İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYM Bireysel Başvuru B. No: 2014/13156

ÖZBAKIM ÖZEL SAĞLIK HİZ. İNŞ. TUR. SAN. ve

Başvuru No2014/13156Tarih20 Nisan 2017Okuma14 dk · 2.810 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm

Başvuru No
2014/13156
Karar tarihi
20 Nisan 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.810 kelime·14 dk okuma·21 bölüm

ÖZBAKIM ÖZEL SAĞLIK HİZ. İNŞ. TUR. SAN. ve

TİC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/13156)

Karar Tarihi: 20/4/2017

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari para cezasının iptali istemiyle yapılan

başvurunun süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu; İzmir ilinde kurulmuş, koruma ve bakım hizmetleri

sunan bir şirkettir.

9. Başvurucu Şirketin koruma ve bakım hizmetleri altında bulunan

16 yaşından büyük M.B.Ö. isimli hasta, 28/8/2013 tarihinde intihar etmiştir.

10. Anılan olay üzerine başlatılan denetimler sonunda başvurucu

Şirkete, İzmir Valiliğince aylık net asgari ücret miktarının on katı tutarında

idari para ceza verilmiştir.Anılan ceza 13/2/2014

tarihinde başvurucu Şirkete bildirilmiştir.

11. Başvurucu, kararın bildirilmesinin ertesi gününde (14/2/2014

tarihinde) idari yaptırım kararının yeniden incelenmesi talebiyle idareye

başvurmuştur.

12. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünün

bu talebe ilişkin olarak düzenlediği 20/2/2014 tarihli cevabi yazı başvurucu

Şirkete 26/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yazıda,Aile

ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünün idari para cezasının

verilmesi noktasında bir dahlinin bulunmadığı belirtilmiştir.

13. Başvurucu 10/3/2014 tarihinde Menderes Sulh Ceza Mahkemesine

(Mahkeme), idari para cezasının usulüne uygun olmadığını, cezaya ilişkin

evrakta kanun yolları ve sürelerinin gösterilmediğini ve bu usulün kanuna

aykırı olduğunu belirterek para cezasının iptaline karar verilmesini talep

etmiştir.

14. Menderes Sulh Ceza Mahkemesi 26/5/2014 tarihli ve 2014/126

Değişik İş sayılı kararında, on beş günlük yasal süreden sonra idari yaptırım

kararına itiraz edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir. Ret

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“İzmir Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl

Müdürlüğünün, 30/01/2014 tarih ve 5776 olur sayılı idari yaptırım kararının

itiraz eden adına S. S.’ye 13/02/2014tarihinde

usulüne uygun şekilde tebliğedilmesine rağmen, 5326

Sayılı Kabahatler Kanunu' nun 27. maddesinin 1.

fıkrasında düzenlenen 15 günlük itiraz süresi içinde bizzat veya kanuni

temsilcileri ya da avukatı tarafından Mahkememize dilekçe ile başvuru

yapılmadığı ve özellikle mücbir sebep de bulunmadığı, 15 günlük yasal süreden

sonra idari yaptırım kararına itiraz eden tarafın 10/03/2014 havale tarihli

dilekçe ile vekili aracılığıyla Mahkememize müracaat ederek, idari yaptırım

kararına itiraz ettiği, ancak yasal süre içinde itiraz edilmediğinden, itiraz

eden şirket hakkında düzenlenen itiraza konu idari yaptırım kararının

kesinleştiği [anlaşılmıştır.]"

15. Başvurucunun anılan Mahkeme kararına yaptığı itiraz üzerine,

Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 17/6/2014 tarihli ve 2014/53 Değişik İş

sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiş, başvuru yolları

bu tarihte tüketilmiştir.

16. Anılan karar, başvurucu vekiline 3/7/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 4/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. İlgili Mevzuat

18. 3/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3.

maddesi şöyledir:

(1) Bu Kanunun;

a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,

diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,

b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya

geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,

uygulanır."

19. Aynı Kanun'un 27. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:

"(1) İdari para cezası ve mülkiyetin

kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği

veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün

içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.

Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı

kesinleşir.

(2)

Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu

sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı

başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak,

mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.

...

