İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

As Elmaslar Nak. Harf. İnş. Maden Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/5849)

1. Başvuru; sahte fatura kullanma fiili sebebiyle yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyata karşı açılan davada, aynı nedenle

Başvuru No2016/5849Tarih25 Eylül 2019Okuma13 dk · 2.620 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm As Elmaslar Nak. Harf. İnş. Maden Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
25 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/5849
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.620 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; sahte fatura kullanma fiili sebebiyle yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyata karşı açılan davada, aynı nedenle

açılan kamu davasında verilen beraat hükmünün dikkate alınmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/3/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş verilmesine gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Şirketin 2009 yılı hesapları üzerinde 2012 yılında

yapılan vergi incelemesinde başvurucunun sahte fatura ticareti yapan İ. İnş. Nak. Taah. Ltd. Şti.nden sahte fatura aldığı, bu sahte belgeleri

resmî defterlerine kaydettiği ve anılan sahte faturaları kullanarak haksız yere

katma değer vergisi indiriminden yararlanmak suretiyle vergi ziyaına yol açtığı tespiti yapılmıştır.

9. Söz konusu incelemeye istinaden başvurucu Şirket adına

2009/2, 3, 5, 6 ve 7 dönemleri için vergi ziyaı

cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmış ve özel usulsüzlük cezası

kesilmiştir.

A. Ceza Davası

10. Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 2/1/2013 tarihli

iddianamesiyle başvurucu Şirketin mesul müdürü İ.E.nin

4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan dolayı

213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrası ile 26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesinin

birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

11.Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabul

edilmesiyle başlanan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde 14/4/2015

tarihli kararla sanık İ.E.nin beraatine

hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Dosya içerisinde bulunan soruşturma

evrakı, iddianame, sanık savunması, katılan vekilinin beyanı, tanık

anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı içeriği birlikte

değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında salt KDV ödemelerini düşürmek

amacı ile gerçeği yansıtmayan sahte fatura temin etme ve kullanma olayına bir

çok kez gittiği, vergi ziyanına sebebiyet verdiği ve 213 Sayılı Vergi Usul

Yasası'na Muhalefet ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, tanık

anlatımlarına binaen sanığın kayıtlara istinaden alındığı gözüken yakıtı

gerçekte de almış olduğunun beyan edildiği, makine bilirkişisi raporunda toplam

tank hacminin 41.865,494 litre olduğunun belirtildiği, üçlü bilirkişi raporunda

ise fatura muhteviyatı malların alındığı ve hizmetlerin görüldüğü anlaşıldığından

sanığın 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-1 maddesinde yazılı suçu

işlemediği sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmakla sanığa sabit

sayılabilecek bir eylem isnadının bu delillerle mümkün olmadığı, iddianın sabit

olması için tüm şüphe sebeplerinden arınmış tarafsız delillerle sübuta

varılması gerektiği, savunmanın aksinin kanıtlanamamış olup var olan şüphe

sebepleri de sanık lehine yorumlanarak sanığın atılı suçu işlediğine dair

mahkumiyetine yeterli somut her türlü şüpheden uzak ve cezalandırmaya yeterli

delil elde edilemediğinden isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin

sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan beraatine dair

aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."

12. Kararın temyiz edilmesi nedeniyle dosya Yargıtay 11. Ceza

Dairesinde derdesttir.

B. İptal Davası

13. Başvurucu Şirket tarafından 17/1/2013 tarihli dilekçe ile

cezalı tarhiyata karşı dava açılmış; Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin (Mahkeme)

28/6/2013 tarihli kararıyla davanın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı

kabul edilmiş, vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin

kısmı ise reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ret ile sonuçlanan kısmı

şöyledir:

"İ. İnş.Nak.Taah.

