İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayşe Acar Başvurusu (B. No: 2014/7060)

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında

Başvuru No2014/7060Tarih21 Eylül 2016Okuma16 dk · 3.151 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ayşe Acar Başvurusu

Karar tarihi
21 Eylül 2016
Başvuru Numarası
2014/7060
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.151 kelime·16 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında

kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, işin

önemi ve niteliğine göre davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi

gerektiğine ilişkin bir içtihadın davada uygulanmaması ve bu tür davalarda davalı

aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık herhangi bir görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne izafeten DSİ Eskişehir

Bölge Müdürlüğü tarafından başvurucunun Kütahya ili Çavdarhisar ilçesi Ağarı köyünde bulunan taşınmazı için 11/6/2012 tarihinde

Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil

davası açılmıştır.

8. Tensip zaptının ve cevap dilekçesinin tebliğinden sonra ön

inceleme duruşmasının 18/10/2012 tarihinde yapılmasına karar verilmiş ve

duruşma günü taraflara bildirilmiştir. Başvurucunun ve vekilinin ön inceleme

duruşmasına katılmaması ile beraber tarafların artık uzlaşamayacakları tespit

edilmiş ve tahkikat aşamasına geçilerek üç ziraat, iki mülk ve bir fen

bilirkişi ile beraber 23/11/2012 tarihinde keşif yapılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti fen bilirkişisinin hazırladığı rapor hariç olmak üzere ilgili

evrakları 4/12/2012 tarihinde Mahkemeye sunmuştur.

9. 5/12/2012 tarihinde yapılan duruşma sonucunda alınan karar

gereği duruşmaya katılmayan başvurucuya söz konusu bilirkişi raporu tebliğ

edilmiştir. Duruşma 29/1/2013 tarihine ertelenmiştir. Başvurucu ve davacı daha

sonra ek rapor alınması yönünde anılan rapora itiraz etmiştir.

10. Mahkeme 29/1/2013 tarihinde yapılan ve sadece davacının

katıldığı duruşmada itirazları reddetmiş, bilirkişi raporu ile tespit edilen

2.478,61 TL'nin ödenmesi için davacıya süre verilmiştir. Ayrıca fen

bilirkişisinin 12/12/2012 tarihinde düzenlediği raporun başvurucuya tebliğ

edilmesine karar verilmiş ve başvurucu bu rapora da çeşitli gerekçelerle

26/2/2013 tarihinde itiraz etmiştir. Rapora itiraz ederken başvurucu, cevap

dilekçesinde belirttiği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine

hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını yine dile getirmiştir.

11. 29/3/2013 tarihinde yapılan duruşma neticesinde taşınmazın

idare adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin 29/3/2013 tarihli ve

E.2012/251, K.2013/170 sayılı kararının gerekçesi şu şekildedir:

"...

Dosyaya ibraz edilen 12/12/2012 havale tarihli

fen bilirkişisi raporunun incelenmesinde, kamulaştırılan alanın yüzölçümünün

toplam 482,69 m2 olduğunun rapor edildiği görülmüştür.

Keşfe birlikte götürülen bilirkişi heyeti

04/12/2012 havale tarihli bilirkişi raporunu tanzim ederek mahkememize ibraz

etmiştir. İbraz edilen raporun incelenmesinde, davakonusu

taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 2.478,61 TL olduğunu mahkememize

rapor edildiği görülmüştür.

Davalı tarafa yapılan tebligatta ve gazete

ilanlarında da belirtildiği gibi, mahkememizce yapılan keşif sonucunda belirlenen

2.478,61 TL kamulaştırma bedelini davacı tarafından mahkememizce verilen yasal

süresi içindeZiraat Bankası Gediz Şube Müdürlüğü'ne

mahkememiz dosya numarası belirtilerekyatırıldığı

makbuz suretinin incelenmesinden görülmüştür.

4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun 10. maddesi gereğince; dava konusu taşınmazın bulunduğu

yerin bağlı bulunduğu köy muhtarının da katılımı ile ve aynı kanunun 15.

maddesi ve geçici 5. maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulan kamulaştırma

bilirkişileri marifetiyle mahallinde bir kez keşif yapılmış ve bilirkişi

kurulundan kamulaştırma bedeli ile ilgili gerekçeli rapor alınmıştır.

