İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Rıza Özyolcu Başvurusu (B. No: 2015/5570)

1. Başvuru, kötü muamele şikâyetlerine ilişkin olarak etkili

Başvuru No2015/5570Tarih11 Ekim 2018Okuma16 dk · 3.224 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Rıza Özyolcu Başvurusu

Karar tarihi
11 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/5570
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.224 kelime·16 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kötü muamele şikâyetlerine ilişkin olarak etkili

soruşturma yapılmaması nedeniyle kötü muamele yasağının; somut delil

bulunmaksızın ve lehe deliller toplanmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulması, bozma

sonrasında kazanılmış hak gözetilmeyerek ilk hükümden daha fazla cezaya

hükmedilmesi yönündeki itirazların Yargıtay tarafından yapılan incelemede

dikkate alınmaması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, yalnız kötü muamele iddialarına ilişkin

görüş bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ve Ulusal Yargı Ağır Bilişim

Sistemi'nden (UYAP) elde edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

9. 8/7/2004 tarihinde başvurucu Ali Rıza Özyolcu'nun ailesi ile

aynı ilçede ikamet eden başka bir ailenin bireyleri arasında eskiden var olan

bir husumetin de sonucu olarak silahlı çatışma yaşanmıştır. Polis ekiplerinin

olaya müdahale ederek silah kullanan birçok şüpheliyi yakalamasından sonra olay

yerine gelen başvurucu elindeki silahla ateş etmeye başlamış, polis memurları

kendisini durması için uyarmasına rağmen ateş etmeye devam etmiştir.

Başvurucunun silahından çıkan kurşunlardan biri polis memurlarından birine

isabet ederek onun ölümüne neden olmuştur. Bunun üzerine olay yerinde bulunan

ve karşı aileden olan E.T., eline geçirdiği bir sopayla başvurucunun kafasına

vurmuş ve başvurucu, yere yığılmıştır. Daha sonra polis memurları hemen

müdahale ederek başvurucunun elindeki silahı alıp başvurucuyu yakalamıştır.

Olay esnasında bir polis memuru ve bir evin balkonunda bulunan H.Y. vurularak

hayatını kaybetmiştir.

A. Başvurucunun

Yaralanmasına İlişkin Olarak Yürütülen Adli Süreç

10. Kavgaya karışanlardan E.T. hakkında başvurucunun kafasına

kazma sapı ile vurmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle

müessir fiil suçundan kamu davası açılmıştır.

11. Erciş Ağır Ceza Mahkemesince 5/6/2007 tarihinde, E.T.nin eyleminin meşru savunma sınırları içinde kaldığının

kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

12. Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30/3/2009 tarihinde, E.T.

hakkında müessir fiil eylemi nedeniyle eylemin şikâyete tabi olduğu ve usulüne

uygun olarak yapılmış şikâyet bulunmadığı belirtilerek kamu davasının düşmesine

karar verilmiştir.

13. Başvurucunun verdiği dilekçelerde ve alınan ifadesinde

gözaltına alınırken polis memurları tarafından darbedildiği

iddialarını ileri sürmesi üzerine Patnos Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma

başlatılmıştır. Yapılan inceleme sonunda 29/3/2005 tarihinde, başvurucunun

kavgaya karışan diğer aileden E.T. tarafından kafasına vurulmak suretiyle

yaralandığının sabit olduğu, başvurucunun polis memurları tarafından darbedildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçeleriyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

14. Başvurucu vekilinin anılan karara karşı yaptığı itiraz, Van

2. Ağır Ceza Mahkemesince 13/7/2005 tarihinde reddedilmiştir.

B. Başvurucu Hakkında

Yürütülen Adli Süreç

15. Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma

neticesinde başvurucu hakkında diğer suçların yanında kasten adam öldürme

suçundan kamu davası açılmıştır.

16. 8/7/2004 tarihinde başvurucu Ali Rıza Özyolcu'nun ailesi ile

aynı ilçede ikamet eden başka bir ailenin bireyleri arasında eskiden var olan

bir husumetin de sonucu olarak silahlı çatışma yaşanmıştır. Polis ekiplerinin

olaya müdahale ederek silah kullanan birçok şüpheliyi yakalamasından sonra olay

yerine gelen başvurucu elindeki silahla ateş etmeye başlamış, polis memurları

kendisini durması için uyarmasına rağmen ateş etmeye devam etmiştir.