Ltd. Şti hakkında düzenlenen 04.05.2011 gün ve 619/2 sayılı vergi tekniği

raporunda; şirketin 2006 yılında sahte fatura kullandığı gerekçesiyle

incelemeye alındığı, çeşitli tarihlerde yapılan yoklamalarda işyerinde

bulunmadığı ve tanınmadığı, vergi borçlarını ödemediği, 2006 ve 2007 yılında

çok yüksek tutarlar içeren katma değer vergisi beyannameleri verdiği, Ba, Bs bildirimlerinde çelişkili

ve hatalı bilgiler yer aldığı, sahte fatura kullandığı, şirket yetkilisinin

faaliyette bulunmadıklarını belirttiği dönemlerde de yüksek tutarlı matrahlar

içeren beyannameler vermeye devam ettiği, defter tasdik ettiğine ilişkin kayıt

bulunmadığı, muhtelif tür ve dönemlere ait vergi beyannameleri vermediği gibi

tespitlerin yer aldığı ve bu tespitler doğrultusunda mükellefiyetlerinin resen

terk ettirildiği görülmektedir.

Buna göre davacının faturalarını kullandığı

mükellefin vergi tekniği raporunda tespit edilen ve yukarıda ayrıntılı şekilde

belirtilen bu olumsuz özellikleriyle, düzenlediği belgelere göre kısa süre

içinde çok yüksek tutarlı hasılatlarını elde edebileceği gerçek bir

faaliyetinin mevcut olması ekonomik ve ticari hayatın olağan icaplarına uygun

düşmemektedir. Bu ölçekte hasılatı bulunan mükellefin adreslerinde yapılan

yoklamada bulunmaması, asgarivergisel ödevlerini

yerine getirmemesi gibi hususlar dikkate alındığında, bu mükellefin düzenlediği

belgelerin gerçek bir alım satım ilişkisine dayalı olarak düzenlenmediği sonucu

açıkça ortaya çıkmaktadır.

Bu itibarla davacı şirketin bu mükelleften

aldığı faturaların gerçeği yansıtmadığı ve içeriği vergilerin hazineye intikal

ettirilmemiş olması nedeniyle yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği olarak

indiriminin kabulü hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla yasal kayıtlara alınan

ve beyannamelere konu edilen ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliği

taşıyan bu faturalar içeriği vergilerin indirimlerinin reddi suretiyle salınan

vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka

aykırılık görülmemiştir."

14. Karar temyiz edilmiş ve Danıştay Dokuzuncu Dairesinin

28/1/2015 tarihli ilamıyla kararın onanmasına hükmedilmiştir.

15. Karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 23/12/2015 tarihli

kararıyla 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.

maddesinde yazılı karar düzeltme nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle

reddedilmiştir.

16. Nihai karar, 22/2/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. 18/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 213 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Resen vergi tarhı, vergi matrahının

tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak

tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir

komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili

olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah

kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre

belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.

Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması

durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya

kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.

...

6. Tutulması zorunlu olan defterlerin veya

verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.

.."

19. 213 sayılı Kanun’un 134. maddesi şöyledir:

“Vergi

incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak

tespit etmek ve sağlamaktır.

İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum

görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili

envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir. Fiili envanterin

yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler

Hazinece mükellefe ödenir.”

20. 213 sayılı Kanun'un 341. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Vergi ziyaı,

mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine

getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk

ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder"

21. 213 sayılı Kanun'un 344. maddesinin birinci fıkrası ile

ikinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu

hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında

vergi ziyaı cezası kesilir.

Vergi ziyaına 359

uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat ...

olarak uygulanır."

22. 213 sayılı Kanun’un 367. maddesinin son fıkrası şöyledir:

"Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun

dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve

mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce

verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz."

23. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi

Kanunu’nun 29. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi

işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm

olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler:

a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler

dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen

katma değer vergisi."

24. 3065 sayılı Kanun'un 34. maddesi şöyledir:

“1.

Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait Katma Değer

Vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden

ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla

indirilebilir.

