İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/5864

TÜRKOĞLU DEMİR SANAYİ ve

Başvuru No2013/5864Tarih20 Nisan 2016Okuma11 dk · 2.219 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2013/5864
Karar tarihi
20 Nisan 2016
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.219 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

TÜRKOĞLU DEMİR SANAYİ ve

TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/5864)

Karar Tarihi: 20/4/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

BAŞVURUNUN KONUSU

1.

Başvuru, ilk derece mahkemesi olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görülen

tazminat davasında adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

I. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 2/8/2013 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 21/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucu, bireysel başvuru

harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım

isteminde bulunmuş, 7/72015 tarihinde talebin reddine karar verilmiştir.

II. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

6. Davacılar Arif Türkoğlu ve

Türkoğlu Demir San. Tic. Ltd. Şti., 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 573. ve devamı maddeleri uyarınca

taraf oldukları bir dava dosyasına rapor hazırlayan tetkik hâkimi hakkında

maddi ve manevi tazminat davası açmışlardır.

7. Ankara 24. Asliye Hukuk

Mahkemesi, davalının görevden kaynaklanan sıfatı nedeniyle görevsizlik kararı

vermiş, dosyayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakmak üzere Yargıtay 7. Hukuk

Dairesine göndermiştir.

8. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin

başkan ve üyelerinin davaya bakmaktan çekinmeleri nedeniyle Yargıtay Başkanlar

Kurulu 26/1/2009 tarihli ve 4 sayılı kararı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesini

davaya bakmakla görevlendirmiştir.

9. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

7/7/2009 tarihli ve E.2009/984, K.2009/6944 sayılı kararı ile HUMK’un 573. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden

bahisle davanın reddine karar vermiştir.

10. Davacılar anılan kararı

27/8/2009 tarihinde esasa ilişkin nedenlerle temyiz etmiş ancak temyiz harcını

yatırmamışlardır. Dairenin “7 gün içinde

toplam 82,80 TL harcın yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş

sayılacağı” ihtaratını içeren 28/9/2009

tarihli muhtırası davacılara tebliğ edilmiştir.

11. Davacı Arif Türkoğlu kendi

adına asaleten ve başvurucu Şirket adına temsilen verdiği 5/11/2009 havale

tarihli dilekçeyle 28/9/2009 tarihli muhtıradan dönülmesini, muhtıranın tebliği

ile başlayan sürenin durdurulmasını, adli yardım kararı verilmesini ve 2/7/1964

tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16., 30. ve 32. maddelerinin

Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine

gönderilmesini istemiştir.

12. Özel Daire 18/11/2009

tarihli ve E.2009/984, K.2009/6944 sayılı ek kararında belirttiği “Adli yardım şartları ise HUMK. 465.madde hükmünde gösterilmiştir. Dava

açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra talep edilebileceği, ancak hükümden

sonra kanun yollarına müracaat için adli yardım kararının verilemeyeceği ilmi

ve yargısal inançlardandır. Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi görülmemesi

sebebiyle talebin reddi gerekmiştir.” gerekçesi ile 28/9/2009 günlü

muhtıradan rücu edilmesine ve sürenin durdurulmasına yönelik talepler ile adli

yardım talebi ve Anayasa’ya aykırılık iddiasının reddine karar vermiştir.

13. Özel Daire 14/12/2009

tarihli ve E.2009/984, K.2009/6944 sayılı ek kararla, temyiz harcının süresinde

yatırılmamış olması nedeni ile hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ve temyiz

dilekçesinin reddine karar vermiştir.

14. Ek kararın temyiz edilmesi

üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27/1/2010 tarihli ve E.2010/19-49,