Başvurucunun silahından çıkan kurşunlardan biri polis memurlarından birine

isabet ederek onun ölümüne neden olmuştur. Bunun üzerine olay yerinde bulunan

ve karşı aileden olan E.T. eline geçirdiği bir sopayla başvurucunun kafasına

vurmuş ve başvurucu, yere yığılmıştır. Daha sonra da polis memurları hemen

müdahale ederek başvurucunun elindeki silahı almış ve onu yakalamışlardır.

17. Erciş Ağır Ceza Mahkemesince 5/6/2007 tarihinde,

başvurucunun maktul Polis Memuru B.A.yı

hedefte hata sonucu öldürmek suçundan 24 yıl hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiş; iyi hâl nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 62.

maddesi uyarınca cezadan 1/6 oranında takdiri indirim yapılarak 20 yıl sonuç

cezaya hükmedilmiştir.

18. Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 5/6/2007 tarihli kararına karşı

sanık müdafii, maktul B.A.nın yakını olan müdahiller vekili ile Cumhuriyet

savcısı temyiz talebinde bulunmuştur.

19. Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30/3/2009 tarihinde, başvurucu

hakkında maktul B.A.yı

öldürme suçundan verilen karar, hükme esas alınan ölü muayene ve otopsi

tutanağının duruşmada okunarak, sanıktan diyecekleri sorulmaksızın hüküm

kurulmuş olması nedeniyle bozulmuştur.

20. Yeniden yapılan yargılama sonucunda Erciş Ağır Ceza

Mahkemesinin 23/5/2011 tarihli kararıyla başvurucunun B.A.yı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, iyi hâl nedeniyle cezadan takdirî indirim yapılarak müebbet hapis cezasına

hükmedilmiştir.

21. Başvurucunun temyiz istemi üzerine Yargıtay 1. Ceza

Dairesince 21/5/2012 tarihinde anılan karar, olası kasıtla öldürme suçundan

hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin doğrudan kasıtla öldürme suçundan

hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

22. Yeniden yapılan yargılama sonucunda Erciş Ağır Ceza

Mahkemesinin 15/11/2012 tarihli kararıyla başvurucunun sabit olan kasten

öldürme eylemi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile

cezalandırılmasına, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini

öngörmesine rağmen fiili işlediği bu hâliyle eylemi olası kasıt ile

gerçekleştirmesi nedeniyle müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Sanığın önceki hükümle kazanılmış hakkı nedeniyle verilen cezada

ise takdirî iyi hâl indirimi uygulanarak başvurucunun

25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Mahkemenin iyi hâl

indirimine ilişkin gerekçesi şöyledir:

"TCK'nın 62. maddesi uyarınca, fail

yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde verilen cezada

indirim yapılabilecektir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal

ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın

failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilecektir.TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp

uygulanmayacağı gerekçesi belirtilmek suretiyle hakimin

takdirindedir.

Sanığın önceki hükümdeki kazanılmış hakkı

nedeniyle TCK’nın 62. maddesi tatbik edilmiştir."

23. Anılan karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26/1/2015 tarihli

kararıyla onanmıştır. Onama gerekçesi şöyledir:

"Toplanan deliller

karar yerinde incelenip, sanık Ali Rıza Özyolcu’nun kişiyi yerine getirdiği

kamu görevi nedeniyle öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma

sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim

sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle

değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen

hükümde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiilerinin

temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, meşru

savunma koşullarının varlığına, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,

delillerin takdirinde hata edildiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen

temyiz itirazlarının reddi..."

24. Başvurucu 27/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 5237 sayılı Kanun'un "Kast"

başlıklı 21. maddesi şöyledir:

"(1) Suçun oluşması kastın varlığına

bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek

gerçekleştirilmesidir.

(2)

Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine

rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış

müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet

hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş

yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden

yarısına kadar indirilir."

26. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri

indirim nedenleri" kenar başlıklı

62. maddesi şöyledir:

"(1) Fail yararına cezayı hafifletecek

takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş

yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

(2)

Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden

sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği

üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri

indirim nedenleri kararda gösterilir."

27. 5237 sayılı Kanun'un "Kasten

öldürme"kenar

başlıklı 81. maddesi şöyledir:

"(1) Bir insanı kasten öldüren kişi,

müebbet hapis cezası ile cezalandırılır."

