38119)
  • Kadir Emek Başvurusu (B. No: 2017/34279)
  • Mulla Çakıroğlu Başvurusu (B. No: 2017/30951)
  • Azim Çiğil Başvurusu (B. No: 2017/39439)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.