İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatih Mehmet Harmancı Başvurusu (B. No: 2018/33439)

1. Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır

Başvuru No2018/33439Tarih10 Şubat 2021Okuma19 dk · 3.806 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fatih Mehmet Harmancı Başvurusu

Karar tarihi
10 Şubat 2021
Başvuru Numarası
2018/33439
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.806 kelime·19 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır

bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya

katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 6/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke

genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl

19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı

organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok

uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör

Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen

bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri

[GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

10. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke

genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle

bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı

sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki

yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından

soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet

Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).

11. Niğde İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde eğitim şube

müdürü olarak görev yapmakta olan başvurucu -FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen

idari soruşturma kapsamında- 18/7/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmıştır.

Başvurucu daha sonra 1/9/2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler

Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden

çıkarılmıştır.

12. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)

aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı emniyet mensupları hakkında FETÖ/PDY

üyesi olma suçundan soruşturma başlatılmıştır.

13. Soruşturma kapsamında 23/7/2016 tarihinde silahlı

terör örgütü üyesi olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme

suçlarından gözaltına alınan başvurucu, 24/7/2016 tarihinde tutuklanarak Niğde

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.

14. Soruşturma sonucunda Başsavcılığın 15/2/2017 tarihli

iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan

cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Öte yandan anayasal düzeni

ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun işlendiğine dair yeterli delil

bulunmadığı gerekçesiyle Başsavcılık tarafından başvurucu hakkında bu

suçtan ek kovuşturmaya yer olmadığına 16/2/2017 tarihinde karar verilmiştir.

15. İddianamede başvurucunun adına kayıtlı ve kendisi

tarafından kullanıldığı anlaşılan 505...78 numaralı hat üzerinden ByLock

uygulamasının 11/8/2014 tarihinde kullanılmaya başlanıldığı, telefonunda Fetullah

Gülen'in koltukta oturmuş şekildeki fotoğrafının bulunduğu, ayrıca terör

örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı tespit edilen Psiphon Pro ve

Kakao Talk isimli uygulamaların da telefonunda kayıtlı olduğunun

anlaşıldığı iddialarına yer verilmiştir.

16. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla

yapılan incelemede başvurucunun tutuklu olarak bulunduğu Niğde E Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumundan zorunlu nedenlerle nakil kapsamında 29/1/2017

tarihinde Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) nakledildiği

anlaşılmıştır. Bununla birlikte başvurucunun başka bir infaz kurumuna

nakledilmesini zorunlu kılan nedene ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye

ulaşılamamıştır.

17. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen

yargılamada Mahkemece 17/2/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri

yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 20/4/2017 tarihinde yapılmasına ve

başvurucunun duruşma tarihinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)

aracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanması hususunda tutuklu bulunduğu

İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun Mahkemenin

yargı çevresi dışındaki bir infaz kurumuna nakledilmiş olduğu gözetilerek İnfaz

Kurumundan duruşma salonuna transfer nedeniyle oluşabilecek gecikmelerin

azaltılması ve yargılamanın hızlandırılması amacıyla video konferans yöntemine

başvurulduğu anlaşılmıştır.

18. Yargılamanın 20/4/2017 tarihli ilk celsesine SEGBİS

aracılığı ile katılan başvurucu, müdafiinin de hazır bulunmasıyla savunma

yapmıştır. Duruşma tutanağına göre başvurucunun SEGBİS aracılığı ile duruşmaya

katılmak istemediği veya duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde

herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece başvurucunun bir

sonraki duruşmada hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar

verilerek duruşma 3/7/2017 tarihine ertelenmiştir.

19. 3/7/2017 tarihli duruşmaya da SEGBİS aracılığıyla

katılan başvurucu, SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediği veya

duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde herhangi bir beyanda

bulunmaksızın dosyadaki delillere karşı savunma yaparak tahliye talebinde

bulunmuştur. Duruşma tutanağına göre Mahkeme, başvurucunun bir sonraki celsede

hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar vererek duruşmayı

21/9/2017 tarihine ertelemiştir.

