İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Karçaaltıncaba Başvurusu (B. No: 2013/9669)

1. Başvuru, idari para cezasına

Başvuru No2013/9669Tarih19 Kasım 2015Okuma10 dk · 1.944 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Karçaaltıncaba Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2015
Başvuru Numarası
2013/9669
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.944 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, idari para cezasına

ilişkin ödeme emirlerine karşı açılan davanın usule ilişkin nedenlerle

reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 27/12/2013

tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 17/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesi ve

eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Karaman Spor Kulübü

hakkındaki idari para cezalarından kaynaklanan iki ayrı ödeme emri, 10/9/2012

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucunun yönetim kurulu üyesi

olduğu döneme ilişkin olarak kulüp temsilcisi sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu

belirtilmektedir.

6. Başvurucu, idari para

cezalarına karşı Karaman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne itiraz başvurusunda

bulunmuştur. Müdürlüğün itirazın reddine dair 30/9/2012 tarihli işlemi,

başvurucuya 12/10/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

7. Başvurucu, 7/11/2012

tarihinde ödeme emirlerinin ve buna ilişkin talebinin reddi işleminin iptali

istemiyle Konya 2. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

8. Konya 2. İdare Mahkemesi

16/11/2012 tarihli ve E.2012/1375, K.2012/1372 sayılı kararıyla başvurucunun

davasını reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili kısımları şu şekildedir:

“... 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanunun 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın

böyle bir borcu bulunmadığı ya da kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı

hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabileceği hükmü

yer almıştır.

...

Dava konusu edilen 13.07.2012 tarih ve 540229 ve 540210 nolu ödeme emirlerinin, davacı tarafından dava dilekçesinde

de belirtildiği üzere, 10.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bakılmakta

olan iş bu davanın ise; yukarıda değinilen mevzuat hükmü uyarınca belirlenen 7

günlük süreden çok sonra 7/11/2012 tarihinde açılmış olduğu görülmüş olup, ...

yasal dava açma süresinde açılmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Öte yandan ödeme emrine yapılan itirazın dava açma süresinin

durdurmayacağı açıktır.

Ödeme emirlerine yapılan itirazın reddine ilişkin 30.09.2012

tarih ve 116 sayılı işlemin iptali istemine gelince; ... asıl işlem ödeme emri

olduğundan, itirazın reddi işleminin hukuka uygun olup olmadığı yönünden

yapılacak incelemenin, ancak asıl işlem olan ödeme emrinin incelenebilmesi

durumunda hukuken mümkün olduğu, olayda ise asıl işlem olan ödeme emirlerine

karşı süresinde dava açılmadığından, ödeme emirlerine karşı yapılan itirazın

idarece reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddi hukuka

uygun olacaktır.”

9. Başvurucu; Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından verilen idari para cezalarına itirazların, 31/5/2006 tarihli

ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102.

maddesi uyarınca itirazın idarece reddinden itibaren 30 gün içinde idare

mahkemelerine yapılacağı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 15/6/2012 tarihli ve

E.2009/823, K.2010/6941 sayılı ilamının da bu yönde olduğu, davanın süresinde

açıldığı gerekçeleriyle karara itiraz etmiştir. Başvurucu ayrıca mahkemelerin,

idari para cezalarına karşı yapılacak itiraz ve iptal davalarının süresine

ilişkin uygulamalarındaki belirsizliğin hak arama özgürlüğünün ihlali

mahiyetinde olduğunu ileri sürmüştür.

10. Konya Bölge İdare Mahkemesi

7/2/2013 tarihli ve E.2013/2, K.2013/293 sayılı kararıyla herhangi bir bozma

nedeninin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır.

11. Karar düzeltme istemi de

Bölge İdare Mahkemesinin 16/9/2013 tarihli ve E.2013/898, K.2013/1725 sayılı

kararıyla reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararını 5510 sayılı Kanun’un

88. ve 102. maddelerinin ilgili kısımlarına ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı

Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 37. maddesinin üçüncü fıkrasına

dayandırmıştır. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

“Olayda, Karaman Spor Kulübünün kanuni

temsilcisi olduğu belirtilen davacının adı geçen klüp

adına Karaman Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’nce kesilen idari para

cezalarının asıl borçludan tahsil edilememesi üzerine yukarıda aktarılan yasa

hükmü uyarınca davacıdan tahsili amacıyla davaya konu ödeme emirlerinin tanzim

edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan

kurum alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan

davaların görüm ve çözümünde iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın

görev yönünden reddi gerekirken süre aşımından reddine ilişkin itiraza konu

karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin yukarıda

belirtilen gerekçe doğrultusunda reddine … karar verildi.”