(8)

İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak

idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî

yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali

talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür."

20. 16/8/2013 tarihli ve28737 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Bakıma Muhtaç Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri

Yönetmeliği'nin 58. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Merkezde yapılan kontrol ve denetim

sonucunda aşağıda belirtilen eksiklik veya aykırılıkların birinin denetim

raporu ile tespit edilmesi halinde, aşağıdaki fıkralarda belirtilen müeyyideler

uygulanır.

...

m) Merkezin açılışına, çalışma şartlarına,

yönetimine, hizmetin etkin sunumuna ilişkin olarak bu Yönetmelikle belirlenen

diğer koşullarda eksiklik veya aykırılıkların tespit edilerek merkeze

bildirilmesine rağmen giderilmemesi.

(2) Merkezde yapılan kontrol ve denetim

sonucunda birinci fıkrada belirlenen eksiklik veya aykırılıkların tespit

edilmesi halinde il müdürü tarafından on altı yaşından büyükler için her yıl

belirlenen aylık net asgari ücret tutarının on katından elli katına kadar idari

para cezası verilir. Söz konusu eksiklik veya aykırılıkların giderilmesi ile

idari para cezasının yatırılması için otuz günü geçmemek üzere uygun bir süre

verilerek merkez yazılı olarak ihtar edilir."

2. Yargı Kararları

21. Uyuşmazlık Mahkemesinin 9/4/2012 tarihli ve E.2012/16,

K.2012/69 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:

"Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı

Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına

karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm

bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde

5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı

açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi

uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır."

22. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30/12/2011 tarihli ve

E.2011/7516, K.2011/10596 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:

"5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3.

maddesinde "(1) Bu Kanunun;

a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun

yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,

b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası

veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller

hakkında, uygulanır."

Şeklindeki düzenleme karşısında, (...) idari

para cezalarına karşı idari yargıya itiraz edileceğine dair özel bir düzenleme

bulunmadığı, itirazın genel görevli olan adlî yargı mahkemelerince incelenmesi

gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın

bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk

Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun

yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görül[müştür.]"

B. Uluslararası Hukuk

1. İlgili Sözleşme

23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

“Herkes davasının, … cezai alanda kendisine

yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş,

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak, …

görülmesini isteme hakkına sahiptir."

24. Sözleşme'nin “Etkili başvuru hakkı” kenar başlıklı 13.

maddesi şöyledir:

"İşbu Sözleşmede tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlâl edilen her şahıs ihlâl fiilî resmî vazifelerini ifa eden kimseler

tarafından bu vazifelerin ifası sırasında yapılmış da olsa, millî bir makama

fiilen müracaat hakkına sahiptir."

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı

25. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM), mahkemeye etkili

erişim hakkını hukukun üstünlüğü ilkesinin temel unsurlarından biri olarak

kabul etmekte ve mahkemeye etkili erişim hakkının ve başvuru yapılabilmesi

konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin

mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını

gerektirdiğini ifade etmektedir. Bu sebeple hukuki belirsizliklerin ya da

uygulamadaki belirsizliklerin, tarafların mahkemeye erişimine zarar verdiği

durumlarda bu hakkın ihlal edildiğine karar verilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003, § 34).

26. AİHM'e göre devletler bir davanın açılabilirliğine ilişkin olarak takdir hakları gereği bazı

sınırlamalar getirebilir ve bu davalar, nitelikleri gereği düzenleyici

işlemlere konu olabilir. Bununla birlikte bu sınırlamalar, dava açmak isteyen

bir kişinin mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldıracak seviyeye ulaşmamalıdır

(Edificaciones March Gallego

S.A./İspanya, B. No: 28028/95, 19/2/1998, § 34; Rodríguez Valín/İspanya, B. No: 47792/99,

11/10/2001, § 22).