2. Katma Değer Vergisinin fatura ve benzeri

vesikalarda ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde Vergi indiriminin

nasıl belgelendirileceği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit olunur.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; vergi ziyaına neden

olma suçundan dolayı açılan ceza davasında beraat kararı verildiğini ve ortada

vergi ziyaına neden olan bir suçun bulunmadığının

mahkeme kararı ile hüküm altına alındığını, söz konusu beraat hükmünün cezalı

tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davanın karar düzeltme aşamasında dile

getirilmesine karşın gözönünde bulundurulmadığını ve

kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verildiğini, bu nedenle aynı

konuda ceza mahkemesi ile vergi mahkemesi kararları arasında çelişki oluştuğunu

ve beraat kararı dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

27.Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, ceza yargılamasında verilen

beraat hükmü dikkate alınmadan karar düzeltme talebinin reddedildiğini ve bu

nedenle aynı konuda ceza mahkemesi ile vergi mahkemesi kararları arasında

çelişki oluştuğunu belirtmiştir. Somut olayda başvurucunun temel iddiası, ileri

sürdüğü iddiaların karşılanmamasına ilişkindir. Buna göre başvurucunun

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkı yönünden

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

30. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ile Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının

somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, esasen Anayasa'nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında ilgili hükmü

Sözleşme'nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek

Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer alan gerekse AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara Anayasa'nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

31. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da

dâhil olduğu AİHM'in birçok kararında vurgulanmıştır.

Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının

gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868,

19/4/2017, § 75).

32. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

33. Gerekçeli karar hakkı ile, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarının sağlanması amaçlanmaktadır. Mahkemeler, kararlarını

tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun

biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda onlar

adına verilen yargı kararlarının sebeplerinin toplum tarafından öğrenilmesinin

sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat

ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

34. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı olarak yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değillerse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) gerekçeli karardan davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu

anlaşılmalıdır.

35. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve

diğerleri, § 35).

36. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu

kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve

yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul

veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden

olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri,

§ 39).

37. Öte yandan temyiz merciinin yargılamayı yapan mahkemenin

kararını uygun bulması hâlinde bunu ya aynı gerekçeyi kullanarak ya da bir

atıfla kararına yansıtması yeterlidir. Burada önemli olan husus temyiz

merciinin bir şekilde temyizde dile getirilmiş ana unsurları incelediğini,

derece mahkemesinin kararını inceleyerek onadığını ya da bozduğunu

göstermesidir (Yasemin Ekşi, B.

No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

38. Uyuşmazlığa konu olayda başvurucu; incelemede tenkit edilen

faturalara konu malların gerçekten alındığını, ödemelerin banka havalesi veya

çekle yapıldığını ve sahte fatura temininin söz konusu olmadığını belirterek

cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle 17/1/2013 tarihinde Kocaeli 2. Vergi

Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 28/6/2013 tarihinde, başvurucu Şirketin

aldığı faturaların gerçeği yansıtmadığı ve içeriği vergilerin Hazineye intikal

ettirilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın vergi ziyaı

cezalı tarhiyata ilişkin kısmının reddine, özel usulsüzlük cezasına ilişkin

kısmının ise kabulüne karar vermiştir (bkz. § 13). Temyiz edilen karar Danıştay

Dokuzuncu Dairesinin 28/1/2015 tarihli kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi

de aynı Dairenin 23/12/2015 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.

39. İdari davada da dayanak alınan inceleme ve vergi suçu

raporları uyarınca başvurucu Şirketin mesul müdürü hakkında yürütülen ceza

soruşturması neticesinde 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan iddianame

düzenlenerek Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinde de kamu davası açılmıştır. Bu

dava sonucunda verilen 14/4/2015 tarihli kararda, idare tarafından ve vergi

mahkemesince sahte fatura düzenleyicisi olarak kabul edilen İ. İnş. Nak. Taah. Ltd. Şti.nin gerçek bir faaliyetinin bulunup

bulunmadığı hususuyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapmamış; sadece

emtianın gerçekten alınıp alınmadığı yönünde inceleme yapmak suretiyle hüküm

kurmuştur. Söz konusu kararda, dosya içinde bulunan soruşturma evrakı,

iddianame, sanık savunması, katılan vekilinin beyanı, tanık anlatımları,

bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı içeriği birlikte değerlendirildiğinde

sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli somut her türlü

şüpheden uzak ve cezalandırmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle

sanığın beraatine karar verilmiştir (bkz. § 11).