K.2010/10 sayılı ilamında belirttiği “İlk

derece mahkemesi sıfatıyla davacı tarafın adli yardım talebi yönünden işin

esasına girilerek yasal şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve

bu şartların varlığı halinde davacı tarafın bu kurumdan yararlandırılması; adli

yardım talebinin şartlarının bulunmadığının tespiti halinde ise, usulünce

temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için süre verilip sonucuna göre bir

karar verilmesi” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

15. Yargıtay 19. Hukuk

Dairesince bozma ilamına uyulmuş, adli yardım talebi ile ilgili olarak

araştırmalar yapılmış ve Dairenin 30/11/2010 tarihli ve E.2010/2869,

K.2010/13865 sayılı kararı ile davacı asıl Arif Türkoğlu’nun adli yardım

isteminin kabulüne, HUMK’un 465. maddesine göre

başvurucu Şirketin sermaye şirketi olması nedeniyle adli yardımdan

yararlanamayacağı belirtilerek başvurucunun adli yardım isteminin reddine karar

verilmiş; ayrıca duruşmada hazır bulunan şirket temsilcisi Arif Türkoğlu’na

67,20 TL temyiz başvuru harcı, 15,60 TL maktu temyiz harcı olmak üzere toplam

82,80 TL harcı yatırması için yedi günlük kesin süre verilmiş; verilen kesin

süre içinde harç gideri yatırılmadığı takdirde HUMK’un

434/son maddesi uyarınca davacı Şirketin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı

ihtar edilmiştir.

16. Kararın temyizi üzerine

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18/5/2011 tarihli ve E.2011/19-54, K.2011/315

sayılı ilamı ile davacı Şirketin adli müzaheret talebinin reddine dair Özel

Dairece verilen hükmün HUMK’un 469. maddesinin

birinci fıkrası uyarınca kesin olduğunu, aynı kararda temyiz harcının

yatırılması için Şirkete yedi günlük kesin süre tanındığını, aksi takdirde

temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edilmesine rağmen temyiz

harcının yatırılmadığını ve mahsup talebinin de Özel Dairece reddedildiğini

belirterek başvurucu Şirketin temyiz dilekçesinin reddine, diğer davacının

temyiz talebi açısından davadan sonra Yargıtay üyesi olan davalı hâkim aleyhine

açılan davada ilk derece mahkemesi olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun

görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmek üzere kararı bozmuştur.

17. Başvurucu Şirket ve diğer

davacı karar düzeltme isteminde bulunmuş; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 7/3/2012

tarihli ve E.2012/19-5, K.2012/115 sayılı kararı ile adli müzaheret talebinin

reddine dair Özel Dairece verilen hükmün kesin olduğu, diğer davacının karar

düzeltme isteğinin kabulü için gerekli yasal şartların oluşmadığını belirterek

talebin reddine karar vermiştir.

18. Başvurucu Şirket 11/6/2012,

4/9/2012 ve 22/11/2012 tarihli dilekçeler ile adli yardım talebinin reddine

karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın düzeltilmesini

istemiştir.

19. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

19/12/2012 tarihli ve E.2012/19-689, K.2012/1219 sayılı ilamı ile adli yardım

talebinin reddine dair karara karşı kanun yoluna başvurulması imkânının

bulunmadığını belirterek dilekçelerin reddine karar vermiştir.

20. Başvurucu Şirket 20/2/2013

tarihli dilekçe ile tavzih ve adli yardım konusunda yeniden inceleme talebinde

bulunmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/3/2013 tarihli ve E.2013/19-217,

K.2013/374 sayılı ilamı ile adli yardım talebinin kabul veya reddine ilişkin

kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı belirtilerek talebin reddine

karar verilmiştir.

21. Başvurucu Şirket 8/5/2013

tarihli dilekçe ile 6459 sayılı Kanun’un 23. ve 24. maddeleri ile 12/1/2011

tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337. ve 339. maddelerinde

lehe değişiklik yapıldığını belirterek tavzih yoluyla yeniden adli yardım

talebinde bulunmuştur.

22. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

14/6/2013 tarihli ve E.2013/19-1017, K.2013/832 sayılı ilamı ile talebi

reddetmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

“…

Hemen burada şunun ifade edilmesi gereklidir ki, adli yardım

ancak derdest olan bir davada asıl talep veya işin karara bağlanacağı

mahkemeden; Kanun yollarına başvuru sırasında ise bölge adliye mahkemesi veya

Yargıtay’dan istenebilecektir. Bir diğer deyişle esas hakkında verilen karar

kesinleştikten sonra artık kesinleşen dosyada adli yardım talep edebilmek

imkânı bulunmamaktadır.