27. AİHM'e göre mahkemeye ulaşmayı

aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye

erişim hakkının ihlaline yol açabilir. Bununla birlikte dava açma ya da kanun

yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi -bu süreler dava açmayı

imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça- hukuki belirlilik ilkesinin bir

gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz. Ne var ki öngörülen

süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış

hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını

kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Osu/İtalya, B. No: 36534/97, 11/7/2002, §§

36-40).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 20/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu, idari para cezasının iptaline ilişkin başvurunun

süre aşımındanreddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 36.

maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş;

tazminat ve yeniden yargılama taleplerinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

30. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu iddialarının mahkemeye

erişim kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

32. Başvurucu ayrıca idari para cezasına karşı kanun yolları ve

süresinin gösterilmediğini, bu nedenle Anayasa'nın 40. maddesinin de ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6.

maddesinde ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesinde, Anayasa'nın 40.

maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Devlet,

işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını

ve sürelerini belirtmek zorundadır." şeklinde bir güvence

öngörülmemiştir. Anılan hükümle Devlete, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi

kanun yollarına ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtme yükümlüğü

yüklenmiştir. Bu itibarla Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanının dışında

kalan söz konusu güvencenin bireysel başvuru kapsamında incelenemeyeceği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki

güvence bireysel başvuruda bağımsız bir güvence olarak ele alınamaz. Bununla

birlikte bu durum, başta mahkemeye erişim hakkı olmak üzere diğer hakların

ihlal edildiğine ilişkin iddialar incelenirken -Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi

gereği- anılan hükmün dikkate alınmasına engel değildir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

33. Başvurucunun bu bölümdeki şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun

değildir. Kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni

de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

(1) Müdahalenin Varlığı ve

Hakkın Kapsamı

34. Anayasa'nın 36. maddesinin birici

fıkrasında, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma

ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim

hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün

bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, taraf olduğumuz

uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının

madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Sözleşme'yi

yorumlayan AİHM, Sözleşme'nin6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye

erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir.

35. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi

ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden fayadalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya

koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil

yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B. No:

2013/8896, 23/2/2016, § 33).

36. İdari yaptırıma ilişkin karara karşı, kararın tebliği veya

tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine

başvurulabileceğini öngören hüküm de bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına

yönelik bir sınırlama oluşturur. Somut olayda idari para cezasının iptali

istemiyle yapılan başvurunun süre aşımından reddedilmesi nedeniyle başvurucunun

mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.

(2) Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

37. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde,mahkemeye erişim hakkının bir

uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye

başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka

anlatımla mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların

mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

38. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsızlaştırmadıkça -hukuki belirlilik ilkesinin

gereği olarak- mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz. Ancak mevzuatta

öngörülen süre kurallarının hukuka açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya

bu sürelerin hatalı hesaplanması nedenleriyle kişilerin dava açma ya da kanun

yollarına başvuru haklarını kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim

hakkını ihlal edebilir.

39. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

40. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

41. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe

dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

(i) Kanunilik

42. Başvurucu Şirketin idari para cezasının iptali talebini

içerir başvurusunun, on beş günlük itiraz süresi içinde yapılmadığı

gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin Mahkeme kararının 5326 sayılı Kanun'un 3.

ve 27. maddelerine dayandığı görülmektedir. Bu kapsamda somut olayda

başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin kanuni dayanağının

mevcut olduğu anlaşılmıştır.

(ii) Meşru Amaç

43. Anayasa'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü güvence

altına alınmıştır. Maddede, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama

nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması

mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni

öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu

kabul edilmektedir. Ayrıca hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama

nedenine yer verilmemiş olsa da Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan

kurallara dayanılarak bu hakların sınırlandırılması mümkün olabilir. Dava açma

hakkının kapsamına ve kullanım koşullarına ilişkin bir kısım düzenlemenin, hak

arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkın norm

alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır. Ancak bu sınırlamalar Anayasa'nın

13. maddesinde yer alan güvencelere aykırı olamaz (AYM, E.2015/96, K.2016/9,

10/2/2016, § 10).