28. 5237 sayılı Kanun'un "Nitelikli

haller" kenar başlıklı

82. maddesi şöyledir:

"(1) Kasten öldürme

suçunun;

...

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi

nedeniyle,

...

işlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile

cezalandırılır."

29. 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usul

Kanunu'nun Kanun'un 326. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun

lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından

temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan

cezadan daha ağır olamaz."

30. 31/7/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013

tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı

Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen "Anayasa Mahkemesinde bulunan bazı bireysel başvurular

hakkında Komisyona müracaat" kenar başlıklı geçici 2. maddesi

şöyledir:

"GEÇİCİ MADDE 2-

(Ek:25/7/2018-7145/20 md.) (1) Kanunun 2 nci maddesinin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında olup, münhasıran bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel

başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Komisyon tarafından incelenir.

(2) Komisyona müracaat, müracaat edenin kimlik

bilgileri ile Anayasa Mahkemesine başvuru tarihi ve numarasını içeren imzalı

bir dilekçeyle yapılır. Dilekçeye, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel

başvuruya ilişkin form, kabul edilemezlik kararı ve bu kararın tebliğine dair

belge ile ihlal iddiasına ilişkin diğer bilgi ve belgeler eklenir.

(3) Müracaat evrakındaki eksikliğin giderilmesi

için müracaat edene otuz günü geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde,

geçerli bir mazereti olmaksızın eksikliğin tamamlanmaması hâlinde müracaat

reddedilir.

(4) Bu madde uyarınca Komisyona gelen

müracaatlar bakımından 7 nci

maddenin birinci fıkrasındaki dokuz aylık süre, on altı ay olarak uygulanır.

"

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 11/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucu; Erciş Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama

dosyasına konu olayda polis memurları tarafından yakalanmasından polis

merkezine götürülmesine kadar geçen sürede işkence ve kötü muameleye maruz

kaldığını, sağlık raporu ile yaralarının tespit edildiğini, ilgili polis

memurlarının tespit edilerek cezalandırılmaları amacıyla 12/7/2004 tarihli

dilekçe ile Patnos Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunu ancak anılan

iddialara ilişkin etkili soruşturma yürütülmediği belirtilerek kötü muamele yasağının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Bakanlık görüşünde kötü muamele iddiasının olay tarihinin

2004 yılı olmasına göre Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetki kapsamında

kalmadığı belirtilmiştir.

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012,

§ 17).

35. Somut olayda başvurucunun polis memurları tarafından kötü

muameleye maruz kaldığını ileri sürdüğü tarih 8/7/2004 olup başvurucunun anılan

şikâyetlerine ilişkin yürütülen adli sürecin de 23/9/2012 tarihinden önce sona

erdiği anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

37. Başvurucu, hakkında yürütülen yargılamanın çok uzun sürmesi

nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

38. İlgili hukuk kısmında yer verilen 6384 sayılı Kanun'a

eklenen geçici 2. maddeye göre yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının

geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa

Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa

Mahkemesi önünde derdest olan bireysel başvuruların başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden

itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları

Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat Komisyonu) tarafından incelenmesi

öngörülmüştür.

39. Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı

ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

mevzuata önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14).

40. Ferat Yüksel kararında Anayasa Mahkemesi,

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkanının getirilmesine ilişkin yolu, ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

41. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı vetazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına

sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa

Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden

yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 35, 36).

42. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

43. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

2. Silahların Eşitliği

İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

44. Başvurucu; yargılama sırasında lehine olan delillerin

toplanmadığını, polis memurlarının silahları üzerinde balistik inceleme

yapılması talebinin reddedildiğini belirterek savunma hakkının, etkili

soruşturma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucunun iddialarının Anayasa'nın 36. maddesinde koruma altına

alınmış olan adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerden biri olan

silahların eşitliği ilkesi kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

45. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına

da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18). Silahların eşitliği ilkesi kapsamında

yapılacak incelemede başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup

olmadığı değerlendirilmektedir (Yüksel

Hançer, § 19).

46. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla

ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlamak ve

dayanılan Anayasa hükmünün kendisine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda

bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu

gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak

ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan

deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların neler

olduğunu başvuru dilekçesinde belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu

gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair

olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği, buna ilişkin

gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20; Ünal Yiğit, B. No: 2013/1075, 30/6/2014,

§§ 18, 19).