Somut olaya gelince; yukarıda anlatıldığı üzere,

davacılardan Türkoğlu Demir San. Tic. Şti tarafından açılan dava hakkında

verilen Yargıtay 19.Hukuk Dairesine ait 7/7/2009 tarihli esastan ret kararı,

Hukuk Genel Kurulu’na ait 7/3/2012 gün ve 2012/19-5-115 sayılı karar düzeltme

isteminin reddine dair karar ile birlikte kesinleşmiştir.

Bu durum dikkate alınarak, Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan

görüşmeler sonunda davacı şirket tarafından açılan davanın 7/3/2012 tarihinde

karar düzeltme isteminin reddi ile birlikte kesinleştiği, adli yardım talebinin

kabul edilmesi halinde dahi davacı şirketin kesin hükümle kesinleşmiş bir

kararı canlandırma imkânına sahip olamayacağı; davacılardan Arif Türkoğlu’na

ait davanın derdest olduğu, davacılardan Arif Türkoğlu yönünden derdest olan

dosyada diğer davacı Türkoğlu Demir San. Tic. Ltd. Şti hakkındaki davanın kesin

hükümle sonuçlanmakla birlikte, davacı tüzel kişinin taraf sıfatının kalmadığı,

bu nedenle söz konusu dosyada herhangi bir talepte bulunamayacağı, kaldı ki

6100 sayılı HMK’nın 337.maddesinde 11/4/2013

tarihinde yapılan değişikliğin davacıya eldeki dava yönünden bir hak sağlamayacağı,

söz konusu değişikliğin esası kesinlememiş

davalardaki adli yardım talepleri hakkında verilen kararlara karşı başvurulacak

itiraz yasa yolunu düzenlediği, bu nedenle eldeki dilekçenin reddine karar

verilmesi gerektiği oybirliği ile kabul edilmiştir.

Bu nedenle davacı Türkoğlu Demir San. Tic

Ltd. Şti hakkında kesin hüküm bulunduğundan, kesin hükümle neticelenmiş dosyaya

ait dilekçenin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

…”

23. Ret kararı 24/7/2013

tarihinde başvurucu Şirkete tebliğ edilmiş, başvurucu Şirket 2/8/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

24. HUMK’un 465. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

“Kendisiyle ailesini meişetçe ehemmiyetli zarurete düşürmeksizin masarifi lazimeyi kısmen veya tamamen ifadan aciz olan kimselerle müessesatı hayriye iddia ve

müdafaalarında veya icraya ve ihtiyati tedbirlere müracaatlarında haklı

olduklarına dair delil gösterirlerse müzahereti adliyeye nail olabilirler”

25. HUMK’un 469. maddesi şöyledir:

“Müzahereti adliye talebi üzerine mahkemece verilecek karar

şifahi murafaa cereyan etmeksizin ittihaz olunabilir. Müzahereti adliye

talebinin kabul veya reddine dair ittihaz olunan kararlar kati olup aleyhine

hiçbir tarikı kanuniye müracaat olunamaz.

Müzahereti adliye esnayi

muhakemede dahi talep olunabilir. Bu talep kabul edilirse evvelce yapılmış olan

masarife teşmil edilemez. Yeni bir sebep zuhurunda reddedilen müzaheret talebi

tekrar edilebilir.”

26. 6100 sayılı Kanun’un 120.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“ Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet

Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı,

dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.”

27. 6100 sayılı Kanun’un 114.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Dava şartları şunlardır:

…

g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış

olması.

…”

28. 6100 sayılı Kanun’un 115.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın

usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün

ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı

noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden

reddeder.”

29. 6100 sayılı Kanun’un 334.

maddesi şöyledir:

“(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma

düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen

ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki

korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun

olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.

(2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve

savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli

giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli

yardımdan yararlanabilirler.

(3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri

ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.”

30. 6100 sayılı Kanun’un 337.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı,

tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek

suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi

için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla

dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son

numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk

mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en

yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir

azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.”