20. Başvurucu 18/9/2017 tarihinde Mahkemeye gönderdiği

dilekçesinde duruşmalara fiziki olarak katılmak istediğini beyan etmiş olmasına

rağmen duruşmalara katılımının SEGBİS aracılığı ile yapılmasının adil

yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ayrıca duruşmalarda yaptığı savunmaların ve

taleplerinin tümünün SEGBİS çözüm tutanaklarında yer almadığını ileri

sürmüştür.

21. Duruşma tutanağına göre yargılamanın 21/9/2017

tarihli celsesinde SEGBİS bağlantısı kurulamadığından başvurucu duruşmada hazır

bulundurulmamıştır. Duruşmada savcılık tarafından esas hakkında mütalaa

sunulmuştur. Başvurucu müdafii esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak

üzere süre talebinde bulunmuş, Mahkemece talep kabul edilerek duruşmanın

26/10/2017 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir.

22. Başvurucu, Mahkemeye gönderdiği 5/10/2017 tarihli

dilekçesinde -diğer itiraz ve taleplerinin yanı sıra- İnfaz Kurumu idaresine

21/9/2017 tarihinde duruşmasının bulunduğunu hatırlatmış olmasına rağmen

kendisine herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşma tarihinde SEGBİS odasına

çağrılmadığını ve bu nedenle duruşmaya katılamadığını ileri sürmüştür.

23. Başvurucu, yargılamanın 26/10/2017 tarihli son

celsesine de SEGBİS aracılığı ile katılmıştır. Son celsede başvurucunun daha

önce dava dosyasına gönderdiği dilekçelerde ileri sürdüğü tahkikatın genişletilmesine

ve ByLock deliline ilişkin talepleri reddedilerek hüküm açıklanmıştır.

24. Mahkemenin 26/10/2017 tarihli kararı ile başvurucunun

atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

25. Başvurucunun istinaf talebi, Adana Bölge Adliye

Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29/12/2017 tarihli kararı ile esastan

reddedilmiştir.

26. Başvurucu 22/1/2018 tarihli temyiz dilekçesinde

-diğerlerinin yanı sıra- duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılmak istemediğini

belirtmiş olmasına rağmen talebinin Mahkemece dikkate alınmadığını, müdafii ile

duruşmada aynı anda bulunma ve savunma yapma imkânından faydalanamadığını,

yüz yüze yargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz

talebinde bulunmuştur. Başvurucu temyiz dilekçesinde ayrıca, tutuklu bulunduğu

İnfaz Kurumu ile yargılamanın görüldüğü Mahkemenin aynı ilde bulunmalarına

rağmen yargılama devam ederken hiçbir gerekçe gösterilmeden başka bir ildeki

infaz kurumuna nakledilmesi suretiyle duruşmalara bizzat katılma hakkının

elinden alındığını belirtmiştir.

27. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2/7/2018 kararı ile

hüküm düzeltilerek onanmıştır.

28. Başvurucu müddetnamenin tebliğ edildiği 16/10/2018

tarihinde nihai karardan haberdar olduğunu beyan ederek 6/11/2018 tarihinde

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

29. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Şehrivan Çoban

[GK], B. No: 2017/22672, 6/2/2020.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

30. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

31. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli

yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Duruşmada

Hazır Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

32. Başvurucu; savunmasını mahkeme huzurunda yapmak

istediğine ilişkin yazılı ve sözlü taleplerinin dikkate alınmadığını, tüm

duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılmak zorunda bırakıldığını, duruşma

salonunda hazır bulunan avukatı ile yüz yüze görüşme imkânından

faydalanamadığını ve avukatından hukuki destek alamadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Bakanlık başvurunun bu kısmı ile ilgili görüş

bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

34. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar

başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddiaları, adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada

hazır bulunma hakkı yönünden incelenmiştir.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

36. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

37. Anayasa Mahkemesi aynı mahiyetteki şikâyetleri Şehrivan

Çoban (aynı kararda bkz. §§ 72-104) kararında incelemiş olup anılan

karardaki ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı

anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi Şehrivan Çoban kararında Anayasa'nın