47. Somut olayda başvurucu; lehine olan delillerin toplanması

amacıyla taleplerde bulunduğunu ancak bu hususların değerlendirilmediğini,

polis memurlarının silahları üzerinde balistik incelemesi yapılmasını talep

ettiğini ancak bu talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Başvurucunun anılan

talebini derece mahkemeleri önünde ne zaman dile getirdiği ve bu talebinin

mahkemece ne zaman ve hangi gerekçeyle reddedildiği konusunda Anayasa

Mahkemesine bilgi vermediği anlaşılmaktadır. Başvurucunun lehine olan diğer

delillerin toplanmadığı şeklindeki iddiayı da soyut ve genel ifadelerle dile

getirdiği görülmektedir. Başvurucu; hangi delillerin toplanmasını istediği,

talepte bulunmuş ise bu talebinin mahkemece ne zaman ve hangi gerekçeyle reddedildiği,

bunun bir bütün olarak yargılamanın adilliğini ne şekilde etkilediği

hususlarında bir açıklamada bulunmamıştır. Bu itibarla başvurucunun ihlal

iddialarına ilişkin delillerini sunma ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ihlal iddiasını temellendiremediği

anlaşılmaktadır.

48. Açıklanan gerekçelerle silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine dair iddianın temellendirilmemiş olduğu anlaşıldığından başvurunun

bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

49. Başvurucu; ilk hükümde 20 yıl hapis cezasına hükmedildiğini,

bu karşın son hükümde kazanılmış hakkı gözetilmeyerek 25 yıl hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verildiğini, temyiz dilekçesinde anılan hususu dile

getirmiş olmasına karşın Yargıtay tarafından anılan husus değerlendirilmeyerek

hükmün onanmasına karar verildiğini, bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmektedir.

50. Somut olayda başvurucunun 5/6/2007 tarihinde 20 yıl hapis

cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün yalnızca başvurucu

(sanık) veya onun lehine Cumhuriyet savcısı tarafından değil aynı zamanda

müdahil vekilleri tarafından da temyiz edildiği, bozma sonrasında başvurucu

hakkında kurulan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından iyi hâl indirimi

yapılarak müebbet hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Müebbet hapis

cezasına ilişkin karar yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş ve eylemin

doğrudan kasıtla değil olası kasıtla işlendiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yeniden

yapılan yargılama sonucunda Erciş Ağır Ceza Mahkemesince başvurucunun olası

kasıtla öldürme eylemi nedeniyle müebbet hapis cezasına hükmedilmiş ve önceki

hükümde uygulanan iyi hâl indirimi kazanılmış hak sayılarak anılan hükümde de

iyi hâl indirimi uygulanmıştır. İyi hâl indirimine ilişkin anılan husus, karar

gerekçesinde de açıklanmıştır (bkz. § 21). Başvurucu, ilk hükümde verilen 20

yıl cezanın kazanılmış hak doğurduğu yönündeki iddiasını temyiz dilekçesinde

dile getirmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesince yapılan incelemede başvurucunun

temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir (bkz. § 22).

51. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli

karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok

kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının

kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

52. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

53. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması kararın gerekçelendirilmiş olması

bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi,

B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57).

54. Somut olayda kanun yolu incelemesi sonucunda verilen

kararda, derece mahkemesinin değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesinin uygun

bulunduğu, başvurucunun temyiz itirazlarının

eksik incelemeye, sübuta, meşru savunma koşullarının varlığına,

haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, delillerin takdirinde hata

edildiğine yönelen temyiz itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle

reddedildiği dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

4. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

56. Başvurucu, öldürme fiilini işlediğine dair somut delil

bulunmadığını belirterek hakkında haksız şekilde mahkûmiyet hükmü kurulduğunu

ileri sürmektedir.

57. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

58. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate

alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

59. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y. : Serdar ÖZGÜLDÜR Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Ali Rıza ÖZYOLCU Vekili : Av. Emrullah BEYTAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/5570, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucunun
  7. B. Başvurucu Hakkında
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. "Geçici Madde 2-
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Kötü Muamele Yasağının
  12. B. Adil Yargılanma
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/5570
Tarih
11 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/6863)
  • Uthman Deya Ud Deen Eberle Başvurusu (B. No: 2015/16437)
  • Murat Emrah Emre Başvurusu (B. No: 2018/1275)
  • Nurullah Çelik Başvurusu (B. No: 2015/965)
  • Kemal Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/21)
  • Tayyar Bucak Başvurusu (B. No: 2015/554)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.