İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Tulumcu Başvurusu (B. No: 2017/18458)

1. Başvuru, istinaf dilekçesine karşı cevap hakkının

Başvuru No2017/18458Tarih10 Şubat 2021Okuma15 dk · 3.054 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Tulumcu Başvurusu

Karar tarihi
10 Şubat 2021
Başvuru Numarası
2017/18458
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.054 kelime·15 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, istinaf dilekçesine karşı cevap hakkının

kullanılmasına imkân tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkesinin; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 8/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Olay tarihinde başvurucu ile A.I., M.Ö.Ş., İ.K. aynı

işletmede çalışmaktadırlar.

9. Başvurucu, söz konusu kişilerin kendisi hakkında

işletmenin bağlı olduğu Müdürlük veya Kurum Müfettişliğine ya da Cumhuriyet

Savcılığına haksız ve asılsız şikâyetlerde bulunduklarını iddia etmiştir.

10. Başvurucu, bu kişilerin haksız eylemleri nedeniyle

kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını belirterek Salihli 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinde (Mahkeme) ayrı ayrı manevi tazminat davası açmıştır.

11. Yargılama sırasında tazminat dosyaları

birleştirilmiş, Mahkemece 1/12/2016 tarihinde verilen kararla haksız şikâyet,

soruşturma sırasında asılsız beyan ve iddialar ile başvurucunun kişilik

haklarına zarar verildiği belirtilerek asıl ve birleşen davalarda başvurucu

lehine kısmen manevi tazminata hükmedilmiştir.

12. Mahkemenin gerekçeli kararı 5/1/2017 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiş, davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

Davalılar 18/1/2017 tarihinde dosyaya istinaf dilekçelerini sunmuşlardır. A.I.

ve M.Ö.Ş.nin istinaf dilekçeleri 23/1/2017 tarihinde, İ.K.nın ki ise 1/2/2017

tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş; başvurucu 3/2/2017 tarihinde

istinaf dilekçelerine karşı cevap dilekçesini dosyaya sunmuştur. Mahkemece

26/1/2017 tarihinde istinaf formu ekinde dava dosyası İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

4. Hukuk Dairesine (Dairenin) gönderilmiştir.

13. Dairenin 2/2/2017 tarihli kararıyla derece mahkemesi

kararı bozularak kaldırılmış ve davanın esastan reddine kesin olarak

hükmedilmiştir. Daire kararında; davalıların görevleri kapsamında vâkıf

oldukları bilgileri soruşturma makamına bildirdikleri, bu beyanlarının bir

kısmının ise haklarındaki disiplin işlemi savunması şeklinde gerçekleştiği,

davalıların eylemlerin yasal hak arama niteliğinde olması yanında görgü ve

bilgilerini soruşturma makamına savunma amaçlı olarak bildirmelerinde hukuka

aykırılık olduğu söylenemeyeceğinden davacının kişilik haklarına zarar vermiş

oldukları kabul edilemeyeceği için manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarının

usul ve yasaya uygun olmadığı belirtilmiştir.

14. Başvurucu, nihai kararı 20/2/2017 tarihinde tebellüğ

etmesinin ardından 8/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun

''İstinaf dilekçesine cevap'' kenar başlıklı 347. maddesi

şöyledir:

" (1) İstinaf dilekçesi, kararı

veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.

(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki

hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye

gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.

(3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler

verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi

listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir."

16. 6100 sayılı Kanun'un ''Katılma yolu ile başvurma"

kenar başlıklı 348. maddesi şöyledir:

"(1) İstinaf dilekçesi kendisine

tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş

olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf

yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

(2) İstinaf yoluna başvuran, bu

talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa

girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir."

B. Uluslararası

Hukuk

1. Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes davasının, medeni hak ve

yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir

mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."

2. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi İçtihadı

18. AİHM'e göre kural olarak başvurucular, davanın karşı

tarafına tanınan bir avantajın kendilerine zarar vermiş olduğunu veya bu

durumdan olumsuz etkilendiklerini ispat etmek zorunda değildir. Taraflardan

birine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuç

doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş

sayılır (Zagorodnikov/Rusya, B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).

19. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru,

yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahların

eşitliğinin sağlanmasıdır (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B.