36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının duruşmada hazır bulunma

hakkını da kapsadığını belirterek ceza adaletinin hakkaniyete uygun şekilde

gerçekleşebilmesi için sanığın mahkemenin huzuruna çıkarılmasının büyük önem

arz ettiğini vurgulamıştır (Şehrivan Çoban, §§ 73, 74). Anayasa

Mahkemesi, anılan kararda sanığın ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya

katılımının sağlanmaya çalışılmasının duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik

bir müdahale teşkil ettiğini tespit ederek bu müdahalenin Anayasa'nın 36.

maddesini ihlal edip etmediğine ilişkin değerlendirmenin ise kanun tarafından

öngörülme, haklı bir sebebe dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşulları yönünden yapılacak inceleme sonucunda belirlenebileceğini ifade

etmiştir (Şehrivan Çoban, §§ 78-81). Buna göre sanığın SEGBİS

aracılığıyla duruşmaya katılımının sağlanması şeklindeki müdahalenin Anayasa'ya

uygun olabilmesi için kanuni bir temelinin bulunması, meşru bir amaca dayalı ve

ölçülü olması gerekmektedir (Şehrivan Çoban, §§ 82-88).

38. Anayasa Mahkemesi Şehrivan Çoban kararında söz

konusu müdahalenin ölçülü bir müdahale olarak kabul edilebilmesi için gerekli

olan genel ilkeleri de ortaya koymuştur (Şehrivan Çoban, §§ 89-95). Bu

genel ilkelere göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin

ölçülü bir müdahale olup olmadığı ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik,

gereklilik ve orantılılık ilkeleri yönünden yapılacak

değerlendirmenin sonucuna göre belirlenebilecektir. Buna göre duruşmada hazır bulunma

hakkına yapılan müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli

olması, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olduğunun gösterilmesi

ve orantılılık yönünden bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak

istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Bu

çerçevede özellikle gereklilik ilkesi uyarınca suç isnadına ilişkin

yargılamalarda duruşmada hazır bulunma hakkını sınırlayan herhangi bir tedbirin

öncelikle gerekli olduğunun gösterilmesi gerekir. Bu çerçevede sanığın

duruşmada hazır bulunmamasını zorunlu kılan bir olgunun varlığı derece

mahkemelerince somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır (Şehrivan

Çoban, §§ 89-93).

39. Müdahalenin gerekli olduğunun ortaya konulduğu

hâllerde ise sanığın duruşmada hazır bulunmamasının yargılamanın adilliğine bir

bütün hâlinde zarar verip vermediği orantılılık açısından

incelenmelidir. Bu kapsamda duruşmada bizzat hazır bulundurulmayan tarafın

diğer tarafça ileri sürülen görüşler ve kanıtlar hakkında bilgi sahibi olup

olamadığı veya bunlara yorum yapıp yapamadığı, dezavantajlı duruma

düşürülmeksizin davaya etkili katılımının sağlanmasında makul bir fırsata sahip

olup olmadığı hususları detaylı bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Orantılılık

açısından yapılacak değerlendirmede, yokluğunda gerçekleştirilen işlemin

sanığın duruşmada fiziken hazır bulunmasını gerektiren (esaslı) nitelikte bir

işlem olup olmadığına da bakılmalıdır (Şehrivan Çoban, § 94).

40. Somut olayda, başvurucunun duruşmada bizzat hazır

bulunma talebinin Mahkemece reddedilmesi 4/12/2004 ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin (4) numaralı fıkrasına dayandığından

anılan müdahale kanunilik ölçütünü karşılamaktadır.

41. Başvurucunun duruşmaya bizzat katılma talebinin kabul

edilmemesinin gerekçesi derece mahkemesi kararlarından anlaşılamamaktadır.