4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun 10. maddesi gereğince, bilirkişi kurulunun raporu taraflaratebliğ edilmiştir.

Keşifte dinlenen muhtardan, dava konusu

taşınmaza hangi ürünlerin ekilip, dikildiği, hangi tarımsal münavebe sisteminin

uygulandığı, 4650 S.K. ile değişik 2942 S.K.nun

15/son maddesi gereğince değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibariyle

taşınmazın piyasadaki rayiç değeri ile ilgili bilgiler alınmıştır.

Bilirkişi kurulundan alınan usul ve yasaya

uygun rapora göre, bilirkişi kurulunun belirlediği kamulaştırma bedeli adalet

ve hakkaniyete uygun olduğundan 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi

gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş ve

tarafların bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bilirkişi

kurulunun; bilimsel, gerekçeli, mahkememizin ve Yargıtay’ın denetimine

elverişli, İl Tarım Müdürlüğü'nün verilerine uygun raporuna göre; kapitilizasyon faizi oranının ve münavebeye esas alınan

ürünlerin kamulaştırma evrakına, dosya kapsamına ve taşınmazın tür ve miktarına

uygun olduğu ve tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın olduğu gibi

kullanılması halinde getireceği net gelire göre saptanan kamulaştırma bedelinin

usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın

kamulaştırılan bölümünün kamulaştırma bedelinin 2.478,61 TL olarak tespitine

... karar verilmiştir."

12. Mahkeme kararda davacı idarenin yapmış olduğu yargılama

giderlerini 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 29.

maddesi uyarınca idare üzerinde bırakmış, ayrıca başvurucu lehine 1.320 TL

vekâlet ücretinin davacı idareden alınmasına, davacı idare de kendisini vekille

temsil ettirdiğinden 1.320 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davacı

idareye verilmesine karar verilmiştir.

13. Başvurucu kararı katılma yoluyla temyiz etmiş, vekâlet

ücreti yönünden kendisinin üzerine dava konusu hükmedilen bedel kapsamında

aşırı ve orantısız yük yüklendiğini ileri sürmüştür. Ayrıca kamulaştırma

bedelinin eksik olduğunu belirtmiş ve yasal faiz konularında da başvurucu

itirazda bulunmuştur.

14. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 1/11/2013 tarihli ve

E.2013/14491, K.2013/14522 sayılı kararla bilirkişi kurulunca münavebeye alınan

buğday, şeker pancarı ve sılajlık mısırın 2012 yılı

itibarıyla sulu şartlarda dekar başına ortalama verim, kilogram başına toptan

satış fiyatı ve dekar başına üretim giderinin ayrıntılı olarak gıda, tarım ve

hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilmesini istemiş ve ilgili evrakların

dosyaya konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın

Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairenin temyiz incelemesi

sonucunda 24/2/2014 tarihli ve E.2014/1320, K.2014/3223 sayılı kararıyla,

davanın açıldığı ve dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar

tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle

hüküm düzelterek onanmıştır. Başvurucunun ve davacının diğer itirazları ise

reddedilmiştir.

15. Söz konusu karar, başvurucuya 14/4/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 13/5/2014 tarihinden bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile

yapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve

taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tesciline

karar verilmesini ister.

Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası

için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek

duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.

...

Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim,

taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların

bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan

bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ...

Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için

de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle

ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde

keşif yapar. ...

Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak,

11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten

raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler.

Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak

duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve

bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa

itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.

Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde

sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim,

tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından

yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder.

Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının

kamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırma

bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare

adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir

ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil

hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.

(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./6. md) Kamulaştırma bedelinin tespiti

için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen

bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

..."

18. 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu,

kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile

birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal

veya kaynağın;

a)Cins ve nevini,

b) Yüzölçümünü.

c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her

unsurun ayrı ayrı değerini,

d)Varsa vergi beyanını,

e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,

f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki

mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net

gelirini.

g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal

satışlara göre satış değerini,

h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları ve

yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,

ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,

Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını

ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak

gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini

tespit ederler.

Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve

hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen

kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.

..."

19. 2942 sayılı Kanun'un 12. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Kısmen

kamulaştırılan taşınmaz malın değeri;

...

b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle

eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek,

kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan

kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır.

...

(b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları,

11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit

olunur."

20. 2942 sayılı Kanun 'un 29. maddesi şöyledir:

"10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci

madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen

muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunun

gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir."

21. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 323. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılama giderleri şunlardır:

…

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak

vekâlet ücreti.

…”

22. 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi şöyledir:

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama

giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı

çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise

mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.”

23. 6100 sayılı Kanun’un 330. maddesi şöyledir:

“(1) Vekil ile takip edilen davalarda

mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine

hükmedilir.”

24. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164.

maddesi şöyledir:

“Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının

karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.

…

Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak

karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin

borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

25. 2942 sayılı Kanun'a 18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılı

Kanun'la eklenen geçici 6. maddenin 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un

21. maddesiyle eklenen yedinci fıkrası ile onuncu fıkrasının ilgili kısımları

şöyledir:

“Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme

ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında

öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.

...

Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya

kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu

maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 21/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

27. Başvurucu, bedel tespitine yönelik davada taşınmaz değerinin

düşük gösterildiğini, bununla birlikte dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi

açılan davanın kamulaştırma işleminin tamamlayıcı unsuru olması sebebiyle

aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırma

işlemine karşı çıkmadığından davayı kaybetmiş gibi vekalet ücreti ödemeye

mahkum edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bu hususu temyiz aşamasında

dile getirmesine veDairenin aynı yönde içtihatları

olmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, tahsiline karar

verilen yargılama giderleri nedeniyle taşınmazın değerinin çok altında

kamulaştırılması sonucunu doğurduğunu belirterek, Anayasa’nın 35. ve 36.

maddelerinde belirtilen mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüşve yargılamanın iadesi veya tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun, yukarıda sayılan

şikâyetlerinden kamulaştırma bedelinin düşük gösterildiğine ilişkin şikâyetinin

mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Başvurucunun,

kamulaştırma bedelinin bir kısmını yargılama gideri olarak ödemek zorunda

kaldığı iddiası ise adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkı

yönünden değerlendirilmiştir.

1. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

29. Başvurucu; aleyhine açılan kamulaştırmabedelinin

tespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedeli

miktarının taşınmazın gerçek karşılığı olmadığını, komşu taşınmazların daha

verimsiz olmasına rağmen dekarına daha yüksek bedel ödendiğini ileri sürmüştür.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.

31.6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez olduğuna

karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının

salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara

yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan

başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça

dayanaktan yoksun kabul edilebilir.

32. Somut başvurunun dayanağını oluşturan konulardan biri olan

kamulaştırılan taşınmazın gerçek değerinin ödenmesi talebi, Anayasa'nın 35.

maddesinde yer alan mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir. Anayasa'nın 35.

maddesinde mülkiyet hakkının mutlak bir hak olmadığı ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği

belirtilmiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 13. maddesi temel hak ve

hürriyetleri sınırlanmada genel ilkeleri tespit ederken devlet ve kamu tüzel

kişilerine özel mülkiyette bulunan taşınmazları kamulaştırma yetkisi veren ve

kamulaştırma ilkelerini belirleyen Anayasa'nın 46. maddesi, mülkiyet hakkının

sınırlanmasına ilişkin özel hükümler içermektedir. Anayasa'nın bütünselliği

ilkesi gereği başvurucunun bahsedilen talebinin değerlendirilmesinde

Anayasa'nın 35. maddesiyle birlikte 13. ve 46. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:

2013/817, 19/12/2013, § 28).

33. 2942 sayılı Kanun'un 10. ve 11. maddelerinde bir taşınmazın

kamulaştırılması ve bu kamulaştırmanın satın alma usulü ile gerçekleştirilememesi

hâlinde uyuşmazlığın yargıya taşınacağı hüküm altına alınmış, asliye hukuk

mahkemelerinin görevli kılındığı bu yargılama sürecinde uygulanacak usule

ilişkin kurallar ile kamulaştırmaya konu taşınmazın bedelinin belirlenmesine

yönelik yöntem ve işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir (bkz. §§ 17, 18).