No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan

çelişmeli yargılama ilkesi taraflara, dava dosyasındaki belgeler hakkında bilgi

sahibi olma ve yorum yapma hakkını tanımayı, bu nedenle tarafların yargılamanın

bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece

tarafların dinlenmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi

yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Feldbrugge/Hollanda,

B. No: 8562/79, 29/5/1986, § 44).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

21. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Bireysel başvurular sonrasında yürürlüğe giren

25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve

6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların

Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

23. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

24. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

25. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat

Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi,

ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma

ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna

başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun

ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat

Yüksel, §§ 35, 36).

26. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Silahların

Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

28. Başvurucu; istinaf yoluna başvuran davalıların

dilekçelerine karşı cevap hakkı tanınmadan dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine

gönderildiğini, Dairenin de dilekçelere karşı cevap verme süresi sona ermeden

kesin nitelikte ret kararı verdiğini belirterek Anayasa'nın 36. maddesi

kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

29. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar

başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Somut olayda başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı

kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

31. İstinaf dilekçesine cevap hakkının kullanılmasına

imkân tanınmamasına ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve

kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de

bulunmadığı anlaşıldığından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Genel

İlkeler

32. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,

savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan

maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma

hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde

dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet

Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).

33. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil

yargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi

de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil

edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine Anayasa’nın

36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil

yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması

mümkün değildir (Mehmet Fidan, § 38).

34. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının

usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan

birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve

savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip

olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağı

olan delilleri sunma imkânı tanınmasını kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

35. Çelişmeli yargılama ilkesi, silahların eşitliği

ilkesi ile yakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlar niteliktedir.

Zira çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumunda davasını

savunabilmesi açısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır. Çelişmeli

yargılamanın medeni haklara ilişkin davalarda da kabul ediliyor olması, medeni

bir hakka ilişkin yargılamada tarafların duruşmada hazır bulunması da dâhil

olmak üzere yargılamanın bütününe aktif olarak katılmalarını gerektirir (Tahir

Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 25).

36. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan

çelişmeli yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm

taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma

ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede

başvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle

ilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının

ihlali olarak değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen, B. No:

2013/1793, 18/9/2014, § 38).

37. Öte yandan adil yargılanma hakkının güvencelerinden

olan çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri mutlak değildir. Bazı

durumlarda birtakım zorunluluklar veya daha üstün değerdeki bir kamusal yarar

gözetilerek bu ilkelerin gereklerinin belli ölçüde yumuşatılması ve bunlara

aykırı tedbirler alınması mümkündür. Dolayısıyla çelişmeli yargılama ve

silahların eşitliği ilkelerine aykırı işlemlerin yapılması tek başına adil

yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaz. Sözü edilen ilkelere aykırı

işlemlerin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için bu

aykırılığın bir bütün olarak bakıldığında yargılamanın hakkaniyetini zedelemiş

olması gerekir (Hacı Karabulut, B. No: 2017/14871, 9/10/2019, § 32).

38. Çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine

aykırılığın yargılamanın hakkaniyetini zedeleyip zedelemediği

değerlendirilirken yargılamanın bütününe bakılması gerekmektedir. Bu çerçevede

çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırılığın sonuçlarının yargılamanın

ilerleyen safhalarında giderildiği veya en azından giderilme imkânının

bulunduğu hâllerde söz konusu aykırılığın bir bütün olarak yargılamanın

hakkaniyetini zedelediği sonucuna ulaşılamayacak ve bu durumda adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir (Hacı Karabulut, § 33).

39. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve

inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek

Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru

konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması

şarttır. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik

iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin

Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve

Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213,4/12/2013, § 27).

ii. İlkelerin

Olaya Uygulanması

40. Başvurucu; istinaf dilekçesine karşı cevap verme ve

itirazlarını dile getirme hakkı tanınmadan dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine

gönderildiğini, Dairenin de usul Kanununda öngörülen süreye riayet etmeden

istinaf incelemesini tamamlayarak aleyhine kesin nitelikte ret kararı verdiğini

belirterek savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.