Diğer taraftan Anayasa'nın 141. maddesinde yargıya davaların en az giderle ve

mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevi verilmiştir. Bu görevin ağır iş

yükü altında yerine getirilmesi zorlaştıkça uyuşmazlıkların çözümü için

alternatif yöntemlerin yaşama geçirilmesi, yargıya ilişkin anayasal kuralların

etkililiğinin sağlanması bakımından gerekli görülebilir (Şehrivan Çoban,

§ 88). Buna göre somut olayda tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz kurumundan

duruşma salonuna transferleri nedeniyle oluşan gecikmelerin azaltılması ve

yargılamaların hızlandırılması sebebiyle duruşmada hazır bulunma hakkına

yapılan müdahalenin usul ekonomisinin gerçekleştirilmesine yönelik olarak meşru

bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.

42. Ölçülülük ilkesi açısından ilk olarak müdahalenin

elverişli olup olmadığı incelenmelidir. Somut olayda başvurucunun SEGBİS

yoluyla duruşmaya katılımının sağlanmak istenmesinin amacı Mahkemenin makul

sürede yargılama yapmak istemesidir. Buna göre yargılamanın uzun sürmemesi gibi

meşru bir amaca ağırlık verilerek duruşmada hazır bulunma hakkına sınırlama

getirilmesi anlaşılabilir bir durumdur. Başvurucunun duruşmada hazır bulunma

hakkına yapılan müdahalenin makul sürede yargılama yapılması amacına ulaşılması

bakımından elverişli bir araç olduğu söylenebilir.

43. İkinci olarak müdahalenin gerekli olup

olmadığı incelenmelidir. Ölçülülük denetiminde gereklilik ölçütü,

müdahalede bulunulurken en hafif aracın seçilmesi anlamına gelmektedir (Şehrivan

Çoban, § 90). Gereklilik ölçütü yönünden duruşmada hazır bulunma

hakkı ancak olayın koşullarının zorunlu kıldığı durumlarda

sınırlanabilecektir (Şehrivan Çoban, § 91). Bu çerçevede sanığın

duruşmada hazır bulunmamasını zorunlu kılan bir olgunun varlığı derece

mahkemelerince somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Başvuru

konusu olayda, terör örgütü üyeliği gibi nitelikli bir suçtan yargılanan

başvurucu, Mahkemenin bulunduğu ildeki infaz kurumunda tutuklu olarak bulunmasına

rağmen soruşturma devam ederken zorunlu nakil nedenlerine dayanılarak

Mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir ceza infaz kurumuna sevk edilmiştir

(bkz. § 16). Bununla birlikte anılan nedenler kararda gösterilmemiştir. Dahası

yargı organları ile İnfaz Kurumu idaresinin başvurucunun duruşmada hazır

bulunma hakkının gerekliliklerinin sağlanmasına uygun şekilde planlama yapıp

yapmadıklarına ilişkin bir veriye de ulaşılamamıştır. Somut olayda ilk derece

mahkemesince başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebinin hangi zorlayıcı

nedene dayalı olarak kabul edilmediğinin somut ve olaya özgü bir gerekçeyle

ortaya konulduğundan söz etmek mümkün gözükmemektedir.

44. Başvurucunun yokluğunda Cumhuriyet savcısı esas

hakkındaki görüşünü bildirmiş ve Mahkemece hüküm verilmiştir. Diğer bir

ifadeyle esas hakkındaki mütalaanın okunduğu ve başvurucu hakkında hüküm

verildiği yani esaslı işlemlerin yapıldığı tüm oturumlarda başvurucu duruşmada

hazır bulunamamıştır. Buna göre terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan

başvurucunun esaslı işlemlerin yapıldığı oturumların hiçbirinde hazır

bulundurulmaması yargılamanın adilliğine zarar vermiştir.

45. Bu çerçevede derece mahkemelerince diğer

alternatifler değerlendirilmeden ve olaya özgü somut gerekçeler sunulmadan

doğrudan başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebinin reddedilmesi, en uygun

aracın seçilmemesi sebebiyle müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna yol

açmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun esas hakkında işlemlerin yapıldığı

duruşmada hazır bulunma talebinin reddedilmesinin zorunlu olduğu derece

mahkemelerince somut bir biçimde ortaya konulamadığı için müdahalenin gerekli

olmadığı sonucuna varılmıştır.

46. Müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna

varıldığından ölçülülük açısından ayrıca orantılılık incelemesi

yapılmamıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır

bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.

C. Diğer İhlal

İddiaları

48. Başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal

edildiğine karar verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamında ileri sürdüğü

şikâyetleri ile diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden

ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden

yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir."

50. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesi ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

51. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

52. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

53. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

54. İncelenen başvuruda duruşmada hazır bulunma hakkının

ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

55. Bu durumda duruşmada hazır bulunma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine

karar verilmesi gerekmektedir.

56. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından

başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır

bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA

OYBİRLİĞİYLE,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE

Selahaddin MENTEŞ'in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

D. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2017/121, K.2017/233) GÖNDERİLMESİNE,

E. Tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

1. Mahkemenin Sayın çoğunluğu tarafından başvurucunun

adil yargılama kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkını ihlal edildiğine

karar verilmiştir. Başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

yönündeki çoğunluk kararına belirtilen gerekçelerle katılmadım.

2. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli kararında

ayrıntılı olarak özetlenmiştir. Başvurucu hakkında; terör örgütü üyesi olma

suçundan dolayı Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmıştır.

3. Mahkeme tensip tutanağında başvurucunun savunmasının

SEGBİS sistemiyle alınmasına karar verilmiştir.

4. Niğde 2. Ağır ceza mahkemesince 20.04.2017 tarihinde

SEGBİS sistemi üzerinden başvurucu savunmasını yapmıştır. Savunma sırasında ya

da öncesinde savunmasını SEGBİS üzerinden yapmak istemediğine dair talep de

bulunmamıştır.

5. Başvurucu ilerleyen celselerde mahkemeye gelmek

istediğini SEGBİS üzerinden savunma yapmak istemediğine dair talep de

bulunmuştur. Bu talebi kabul edilmemesine rağmen SEGBİS sistemi üzerinden

duruşmaya katılmayarak esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaya yaptığı

anlaşılmıştır.

6. Başvurucu hakkında örgüt üyeliği suçundan kurulan

hüküm istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

7. UYAP; teknolojik gelişmeleri kullanarak Adalet

Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatının, bağlı ve ilgili kuruluşların, adli ve

idari tüm yargı veya yargı destek birimlerinin donanım veya yazılım olarak iç

otomasyonunu benzer şekilde bilgi otomasyonun sistemlerini kurmuş kamu kurum ve

kuruluşları ile dış entegrasyonu sağlayan bir bilişim sistemidir. Elektronik

imza alt yapısına uygun olarak geliştirilmiş merkezi bir bilgi sistemi kurulmuş

bu sistemde yargı ve yargı destek birimleri arasında fonksiyonel tam

entegrasyon sağlanmıştır. Sistemde elektronik imza rolleri bulunan hâkim,

savcı, avukat, zabıt kâtibi, vatandaş yetkileri çerçevesinde her türlü bilgi

belge sisteme aktarmakta sistemde aktif ve güvenli işleyişi sağlamaktadır. Daha

önce yazışma ve ara kararı gerektiren bilgi ve belgeler e devlet sisteminden

güvenli olarak doğrudan temin edilebilmektedir.

8. UYAP ile ilgili kanuni alt yapı başta 5271 sayılı

Kanun (CMK) olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili bütün kanunlara ve

yönetmeliklere düzenlemeler konularak sağlanmıştır. Bu bağlamda CMK’nın

“Elektronik işlemler” kenar başlıklı 38/A maddesinde UYAP ile ilgili olarak

(ayrıntılı hükümler içeren) şu düzenlemeye yer verilmiştir.

“(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı

Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri,

bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.

(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere,

dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her

türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.

(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması

öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir,

saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.

(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve

kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli

elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe

fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.

(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı

belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge

geçerli kabul edilir.

(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve

kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın

düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.

(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge

veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde

ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.

(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken

hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim,

Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve

mühürlenir.

(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter.

(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî

sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen

bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez.

UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu

olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.

(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına

dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle

düzenlenir.”