44. İdari işlemlerin sürekli bir biçimde dava açılma tehdidi

altında kalmasını engellemek, kamu hizmetinin hızlı, düzenli ve etkin biçimde

yürütülmesini sağlamak düşüncesi ile idari işleme karşı yapılan başvurular

kanunlarla belli sürelere bağlanmıştır (Mohammed Aynosah, § 35). Diğer yandan dava

ya da hukuki işlemler için tanınan süreler, mahkemelerin zamanın geçmesi

nedeniyle güvenilirliği kalmayan, eksik ya da ulaşılması zor kanıtlara

dayanarak uzak geçmişte meydana gelmiş olaylar hakkında karar vermelerini

istemekle oluşabilecek adaletsizliklerin önüne geçmek ve hukuk güvenliğini

sağlamak gibi önemli ve meşru amaçlara hizmet eder (AYM, E.2014/92, K.2016/6,

28/1/2016, § 17). Dolayısıyla bu tür durumların önlenmesi bakımından idari

yaptırıma ilişkin karara karşı başvurularda, süre koşulunun öngörülmesi meşru

amaçlara sahiptir.

(iii)Ölçülülük

45. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı mutlak olmayıp sınırlamalara konu olabilir. Ancak Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyarınca anılan sınırlamaların mahkemeye

erişimi imkânsız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorlaştırmaması gerekir.

46. Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve

dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu, mahkemeye erişim

hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen

işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye

erişim hakkını aşırı sınırlandıracak şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir.

47. Başvuru formu ve ekli belgelerden, bahse konu idari para

cezasının başvurucu Şirkete 13/2/2014 tarihinde bildirilmesinin ertesi gününde

(14/2/2014 tarihinde) başvurucu Şirket tarafından idari yaptırımın yeniden

incelenmesi talebiyle idareye başvurulduğu görülmektedir. Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünün bu talebe ilişkin olarak

düzenlediği 20/2/2014 tarihli cevap yazısının başvurucu Şirkete 26/2/2014

tarihinde tebliğ edildiği ve 10/3/2014 tarihinde idari para cezasının iptali

için başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda başvurucu Şirketin

5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen on beş

günlük itiraz süresi içinde hakkındaki idari yaptırım kararına itiraz etmediği

gerekçesiyle iptal talebi usulden reddedilmiştir.

48. Anılan süre koşulunun başvurucunun dava açmasını imkânsız

hâle getirmediği, aşırı derece zorlaştırmadığı ya da süreye ilişkin kuralların

Mahkemece katı (aşırı şekilci) yorumlanmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan

idari para cezası kararına karşı başvurulabilecek yargı yolunun ve süresinin

5326 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, bu konudaki mevzuatın karışık ve

dağınık olmadığı açıktır. İdari yaptırım kararlarına karşı hangi yargı koluna

ve mahkemeye başvurulacağına ilişkin yargı içtihatları da hukuki belirsizliğe

sebep olacak nitelikte değildir (bkz. §§ 21, 22). Dolayısıyla başvurucunun

mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna

varılmıştır.

49. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

50. Başvurucu; idari para cezasının usule aykırı şekilde

kesildiğini, idari para cezasına ilişkin kararın hukuka uygun şekilde

alınmaması ve karara karşı temyiz yolunun kapalı olması nedenleriyle kanuni

hâkim güvencesinin, hukuk devleti ilkesinin ve etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

51. 6216 sayılı

Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları

uyarınca bireysel başvuruda,kamu gücünün neden olduğu

iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı;

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği, buna ilişkin

gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

52. Somut olayda başvurucu, ihlal iddialarını soyut ve genel

ifadelerle ileri sürmüş; haklarının ne şekilde ihlal edildiğine ilişkin gerekçeleri

açıklama yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ileri sürülen iddiaların kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

53. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Nail

TURSUN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/13156, 20 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu
  4. İkinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası Hukuk
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Mahkemeye Erişim
  14. C. Diğer İhlal İddiaları
  15. A. 1. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim
  16. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye
  17. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Yıldırım
  19. Özgüldür
  20. Topal
  21. M. Emin KUZ
  22. Yıldırım
  23. Tursun
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/13156
Tarih
20 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Cumali Karsu Başvurusu (B. No: 2014/971)
  • Murat Öksüz Başvurusu (B. No: 2014/13308)
  • Elif Kaya Başvurusu (B. No: 2014/266)
  • Ahmet Fetullahoğlu Başvurusu (B. No: 2014/19484)
  • Aytaç Cebesoy Başvurusu (B. No: 2014/19491)
  • Abdulkadir Karadeniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7724)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.