41. Olay tarihinde de yürürlükte olan 6100 sayılı

Kanun'un 347. maddesinde, istinaf dilekçesinin kararı veren mahkemece karşı

tarafa tebliğ olunacağı, karşı tarafın tebliğden itibaren iki hafta içinde

cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere

başka bir yer mahkemesine verebileceği, kararı veren mahkemece, dilekçeler

verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra dosyanın dizi

listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderileceği

belirtilmiştir.

42. Somut olayda davalıların istinaf dilekçelerinin en

son 23/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği, başvurucunun 3/2/2017

tarihinde istinaf dilekçelerine karşı cevaplarını sunduğu ancak başvurucunun

cevap dilekçesi beklenmeden Mahkemece dosyanın 26/1/2017 tarihinde Bölge Adliye

Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bunun ötesinde Dairenin başvurucunun

istinafa cevap dilekçesi süresi dolmadan ve başvurucunun dosyaya sunduğu cevap

dilekçesini dikkate almadan 2/2/2017 tarihinde istinaf incelemesini

tamamladığı, başvurucu lehine Mahkemece verilen kararı bozarak ortadan

kaldırdığı ve davanın esastan reddine kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır.

43. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

mevzuatın yorumlanması ve uygulanması derece mahkemelerinin görevi olmakla

birlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının Anayasa

Mahkemesince incelenebileceği tabiidir. Silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkesi yönünden yapılacak böyle bir inceleme, somut olayın koşulları

çerçevesinde olacaktır (Kemal İnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 49).

44. Bunun yanında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru

kapsamındaki görevi derece mahkemelerince yapılan hukuki hataları düzeltmek

değildir. Anayasa Mahkemesinin görevi derece mahkemelerinin yorum ve

değerlendirmelerinin Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı kapsamında olan

hak ve özgürlükleri ihlal edip etmediğini incelemekten ibarettir.

45. Buna göre başvurucunun çelişmeli yargılama ve

silahların eşitliği ilkelerine aykırı bir uygulamaya maruz kaldığı açıktır.

Ancak bu aykırılığın adil yargılanma hakkı bakımından bir ihlale yol açtığının

söylenebilmesi için bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedeleyip

zedelemediği değerlendirilmelidir.

46. Bölge Adliye Mahkemesinin başvurucuya istinaf

dilekçelerine karşı cevap verme ve itirazlarını ileri sürme hakkı tanımadan

aleyhine istinaf incelemesinin tamamlanması, davalılara nazaran başvurucunun

zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu doğurmuştur. Belirtilen nedenlerle

davalılara karşı başvurucuya savunma yapma imkânı verilmemesi nedeniyle

başvurucunun silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları

48. Başvurucu, aleyhine açılan davada hukuka aykırı

yargılama yapıldığını ve davanın hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterek

adil yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

49. Başvurucunun şikâyetine konu davanın kabulü yönünden

yukarıda açıklanan gerekçeyle adil yargılanma hakkı bağlamındaki silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiğinden

bu aşamada diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden

ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

51. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek

ihlalin giderilmesi ve uğradığı zararın tazminine karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

52. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

53. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise

öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale

neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

54. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer

hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden

yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu

öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı

olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın

yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama

sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

55. İncelenen başvuruda, silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

56. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise

bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı

verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal

kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu

sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge

Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesini sağlamak üzere Salihli 2.

Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

57. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı sonucuna

varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

58. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtan

oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ve çelişmeli yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama yapılmak amacıyla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine

gönderilmek üzere Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2014/825, K.2016/79)

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 257,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Ali TULUMCU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/18458, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru
  5. Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İlgili
  9. Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası
  12. V. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Makul Sürede
  15. B. Silahların
  16. C. Diğer İhlal
  17. D. 6216 Sayılı
  18. A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  19. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  20. C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli
  21. E. 257,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin
  22. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  23. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/18458
Tarih
10 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • A.r.d. Başvurusu (B. No: 2018/25568)
  • Fatih Mehmet Harmancı Başvurusu (B. No: 2018/33439)
  • Mehmet Ali Tosun Başvurusu (B. No: 2017/22217)
  • Hasret Çomak Başvurusu (B. No: 2018/37433)
  • Ergin Doğru Başvurusu (B. No: 2018/18520)
  • Yavuz Şahin Başvurusu (B. No: 2018/35654)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.