9. CMK’nın 147. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h)

bendinde ise ifade alma ve sorgu işlemlerinde kaydında teknik imkanlardan

yararlanılacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 196. maddesinde de

“Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” kenar başlığı altında sanığın aynı anda

görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun ve

savunmasının yapılabileceği belirtilmiştir.

10. SEGBİS sistemi ulusal ağı yargı sisteminde ses ve

görüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği bir bilişim

sistemidir. SEGBİS teknik özellikleri ve donanımı itibariyle UYAP’ta görüntülü

kayıt yapıldığı takdirde duruşma salonunun bir parçası olarak işlev görmektedir.

Sistemde ifade alınırken SEGBİS ile duruşma salonuna bağlanan kişiler duruşma

salonundakileri görmekte duruşmada yapılanları takip edebilmekte konuşulanları

duyabilmektedir.

11. SEGBİS sistemine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek

amacıyla çıkarılan ve 29/9/2011 tarihli ve 28060 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim

Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinde görüntülü ve sesli

iletişim tekniğinin kullanılması imkânın varlığı halinde kanunlardaki usul

esaslar dairesinde soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki yapılan her türlü

işlemin SEGBİS ile kayda alınacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin ceza infaz

kurumunda bulunanlar başlığı altında ceza infaz kurumunda bulunan kişinin SEGBİS

ile dinlenebileceği ve bu sistem ile duruşmaya katılabileceği düzenlenmiştir.

12. Öte yandan Anayasa’nın 141. maddesinde son fıkrasında

“Davaların az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması yargının

görevidir.” denmektedir. Bunun bir yansıması olarak CMK’nın temel yaklaşımı

duruşmanın tekliği (tek bir celsede tamamlanması) ilkesidir. UYAP ve SEGBİS

sistemi teknik alt yapısı ve sağladığı imkanlar ile bilgi ve belgeye ulaşım

kolaylığı göz önüne alındığında tümüyle bu sistemi sağlamaya yönelik olarak tasarlandığı

söylenebilir. Dolayısıyla SEGBİS sistem olarak Anayasa’nın bu kuralına uygun ve

kuralla öngörülen meşru amacı sağlamaya yönelik olarak işlemektedir.

13. Bu açıklamalar ışığında somut olay

değerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımın sağlanması

başlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum değildir.

14. Niğde 2. Ağır ceza mahkemesince başvurucunun

savunmasının SEGBİS sistemi üzerinden alınacağı tensip ara kararında

belirtilmiştir. Başvurucu tarafından bu karara itirazda bulunulmamıştır

savunmasını da yapmıştır. Mahkemeye getirilme talebi kabul edilmemesine rağmen

SEGBİS’den duruşma salonuna bağlanarak esas hakkındaki mütalaaya karşı da

savunmasını yapmıştır.

15. Başvurucu yukarıda belirtilen gerekçelerle duruşma

salonunun bir parçası olan SEGBİS ile savunmasını ve esas hakkındaki mütalaaya

karşı beyanlarını sunması nedeniyle adil yargılanma kapsamında duruşmada hazır

bulunma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılamaz.

16. Bu açıklamalar ışığında somut olayı değerlendirildiğinde

başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımının sağlanması başlı başına adil

yargılanma hakkına aykırı bir durum olmadığından sayın çoğunluğun görüşüne

katılmadım. Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Fatih Mehmet HARMANCI Üye Selahaddin MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/33439, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Adli Yardım
  14. B. Duruşmada
  15. C. Diğer İhlal
  16. D. 6216 Sayılı
  17. B. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır
  18. C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  19. D. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkının
  20. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. Karşıoy
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/33439
Tarih
10 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Mehmet Ali Tosun Başvurusu (B. No: 2017/22217)
  • Hasret Çomak Başvurusu (B. No: 2018/37433)
  • Ergin Doğru Başvurusu (B. No: 2018/18520)
  • Yavuz Şahin Başvurusu (B. No: 2018/35654)
  • Emre Kaya Başvurusu (B. No: 2018/743)
  • İ.d. Başvurusu (B. No: 2018/2774)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.