Sanık hakkında verilen beraat hükmü temyiz edilmekle birlikte uyuşmazlık

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E.2018/6961 sayılı dosyasında derdest durumdadır.

40. Sahte fatura, gerçek bir muamele veya durum bulunmadığı

hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen faturayı ifade etmektedir. Muhteviyatı

itibarıyla yanıltıcı belge ise gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla

beraber bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı

şekilde yansıtan belgeyi tanımlamakta ve bu iki durum farklı iki suçu

oluşturmaktadır. Bu nedenle ceza yargılamasında irdelenen emtianın gerçekten

alınıp alınmadığı hususu, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma suçu

bakımından önem taşımakla birlikte sahte fatura kullanımına yönelik herhangi

bir sonuç doğurmamaktadır.

41. Somut olayda idari yargılama süreci devam ederken başvurucu

Şirketin mesul müdürü hakkında Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 213 sayılı

Kanun'a muhalefet suçundan yapılan ceza yargılamasında, sadece emtianın

gerçekten alınıp alınmadığı yönünde inceleme yapılarak beraat kararı verildiği,

sahte fatura kullanımı ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin ise

yapılmadığı görülmüştür. Buna karşılık vergi mahkemesi tarafından, sahte fatura

kullanma fiili çerçevesinde inceleme yapılarak bu kapsamda İ. İnş. Nak. Taah. Ltd. Şti.nin faaliyetinin gerçek olup olmadığı

hususuyla ilgili detaylı bir değerlendirme yapılmış, bu Şirketin faaliyetinin

gerçek olmadığı sonucuna ulaşılmış ve bu sebeple davanın reddine

hükmedilmiştir.

42. İdari yargı mercileri kural olarak -ceza davasında verilen

karar ile bağlı olmamakla birlikte- davacının yargılamanın sonucuna etkili

olabilecek itirazları nedeniyle bu karara konu maddi olguları değerlendirerek

davacının itirazlarını karşılamak yükümlülüğü altındadır (Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133,

13/4/2016, § 62).

43. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesi neticesinde

ise vergi mahkemesinin yaptığı değerlendirme ile ceza mahkemesinin yaptığı

değerlendirmenin tamamen farklı suçlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ceza

mahkemesi kararında sahte fatura kullanma suçuna ilişkin bir değerlendirme ve

bu suça yönelik beraat kararı bulunmaması üzerine vergi mahkemesinin bu karar

uyarınca hüküm kurması ya da kararında bu hususa yönelik itirazları karşılaması

mecburiyetinden söz edilemeyeceği anlaşılmış ve gerekçeli karar hakkı

bakımından bir ihlalin bulunmadığı değerlendirilmiştir.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar haklarının ihlal edilmediğine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli

karar hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

M.Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

As Elmaslar

Nak. Harf. İnş. Maden Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Resul

ELMAS

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/5849, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Ceza Davası
  7. B. İptal Davası
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının
  13. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli
  14. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Seferinoğlu
  18. Elmas
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/5849
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • İhsan Nuri Akpınar Başvurusu (B. No: 2017/35358)
  • R.d. Başvurusu (B. No: 2016/28560)
  • Tarık Kavak Başvurusu (B. No: 2016/22177)
  • Mutlu Bulut Başvurusu (B. No: 2017/20749)
  • Resul Çomoğlu Başvurusu (B. No: 2017/8756)
  • Abdullah Ekinci ve Fatma Ekinci Başvurusu (B. No: 2015/2120)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.