12. Nihai karar, başvurucuya

27/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 27/12/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

14. 5510 sayılı Kanun’un “Primlerin ödenmesi” kenar başlıklı 88.

maddesinin on altı ve on dokuzuncu bentleri şöyledir:

“Kurumun süresi içinde

ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı

maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun

uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve

mercilere verilen yetkileri kullanır.

…

Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun

uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı

biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine

başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz”

15. 5510 sayılı Kanun’un “Kurumca verilecek idarî para cezaları”

kenar başlıklı 102. maddesinin dördüncü ve altıncı bentleri şöyledir:

“İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile

tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün

içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde

Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı

reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde

yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış

olması halinde, idari para cezası kesinleşir.

…

Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve

tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş

gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince

hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.”

16. 5502 sayılı Kanun’un “Çeşitli mali hükümler” kenar başlıklı 37.

maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve

genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para

cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşür ve bu

alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanunun 51 inci, 102 nci ve

106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır.”

17. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 8/12/2011 tarihli ve

E.2010/795, K.2011/1488 ilamı ile “… dava konusu ödeme emri,

kamu gücünün kullanılmasıyla ilgili idari para cezasının tahsil edilmesine

ilişkin olup, idari işlem niteliğindeki ödeme emirlerinin iptali istemiyle

açılacak davalarda, kural olarak, idari yargının görevli olduğu dikkate

alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğu

açıktır. Ayrıca, idari para cezasının devamı niteliğindeki ödeme emrinin

yargısal denetiminde idari yargının görevli olmasının, uyuşmazlığın çelişkisiz

çözümünü ve yargılamanın çabuk bir biçimde sonuçlandırılmasını sağlayacağı

kuşkusuz…” olduğuna hükmetmiştir.

18. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 15/6/2012 tarihli ve E.2009/823,

K.2010/6941 sayılı ilamında, idari para cezalarına ilişkin düzenlenen ödeme

emirlerinin iptali istemlerine yönelik olarak şu şekilde hüküm kurmuştur: “… davacı hakkında düzenlenen

idari para cezasına karşı iptali için süresinde ve olay tarihinde yürürlükte

bulunan Yasal prosedür gereği idare mahk[e]mesine dava açmamış, kurumun

aynı gerekçeyle düzenlediği ödeme emrine karşı iş mahkemesinde itiraz ve iptal

davası açmıştır. İdari para cezalarının iptali istemiyle başvurulacak Yasa

yolunun idari yargıya tabi olması nedeniyle bu istemler yönünden davanın görev

nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.”

19. Uyuşmazlık Mahkemesi 5/4/2010

tarihli ve E.2009/173, K.2010/72 sayılı, 4/4/2011 tarihli ve E 2010/234,

K.2011/62 sayılı, 9/4/2012 tarihli ve E.2012/55, K.2012/81 sayılı ve 26/1/2015

tarihli ve E.2015/54, K.2015/34 sayılı kararlarında idari para cezalarından

kaynaklanan ödeme emirlerinin iptali için açılan davalara bakmakla 5510 sayılı

Kanun’un 88. maddesi uyarınca iş mahkemelerinin görevli olduğuna hükmetmiştir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 19/11/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 27/12/2013 tarihli ve

2013/9669 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; doğru yargı

yerine ve süresi içinde davasını açtığını, Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun 8/12/2011 tarihli ve E.2010/795, K.2011/1488 ilamı ile Yargıtay 21.

Hukuk Dairesinin yukarıda anılan ilamının da bu yönde olduğunu ancak SGK

tarafından verilen idari para cezalarına ilişkin ödeme emirlerine karşı hangi

mahkemeye ve hangi süreler içinde başvurulacağına dair Mahkemelerin farklı kararlar

verdiğini, içtihat farklılıkları ile usule ilişkin ortaya çıkan belirsizliğin

hukuk karmaşasına yol açtığını belirterek hak arama özgürlüğü ve etkili başvuru

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu nedenle yeniden

yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve

olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu çerçevede başvurucunun etkili başvuru hakkının

ihlal edildiği iddiasının da adil yargılanma hakkı çerçevesinde incelenmesi

gerekmektedir.