III. İNCELEME VE

GEREKÇE

31. Mahkemenin 20/4/2016

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 2/8/2013 tarihli ve 2013/5864

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

32. Başvurucu, taraf olduğu bir

dava dosyasına rapor hazırlayan tetkik hâkimi aleyhine Yargıtayda

maddi ve manevi tazminat davası açtığını, Şirket olarak gayri faal durumda

olduğunu, hiçbir gelirinin bulunmadığını, bu nedenle dava harcını ödeme

gücünden yoksun olduğunu belirterek adli yardım talebinde bulunduğunu ancak

davaya bakan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin talebini reddettiğini, dosyaya

sunduğu belgelere göre adli yardım isteminin kabul edilmesi gerektiğini, bu

hususun ispatlandığını, ret kararıyla parası olmayan bir kişinin uğradığı

haksızlığı gidermek için dava açamayacağı durumunun ortaya çıktığını belirterek

Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüş; ihlalin giderilmesi ve adli yardım kararı verilmesi talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesi şöyledir:

“…

(2) Bireysel başvurular harca tabidir.

(3) … Başvuru dilekçesine, … harcın ödendiğine

dair belgenin eklenmesi şarttır.

…

(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması

hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu

veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir

süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin

tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”

34. 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu

Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel

başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır.”

35. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) “Bireysel başvuru harcı ve adlî

yardım” kenar başlıklı 62. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(2) Adlî yardım talepleri, genel hükümlere

göre başvuruların kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya

Komisyonlar tarafından hükme bağlanır.”

36. Başvurucu, adli yardım talebi kapsamında dosyaya sunduğu

Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanlığının 14/1/2000 tarihli yazısı ve

başvurucu Şirketin isteği ile yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen

14/1/2008 tarihli raporu ile başvuru harcını ödeme gücünden yoksun olduğunu

ispatladığını belirterek talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

37. Birinci Bölümün 7/7/2015 tarihli ara kararı ile

başvurucunun adli yardım talebinin reddine, İçtüzük’ün

66. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca eksik olan harcı yatırmak üzere

başvurucuya 15 (on beş) günlük kesin süre verilmesine, süresi içinde harcın

yatırılmaması hâlinde başvurunun reddedileceği hususunun başvurucuya ihtarına

oybirliği ile karar verilmiştir. Başvurucu 24/7/2015 tarihli dilekçesinde,

önceki gerekçelerini tekrarlayarak sunduğu belgelere göre adli yardım talebinin

kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

38. Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasında Anayasa Mahkemesinin;

kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından

uygunluğunu denetleyeceği ve bireysel başvuruları karara bağlayacağı, 149.

maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde ise bireysel başvuruların

Bölümlerce karara bağlanacağı belirtilmiştir.

39. Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasının birinci

cümlesinde Anayasa Mahkemesinin kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. Bu

hükümler dikkate alındığında Bölümler tarafından verilen kararların kesin

olduğu anlaşılmaktadır.

40. Başvurucunun bireysel başvuru harcını tamamlaması

gerektiği hâlde ihtaratı içerir karar suretinin

tebliğ edildiği 21/7/2015 tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde

bireysel başvuru harcının yatırıldığına ilişkin makbuzun Anayasa Mahkemesine

sunulmadığı anlaşılmıştır.

41. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında bireysel başvuruların harca tabi olduğu, aynı Kanun’un (3) numaralı

fıkrasında harç ödendiğine dair belgenin başvuru dilekçesine eklenmesinin

zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu açıdan özel bir hak arama yolu olan bireysel

başvurunun esasının incelenebilmesi için harç, kanun koyucu tarafından başvuru

şartı olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla başvuru harcının başvuru sırasında

veya adli yardım talepli başvurularda adli yardım talebinin reddi üzerine

yatırılmaması durumunda başvuru şartı yerine getirilmemiş olacaktır.

42. 6216 sayılı Kanun kapsamında başvuru şartı olarak

belirlenen harcın yatırılmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar

verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

Başvurunun

usulden REDDİNE 20/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Türkoğlu Demir Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Temsilcisi : Arif TÜRKOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5864, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. Başvurunun Konusu
  7. I. Başvuru
  8. Süreci
  9. II. Olay Ve
  10. Olgular
  11. A. Olaylar
  12. B. İlgili
  13. III. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5864
Tarih
20 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • G. G. Başvurusu (B. No: 2013/8903)
  • Mustafa Boztepe Başvurusu (B. No: 2013/8502)
  • Fatma Gökot Başvurusu (B. No: 2013/5697)
  • Erdem Enerji Elektrik İnşaat İmalattaahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/8524)
  • Rıfat Namık Akvardar Başvurusu (B. No: 2013/5015)
  • Elif Şekerleme ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/9085)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.