Yine 2942 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile de kısmi bir kamulaştırma işlemi

yapılması hâlinde kamulaştırılan kısmın dışında kalan bölümlerde kamulaştırma

nedeniyle değer kaybı söz konusu olduğunda bu kaybın da anılan Kanun'un 11.

maddesi hükümleri uyarınca telafi edileceği düzenlenmiştir (bkz. § 19). Bu

durumda söz konusu düzenlemeler ışığındakanun

koyucunun, bireylerin mülkiyet hakkına kamulaştırma yolu ile müdahalede

bulunulduğunda bu müdahalenin bireylerde yarattığı külfetin adil biçimde

giderilebilmesi niyetini taşıdığı görülmektedir (Mehmet Deniz, B. No: 2013/2307, 10/3/2016, § 41).

34. Bu kapsamda başvuruya konu kamulaştırma bedelinin tespiti ve

taşınmazın idare adına tescili davasında İlk Derece Mahkemesi 2942 sayılı

Kanun'un 10. maddesi doğrultusunda kamulaştırmaya konu taşınmaz başında

oluşturulan bilirkişi heyeti ve mahallî bilirkişi beraberinde keşif icra

etmiştir. Mahkeme, tarafların keşfin ardından düzenlenen bilirkişi raporlarına

itirazını, alınan raporların kanuna ve usule uygun olarak alınması ve

hakkaniyete uygun olması gerekçeleriyle reddetmiş ve davanın daha fazla

uzamasını önlemek maksadıyla bilirkişi raporlarını hükmüne esas almıştır.

Mahkemenin bu kararı Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24/2/2014 tarihli ilamı ile

onanmıştır.

35. Başvuruya konu olan ve yukarıda özetlenen yargılama

sürecinde kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitinde kullanılan yöntem,

taşınmazın kendine has özelliklerinin değerine etkisinin belirlenmesi ve emsalleri

ile karşılaştırılması gibi somut olayın durumuna göre dikkate alınacak

hususlar, ilgili kanun hükümlerinin öngördüğü sınırlar dâhilinde hâkimin takdir

yetkisinde olmakla birlikte yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde

kamulaştırma bedelinin tespiti hususunda tarafların talep ve itirazları dikkate

alınarak değerlendirmeler yapıldığı ve bunun sonucunda mülkiyet hakkına

kamulaştırma yolu ile yapılan müdahalenin karşılığı tespit edilerek müdahalenin

giderimi yoluna gidildiği, karşılığın da başvurucuya İlk Derece Mahkemesinin

ara kararının hemen ardından ödendiği tespit edilmiştir.

36. Açıklanan nedenlerle mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin

meşru olduğu ve ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

37. Başvurucu dava açılmasına sebebiyet vermediğini, açılan

davanın kamulaştırma işleminin tamamlayıcı unsuru olması sebebiyle aleyhine hükmedilen

vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğunu,kamulaştırma

işlemine karşı çıkmadığından davayı kaybetmiş gibi vekalet ücreti ödemeye

mahkum edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bu hususu temyiz aşamasında

dile getirmesine ve Dairenin benzer yönde içtihatları olmasına rağmen herhangi

bir değerlendirme yapılmadığını, tahsiline karar verilen vekalet ücreti

nedeniyle taşınmazın değerinin çok altında kamulaştırılması sonucunu

doğurduğunu iddia etmiştir.

38. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

39. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak sınırlandırılabilen bir

haktır. Bununla birlikte sınırlandırmaların hakkın özünü zedeleyecek nitelikte

olmaması, meşru bir amaç izlemesi, ölçülü olması ve başvurucuya ağır bir yük

getirmemesi gerekir (Serkan Acar,

B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

40. Mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi veuyuşmazlıkların makul sürede bitirebilmesi amacıyla belli

yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamu

makamlarının takdir yetkisi içindedir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı

imkânsız kılmadıkça ya da aşırı derecede zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği söylenemez. Davanın sonucuna göre kaybeden tarafa

yüklenen vekâlet ücretinin davanın açıldığı tarih itibarıyla öngörülebilir

olduğu takdirde mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez (Serkan Acar, §§ 38-40).