23. Anayasa’nın 148. maddesinin

(4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

25. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin ikinci fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece

kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

26. Anılan kurallar uyarınca

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede

kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

27. Somut olayda başvurucunun

açtığı dava, Konya Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdiği 16/9/2013

tarihli kararıyla davaya bakmakla iş mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle

reddedilmiştir. Dolayısıyla başvurucunun açtığı davanın nihai ret gerekçesi,

görevli olmayan idari yargı yerinde açılmış olmasıdır.

28. Başvurucu, her ne kadar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin

ilamları ile idari yargı makamlarının görevli olduğu şeklinde kararlar verildiğini

ileri sürmüşse de ilgili yargı kararları emsal niteliği taşımakla birlikte

başvuruya konu davanın çözümü açısından bağlayıcı değildir.

29. İdari para cezalarına

ilişkin olarak hazırlanan ödeme emirlerine karşı açılan davalara bakmakla görevli

yargı kolunun hangisi olduğu hususu, daha önceki tarihlerde olumsuz görev

uyuşmazlığı yoluyla Uyuşmazlık Mahkemesi önüne getirilmiştir. Yüksek Mahkeme,

istikrarlı biçimde vermiş olduğu kararlarda dava konusunun “ödeme emrine”

ilişkin olması nedeniyle davaya bakmakla görevli mahkemenin 5510 sayılı

Kanun’un 88. maddesi uyarınca iş mahkemesi olduğuna hükmetmiştir (bkz. § 19).

30. Konya Bölge İdare Mahkemesi

de uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemeye ilişkin olarak Uyuşmazlık

Mahkemesinin istikrarlı kararlarına uygun bir yorum benimsemiş ve bu konudaki

kararını uygun biçimde gerekçelendirmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının

açık keyfîlik ya da bariz bir takdir hatasından

kaynaklandığı da söylenemez.

31. Diğer yandan hukuk

devletinin asli unsurları arasında yer alan hukuki belirlilik veya güvenlik

ilkesi ise hukuki durumlarda belirli bir istikrarı temin etmekte ve kamunun

mahkemelere güvenine katkıda bulunmaktadır. Birbiriyle uyuşmayan mahkeme

kararlarının sürüp gitmesi, yargı sistemine güveni azaltarak yargısal bir

belirsizliğe yol açabilecektir. Bu noktada ise kararlardaki farklılıklara

ilişkin çözüm sunabilecek yapısal bir mekanizmanın varlığı ve ne şekilde

işletildiği önem taşımaktadır (Türkan Bal [GK],

B. No: 2013/6932, 6/1/2015, §§ 52, 69).

32. Mevcut başvuru açısından

Uyuşmazlık Mahkemesinin idari para cezalarından kaynaklı ödeme emirlerine karşı

açılan davalarda idare ve iş mahkemelerinden hangisinin görevli olduğuna dair

ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözme ve içtihat farklılıklarını giderme noktasında

etkili bir mekanizma olduğu açıktır. Başvurucu her ne kadar somut başvuruya

konu uyuşmazlık ile ilgili Danıştay ve Yargıtay kararları bulunduğunu ileri

sürüyorsa da Anayasa’nın 158. maddesi gereğince adli, idari ve askerî yargı

mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye

yetkili organ Uyuşmazlık Mahkemesidir. Mevcut başvuru açısından da mahkemeler

arasındaki görev uyuşmazlığı Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış kararlarıyla

çözüme kavuşturulmuştur.

33. Mahkemenin

gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün, Derece

Mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

34. Açıklanan nedenlerle

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına

19/11/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Alparslan ALTAN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Okan TAŞDELEN Başvurucu : Ali KARÇAALTINCABA Vekili : Av. Özge TEKE

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9669, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun açıkça
  16. B. Yargılama giderlerinin
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9669
Tarih
19 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Levent Yanlık Başvurusu (B. No: 2013/1189)
  • Özgür Dinçer Başvurusu (B. No: 2013/6575)
  • Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A. Ş. Başvurusu (B. No: 2013/2623)
  • Hamdiye Aslan Başvurusu (B. No: 2013/2015)
  • Bilal Demirdağ Başvurusu (B. No: 2014/4892)
  • Özgür Yıldırım Başvurusu (B. No: 2013/9636)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.