41. Hukuk yargılamalarında uygulanan ve AİHM kararlarında da

geçen "Kaybeden öder"

ilkesi, tarafların yargılamadaki başarı oranına göre kazanılan veya kaybedilen

değer oranında lehine veya aleyhine mahkeme masraflarına hükmedilmesine ilişkin

düzenlemeleri ifade eder (Hüseyin Sezen, B.

No: 2013/1793, 18/9/2014, § 50).

42. 6100 sayılı Kanun'un 330. maddesinin gerekçesinde, genel

hükümlere göre avukat ile iş sahibi arasında düzenlenen vekâlet sözleşmesi

çerçevesinde avukatın aldığı ücretten farklı olarak vekâlet ücretinin, davada

haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda diğer yargılama

giderlerinin dışında lehine hükmedilen bir tutar olduğu, bu ücretin Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacağı ve

yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Maddenin gerekçesinde

ayrıca 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinin beşinci fıkrasında geçen “Vekâlet ücreti avukata aittir.” hükmünün

kararın taraflar için oluşturulduğu ve onların lehlerine ve aleyhlerine sonuç

yaratacağı prensibinin uygulanmasına engel olmadığı, 1136 sayılı Kanun’daki

hükmün avukat ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkide geçerli olacağı,

düzenlemede geçen vekâlet ücretinin avukatla müvekkili arasında yapılan

sözleşmede geçen ücret olmadığı, mahkemece taraf lehine hükmedilen yargılama

giderleri kapsamında bir ücret olduğu belirtilmiştir (Atilla İnan, B. No: 2012/615, 21/11/2013,

§ 26).

43. Somut olayda başvurucu, vekili vasıtasıyla davaya katılmış

ve yargılama sürecine aktif olarak dâhil olmuştur. Başvuruya konu kamulaştırma

bedelinin tespiti ve tescil davası sonunda Mahkeme, yargılama giderlerini 2942

sayılı Kanun gereği davacı idareye yüklemiş ancak başvurucu ve davacı idarenin

vekille temsil edilmeleri, başvurucunun mahkemenin ödenmesine karar verdiğinden

daha yüksek bir talepte bulunmuş olması ve idarenin talebe nazaran daha düşük

bir bedel ödemesi sebepleriyle karşılıklı vekalet ücretine hükmetmiştir.

44. Bu durumda yargılama sürecinde başvurucu ile davacı idarenin

karşılıklı olarak birbirlerine 1.320 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar

verildiği, hükmedilen vekâlet ücretlerinin taraflar için oluşturulduğu (bkz. §

42), başvurucuya da aynı miktarda vekâlet ücreti ödendiği gözönünde

bulundurulduğunda başvurucu aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin somut olayda

başvurucunun mahkemeye erişimini engelleyecek nitelikte olmadığı, bunun yanında

kanun yolunda yapıldığı belirtilen 143 TL temyiz masrafının her davada kanun

yoluna gereksiz başvuru yapılmasını önleyerek uyuşmazlıkları makul sürede

bitirebilmesi amacı taşıdığı ve yine bu meblağın kanun yolu incelemesine

ulaşmayı engelleyecek şekilde yüksek bir miktara ulaşmadığı anlaşıldığından

mahkemeye erişim hakkına yönelik iddiaların ihlal niteliğinde olmadığı açıktır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması,

2. Adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

Ayşe ACAR

Vekili

:

Av. Mehmet

ACAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/7060, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Gökcan
  13. Gültekin
  14. Acar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/7060
Tarih
21 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Kırca Mühendislik İnş. Turz. Tic. ve San. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/6241)
  • Engin Bulut Başvurusu (B. No: 2014/516)
  • Zafer Bozbey Başvurusu (B. No: 2014/6423)
  • A.n.s. Başvurusu (B. No: 2014/6079)
  • M.a. Başvurusu (B. No: 2014/3298)
  • Hüseyin Güneş Özmen Başvurusu (B. No: 2014/1514)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.